Konusunu Oylayın.: Kapora almak caizmidir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kapora almak caizmidir?
  1. 29.Mayıs.2012, 13:35
    1
    Misafir

    Kapora almak caizmidir?






    Kapora almak caizmidir? Mumsema evimi anlaşarak bir arkadaşa sattım. 2.000 tl kapora aldım. bir hafta sonra alıcı arkadaş ondan kaynaklanan sorun nedeniyle evi almaktan vazgecti. bana verdiği kaporayı geri istiyor. ne yapmalıyım.
    hasan trabzondan.


  2. 29.Mayıs.2012, 13:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    evimi anlaşarak bir arkadaşa sattım. 2.000 tl kapora aldım. bir hafta sonra alıcı arkadaş ondan kaynaklanan sorun nedeniyle evi almaktan vazgecti. bana verdiği kaporayı geri istiyor. ne yapmalıyım.
    hasan trabzondan.


    Benzer Konular

    - Rapor almak caizmidir ?

    - Piyango Bileti almak caizmidir?

    - Kireç ile teyemmüm almak caizmidir?

    - Banyoda abdest almak caizmidir ?

    - Kaş Almak CAizmidir

  3. 29.Mayıs.2012, 13:46
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,652
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: kapora almak caizmidir?




    Bir pazarlıkta karşı tarafın caymaması için bir miktar para isteniyor (kaparo). Malın alımından vazgeçilirse para hibe edilmiş sayılıyor ve iade edilmiyor. Bu parayı almak helâl midir? Verilen kaparo alınmazsa ne yapalım?

    Özet olarak bilgi verdikten sonra, bunların delillerini açıklama yapmaya çalışacağız:
    Hanefi mezhebine göre caiz değildir, bu itibarla, kaparo alınmaz. Ancak kapora verip de malı bekleten adam, caydığı zaman mal sahibine zarar verirse bu zararı telâfi etmesi gerekir.
    Hanbelî mezhebinde ise kapora parası alınabilir. Nitekim böyle bir pazarlıkta alınan kapora parasını Hazret-i Ömer mahzurlu bulmamış, ses çıkarmamıştır. Mecbur kalanlar ancak Hanbelî mezhebini takliden böyle bir tercihte bulunabilirler.
    Müşteri malı almak için ödeme zamanı geçtikten sonra gelmemişse alınan kaparo onun adına sadaka olarak verilebilir.
    Kaparo, alım ve satımdan vazgeçmeyi önlemek için verilen pay akçesidir.
    Arapça'ya başka dilden geçen arabûn veya urbân kelimesi kaparo anlamında kullanılır. Ödünç vermek, öne geçmek, hediye vermek demektir. Urbûn satışı bir terim olarak; bir malı satın alan kimsenin, satıcıya bedelden bir bölümünü, akit gerçekleşirse, bu verilen meblağın satış bedeline mahsup edilmek, gerçekleşmezse hibe (bağış) sayılmak üzere vermesidir. Bu, kendisinde alıcı için seçimlik hak bulunan bir satım akdidir. Akit gerçekleşirse kaparo, satış bedelinden bir cüz olur. Eğer alıcı, akdi yapmaktan vazgeçerse, kaparoyu kaybedecektir. Burada muhayyerlik süresi belirlenmemişse, bir zamanla sınırlı değildir. Akit, satıcı bakımından ise bağlayıcıdır. Hanbelîlere göre, alıcının muhayyerlik hakkı için belli bir süre tesbit edilmesi gereklidir.
    İslâm hukukçularının çoğunluğuna göre verilen kaparo yanmak üzere yapılacak satım akdi geçerli değildir. Hanefilere göre bu akit fasit, diğerlerine göre ise batıldır. Zira Hz. Peygamber kaparolu satışı yasaklamıştır. Ancak bu konudaki hadislerin zayıf olduğu belirlenmiştir (eş-şevkânî, Neylü`l Evtâr, 5/153; Mâlik, el-Muvatta, 2/151). Yasağın sebebi; garar, risk, başkasının malını karşılıksız olarak yeme, yani sebepsiz zenginleşme ve akitte iki fasit şartın bulunmasıdır. Bu şartlardan birisi hibe şartı, ikincisi alıcı akde razı olmazsa, satıştan vazgeçme şartıdır. (eş-şevkânî, a.g.e, Bidâyetü`l-Müctehid, 2/161).
    Ahmed b. Hanbel, kaparolu satışı câiz görür. Delili şu hadistir: Zeyd b. Eslem`den şöyle dediği nakledilmiştir: "Rasûlüllah (asm)`a kaparolu satışın hükmü sorulmuş, o, bunu helâl kılmıştır" Bu hadiste senedi bakımından tenkit edilmiştir (es-Şevkânî, a.g.e, V, 153). Nâfi` b. Abdilhâsis, Halife Ömer için Safvân'dan dörtbin dirheme cezaevi olarak kullanılmak üzere Mekke`de bir bina satın alacaktı. Ancak Hz. Ömer`le görüşecek; o razı olursa, akit kesinleşecek, Ömer razı olmazsa, Safvân`a dörtyüz dirhem tazminat verilecekti, Hz. Ömer'e danışılınca o, bu şartı kabul etti. (Ibnü`l-Kayyim, İ'lâmü`l-Muvâkkiîn, 3/401)
    Günümüz ticaret işlemlerinde, zaman kazanmak, düşünmek, araştırmak, malın başkasına satılmasına engel olmak gibi amaçlarla, bir miktar kaparo verilerek satıcı ile ön bağlantı yapılmaktadır. Akit gerçekleşirse kaparonun satış bedeline mahsup edilmesi gerekir. Alıcı, sözleşmeden vazgeçerse kaparonun geri iade edilmesi en güzelıdır. Eğer sözleşmede, satış gerçekleşmezse kaparonun geri verilmeyeceği belirlenmişse; bu cezâi şart niteliğindedir. Satıcı, bekleme ve malını başkasına satamama karşılığında böyle bir tazminatı istemektedir. Kâdi Şurayh, şu sözüyle kaparolu satışı câiz gördüğünü belirtmiştir: "Bir kimse, zorlama olmaksızın kendi isteğiyle kendi aleyhine bir şart koysa, bu onun aleyhine sâbit olur." (Ibnü`l-Kayyim, a.g.e., 3/400; ez-zühâylî, el-Fıkhü`l-Islâmî ve Edilletüh, Dımaşk 1985, IV, 211)
    Kaparolu satışın lehinde ve aleyhinde hadisler zayıf olduğuna göre, örf deliline dayanarak, bu çeşit satışları geçerli kılmak mümkündür. Çünkü satım akdi gerçekleştiği taktirde alıcının bunda yararı vardır. Sözleşme ifa edilmezse, bekleme ve malı başkasına satamama yüzünden de satıcının zararı söz konusudur. Bunu, kaparolu satışı fasit akit saydığı düşünülürse, taraflar akit gerçekleşmeyince verdiklerini geri alabileceklerdir. Ancak kaparo karşılıklı rıza ile geri alınmamış bulunursa, fasit akit hükümleri uygulanır.
    S.İslamiyet


  4. 29.Mayıs.2012, 13:46
    2
    Moderatör



    Bir pazarlıkta karşı tarafın caymaması için bir miktar para isteniyor (kaparo). Malın alımından vazgeçilirse para hibe edilmiş sayılıyor ve iade edilmiyor. Bu parayı almak helâl midir? Verilen kaparo alınmazsa ne yapalım?

    Özet olarak bilgi verdikten sonra, bunların delillerini açıklama yapmaya çalışacağız:
    Hanefi mezhebine göre caiz değildir, bu itibarla, kaparo alınmaz. Ancak kapora verip de malı bekleten adam, caydığı zaman mal sahibine zarar verirse bu zararı telâfi etmesi gerekir.
    Hanbelî mezhebinde ise kapora parası alınabilir. Nitekim böyle bir pazarlıkta alınan kapora parasını Hazret-i Ömer mahzurlu bulmamış, ses çıkarmamıştır. Mecbur kalanlar ancak Hanbelî mezhebini takliden böyle bir tercihte bulunabilirler.
    Müşteri malı almak için ödeme zamanı geçtikten sonra gelmemişse alınan kaparo onun adına sadaka olarak verilebilir.
    Kaparo, alım ve satımdan vazgeçmeyi önlemek için verilen pay akçesidir.
    Arapça'ya başka dilden geçen arabûn veya urbân kelimesi kaparo anlamında kullanılır. Ödünç vermek, öne geçmek, hediye vermek demektir. Urbûn satışı bir terim olarak; bir malı satın alan kimsenin, satıcıya bedelden bir bölümünü, akit gerçekleşirse, bu verilen meblağın satış bedeline mahsup edilmek, gerçekleşmezse hibe (bağış) sayılmak üzere vermesidir. Bu, kendisinde alıcı için seçimlik hak bulunan bir satım akdidir. Akit gerçekleşirse kaparo, satış bedelinden bir cüz olur. Eğer alıcı, akdi yapmaktan vazgeçerse, kaparoyu kaybedecektir. Burada muhayyerlik süresi belirlenmemişse, bir zamanla sınırlı değildir. Akit, satıcı bakımından ise bağlayıcıdır. Hanbelîlere göre, alıcının muhayyerlik hakkı için belli bir süre tesbit edilmesi gereklidir.
    İslâm hukukçularının çoğunluğuna göre verilen kaparo yanmak üzere yapılacak satım akdi geçerli değildir. Hanefilere göre bu akit fasit, diğerlerine göre ise batıldır. Zira Hz. Peygamber kaparolu satışı yasaklamıştır. Ancak bu konudaki hadislerin zayıf olduğu belirlenmiştir (eş-şevkânî, Neylü`l Evtâr, 5/153; Mâlik, el-Muvatta, 2/151). Yasağın sebebi; garar, risk, başkasının malını karşılıksız olarak yeme, yani sebepsiz zenginleşme ve akitte iki fasit şartın bulunmasıdır. Bu şartlardan birisi hibe şartı, ikincisi alıcı akde razı olmazsa, satıştan vazgeçme şartıdır. (eş-şevkânî, a.g.e, Bidâyetü`l-Müctehid, 2/161).
    Ahmed b. Hanbel, kaparolu satışı câiz görür. Delili şu hadistir: Zeyd b. Eslem`den şöyle dediği nakledilmiştir: "Rasûlüllah (asm)`a kaparolu satışın hükmü sorulmuş, o, bunu helâl kılmıştır" Bu hadiste senedi bakımından tenkit edilmiştir (es-Şevkânî, a.g.e, V, 153). Nâfi` b. Abdilhâsis, Halife Ömer için Safvân'dan dörtbin dirheme cezaevi olarak kullanılmak üzere Mekke`de bir bina satın alacaktı. Ancak Hz. Ömer`le görüşecek; o razı olursa, akit kesinleşecek, Ömer razı olmazsa, Safvân`a dörtyüz dirhem tazminat verilecekti, Hz. Ömer'e danışılınca o, bu şartı kabul etti. (Ibnü`l-Kayyim, İ'lâmü`l-Muvâkkiîn, 3/401)
    Günümüz ticaret işlemlerinde, zaman kazanmak, düşünmek, araştırmak, malın başkasına satılmasına engel olmak gibi amaçlarla, bir miktar kaparo verilerek satıcı ile ön bağlantı yapılmaktadır. Akit gerçekleşirse kaparonun satış bedeline mahsup edilmesi gerekir. Alıcı, sözleşmeden vazgeçerse kaparonun geri iade edilmesi en güzelıdır. Eğer sözleşmede, satış gerçekleşmezse kaparonun geri verilmeyeceği belirlenmişse; bu cezâi şart niteliğindedir. Satıcı, bekleme ve malını başkasına satamama karşılığında böyle bir tazminatı istemektedir. Kâdi Şurayh, şu sözüyle kaparolu satışı câiz gördüğünü belirtmiştir: "Bir kimse, zorlama olmaksızın kendi isteğiyle kendi aleyhine bir şart koysa, bu onun aleyhine sâbit olur." (Ibnü`l-Kayyim, a.g.e., 3/400; ez-zühâylî, el-Fıkhü`l-Islâmî ve Edilletüh, Dımaşk 1985, IV, 211)
    Kaparolu satışın lehinde ve aleyhinde hadisler zayıf olduğuna göre, örf deliline dayanarak, bu çeşit satışları geçerli kılmak mümkündür. Çünkü satım akdi gerçekleştiği taktirde alıcının bunda yararı vardır. Sözleşme ifa edilmezse, bekleme ve malı başkasına satamama yüzünden de satıcının zararı söz konusudur. Bunu, kaparolu satışı fasit akit saydığı düşünülürse, taraflar akit gerçekleşmeyince verdiklerini geri alabileceklerdir. Ancak kaparo karşılıklı rıza ile geri alınmamış bulunursa, fasit akit hükümleri uygulanır.
    S.İslamiyet


  5. 03.Şubat.2013, 17:26
    3
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: kapora almak caizmidir?

    kapora almak caiz mi

    Kişi bir şey satın alır ve karşılığında satıcıya alınan malın bedelinden olmak üzere bir miktar para ya da başka bir şey verirse, taraflar arasında satış geçerli olduğunda ödenen miktar, toplam paradan düşülür. Aksi olursa ödenen miktar müşterinin satıcıya hibesi olur. Bu, muhayyerliğin müşteri lehine sabit olduğu bir alış veriştir. Çünkü alış verişi geçerli kılarsa kaparo ödenecek toplam paranın bir parçası, reddederse onu da kaybetmiş olur. Burada muhayyerlik belli bir zamanla kayıt altına alınmamıştır. Fakat alış veriş satıcı için bağlayıcıdır.Kaparonın hükmü hakkında fakihler ihtilaf etmişlerdir. Cumhura göre yasak ve sahih olmayan bir alış veriştir. Hanefilere göre fasit, diğerlerine göre ise batıldır. Çünkü Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve selem) urbân satışını yasaklamıştır.[1]Ahmed b. Hanbel göre kaparo da bir mahzur yoktur. Çünkü Allah Resulü’ne alış-verişte kaparo almak sorulduğunda helal olduğunu belirtmiştir.[2] İnsanların satıcıları zarar kastıyla kaparo verip mallarının satışına engel olmaları durumunda örfü esas alıp kaparonın satıcı adına helal olduğu söylenebilir. Ayrıca helal ve haram olduğuna hükmeden tarafların istidlal ettikleri hadisler de zayıftır. “İslam Fıkıh Konseyi’de böyle bir alış verişin sahih olduğu yönünde fetva vermiştir.[3][1] İmam Mlik’in Muvatta’ında yer alan bu hadisi Ahmed, Nesai ve Ebû Davud rivayet etmektedir. Senedinde adı belirtilmeyen bir ravi vardır. Bir başka yerde ise bu ravinin adı belirtilmiştir. Bu cihetle söz konusu hadis zayıftır. Bkz. Şevkani, Neylu’l-Evtar, V, 163.
    [2] Şevkani, Neylu’l-Evtar, V, 163.
    [3] Bkz. Vehbe Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslami, V, 3434-35.



  6. 03.Şubat.2013, 17:26
    3
    Moderatör
    kapora almak caiz mi

    Kişi bir şey satın alır ve karşılığında satıcıya alınan malın bedelinden olmak üzere bir miktar para ya da başka bir şey verirse, taraflar arasında satış geçerli olduğunda ödenen miktar, toplam paradan düşülür. Aksi olursa ödenen miktar müşterinin satıcıya hibesi olur. Bu, muhayyerliğin müşteri lehine sabit olduğu bir alış veriştir. Çünkü alış verişi geçerli kılarsa kaparo ödenecek toplam paranın bir parçası, reddederse onu da kaybetmiş olur. Burada muhayyerlik belli bir zamanla kayıt altına alınmamıştır. Fakat alış veriş satıcı için bağlayıcıdır.Kaparonın hükmü hakkında fakihler ihtilaf etmişlerdir. Cumhura göre yasak ve sahih olmayan bir alış veriştir. Hanefilere göre fasit, diğerlerine göre ise batıldır. Çünkü Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve selem) urbân satışını yasaklamıştır.[1]Ahmed b. Hanbel göre kaparo da bir mahzur yoktur. Çünkü Allah Resulü’ne alış-verişte kaparo almak sorulduğunda helal olduğunu belirtmiştir.[2] İnsanların satıcıları zarar kastıyla kaparo verip mallarının satışına engel olmaları durumunda örfü esas alıp kaparonın satıcı adına helal olduğu söylenebilir. Ayrıca helal ve haram olduğuna hükmeden tarafların istidlal ettikleri hadisler de zayıftır. “İslam Fıkıh Konseyi’de böyle bir alış verişin sahih olduğu yönünde fetva vermiştir.[3][1] İmam Mlik’in Muvatta’ında yer alan bu hadisi Ahmed, Nesai ve Ebû Davud rivayet etmektedir. Senedinde adı belirtilmeyen bir ravi vardır. Bir başka yerde ise bu ravinin adı belirtilmiştir. Bu cihetle söz konusu hadis zayıftır. Bkz. Şevkani, Neylu’l-Evtar, V, 163.
    [2] Şevkani, Neylu’l-Evtar, V, 163.
    [3] Bkz. Vehbe Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslami, V, 3434-35.






+ Yorum Gönder