Konusunu Oylayın.: Şia'nın sahabiler hakkındaki bazı görüşleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şia'nın sahabiler hakkındaki bazı görüşleri
  1. 31.Mayıs.2012, 06:20
    1
    Misafir

    Şia'nın sahabiler hakkındaki bazı görüşleri






    Şia'nın sahabiler hakkındaki bazı görüşleri Mumsema şia'nın sahabiler hakkındaki bazı görüşleri


  2. 31.Mayıs.2012, 06:38
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: şia'nın sahabiler hakkındaki bazı görüşleri




    ŞİA'NIN SAHABİLER HAKKINDAKİ BAZI GÖRÜŞLERİ
    Dr. M. Cemal SOFUOGLU

    Ehl.i Sünnet ile Şia arasındaki ihtilaflı konulardan biri de Sahabilerin adaleti meselesidir. Ehl.i Sünnet inancına göre bütün sahabiler adildirler. Hadis ravilerinde bulunması icabeden sıfatların onlarda da bulunup bulunmadığı tetkik konusu değildir. Aşağıda zikredeceğimiz
    ayetler bunun sebebIerini bize açık bir şekilde göstermektedir.
    "Muhammed Allah'ın resı!lüdür, onunla beraber olanlar da kafirlere karşı sert, kendi aralarında ise, merhametlidirler. Onları rukua varırken, secde ederken, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk isterken görürsün.
    Onların alametleri yüzlerindeki secde eseridir. İşte bu onların Tevrat'ta anlatılan vasıflarıdır. İncildeki vasıfları da böyledir. Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, ziraatçıların hoşlandığı ekin gibidirler.
    Allah bunları böylece çoğaltıp kuvvetlendirmekle kafirleıi öfkelendirir.
    Allah iman edenlere, hayırlı iş işleyenlere büyük ecir vaad etmiştir.l"
    "İyilik yarışında öncelik kazanan muhacirler, Ensar'dan ve onlara
    bu yolda tabi olanlardan Aııah razı olmuştur. Onlar da Aııah'dan razı
    olmuşlardır. Allah onlara, altından nehirler akan, içinde ebedi kalacak.
    lan Cennetler hazırlamıştır. İşte en büyük kurtuluş budurl,"
    "(Ey Muhammed) Allah, muhakkak ağaç altında sana bey'at eden mü'minlerden hoşnud olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş ve onlara güvenlik ve yakın bir zafer vermiştir3."
    "Biz sizi, işte böylece insanlara, Reşfil'de size bir nümfine olsun diye vüs'at (adil ve güzide) bir ümmet kıldık4."
    "Ey Peygamber, Allah sana ve sana tabi olanlara yeter."
    1 Feth, 29.
    2 Tevbe. 106.
    3 Feth, 18.
    4 Bakara, 143,
    5 En£al, 64.

    Kur'an-ı Kerim'in muhtelif surelerinde yer alan Im ayetler, sahabiler'in Allah katındaki yüksek derecelerini açıklamaktadırlar. Ayetlerde de görüldüğü gibi Allah onlardan hoşnud olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır.
    Ehl-i Sünnet inancına göre Kur'an-ı Kerim'in sahabeyle ilgili bu şehadeti onların adaleti hakkında açık hir nass olarak kabul edilmiştir.
    "Kur'anın nassı mevcud iken herhangi bir kimsenin Sahabeyi ta'dili, Kur'an'ın ta'diline ilaveten onlara hiçbir şey kazandırmayacağı gibi, bir kimsenin onları kötülernesi de Kur'an'ın ta'dilinden. sonra onların derecesinden hiçbir şey eksiltmez6." Bundan başka, Kur'an ayetlerinin yanı sıra Sahabeyi öven, onları tebeil eden birçok sahih hadis vardır. "Ümmetimin
    e'n hayırlısı kendi asrım, -daha sonra onu takibedenler ... 7 "
    Görüldüğü üzere Hz. Peygamber de Sahabilerinin faziletinden bahsetmekte, onları övmektedir. Ehl-i Sünnet inancında Sahabenin adaleti Kur'an ve Sünnet ile sabittir. Yine tema ile sabittir, ki, fitne olayına karışmaları adaletlerine bir mani teşkil etmez8•
    Seyfüddin el-Am idi (ö.685/1286) Sahabenin adaleti mevzuundaki görüşleri naklettikten sonra şöyle diyor: "Fitnelere karışan Sahabiler hakkında yapılacak şey, kendi aralarında cereyan eden olaylan en güzel şekle hamletmektir. Çünkü onları buna sevkeden, her grubun inancına göre ictihadlarıdır. Bu durumda her müctehid ya isabet edecek, ya da
    y anılacaktır9."
    Sahabilel'in adaleti konusunu Amidi'ye yakın bir şekilde ele alan başka müellifler de vardır. Muhibbullah b.Abdfıl-Seknr bu konuyu incelerken Mugire b. Şu'be (ö.50 /670)'nin Muaviye (ö.60 /679) safında yer aldığını, halbuki onun Hudeybiye'de hu.lunanlardan olduğunu, bey'at-ı
    ndvana katıldığını, bey'iltı ndyana katılanlar hakkında ise ayet bulunduğunu söylemektedir.
    Ehl-i Sünnet'in Sahabiler hakkındaki görüşünü özet olarak belirttikten sonra, Şia'nın bu konudaki görüşünü incelemeye geçebiliriz.
    Şii bilginler Sahahenin tarifini Ehl-i Sünnet'ten farklı bir şekilde yapmamaktadırlarıı. Ancak Hz. Peygamber'le sohbetin az da olsa o bölümlerinde bu mevzuda pek çok hadis vardır.

    6 Hadis Tarihi, 81.
    7 Camius's-Salıih, Kilabıı Fadailü as1ıabilı-Nebiy Kütübü :,ittcnin Sahabilerle ilgili
    8 Tedribü'r-Riivi, ıi. 214.
    9 eı-thkiim, ıl. 129. .
    io Şerhu Musellemi's-Siibiıt, ıı. 156. (Mustasfa ile birlikte).
    II Tenkihu'I-Makal, i. 123.
    şINNIN SAHABILER HAKKıNDAKi 535

    Sahabiye masumluk kazandırmayacağını -ehl-i sünnetten masumluk kazandırır diyenler bulunmadığı halde- söylemektedirler. Şii müellifler genellikle sahabenin adaleti mevzuunda bazı mezheplerin aşırı gittiğini ileri sürmektedirler. Onlara göre bu hususta üç görüş
    vardır:
    a- Sahabenin tümü adildir, onlardan sadır olan her şey bir ictihada
    dayanır. .
    b- Sahabiler'de diğer insanlar gibidirler. İçlerinde adil olanlar bu.
    lunacağı gibi, fasık olanlar da vardır, amellerine göre değerlendirilirler.
    İyilik ve kötülükleri dikkate alınır.
    c- Sahabenin hepsi kafir olmuştur, onlar da İslam'dan bir eser kalmamıştır!
    3 diyenler.
    Şia uleması bu üç görüşten en mutedil olan ikinci görüşün sahibi
    olduklarını 'söylemektedir.
    Onlara göre Kur'an-ı Kerim ayetleriyle siibittir ki, Sahabe arasında
    fasıklar ve münafıklar vardır. Hatta Hz.Peygamberin sağlığında ve
    ölümünden sonra irtidad edenler olmuştur. Sahabilerin arasında savaştan
    kaçıp büyük günah işleyenler vardır. "Andolsun ki Allah size birçok
    yerlerde, çokluğunuzun sizi böbürlendirdiği, fakat bir faydası olmadığı,
    yeryüzünün genişolmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza
    döndüğünüz Huneyn gününde yardım etmiştirI4." ayeti buna işaret etmektedir.
    "Onlara döndüğün zaman senden özür dilerlerıs." mealindeki
    ayet, Tebük seferine katılmak istemeyen seksen kadar sahabe hakkında
    nazil olmuşturl6• Ayrıca ganimetlere tama' eden, cihaddan kaçan, dinde
    fitne çıkaranların ve kötü niyetlilerin bulunduğuna dair birçok ayet vardır.
    Hal böyle olunca bütün sahabilerin adilolduğuna hükmetmek yanlıştır17
    •
    Şii anlayışa göre Hz.Peygamberin sağlığında saf ve temiz olan birçok sahabi O'nun ölümünden sonra bu hallerini muhafaza edememişlerdir.
    Ebu Said el.Hudri'den Hz.Peygamberin ölümünden sonra sahabenin neler yapacağını bilmediğine ve bu yüzden hepsine şefaat etmek istemenin hatalı olduğuna dair hir hadis rivayet edilınektedir dolayısıyla
    12 Ebu Hureyre. Önsöz.
    13 İmam !3adık. II. 592.
    14 Tevbe. 25.
    15 Tevbe, 94.
    16 Dirasat .., 77.
    17 Tenkihu'I.Makal. ı. 213.

    Hz.Peygamberin sağlığında adilolan bir sahabi, O'nun ölümünden sonra
    bu sıfatını koruyamamı!) olabilir.
    Tevatüren sabittir ki Hz. Peygamber Ali b. Ebi Talib'e "ahdini
    bozanlarla, dinden çıkanlarla, haktan ayrılanlarla savaşmasını1S" emretmiştir.
    Buhar! ve Müslim de rivayet etmektedirler ki "tki müslüman
    çarpıştıkları zama'n ölen de öldüren de Cehennemdedirl9o" Bu hadis diğer
    fırkanın küfrüne delalet eder. A1i'nin safında yer alıp da karşılarındakini
    öldürenlerin Cehennem ehlinden olması düşünülemez, bu, icma ile sabittirıo.
    Şii müellifler, Buhari ve Müslim'in naklettikleri hadisi mezhep anlayışIarına
    göre yorumlamaktadırlar. Halbuki Ali b. Ebi Talib'in safında
    yer alanlar Hz. Peygambere ne kadar yakın idiyseler, karşılarındakilerin
    arasında da Hz. Peygamberin yakın arkadaşlarından bir kısmı
    bulunuyordu. Bilhassa Hz. Peygamberin zevcesi Aişe'nin onların başında
    bulunduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir.
    Sahabenin tümünün adilolamayacağı konusunda A. :Mamekani
    delilolarak şu hadisi ileri sürmektedir. Bir hadiste Hz. Peygamber "Ashabım
    arasında oniki münafık vardır, bunlardan sekizi deve iğne deli.
    ğine girinceye kadar Cennete giremeyeceklerdir21." demiştir. Mamekani,
    bu oniki kişinin Akabe bey'atında bulunanlardan olduğunu ilerİ sürmekte,
    kişinin sahabi olması onun ad~letini İsbat etmediği gibi, bey'atı rıdvandan
    olması da yİne adil olduğunu göstermez. Ehl-i Sünnet yukarıdaki
    ayette bütün sahabenin adilolduğu kanaatine varmıştır. Akıl zaruri
    olarak Allah'ın razı olduğu kimselerİn adline hükmeder, Allah'ın razı
    olduğu kimseler elbette Cennetlik olacaklardır, fasık insan Cennetlik
    olamaz. Beyatı rıdvandan bahseden ayeti indiren Allah'tır, :'Muhammed
    ancak bir Peygamberdir, ondan önce de peygamberler geçmiştir,
    O ölür, yahut öldürülürse vaz mı geçeceklern" ayetini vahyeden de AIlah'tır.
    Allah sahabeden irtidad edecekleri n bulunduğunu bu ayetle haber
    vermektedir. Allah'ın razı olduğu bir kimsenin Cehennemlik olması
    düşünülemez. Öyleyse Allah'ın razı olması o anda yaptığı işlerden dolayıdır,
    istikbalde yapacaklarından dolayı değil, Hz. Peygamberin ölümünden
    sonra bazı sahabilerin irtidad ettiklerini biliyoruz. Gadir günü23•

    IS Aynı yer.
    19 lI1üstedrek, III. 139; Üsdü'l.Gabe, IV. 114.
    20 Buhari, Camiu's.Sahih, Kitabu'ı-tman, 23; lI1üslim, C. Sahih, K. Fiten, 14.
    21 Tenkihu'l-Makal, I. 214.
    22 AI.j tmran, 144.
    23 Gadir günü hakkında taf.ilath bilgi için bkz.: tslam Ansiklopedi.i Gadir maddesi;
    Şianın hadi. anlayışı adlı Doktora tezimiz, 24 (basılmaış).
    ŞiA'NIN SAHABiLER HAKKıNDAKi 537

    Ali'ye bey'at ettikleri halde Hz. Peygamber'in ölümünden sonra bu akidlerine
    uymamışlar, irtidad etmişlerdir. İrtidat etmeyen ancak bir kaç
    sahahi vardır24 demektedir.
    Şii müeIlifler sahabenin adaleti konusunda mutcdil bir yol tuttuklarını söylerken, bu naklettiğimiz görüşleriyle hiç de mutedil olmadıklarını göstermektedirler. Onlara göre irtidat etmeyen bu bir kaç sahabinin en meşhurları Ebu Zerr el-Gıfari (ö.31/651), Ammar b. Yasir (ö.
    87/70) ve Selman el-Farisi (ö.35 /655) dir.
    Şii müeIlifin Müslim'den delil olarak zikrettiği hadisin şerhinde Nevevi,
    bunun meşhur Akabe bey'atına katılanlar olmadığını kaydetmektedir2s•
    Sahabe arasında münafıkların bulunduğu bir gerçektir. Ancak sahabi
    sıfatını taşıyabilmenin şartlarından biri de Hz. Peygamberi müslüman
    olarak görüp onunla sohbet etmektir. Kalben müslüman olmayan
    bir kimseye ne derece müslüman denilebilir26• Ayrıea sahabinin müslü.
    man olarak ölmesi şarttır. Yoksa dininden dönen bir kimse sahabi sayılmaz.
    Ayrıca belirtmemiz gerekir ki Şii müellifin burada kasdettiği
    irtidat bizim anladığımızdan çok farklıdır.
    Sünni müelliflerin salıabenin adaleti konusunda kaydettikleri
    "zamanların en hayırlısı benim zamanımdır" hadisi, Şii yazarlara göre
    bu konuda delil olarak zikredilemez. Aksi takdirde birinci asırda yaşayan
    her ferdin İbn Sirin ve Ömer b. Abdu'I.Aziz gibi kimselerden daha adil
    ve efdal olması icap edecektir ki bu düşünülemez27•
    Ehl-i Sünnet kaynaklarında sahabe ile ilgili bilgiler gayet açık bir şekilde verilmiş ve sahabiler derecelerine göre sınıflandırılmış olmaıarına
    rağmen Şii müellifer bunu anlamazlıktan görünmektedir. Bir Sahabinin
    adilolması demek, hadis rivayetinde dürüst davranması, Hz. Pey.
    gamber'e yalan isnad etmemesi demektir. Sahabiler de diğer insanlar
    gibidirler. Onlar da günah işleyebilirler. Nitekim bu durumda olan bazı
    sahabilerin Hz. Peygambere gelerek vaziyetlerini anlattıklarını biliyoruz.
    Onların hata edip, günah işlemeleri hiç bir zaman hadis rivayetinde
    hile yaptıkları anlamına gelmez. Herkes gibi onlar da unutabilir, yanılabilirler.
    Ama kasıtlı olarak Hz. Peygambere yalan söz isnad edemezler.

    24 Tenkihu'l.Makal, i. 214-216.
    25 Camiu's-Sahih, ]\"ııvev! ile birlikte, XII. 126.
    26 Hucurat, 14.
    27 Kitahu'n-)/Wlayih, 131.


    Onlar İslam'm yayılmasında ve gelişmesinde çok büyük vazifeler
    yüklenmişlerdir. Allah yolunda eihad etmişler, m!.ıhaeirleri barındırmışlar
    ve gerçekten mü'min olmuşlardır.


    KAYNAKLAR
    ALEVİ, Muhammed Ukayl, Kitabu'n-Nasaihu'l-Kafiye limen Yetevella
    Muaviye, Haydariibiid, tarihsiz.
    AMİDİ, Seyfüddin, el-İhkam, Kahire 1914.
    BUHAR!, Ebu Abdillah Muhammed b. İsmail, el.Camiu's-Sahih, İstanbul
    1315.
    HAKİM NEYSABURİ, el.Müstedrek ale's-Sabihayn, Beyrut, tarihsiz.
    HASENİ, Haşim Maruf, Dirasat fi'l-Kafi li'I.Küleyni ve's.Sahih li'IBuhar!,
    Bcyrut 1968.
    HAYDAR, Esed, cl-İmam es-Sad~k ve'I-Mezahibu'I-Erbaa, Beyrut 1969.
    İBN KESİR, el.Baisu'I-Hasis, Tah. A.M.Şakir, Kahire, tarihsiz.
    KOçYİCİT, Prof.Dr.Talat, Hadis ':Çarihi, Ankara 1977.
    MAMEKANİ, Abdullah, Tenkihu'I~Makal fi Ahvali'r-Rieal, Necef 1349.
    MUHİBBULLAH b. Abdus-Şekilr, Şerhu Musellemis-Subut J(ahire
    1322 (Mustasfa ilc birlikte)
    l\lÜSLtM b. Haecae cl-Kuşcyri, el-Camİu's-Sabih, Mısır 1373.
    SUYUT!, Celillu'd, -Din, Tedribu'r-Rilvi, Kahire 1966.
    ŞEREFU'DİN Abdu'I.Huscyn, Ebu Hureyrc, Neetf 1964.


  3. 31.Mayıs.2012, 06:38
    2
    Administrator



    ŞİA'NIN SAHABİLER HAKKINDAKİ BAZI GÖRÜŞLERİ
    Dr. M. Cemal SOFUOGLU

    Ehl.i Sünnet ile Şia arasındaki ihtilaflı konulardan biri de Sahabilerin adaleti meselesidir. Ehl.i Sünnet inancına göre bütün sahabiler adildirler. Hadis ravilerinde bulunması icabeden sıfatların onlarda da bulunup bulunmadığı tetkik konusu değildir. Aşağıda zikredeceğimiz
    ayetler bunun sebebIerini bize açık bir şekilde göstermektedir.
    "Muhammed Allah'ın resı!lüdür, onunla beraber olanlar da kafirlere karşı sert, kendi aralarında ise, merhametlidirler. Onları rukua varırken, secde ederken, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk isterken görürsün.
    Onların alametleri yüzlerindeki secde eseridir. İşte bu onların Tevrat'ta anlatılan vasıflarıdır. İncildeki vasıfları da böyledir. Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, ziraatçıların hoşlandığı ekin gibidirler.
    Allah bunları böylece çoğaltıp kuvvetlendirmekle kafirleıi öfkelendirir.
    Allah iman edenlere, hayırlı iş işleyenlere büyük ecir vaad etmiştir.l"
    "İyilik yarışında öncelik kazanan muhacirler, Ensar'dan ve onlara
    bu yolda tabi olanlardan Aııah razı olmuştur. Onlar da Aııah'dan razı
    olmuşlardır. Allah onlara, altından nehirler akan, içinde ebedi kalacak.
    lan Cennetler hazırlamıştır. İşte en büyük kurtuluş budurl,"
    "(Ey Muhammed) Allah, muhakkak ağaç altında sana bey'at eden mü'minlerden hoşnud olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş ve onlara güvenlik ve yakın bir zafer vermiştir3."
    "Biz sizi, işte böylece insanlara, Reşfil'de size bir nümfine olsun diye vüs'at (adil ve güzide) bir ümmet kıldık4."
    "Ey Peygamber, Allah sana ve sana tabi olanlara yeter."
    1 Feth, 29.
    2 Tevbe. 106.
    3 Feth, 18.
    4 Bakara, 143,
    5 En£al, 64.

    Kur'an-ı Kerim'in muhtelif surelerinde yer alan Im ayetler, sahabiler'in Allah katındaki yüksek derecelerini açıklamaktadırlar. Ayetlerde de görüldüğü gibi Allah onlardan hoşnud olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır.
    Ehl-i Sünnet inancına göre Kur'an-ı Kerim'in sahabeyle ilgili bu şehadeti onların adaleti hakkında açık hir nass olarak kabul edilmiştir.
    "Kur'anın nassı mevcud iken herhangi bir kimsenin Sahabeyi ta'dili, Kur'an'ın ta'diline ilaveten onlara hiçbir şey kazandırmayacağı gibi, bir kimsenin onları kötülernesi de Kur'an'ın ta'dilinden. sonra onların derecesinden hiçbir şey eksiltmez6." Bundan başka, Kur'an ayetlerinin yanı sıra Sahabeyi öven, onları tebeil eden birçok sahih hadis vardır. "Ümmetimin
    e'n hayırlısı kendi asrım, -daha sonra onu takibedenler ... 7 "
    Görüldüğü üzere Hz. Peygamber de Sahabilerinin faziletinden bahsetmekte, onları övmektedir. Ehl-i Sünnet inancında Sahabenin adaleti Kur'an ve Sünnet ile sabittir. Yine tema ile sabittir, ki, fitne olayına karışmaları adaletlerine bir mani teşkil etmez8•
    Seyfüddin el-Am idi (ö.685/1286) Sahabenin adaleti mevzuundaki görüşleri naklettikten sonra şöyle diyor: "Fitnelere karışan Sahabiler hakkında yapılacak şey, kendi aralarında cereyan eden olaylan en güzel şekle hamletmektir. Çünkü onları buna sevkeden, her grubun inancına göre ictihadlarıdır. Bu durumda her müctehid ya isabet edecek, ya da
    y anılacaktır9."
    Sahabilel'in adaleti konusunu Amidi'ye yakın bir şekilde ele alan başka müellifler de vardır. Muhibbullah b.Abdfıl-Seknr bu konuyu incelerken Mugire b. Şu'be (ö.50 /670)'nin Muaviye (ö.60 /679) safında yer aldığını, halbuki onun Hudeybiye'de hu.lunanlardan olduğunu, bey'at-ı
    ndvana katıldığını, bey'iltı ndyana katılanlar hakkında ise ayet bulunduğunu söylemektedir.
    Ehl-i Sünnet'in Sahabiler hakkındaki görüşünü özet olarak belirttikten sonra, Şia'nın bu konudaki görüşünü incelemeye geçebiliriz.
    Şii bilginler Sahahenin tarifini Ehl-i Sünnet'ten farklı bir şekilde yapmamaktadırlarıı. Ancak Hz. Peygamber'le sohbetin az da olsa o bölümlerinde bu mevzuda pek çok hadis vardır.

    6 Hadis Tarihi, 81.
    7 Camius's-Salıih, Kilabıı Fadailü as1ıabilı-Nebiy Kütübü :,ittcnin Sahabilerle ilgili
    8 Tedribü'r-Riivi, ıi. 214.
    9 eı-thkiim, ıl. 129. .
    io Şerhu Musellemi's-Siibiıt, ıı. 156. (Mustasfa ile birlikte).
    II Tenkihu'I-Makal, i. 123.
    şINNIN SAHABILER HAKKıNDAKi 535

    Sahabiye masumluk kazandırmayacağını -ehl-i sünnetten masumluk kazandırır diyenler bulunmadığı halde- söylemektedirler. Şii müellifler genellikle sahabenin adaleti mevzuunda bazı mezheplerin aşırı gittiğini ileri sürmektedirler. Onlara göre bu hususta üç görüş
    vardır:
    a- Sahabenin tümü adildir, onlardan sadır olan her şey bir ictihada
    dayanır. .
    b- Sahabiler'de diğer insanlar gibidirler. İçlerinde adil olanlar bu.
    lunacağı gibi, fasık olanlar da vardır, amellerine göre değerlendirilirler.
    İyilik ve kötülükleri dikkate alınır.
    c- Sahabenin hepsi kafir olmuştur, onlar da İslam'dan bir eser kalmamıştır!
    3 diyenler.
    Şia uleması bu üç görüşten en mutedil olan ikinci görüşün sahibi
    olduklarını 'söylemektedir.
    Onlara göre Kur'an-ı Kerim ayetleriyle siibittir ki, Sahabe arasında
    fasıklar ve münafıklar vardır. Hatta Hz.Peygamberin sağlığında ve
    ölümünden sonra irtidad edenler olmuştur. Sahabilerin arasında savaştan
    kaçıp büyük günah işleyenler vardır. "Andolsun ki Allah size birçok
    yerlerde, çokluğunuzun sizi böbürlendirdiği, fakat bir faydası olmadığı,
    yeryüzünün genişolmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza
    döndüğünüz Huneyn gününde yardım etmiştirI4." ayeti buna işaret etmektedir.
    "Onlara döndüğün zaman senden özür dilerlerıs." mealindeki
    ayet, Tebük seferine katılmak istemeyen seksen kadar sahabe hakkında
    nazil olmuşturl6• Ayrıca ganimetlere tama' eden, cihaddan kaçan, dinde
    fitne çıkaranların ve kötü niyetlilerin bulunduğuna dair birçok ayet vardır.
    Hal böyle olunca bütün sahabilerin adilolduğuna hükmetmek yanlıştır17
    •
    Şii anlayışa göre Hz.Peygamberin sağlığında saf ve temiz olan birçok sahabi O'nun ölümünden sonra bu hallerini muhafaza edememişlerdir.
    Ebu Said el.Hudri'den Hz.Peygamberin ölümünden sonra sahabenin neler yapacağını bilmediğine ve bu yüzden hepsine şefaat etmek istemenin hatalı olduğuna dair hir hadis rivayet edilınektedir dolayısıyla
    12 Ebu Hureyre. Önsöz.
    13 İmam !3adık. II. 592.
    14 Tevbe. 25.
    15 Tevbe, 94.
    16 Dirasat .., 77.
    17 Tenkihu'I.Makal. ı. 213.

    Hz.Peygamberin sağlığında adilolan bir sahabi, O'nun ölümünden sonra
    bu sıfatını koruyamamı!) olabilir.
    Tevatüren sabittir ki Hz. Peygamber Ali b. Ebi Talib'e "ahdini
    bozanlarla, dinden çıkanlarla, haktan ayrılanlarla savaşmasını1S" emretmiştir.
    Buhar! ve Müslim de rivayet etmektedirler ki "tki müslüman
    çarpıştıkları zama'n ölen de öldüren de Cehennemdedirl9o" Bu hadis diğer
    fırkanın küfrüne delalet eder. A1i'nin safında yer alıp da karşılarındakini
    öldürenlerin Cehennem ehlinden olması düşünülemez, bu, icma ile sabittirıo.
    Şii müellifler, Buhari ve Müslim'in naklettikleri hadisi mezhep anlayışIarına
    göre yorumlamaktadırlar. Halbuki Ali b. Ebi Talib'in safında
    yer alanlar Hz. Peygambere ne kadar yakın idiyseler, karşılarındakilerin
    arasında da Hz. Peygamberin yakın arkadaşlarından bir kısmı
    bulunuyordu. Bilhassa Hz. Peygamberin zevcesi Aişe'nin onların başında
    bulunduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir.
    Sahabenin tümünün adilolamayacağı konusunda A. :Mamekani
    delilolarak şu hadisi ileri sürmektedir. Bir hadiste Hz. Peygamber "Ashabım
    arasında oniki münafık vardır, bunlardan sekizi deve iğne deli.
    ğine girinceye kadar Cennete giremeyeceklerdir21." demiştir. Mamekani,
    bu oniki kişinin Akabe bey'atında bulunanlardan olduğunu ilerİ sürmekte,
    kişinin sahabi olması onun ad~letini İsbat etmediği gibi, bey'atı rıdvandan
    olması da yİne adil olduğunu göstermez. Ehl-i Sünnet yukarıdaki
    ayette bütün sahabenin adilolduğu kanaatine varmıştır. Akıl zaruri
    olarak Allah'ın razı olduğu kimselerİn adline hükmeder, Allah'ın razı
    olduğu kimseler elbette Cennetlik olacaklardır, fasık insan Cennetlik
    olamaz. Beyatı rıdvandan bahseden ayeti indiren Allah'tır, :'Muhammed
    ancak bir Peygamberdir, ondan önce de peygamberler geçmiştir,
    O ölür, yahut öldürülürse vaz mı geçeceklern" ayetini vahyeden de AIlah'tır.
    Allah sahabeden irtidad edecekleri n bulunduğunu bu ayetle haber
    vermektedir. Allah'ın razı olduğu bir kimsenin Cehennemlik olması
    düşünülemez. Öyleyse Allah'ın razı olması o anda yaptığı işlerden dolayıdır,
    istikbalde yapacaklarından dolayı değil, Hz. Peygamberin ölümünden
    sonra bazı sahabilerin irtidad ettiklerini biliyoruz. Gadir günü23•

    IS Aynı yer.
    19 lI1üstedrek, III. 139; Üsdü'l.Gabe, IV. 114.
    20 Buhari, Camiu's.Sahih, Kitabu'ı-tman, 23; lI1üslim, C. Sahih, K. Fiten, 14.
    21 Tenkihu'l-Makal, I. 214.
    22 AI.j tmran, 144.
    23 Gadir günü hakkında taf.ilath bilgi için bkz.: tslam Ansiklopedi.i Gadir maddesi;
    Şianın hadi. anlayışı adlı Doktora tezimiz, 24 (basılmaış).
    ŞiA'NIN SAHABiLER HAKKıNDAKi 537

    Ali'ye bey'at ettikleri halde Hz. Peygamber'in ölümünden sonra bu akidlerine
    uymamışlar, irtidad etmişlerdir. İrtidat etmeyen ancak bir kaç
    sahahi vardır24 demektedir.
    Şii müeIlifler sahabenin adaleti konusunda mutcdil bir yol tuttuklarını söylerken, bu naklettiğimiz görüşleriyle hiç de mutedil olmadıklarını göstermektedirler. Onlara göre irtidat etmeyen bu bir kaç sahabinin en meşhurları Ebu Zerr el-Gıfari (ö.31/651), Ammar b. Yasir (ö.
    87/70) ve Selman el-Farisi (ö.35 /655) dir.
    Şii müeIlifin Müslim'den delil olarak zikrettiği hadisin şerhinde Nevevi,
    bunun meşhur Akabe bey'atına katılanlar olmadığını kaydetmektedir2s•
    Sahabe arasında münafıkların bulunduğu bir gerçektir. Ancak sahabi
    sıfatını taşıyabilmenin şartlarından biri de Hz. Peygamberi müslüman
    olarak görüp onunla sohbet etmektir. Kalben müslüman olmayan
    bir kimseye ne derece müslüman denilebilir26• Ayrıea sahabinin müslü.
    man olarak ölmesi şarttır. Yoksa dininden dönen bir kimse sahabi sayılmaz.
    Ayrıca belirtmemiz gerekir ki Şii müellifin burada kasdettiği
    irtidat bizim anladığımızdan çok farklıdır.
    Sünni müelliflerin salıabenin adaleti konusunda kaydettikleri
    "zamanların en hayırlısı benim zamanımdır" hadisi, Şii yazarlara göre
    bu konuda delil olarak zikredilemez. Aksi takdirde birinci asırda yaşayan
    her ferdin İbn Sirin ve Ömer b. Abdu'I.Aziz gibi kimselerden daha adil
    ve efdal olması icap edecektir ki bu düşünülemez27•
    Ehl-i Sünnet kaynaklarında sahabe ile ilgili bilgiler gayet açık bir şekilde verilmiş ve sahabiler derecelerine göre sınıflandırılmış olmaıarına
    rağmen Şii müellifer bunu anlamazlıktan görünmektedir. Bir Sahabinin
    adilolması demek, hadis rivayetinde dürüst davranması, Hz. Pey.
    gamber'e yalan isnad etmemesi demektir. Sahabiler de diğer insanlar
    gibidirler. Onlar da günah işleyebilirler. Nitekim bu durumda olan bazı
    sahabilerin Hz. Peygambere gelerek vaziyetlerini anlattıklarını biliyoruz.
    Onların hata edip, günah işlemeleri hiç bir zaman hadis rivayetinde
    hile yaptıkları anlamına gelmez. Herkes gibi onlar da unutabilir, yanılabilirler.
    Ama kasıtlı olarak Hz. Peygambere yalan söz isnad edemezler.

    24 Tenkihu'l.Makal, i. 214-216.
    25 Camiu's-Sahih, ]\"ııvev! ile birlikte, XII. 126.
    26 Hucurat, 14.
    27 Kitahu'n-)/Wlayih, 131.


    Onlar İslam'm yayılmasında ve gelişmesinde çok büyük vazifeler
    yüklenmişlerdir. Allah yolunda eihad etmişler, m!.ıhaeirleri barındırmışlar
    ve gerçekten mü'min olmuşlardır.


    KAYNAKLAR
    ALEVİ, Muhammed Ukayl, Kitabu'n-Nasaihu'l-Kafiye limen Yetevella
    Muaviye, Haydariibiid, tarihsiz.
    AMİDİ, Seyfüddin, el-İhkam, Kahire 1914.
    BUHAR!, Ebu Abdillah Muhammed b. İsmail, el.Camiu's-Sahih, İstanbul
    1315.
    HAKİM NEYSABURİ, el.Müstedrek ale's-Sabihayn, Beyrut, tarihsiz.
    HASENİ, Haşim Maruf, Dirasat fi'l-Kafi li'I.Küleyni ve's.Sahih li'IBuhar!,
    Bcyrut 1968.
    HAYDAR, Esed, cl-İmam es-Sad~k ve'I-Mezahibu'I-Erbaa, Beyrut 1969.
    İBN KESİR, el.Baisu'I-Hasis, Tah. A.M.Şakir, Kahire, tarihsiz.
    KOçYİCİT, Prof.Dr.Talat, Hadis ':Çarihi, Ankara 1977.
    MAMEKANİ, Abdullah, Tenkihu'I~Makal fi Ahvali'r-Rieal, Necef 1349.
    MUHİBBULLAH b. Abdus-Şekilr, Şerhu Musellemis-Subut J(ahire
    1322 (Mustasfa ilc birlikte)
    l\lÜSLtM b. Haecae cl-Kuşcyri, el-Camİu's-Sabih, Mısır 1373.
    SUYUT!, Celillu'd, -Din, Tedribu'r-Rilvi, Kahire 1966.
    ŞEREFU'DİN Abdu'I.Huscyn, Ebu Hureyrc, Neetf 1964.


  4. 29.Ağustos.2012, 02:00
    3
    azra
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Temmuz.2008
    Üye No: 25614
    Mesaj Sayısı: 207
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: şia'nın sahabiler hakkındaki bazı görüşleri

    bilgilendirici bir konu teşekkürler


  5. 29.Ağustos.2012, 02:00
    3
    Devamlı Üye
    bilgilendirici bir konu teşekkürler





+ Yorum Gönder