Konusunu Oylayın.: Hz. Esma (R.A.) kimdir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Esma (R.A.) kimdir ?
  1. 26.Mayıs.2012, 19:39
    1
    Misafir

    Hz. Esma (R.A.) kimdir ?

  2. 30.Mayıs.2012, 07:35
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz. Esma (R.A.) kimdir ?




    Hz.Esma annemizin İslam'a olan hizmeti ve Efendimize (s.a.v) olan hizmeti ve bunun yanında çok enteresan olarak birçok İslami yasaya katkısı vardır. Bazı âyetler Hz.Esma’nın bir hadise üzerindeki intizarına, bekleyişine cevap verecek şekilde gelmiştir.

    Hz.Esma annemiz Hz.Ebu Bekir’in kızıdır. Hz.Aişe’nin de ablasıdır. Hz.Esma onsekizinci Müslüman olmak şerefine erişmiş, onsekizinci Müslüman olarak İslamiyeti kabul etmiştir. Mânâda hiçbir tesadüfün yeri yoktur onsekiz sayısı Mevlevilerin özel saydıkları kutsal sayıdır. İşin bir hikmeti de İslamiyetteki müziğe izni Hz.Esma almıştır. İslam müziğinin doğmasına ve İslam müziğinin birbirinden güzel eserler vermesine Hz.Esma’nın gönlündeki bir cereyan vesile oluyor.

    Fevkalade zeki, yüksek seviyede hafızalı, çok üst seviyede ahlaklı bir hanımefendi olduğu için Rasûlallahın ağzından çıkan her âyeti kerimeyi, her hadis-i şerifi kapıp, kapı kapı dolaşarak Müslüman arayıp, Müslüman yetiştirmek için bir asker oldu. Müslüman cereyanı taşımak için adeta Fahr-i Kâinat ordusunun ilk manevi neferi olmuştur.


    Efendimiz'e Hizmet Etmek


    Hz.Esma fevkalade marifet sahibi bir hanımefendiydi. Fahr-i Kâinat Efenfimizin gömleklerini dikmeye başladı. Bundan itibaren Efendimizin giyinmekteki zevk-i selimini anlamaya başladı. Daha evvel gömlekler sıfır yaka şeklinde dikilirdi. Bir defasında Fahr-i Kâinat Efendimiz Esma annemize “bu yakaları biraz şöyle kaldırmak mümkün değil mi ?” demişti. Bugünkü tabiriyle hakim yakayı tarif etmişti Efendimiz ”-Hay hay ya Resulallah diye cevap verdi annemiz.” Ondan sonraki bir zamanda Efendimiz “ hep önde oluyor düğmeler, acaba şöyle yana doğru alsak düğmeyi daha şık olmaz mı?” dedi. Hz.Esma hay hay dedi ve Efendimize o tarz gömlek dikti. İşte Efendimize hizmetleri bu tarzda başladı.


    Elest’ten Gelen İki Tarz Tecelli


    Bunlardan bir tanesi Efendimize maddi sıhrıyyet şeklinde tecelli etti. Yani akrabalık şeklinde… Daha özünde de ehl-i beyt ve al-i âba şeklinde tecelli etti. Bir tanesi de dostluklar şeklinde, ashab-ı güzin dediğimiz yakınları şeklinde tecelli etti. İşte Hz. Esma Onsekizinci Müslüman olarak hem ashap, hem de akrabalık yakınlığı dolayısıyle iki halkanın elestteki, güçlü kadronun sanki arasındaki bir ihtisas gibidir.


    Hocalığı, Kur’an Yorumculuğu Ve Rüya Yorumculuğu


    Hz.Esma yüz yaşına kadar yaşamış ve ömrü içersinde devamlı surette İslam cemaatlerini eğitmiş bir insandı. Hac zamanında özel çadırını açar bütün gelen müminlere âyet okutur, Kur’an okutur, İslam hukukunu okuturdu. O tam manasıyla bir hocaydı. Bu hocalığının yanında Kur’an âyetlerinin yorumu konusunda da çok ustaydı. Asr-ı saadette Efendimizden sonra en iyi rüya yoran Hz.Esma idi. Kendisine bu üstün kabiliyetinin hikmetini, sırrını soranlara, “hamdolsun Rabbıma Efendimiz bana lûtfediyor, mânâdan bana rüya yorumunu öğretiyor” derdi.

    Hicretteki Rolü


    Fahr-i Kâinat Efendimiz aniden Hz.Ebubekir’in (r.a) evine gelerek “ hadi bakalım Medine’ye gidiyoruz” diye emrettiği ve haneyi büyük neşeye boğduğu zaman, “ bütün iş sana düşüyor Esma” dedi. Hz.Esma hem sevinçle, hem telaşla, hem de büyük bir rikkat ve dikkatle vazifesini eksik yapmamak için yiyecekleri hazırladı, suyu hazırladı. Bunların her ikisini biri kırba biri bohça tarzında hazırladı. O kadar telaş ediyordu ki, o sırada bunları bağlayacak bir şey bulamadı. Arap hanımlarının, özellikle asil Arap hanımlarının belinde, bir ucu dizden aşağı inen süs kuşağı olurdu. Bu süs kuşağını kesti, yarısıyla suyu yarısıyla yiyecekleri bağladı. Bunları mağaraya götürdüğü zaman Efendimiz çok enteresan bir iltifatta bulundu. “Cennette bu iki kuşağın karşılığı iki ayrı sır vereceğim Esma’ya” dedi. Bu sırlardan bir tanesi dünyada tecelli etmiştir. Yeryüzünde de inşallah İslam hanımefendileri onun sırrıyla feyz alacaklardır.


    Akşamdan Geleni, Sabah Dağıtırdı


    Hz.Esma’nın bu seha hususiyeti o kadar Efendimizin emrine mutlak uymak hadisesiydi ki, akşamdan geleni sabaha bırakmazdı. İslamiyetin yardım tarzları, cömertlik, itâ, ittika, infak sonradan gelen insanlar tarafından dar çerçevelere sokulmaya çalışılmıştır. Halbuki Efendimiz’in itâ’da ve infakta sınırı yoktur. Nitekim bir gün Efendimiz Medine’de sohbeti sırasında, sohbeti keserek caminin bitişiğindeki hane-i saadetlerine kadar gitti ve bir müddet sonra döndüler. Ashab Efendimizin hiç yapmadığı bu işe şaşırmış, sohbeti kesecek kadar önemli olan bu aciliyeti merak etmişlerdi. Efendimiz “ Sabah ezanından evvel tasadduk etmeye niyetlendiğim birkaç kuruş vardı. Akşam o akçeleri unuttuğum için huzursuz oldum, sohbet edemedim.” buyurdu.
    Bunu işiten Hz.Esma bir kuruş bekletmezdi. İşte onun için bütün ömrü gerçekten fakirlik içerisinde geçti derken, akşamdan geleni sabah namazından evvel dağıtma alışkanlığındandı. Hz.Ebubekir’in kızları çok cömerttiler. Hem Hz.Âişe hem Hz.Esma.

    Hz.Esma annemizin ışığında zulümden korkmayarak, sevginin her an hizmet olduğunu bilerek ve nesi var nesi yok dağıtıp yalnız Allah ve Rasulünün uğrunda yaşamanın mutluluk olduğunu sezerek yaşama anahtarını kendi ölçümüzün içersinde kendi nefsimizin şirretliği içerisinde bir nebze olsun aşmamız lazım.
    alıntı


  3. 30.Mayıs.2012, 07:35
    2
    Moderatör



    Hz.Esma annemizin İslam'a olan hizmeti ve Efendimize (s.a.v) olan hizmeti ve bunun yanında çok enteresan olarak birçok İslami yasaya katkısı vardır. Bazı âyetler Hz.Esma’nın bir hadise üzerindeki intizarına, bekleyişine cevap verecek şekilde gelmiştir.

    Hz.Esma annemiz Hz.Ebu Bekir’in kızıdır. Hz.Aişe’nin de ablasıdır. Hz.Esma onsekizinci Müslüman olmak şerefine erişmiş, onsekizinci Müslüman olarak İslamiyeti kabul etmiştir. Mânâda hiçbir tesadüfün yeri yoktur onsekiz sayısı Mevlevilerin özel saydıkları kutsal sayıdır. İşin bir hikmeti de İslamiyetteki müziğe izni Hz.Esma almıştır. İslam müziğinin doğmasına ve İslam müziğinin birbirinden güzel eserler vermesine Hz.Esma’nın gönlündeki bir cereyan vesile oluyor.

    Fevkalade zeki, yüksek seviyede hafızalı, çok üst seviyede ahlaklı bir hanımefendi olduğu için Rasûlallahın ağzından çıkan her âyeti kerimeyi, her hadis-i şerifi kapıp, kapı kapı dolaşarak Müslüman arayıp, Müslüman yetiştirmek için bir asker oldu. Müslüman cereyanı taşımak için adeta Fahr-i Kâinat ordusunun ilk manevi neferi olmuştur.


    Efendimiz'e Hizmet Etmek


    Hz.Esma fevkalade marifet sahibi bir hanımefendiydi. Fahr-i Kâinat Efenfimizin gömleklerini dikmeye başladı. Bundan itibaren Efendimizin giyinmekteki zevk-i selimini anlamaya başladı. Daha evvel gömlekler sıfır yaka şeklinde dikilirdi. Bir defasında Fahr-i Kâinat Efendimiz Esma annemize “bu yakaları biraz şöyle kaldırmak mümkün değil mi ?” demişti. Bugünkü tabiriyle hakim yakayı tarif etmişti Efendimiz ”-Hay hay ya Resulallah diye cevap verdi annemiz.” Ondan sonraki bir zamanda Efendimiz “ hep önde oluyor düğmeler, acaba şöyle yana doğru alsak düğmeyi daha şık olmaz mı?” dedi. Hz.Esma hay hay dedi ve Efendimize o tarz gömlek dikti. İşte Efendimize hizmetleri bu tarzda başladı.


    Elest’ten Gelen İki Tarz Tecelli


    Bunlardan bir tanesi Efendimize maddi sıhrıyyet şeklinde tecelli etti. Yani akrabalık şeklinde… Daha özünde de ehl-i beyt ve al-i âba şeklinde tecelli etti. Bir tanesi de dostluklar şeklinde, ashab-ı güzin dediğimiz yakınları şeklinde tecelli etti. İşte Hz. Esma Onsekizinci Müslüman olarak hem ashap, hem de akrabalık yakınlığı dolayısıyle iki halkanın elestteki, güçlü kadronun sanki arasındaki bir ihtisas gibidir.


    Hocalığı, Kur’an Yorumculuğu Ve Rüya Yorumculuğu


    Hz.Esma yüz yaşına kadar yaşamış ve ömrü içersinde devamlı surette İslam cemaatlerini eğitmiş bir insandı. Hac zamanında özel çadırını açar bütün gelen müminlere âyet okutur, Kur’an okutur, İslam hukukunu okuturdu. O tam manasıyla bir hocaydı. Bu hocalığının yanında Kur’an âyetlerinin yorumu konusunda da çok ustaydı. Asr-ı saadette Efendimizden sonra en iyi rüya yoran Hz.Esma idi. Kendisine bu üstün kabiliyetinin hikmetini, sırrını soranlara, “hamdolsun Rabbıma Efendimiz bana lûtfediyor, mânâdan bana rüya yorumunu öğretiyor” derdi.

    Hicretteki Rolü


    Fahr-i Kâinat Efendimiz aniden Hz.Ebubekir’in (r.a) evine gelerek “ hadi bakalım Medine’ye gidiyoruz” diye emrettiği ve haneyi büyük neşeye boğduğu zaman, “ bütün iş sana düşüyor Esma” dedi. Hz.Esma hem sevinçle, hem telaşla, hem de büyük bir rikkat ve dikkatle vazifesini eksik yapmamak için yiyecekleri hazırladı, suyu hazırladı. Bunların her ikisini biri kırba biri bohça tarzında hazırladı. O kadar telaş ediyordu ki, o sırada bunları bağlayacak bir şey bulamadı. Arap hanımlarının, özellikle asil Arap hanımlarının belinde, bir ucu dizden aşağı inen süs kuşağı olurdu. Bu süs kuşağını kesti, yarısıyla suyu yarısıyla yiyecekleri bağladı. Bunları mağaraya götürdüğü zaman Efendimiz çok enteresan bir iltifatta bulundu. “Cennette bu iki kuşağın karşılığı iki ayrı sır vereceğim Esma’ya” dedi. Bu sırlardan bir tanesi dünyada tecelli etmiştir. Yeryüzünde de inşallah İslam hanımefendileri onun sırrıyla feyz alacaklardır.


    Akşamdan Geleni, Sabah Dağıtırdı


    Hz.Esma’nın bu seha hususiyeti o kadar Efendimizin emrine mutlak uymak hadisesiydi ki, akşamdan geleni sabaha bırakmazdı. İslamiyetin yardım tarzları, cömertlik, itâ, ittika, infak sonradan gelen insanlar tarafından dar çerçevelere sokulmaya çalışılmıştır. Halbuki Efendimiz’in itâ’da ve infakta sınırı yoktur. Nitekim bir gün Efendimiz Medine’de sohbeti sırasında, sohbeti keserek caminin bitişiğindeki hane-i saadetlerine kadar gitti ve bir müddet sonra döndüler. Ashab Efendimizin hiç yapmadığı bu işe şaşırmış, sohbeti kesecek kadar önemli olan bu aciliyeti merak etmişlerdi. Efendimiz “ Sabah ezanından evvel tasadduk etmeye niyetlendiğim birkaç kuruş vardı. Akşam o akçeleri unuttuğum için huzursuz oldum, sohbet edemedim.” buyurdu.
    Bunu işiten Hz.Esma bir kuruş bekletmezdi. İşte onun için bütün ömrü gerçekten fakirlik içerisinde geçti derken, akşamdan geleni sabah namazından evvel dağıtma alışkanlığındandı. Hz.Ebubekir’in kızları çok cömerttiler. Hem Hz.Âişe hem Hz.Esma.

    Hz.Esma annemizin ışığında zulümden korkmayarak, sevginin her an hizmet olduğunu bilerek ve nesi var nesi yok dağıtıp yalnız Allah ve Rasulünün uğrunda yaşamanın mutluluk olduğunu sezerek yaşama anahtarını kendi ölçümüzün içersinde kendi nefsimizin şirretliği içerisinde bir nebze olsun aşmamız lazım.
    alıntı





+ Yorum Gönder