+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Bu hristiyan kız ile evlenmem caizmidir? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Bu hristiyan kız ile evlenmem caizmidir?





    Sual: Selamun aleyküm arkadaşlar. Benim size bir sorum olacak. Ben dindar bir aileden geliyorum. Yani daha okula başlamadan bile kur'an dersleri alıyordum. Lise 1 i imam hatipte okudum yani ailem beni dindar yapmaya çalışıyordu. Ben üniversite de okuyordum ve az almanca bildiğim için staj ımı almanya da yapmaya karar verdim. Neyse ben orda iken bir kız ile tanıştım kız bir hristiyan ve nerdeyse ilk defa birini sevdim (yani daha önce içinde bulunduğun yaşamdan dolayı hiç bir kıza o gözle bakmadım) sonra yavaş yavaş tanışırken sevgili olduk. Günah işlediğimden dolayı tedirgindim fakat onun yanında mutluydum. Ben bu kızla evlenmek istiyorum fakat sorunlar var.
    1. Kız hristiyan ve dindar olan ailem bunu nasıl kaşılayacak.
    2. Kız daha önce para karşılığı küçük bir dergide yarı çıplak foto lar çektirmiş.
    3. Almanya da ne yazık ki zina normal bir şeymiş gibi karşılanıyor ve bu kızın ne yaptığı belli değil.
    Evet sorunlarım bunlardı ve her şeye rağmen evlenmek istiyorum. Şimdi ben bu hristiyan kızla evlenebilirmiyim? ?







  2. Hoca
    erimeye devam...

    Cevap: bu hristiyan kız ile evlenmem caizmidir?


    Reklam



    Cevap: Ehli kitap bir kadınla evlenmek caiz mi?

    Sorunun Detayı

    ehli kitap bir kadınla evlenilebilir deniyor.o halde soru şöyle kime ehli kitap dicez.kimliğinde dini hristiyan yazan herkes mi.bunların arasında atesti de var.sadece kimliğe bakmicaz o halde inancını soracaz.nasıl bir inancı kabul edecez.yani hristiyan nedir.Hz.İsa nın yaratıcı olduğuna inanmak mı bu mu hristiyanlık

    Kendisinin hristiyan veya yahudi olduğunu söyleyen bir kadınla evlenemk
    caizdir. Nikah geçerlidir.Ancak kimliğinde hristiyan yazdığı halde kendisi
    ateist olan bir kadınla evlenmek caiz değildir.

    Müslüman kadın ve erkek, müşriklerle evlenemez. Müşrik kadın, Allah'a başka
    şeyleri ortak koşan,örneğîn puta, yıldızlara, ateşe ya da hayvana tapan
    kadındır.

    Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Allah 'a ortak koşan
    kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin... (1)
    Bir müslüman erkeğin
    Yahudi veya hıristiyanlardan bîr kadınla evlenmesinde bir sakınca yoktur.Bu
    konuda ulema icma etmişlerdir.Ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor: "...Sizden önce
    kendilerine kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınları, mehirlerini verip
    nikahlayınız, onlar size helaldir. "(2)

    Ehli kitap olan bir kadınla evliliğinin mubah olmasındaki hikmet; bu kadının
    müslümania evlenmesi sebebiyle Allah'a, peygamberlere, ahiret gününe, İman etme
    ihtimalidir.

    Müslüman bir kadının müslüman olmayanla evlenmesi

    Müslüman bir kadının bir kâfirle evlenmesi icma ile haramdır. "Müşrik
    erkeklerle iman etmedikçe onlara mümin kadınları nikahlamayın. " (3)

    Çünki böylesi bir evlilikte, mümin kadının küfre düşmesi korkusu vardır.
    Koca, karısını kendi dinine çağıracaktır. Kadınlar genelde erkeklerine uyarlar
    ve onların yaptıklarından etkilenirler ve onları dinlerinde tahrik ederler.
    (4)
    Kadını, kız kardeşi, halası veya mahrem kadınlardan biriyle bir nikâhta
    toplanamaz..
    Bir erkeğin iki kız kardeşi yada kadın İle halasını veya
    teyzesini bir nikâhta toplaması haramdır. Allahu Teâlâ evlenilmesi haram olan
    kadınları açıklarken: "Ve iki kızkardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır.Ancak
    cahiliyet devrinde geçen affedilmiş geçmiştir," (5)

    Hadislerde de bu konu genişletilerek açıklanmıştır: "Kadın ile hala ve
    teyzesi bir nikâh altında toplanamaz." (6)
    Birbirine çok yakın olan
    kadınlarla aynı anda evlenmenin yasaklanmasının hikmeti, daha çok ahlakidir. Bu
    tür evliliklerde birbirine yakın akraba olanları (yani iki kızkardeşi veya
    yeğenle teyze veya halası ) aynı anda nikahlamak, onlar arasında kıskançlık ve
    rekabete yol açar. Sıla-i rahîmin kesilmesine sebep olur.Çoğu kere iki kuma
    birbirleriyle anlaşamaz, uyuşamazlar. Böylesi bir durum haramdır. Bundan dolay:
    da iki yakın akrabayı aynı anda nikahlamak haram kılınmıştır.

    (1) Bakara, 221
    (2) Maide, 5
    (3) Bakara, 221
    (4) Fetevâ-i Hindiye
    11/330
    (5) Nisa, 23
    (6) Buharı. Nikâh. 27

    Mustafa KASADAR Sadık AKKİRAZKadın İlmihali S.356-357

    MÜSLÜMAN KIZ, GAYR-İ MÜSLİM ERKEKLE EVLENEBİLİR Mİ?

    Telefonda, ürkek olduğu kadar da korkak bir ses:

    – Hocam, bir yakınımızın düğünü olacak, biz de iştirak etsek caiz olur mu
    acaba? diye sordu. Hemen cevap verdim.

    – Ne demek? Yakınınızın düğünü olacak, siz de iştirak etmekten
    çekineceksiniz, olur mu öyle şey. Elbette gitmeli, yakınlığınızın gereğini
    yapmalısınız?

    – Hocam bu şey de?.. Nasıl söylesem ki, bir türlü dilim varmıyor.

    – Nedir, rahat söyle ki biz de doğru görüş bildirelim.

    – Bu yakınımız Müslüman olmayan bir erkekle evlenecek de?!

    – Anlamadım, yani Müslüman kız, bir gayrimüslim erkekle mi evlenecek?

    – Maalesef öyle. Kız, bir Musevi ile evlenmeyi aklına koymuş, bir türlü mani
    olamadık. Şimdi ise düğünleri olacak. Biz buna
    iştirak etmek suretiyle
    durumu onaylamış olmak istemiyoruz, gitmesek günaha girer miyiz?

    – Bence “gitmesek” değil, “gitsek günaha girer miyiz?” deseniz yeridir. Çünkü
    dinen bu evlilik meşru olmaz. Müslüman bir kızın bir gayrimüslim erkekle
    yapacağı nikah sahih değildir. Müslüman kız ancak Müslüman erkekle evlenir,
    Hıristiyan’la, Yahudi’yle değil. Hattâ Müslüman kadınla Yahudi veya Hıristiyan
    koca arasında miras bile cereyan etmez, taraflardan birinin mirası diğerine
    intikal etmez. Doğacak çocukların durumu ise ayrı bir macera... Çocuklar
    hangisinin dini üzere yetiştirilecek. Çifte şahsiyetli mi olacaklar? Yahudi baba
    yanında Yahudi, Müslüman ana yanında Müslüman görünmek zorunda mı kalacaklar? Bu
    çıkmazın tek çaresi, erkeğin Müslüman olmasıdır. Ümid edilir ki bu tahakkuk
    etsin. Bu macera da böylece burada bitsin.

    – Hocam buna bir ilave de ben yapabilir miyim?

    – Zaten Museviler de oğullarının bir Müslüman kızla evlenmesine razı
    olmamışlar, onlar da oğlanı Müslüman kızla evlenecek diye aileden tard etme
    kararı almışlar.

    – Demek taraflar durumdan rahatsızlar. Ne kız, ne de oğlan tarafı bu yanlışı
    kabul etmemişler?

    – Evet, öyle sayılır. Buna rağmen kız, Musevi’yle evlenmeye kesin niyetli
    görünmekte; biraz da ilerici, çağdaş geçinen babası buna göz yumar, gibi
    davranmaktadır. Bununla beraber Müslümanların Musevi aile ile nasıl akrabalık
    bağı kurup yakınlık tesis edeceği merak konusu. Biz bile şu anda düğüne gitmekte
    zorlanmaktayız.

    – Ben bu olaya ömür boyu pişmanlık duyulacak bir duygusal karar şeklinde
    bakmaktayım. Dini dinine aykırı; örfü, adeti, görgüsü, ömür boyu alışkanlığı,
    daha doğrusu her şeyi her şeyine aykırı olan iki taraf nasıl olup da bunca,
    terslikleri görmezlikten gelecek, uyum içinde mutlu ve bahtiyar olacaklar?

    Bunların birliktelikleri, baskısı altında bulundukları cinsel hislerin
    tesirini azaltmaya başlayacağı devreye kadar sürer.. Bundan sonra yavaş yavaş
    zıtlıklarını, tersliklerini görmeye başlarlar. Hatta bu zıtlık ve terslikler
    gittikçe o kadar çoğalır ve sivrilir ki artık görmezlikten gelemez, sabırları
    bunu karşılamaya yetmez olur. O zaman anlarlar ki, iki deli bir olup kuyuya
    kocaman bir taş atmışlar, birçok akıllılar da bunu çıkaramaz olmuşlar.

    Bu gibi sonu başından, belli olaylarda benim duam şudur:

    – Allah, gençlerimizi daha hayatlarının baharında iken duygusal karar verme
    felaketinden korusun.

    “Hissin gözü kördür.” derler. Gerçekten de öyledir. Birkaç ay sonraki
    neticeyi göremiyor, kendilerini hayatlarının baharında hazana sürüklüyorlar.

    MÜSLÜMAN ERKEĞİN HRİSTİYAN HANIMLA EVLENMESİ CAİZ Mİ?

    İslâm hukuku evrensel bir hukukdur. Bu yüzden hükümleri bütün insanlığın
    ihtiyacına cevap verecek genişlikte ve müsamahada olacaktır. Nitekim İslâm
    hukukuna göre bir Müslüman, Müslüman olmayan ehli kitaptan bir kadına eş olarak
    nikah yapar, yavrularının anası haline getirebilir.

    Bu caiz ve sahihtir. Bundan dolayı Hristiyan kadınlarla evlenenlerin
    nikahları sahih sayılmış, çocukları da meşru bulunmuştur.
    Ancak bu evliliğin
    caiz ve sahih olmanın yanında düşünülmesi gereken bazı hususlar da söz
    konusudur.
    Müslüman bir hanım varken Hristiyan terbiyesiyle, örf ve
    alışkanlıklarıyla büyümüş bir kadın, Müslüman kocadan doğan çocuklarına nasıl
    bir terbiye verecek, ne türlü bir alışkanlıkla kocasına ve yavrularına muhatap
    olacaktır? İşte düşünülmesi lazım gelen konu budur…

    Müslüman koca İslâm terbiyesini isteyecek, Hristiyan ana ise kendi inancının
    gereğini yapmaya yönelecektir.
    İki ayrı inanç ve kültür arasında kalan çocuk,
    bazen anasının, bazen de babasının inancına göre davranan çifte şahsiyetli mi
    olacaktır? Yoksa her ikisini de reddeden bir üçüncü şahsiyet mi doğacaktır? Yani
    hiçbir dini kabul etmeyen bir ateist mi?

    Hristiyan hanımın beyine etkisine bir misal:

    Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezıd babasının Kosova’yı fethinden sonra
    Hristiyanprenses Olivera’yı nikahlamıştı. Bu kadıncağız görünüşte sultana eş
    olmuş; ama gönlündeki hristiyanlık inancını ve ülkesini hiç unutmamıştı. Nitekim
    deniyor ki, tertemiz sultanı içkiye alıştıran, eğlenceye düşkün hale getiren bu
    Hristiyanzevce Olivera olmuştur.

    Bu sultan ki, bütün Haçlıların birleşerek yok etmeye çalıştıkları Osmanlı’yı
    Niğbolu’da tarihten silmek için toplandıkları sırada, gecenin karanlığında
    düşman içinden tek başına atını sürüp köye gelir. Karanlıkta:

    – Bre Doğan! diye kale kumandanına bağırarak durumu iyice öğrenir; sonra da
    geriye döner ve tüm tedbirleri alarak gelip zaferi kazanır.

    Demek Haçlı ordularına mukavemet etmiş, ama evindeki yabancı terbiye ile
    yetişmiş bir dilbere, direnç gösterememiştir.
    Nitekim Yıldırım, Bursa’da Ulu
    Camii’yi yaptırıp da büyük alim Emir Buhari Hazretleri’ne:

    – Ülkeme kazandırdığım bu ulu mabedin inşaallah bir eksiği yoktur, derken
    Emir Buhari Hazretleri’nden şu ikazı alır:

    – Belî (Evet) sultanım, her tarafı güzel ama bir eksiği hiç gözden
    kaçmamıştır.

    – Nedir eksiği, buyurun da öğrenip düzeltelim, deyince de büyük alimin şu
    ikaz ve irşadına muhatap olur:

    – Caminin köşelerinde birer meyhane olmalıydı. Bu yoktur!

    Bu beklenmedik çıkışın nereye varacağını kestiremeyen sultan sorar:

    – Hocam, caminin meyhane ile ilgisi ne ola ki?

    Cevap:

    – Allah’ın binası olan vücudunuzun içki ile ilgisi ne ise, caminin ilgisi de
    odur. Siz Allah’ın inşa ettiği vücut binasına içkiyi dolduruyorsunuz ve bu
    oluyor da, kendinizin inşa ettiğiniz ibadet binasının köşelerine mi içki
    koymaktan çekiniyorsunuz?
    Bu, ötekinden daha mı günah?..

    Bundan sonradır ki Yıldırım’da bu kötü alışkanlık bir daha görülmemiş.
    Olivera’nın yaptığı olumsuz etki böylece son bulmuştur.
    Bu sebeple fıkıh
    kitaplarında şöyle yazılıdır: Müslüman bir kadın varken Hristiyan bir kadınla
    evlenmek sahih olsa da mekruhluktan kurtulamaz. Çünkü sakıncalardan uzak olamaz
    bu evlilik. Ama nikah sahih (geçerli), doğan nesil meşrudur. Çünkü İslâm hukuku
    her türlü ihtiyaca cevap verecek evrenselliktedir.. Vermiştir de. İstisnaları da
    olur elbette.

    Ahmed Şahin

+ Yorum Gönder