Konusunu Oylayın.: Güzel sözlü açılış konuşması

5 üzerinden 4.67 | Toplam : 3 kişi
Güzel sözlü açılış konuşması
  1. 25.Mayıs.2012, 09:27
    1
    Misafir

    Güzel sözlü açılış konuşması






    Güzel sözlü açılış konuşması Mumsema cok acıl güzel sözlü acılış konusması lazım yardımcı olurmusunuz


  2. 25.Mayıs.2012, 09:27
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    cok acıl güzel sözlü acılış konusması lazım yardımcı olurmusunuz


    Benzer Konular

    - Güzel sözlü resimler

    - Güzel sözlü dini güzel yazı

    - Açılış konuşması nasıl yapılır?

    - Güzel Sözlü

    - Sözlü güzel resimler

  3. 01.Haziran.2012, 20:41
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Güzel sözlü açılış konuşması




    hangi alanda ve hangi konuda nasil bir konusmanin acilisi olacaginida keske yazsaydiniz yardimci olmaya calisirdik kardesim..

    Alıntı
    KONUŞMA METNİ HAZIRLANMASI ve ETKİLİ SUNUM
    Bir dinleyici topluluğu karşısında hazırlıklı
    olarak yapılacak konuşma için bir metin
    hazırlarken ve konuşma yaparken dikkat
    edilecek noktalar…
    DİSK
    BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
    - 2 –
    Konuşma İçin Hazırlık
    · Konuşmanın amacını, ana düşüncesini ve ana
    hatlarını belirleme.
    · Konuşma süresini belirleme.
    · Ne tür bir konuşma yapılacağını belirleme
    (konferans, söyleşi, tartışma, söylev, savunma,
    açık oturum ya da panel konuşması).
    · Konuşma ve konuşmacıdan beklentileri
    belirleme.
    · Konuşma sırasında kullanılacak araçları
    seçme ve hazırlama (görsel, işitsel, yazılı
    araçlar: Tepegöz, saydam, film, müzik kaydı vb.)
    · Konuşmanın yapılacağı yerin fiziksel
    özelliklerini inceleme.
    · Konuşma metnini hazırlama:
    a. Konuşma metninin tamamını yazılı olarak
    hazırlama: Konuşmayı metne sadık kalarak
    doğrudan kâğıttan okumak, ciddi ve resmi bir
    konuşma için uygun bir hazırlanma biçimidir.
    Metnin çizgisiz kâğıda, bilgisayarla ya da
    daktiloyla (çift satır aralığıyla ve iri harflerle)
    yazılarak hazırlanması, konuşma sırasında
    metnin takbini kolaylaştıracaktır.
    b. Konuşma sırasında zaman zaman
    yararlanılacak not kartları hazırlama: Doğal,
    rahat ve içten bir konuşma için
    benimsenebilecek hazırlanma biçimidir.
    - 3 –
    Metni Konuşmaya Dönüştürme
    Yazılı metin tamamlandığında sunuşun yazma kısmının
    bittiğini düşünebilirsiniz. Ancak yazılı metinlerin dil yapısı
    ve akış stili konuşma metinindekinden çok farklıdır. Bu
    nedenle sunuş öncesi eldeki yazılı metin konuşma metni
    haline getirilmelidir.
    Sunuş metni hazırlarken:
    Sunuş metninin yazılması çok dikkat gerektirir. Yazı
    üslubu ile konuşma üslubu biribirinden ne kadar farklı ise
    konuşma metni de bu durum düşünülerek hazırlanır.
    Sunuşta kullanacağımız dil okunmak için değil işitilmek
    içindir.
    Sunuşta şahıs zamirleri kullanmak konuşmaya doğal bir
    hava ve sıcaklık verir. Cümleler kısa olmalıdır Sunuş
    cümleleri kısa olmalı, mümkünse 10-12 kelimeyi
    geçmemelidir. Pratik bir bilgi olarak bir cümle eğer bir
    nefes alışla tamamlanabiliyorsa uygun uzunlukta olduğu
    kabul edilir. Okumak için hazırlanmış metinlerde
    okuyucunun anlamadığı cümleyi tekrar okuma şansı vardır.
    Ama sunuşlarda dinleyici uzun bir cümleyi kaçırdığında
    başa dönüp tekrar dinleme şansı yoktur.
    Olumlu cümleler kullanılmalıdır Özel bir neden
    bulunmadıkça “Konunun diğer yanını göremediniz” yerine
    ” işin bir de diğer yanına bakalım” gibi ifadeler
    kullanmalıdır. Günlük sözcüklere yer verilmelidir.
    Karmaşık sözcükler daha az dinlemeye neden olur.
    Hazırladığınız konuşma metni basit, dolaysız ama ilginç
    olmalıdır. İnsanlar basit ve dolaysız anlatımları anımsarlar.
    İlginç ve canlı bulduklarını ise hiç unutmazlar.
    - 4 –
    · Hitap edilen topluluğun (dinleyicilerin)
    özelliklerini belirleme (yaş, cinsiyet, kültür
    düzeyi, diğer belirgin özellikleri, konuşmayı
    dinlemekten amaçlarının ne olduğu).
    · Konuşmaya başlamadan önce dinleyiciyi
    hazırlama:
    a. Fiziksel olarak: Dinleyiciyi selamlayarak ilk
    iletişimi kurma.
    b. Düşünsel olarak: Konuşmanın içeriğini,
    amacını, belirgin özelliklerini, süresini, konuşma
    sonunda sorulara ve tartışma bölümüne yer
    verilip verilmeyeceğini bildiren kısa (bir iki
    cümlelik) bir ön açıklama yapılması.
    Konuşmaya Başlarken
    Konuşmaya başlamadan önce tüm dinleyicilerin
    dikkati size toplanana kadar beklenmelidir.
    Bu bekleme sırasında ileri geri hareketler, sinirli
    tavırlar veya birşeylerin karıştırılması gereksizdir.
    Durup hafif gülümsemek yeterlidir.
    Tüm gözler üzerinizde olduğu zaman konuşmaya
    başlamalıdır. Konuşma dinleyicilerle mutlaka göz
    teması olarak yapılmalıdır.
    Göz teması çok önemlidir. Göz temasını
    yürüteceğiniz birkaç dost dinleyici seçin. Göz
    temasında abartıya gitmeyin. Aynı kişiye sürekli
    bakmak o kişinin dikkatinin dağılmasına, rahatsız
    olmasına, gözlerini yere yöneltip konudan
    kopmasına yol açar.
    - 5 –
    İyi Bir Konuşmanın Özellikleri
    · Konuşma, konuya yeni ve özgün bir yaklaşım
    getirmelidir. Panel, açık oturum gibi çok
    konuşmacının yer aldığı bir toplantıda
    konuşuluyorsa, bir öncekinin söylediklerini aynen
    tekrar etmemeye dikkat edilmeli, paylaşılan
    görüşlerde ayrıntılara dikkat çekilmelidir..
    · Neden-sonuç, soru-yanıt, sav-kanıt ilişkisi
    gözetilmelidir.
    · İnandırıcılık esas alınmalıdır. Bunun için sav,
    kanıtlara, tanıklara, belgelere dayandırılmalıdır.
    · Tekrarlardan, konuyu dağıtacak sapmalardan
    kaçınılmalı; konuşma süresince odak nokta
    gözden kaçırılmamalıdır.
    · Konuşmacı konusuna hakim, alanında bilgili
    bir kişi olduğunu dinleyicisine hissettirmelidir.
    · Konuşmaya yapıcı, güvenilir bir hava hakim
    olmalıdır.
    · Uzun cümlelerden kaçınılmalı; anlaşılır, kısa
    cümleler kurulmalıdır.
    · Soyut ifadeler, aşırı teknik terimler
    kullanılmamalıdır.
    · Kitap ifadelerinden, yapmacıklıktan, “edebiyat
    parçalamaktan” uzak durulmalıdır.
    - 6 –
    · Topluluğu galeyana getirecek, çatışma ve
    kargaşa yaratacak üsluptan sakınılmalıdır.
    · Doğal, rahat, sakin bir tavırla konuşulmalıdır.
    Heyecanın kontrol altına alınması
    Çok sayıda gözün size çevrili olduğu bir salonda
    çıkıp konuşma yapmak kolay bir iş değildir.
    Heyecana karşı en önemli güvence iyi
    hazırlanmaktır. Hazırlıklarınız iyi ve yeterli
    olmamışsa, bunun sizde yaratacağı güvensizlik en
    önemli heyecan nedenlerinden birisidir.
    Konuşmaya başlamadan hemen önceki kısa
    dönemde ellerin birbirine sıkıca kenetlenmesi veya
    yumrukların sıkılmasının gerilimi artırdığı bunun
    da kişiyi daha çok heyecanlandırdığı saptanmıştır.
    Kollar yanlarda ve eller serbest tutulmalıdır. Ses
    titremesi olanlarda ses tellerindeki, gerilimin
    azaltılması için hafifçe mırıldanmak yararlı olabilir.
    Sunuş sırasında kendiniz olmaya çalışın. Yani ne
    iseniz o olun. Başka bir kimliği taklit etme
    çabasıyla rol yapmayın. Bu gayret sizin stresinizi
    kat ve kat artıracaktır.
    · Konunun ilgi çekici, özgün yanları
    vurgulanmalıdır.
    - 7 –
    · Tekdüzelikten kaçınılmalı, konu ilginç
    örneklerle renklendirilmelidir.
    · Konuşma sırasında görsel, işitsel, yazılı
    araçlar etkin ve işlevsel bir şekilde kullanılmalı,
    dinleyicinin dikkati uyanık tutulmalıdır.
    · Ne tür bir konuşma yapılacağına bağlı olarak
    konuşma süresi 15 dakika ile 60 dakika arasında
    tutulmalı, süre aşılmamalıdır. Süre iyi ve doğru
    kullanılmalıdır.
    · Dinleyicilere soru sorma şansı ve zamanı
    tanınmalıdır.
    · Jest ve mimiklere dikkat edilmelidir.
    · Vurgu ve tonlama hatalarından kaçınılmalıdır.
    · Diksiyon ve telaffuz hataları yapılmamalıdır.
    · Açık, düzgün, sağlam bir Türkçeyle topluluğa
    hitap edilmelidir.
    · Yazım ve noktalama kurallarına uygun bir
    konuşma metni hazırlanmalıdır. Böylelikle
    konuşmadaki vurgu ve duraklar belirlenmelidir.
    - 8 –
    İyi Bir Konuşmacının Özellikleri
    Konuşmacı görsel bir öğedir:
    Toplantıya katılan kişiler anlatılacakları dinlemeye
    gelmişlerdir.
    Ancak unutulmamalıdır ki nasıl konuşma sırasında
    kullanılacak slayt, video, multi-medya benzeri
    araçlar birer görsel araçtır, hoşumuza gitsin ya da
    gitrmesin sunucu da tam anlamıyla görsel bir
    araçtır.
    İlk gördüğünüz bir kişiyi siz nasıl incelerseniz,
    toplantı salonuna girdiğiniz andan itibaren siz de
    aynı şekilde incelenirsiniz.
    Sunuşun içeriğini bir tarafa bırakırsak, dinleyiciler
    bir sunucuyu 4 yönden ciddi olarak incelerler.
    Görünüş, vücut hareketleri, mimikler ve konuşma.
    · Konusuna hakim; sorulara ve itirazlara yanıt
    verebilecek yetkinlikte
    · Ciddi
    · Nazik ve saygılı
    · Soğukkanlı
    · Hazırlıklı ve planlı
    · Gözlemci
    · Konuşma ortamını kontrolü altında tutabilen
    - 9 -
    · Dinleyiciyle iletişim halinde olan, onun nabzını
    tutabilen
    · Dinleyicisinin yorulduğu anları farkedip dikkati
    tekrar kendisine ve konuşmasına çekebilen
    · Giyimi özenli
    Görünüş – giysi
    Sunucu bakımlı fakat gösterişten uzak olmalıdır.
    Sunucunun kıyafeti dinleyenlerin kıyafetinden çok
    farklı olmamalıdır.
    Giysi renklerinin dinleyicileri etkilediği
    saptanmıştır. Hem erkek hem kadınlarda koyu renk
    kıyafetler tercih edilmelidir. Koyu renk bilgili kişi
    izlenimi yaratır. Pastel ve açık renkler bunun tersi
    izlenimi vermektedir.
    Kadınlarda açık ayakkabı ve yüksek topuk
    kullanılmasının da bilgiye güven konusunda
    olumsuz etki, ayakkabı kalitesinin ise ilginç bir
    şekilde dinleyiciler üzerinde olumlu etki yaptığı
    anlaşılmıştır.
    Sunucu salona girdikten sonra hızla kürsü arkasına
    geçerek dinleyicilerden saklanmamalıdır. Hiç
    olmazsa toplantının başında dinleyicileri tarafından
    baştan aşağıya bir kez görünmelidir.
    - 10 –
    · Duruş ve oturuşu saygılı, kendinden emin
    Vücut hareketleri
    Etkili bir sunuşta dinleyici karşısındaki
    duruşunuzun önemli yeri vardır.
    Çoğu sunucular ne yazık ki kürsüde kendilerine
    rahat bir yer seçemezler. Diken üzerinde
    duruyormuş gibi görünürler. Huzursuzdurlar. Ya
    kürsüde saatin sarkacı gibi bir o yana bir bu yana
    sallanırlar ya da çivi gibi yerlerinde çakılıp
    dururlar.
    Sunuş sırasında aşırı vücut ve el hareketlerinden
    kaçınılmalıdır. Bu hareketleri alışkanlık haline
    getirenlerin toplantı öncesinde videoya kayıt
    yaparak veya ayna karşısında kendilerini
    izlemeleri önerilmektedir.
    Sunucu konuşmayı yaptığı kürsüye
    abanmamalıdır. Kürsüye doğru hafif eğilinebilir.
    Sürekli tek ayak üzerinde durup aralıklarla ayak
    değiştirmek sinirlilik işaretidir.
    · Jest ve mimiklerini, vücut dilini etkin bir şekilde
    kullanabilen
    - 11 –
    Jest ve Mimikler
    Doğal biçimde yapılırsa konuşmaya canlılık katar.
    Özellikle vurgulanmak istenen noktalarda yardımcı
    olur.
    Jest ve mimikler önceden planlanmaz. Konuşmanın
    havasına göre kendiliğinden ortaya çıkar. Abartılı ve
    yapay olanlar yarardan çok zarar verir.
    Eller
    Sunuş sırasında eller sürekli sorun olur.
    Ellerini ne yapacağını bilemeyen kişiler bazen
    ceplerine sokarlar, bazen elbiselerinin üzerinde var
    olmayan tozları kovalayıp dururlar. Burun ve kulak
    kaşımak çok yaygın alışkanlıklardır.
    Bunlardan kaçınmak için kendinizi eğitin.
    Ellerinizi unutmaya çalışın Ellerinizle hiç bir şey
    yapmak zorunda olmadığınızı bilin. Serbest olarak
    bedeninizin yanlarında dursunlar.
    Konuşmanın içeriği ile paralel olmak üzere, bazı
    kişiler izleyenleri etkilediklerini düşünerek ellerini
    çok kullanırlar. Bazı toplumlarda bu olay adeta
    geleneksel özellik gösterir. Buna hiç alışık olmayan
    insanlar içinse olay çok komik gözükmektedir.
    - 12 –
    Bir konuşma metni ne kadar ustaca hazırlanmış
    olursa olsun etkili bir şekilde sunulmazsa verilen
    emekler boşa gider.
    Konuşmaya yaşam kazandıracak, onu dinleyicinin
    kafasına ve ruhuna ulaştıracak olan şey sunuşun
    biçimidir.
    Başarılı bir sunuşta pek çok faktör rol oynar.
    Bunların başında konuşmacının kendisi gelir.
    · Konuştuğu dile hakim
    · Sözcüklerini seçerek ve yerinde kullanan
    · Yöresel sözcüklere, argoya ve aşırı teknik
    terimlere konuşmasında yer vermeyen
    · Kısa, açık ve etkili cümleler kuran
    · Diksiyonu ve telaffuzu hatasız
    · Çok hızlı ya da çok yavaş konuşmayan,
    sözcükleri yuvarlamayan veya aşırı derecede
    seslendirmeyen
    Konuşmacının sözcükleri söyleme hızının farkında
    olması ve bunu kontrol etmesi gerekir. Konu
    karmaşık olduğu zaman konuşma hızı
    düşürülmelidir.
    - 13 –
    · Vurgu ve tonlamaları yerinde kullanan,
    duygusal tonlamaya dikkat eden
    Sesiniz tutumunuzu, duygularınızı ve iç
    durumunuzu yansıtır. İç dünyanızın bir aynasıdır.
    · Ses tonunu etkili kullanan, çok alçak ya da çok
    yüksek sesle konuşmayan
    Yüksek ses, fikirleri vurgulamak amacıyla etkili
    biçimde kullanılabilir. Buna karşılık, gereksiz yere
    sesi yükseltmek mesajdan çok şey götürebilir ve
    dinleyicileri kızdırabilir.
    Öte yandan bazı insanlar çok yumuşak konuşur.
    Sanki odada dinleyicilerin olduğunun farkında bile
    değildirler.
    Ses hacmi ya da tonunda hiçbir değişiklik
    olmadığından bunların konuşma biçimleri
    monotondur. Sonuç olarak dinleyiciler hayallere
    dalıp uyuklayabilir ya da sinirlenebilir.
    · Süreyi etkin ve doğru kullanabilen
    · Sorulara saygıyla ve dikkatle yanıt veren
    · Konuşmadan önce mutlaka prova yapmış olan
    konuşmacı, iyi bir konuşmacıdır.
    - 14 –
    Sunuşun provasını yapma
    Çok sayıda sunuş yapmış deneyimli kişiler zamanla
    prova yapmadan da başarılı olacaklarını düşünmeye
    başlarlar.
    Kesinlikle provasız sunuş yapılmamalıdır. Bir kaç
    kez sunduğumuz bir konuyu bile provasız sunmaya
    kalkmak hatadır.
    Bir konuyu iyi bilmekle, onu iyi sunmak farklı
    şeylerdir. Sunuş planı gereğince hangi noktada neyin
    ön plana alınacağı veya ne zaman hangi örneğin
    verilmesi gerektiği gibi konular zamanla unutulur.
    Konuyu iyi bildiğini düşünen kimseler, yine
    zamanla, notlarına hiç bakmadan da iyi
    anlatacaklarını düşünürler. Deneyimler göstermiştir
    ki bu durumda, anlatılan konunun belki en can alıcı
    kısımları unutulabilmektedir.
    Provasız sunuş alışkanlığı sunuşta kullanılan teknik
    yardımcıların da sunuş öncesi kontrol edilmemesi
    alışkanlığına kolaylıkla dönüşeceği için kaçınılmaz
    olarak sürpriz aksilikler olacaktır.
    Konuşma metnini aklınızda tutacak kadar çalışın
    (ezberlenmesi gerekmez). Rahat ve sohbet eder gibi
    konuşmak yapaylığı azaltır, tek tek dinleyicide sanki
    kendisine anlatılıyormuş gibi bir duygu yaratır.
    - 15 –
    Konuşma Türleri
    a. Açış ve tören konuşması: Başlatma, sunma
    amaçlı, kısa, bilgi verici konuşmalardır. Çok
    kısa tutulmalı, asıl konuşmacılara ya da törene
    hemen geçilmesi sağlanmalıdır.
    Bu tür konuşmaların yapılmasında amacın
    dinleyici/izleyici topluluğunu toplantıya ya da
    törene hazırlamaktan ibaret olduğu
    unutulmamalıdır.
    b. Söyleşi: Radyo, televizyon gibi yayın
    organlarında, dinleyici/izleyiciyi aydınlatmak,
    bilgilendirmek, eğitmek ve eğlendirmek
    amacıyla yapılan, süresi sınırlandırılmış
    konuşmalardır.
    Birden fazla konuşmacı belirli bir süreyi
    paylaşabileceği gibi süre tek konuşmacı
    tarafından da kullanılabilir. Bu tür konuşmalarda
    konu önceden belirlenmiştir ve dinleyiciyi
    sıkmayacak bir akışa sahiptir. Söyleşi türü
    konuşmalara her türden dinleyiciye seslenmek
    için başvurulabilir.
    Konuşmanın renklenmesini sağlayacak
    fıkralara, şiirlere, anılara, yaşantılara, alıntılara
    yer verilir. Öznel ve duygusal bir tavır
    sergilenebilir. Hazırlıklılık ve birikim esastır.
    - 16 –
    c. Bilimsel konuşma: Panel, açık oturum,
    konferans gibi bilimsel amaçlı toplantılarda
    gerçekleştirilen, konuyla ilgili bir topluluğa belirli
    bir bilginin aktarılmasını amaçlayan, konusunun
    uzmanı kişiler tarafından yapılan konuşmalardır.
    Nesnellik, planlılık, ciddiyet, bilimsellik,
    hazırlıklılık esastır.
    d. Söylevler (Nutuk): Geniş halk kitlelerini belirli
    bir duygu doğrultusunda harekete geçirmeyi,
    coşturmayı, bir konuda ikna etmeyi amaçlayan
    etkili konuşmalardır.
    Askeri, akademik, siyasal, dinsel, hukuksal
    içerikli olabilir. Karşıt düşünceyi çürütmek,
    savununlan düşünceyi olabildiğince etkili bir
    şekilde kanıtlamak, amaçtır.
    Konuşmacının topluluk karşısında etkin
    konuşabilme gücüne sahip, hitap ettiği kitle
    tarafından sevilen ve sayılan, lider karakterli,
    sesini, jest ve mimiklerini güçlü ve etkili bir
    şekilde kullanabilen bir kişi olması gerekir.
    - 17 –
    NASIL KONUŞMALI
    (MONTAIGNE, Denemeler, Çeviren Sabahattin
    Eyüboğlu, İstanbul, Cem Yayınevi, 1987, sf. 298)
    Sözümün akışını bozup güzel tümceler aramaktansa
    güzel tümceleri bozup sözümün akışına uydurmayı
    daha doğru bulurum. Bir sözün ardından
    koşmamalıyız, söz bizim ardımızdan koşmalı, işimize
    yaramalı. Söylediğimiz şeyler sözlerimizi almalı ve
    dinleyenin kafasını öyle doldurmalı ki artık
    kelimeleri hatırlayamasın.
    İster kâğıt üstünde olsun, ister ağızdan, benim
    sevdiğim konuşma, düpedüz, içten gelen, lezzetli,
    şiirli, sıkı ve kısa kesen bir konuşmadır. Güç olsun,
    zararı yok; ama sıkıcı olmasın; süsten, özentiden
    kaçsın, düzensiz, gelişigüzel ve korkmadan yürüsün.
    Dinleyen, her yediği lokmayı tadarak yesin.
    Konuşma, Sueton’un, Julius Caesar’ın konuşması için
    dediği gibi, askerce olsun; ama ukalâca, avukatça,
    vaizce olmasın.
    Söylev sanatı, insanı söyleyeceğinden uzaklaştırıp
    kendi yoluna çeker. Gösteriş için herkesten başka
    türlü giyinmek, gülünç kılıklara girmek nasıl
    pısırıklık, korkaklıksa, konuşmada bilinmedik
    kelimeler, duyulmadık tümceler aramak da bir
    medreseli çocuk çabasıdır.
    Ah, keşki Paris’in sebze çarşısında kullanılan
    kelimelerle konuşabilsem!

    (Kitap I, bölüm XXVII)
    İnternetten,



  4. 01.Haziran.2012, 20:41
    2
    Aciz Kul



    hangi alanda ve hangi konuda nasil bir konusmanin acilisi olacaginida keske yazsaydiniz yardimci olmaya calisirdik kardesim..

    Alıntı
    KONUŞMA METNİ HAZIRLANMASI ve ETKİLİ SUNUM
    Bir dinleyici topluluğu karşısında hazırlıklı
    olarak yapılacak konuşma için bir metin
    hazırlarken ve konuşma yaparken dikkat
    edilecek noktalar…
    DİSK
    BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
    - 2 –
    Konuşma İçin Hazırlık
    · Konuşmanın amacını, ana düşüncesini ve ana
    hatlarını belirleme.
    · Konuşma süresini belirleme.
    · Ne tür bir konuşma yapılacağını belirleme
    (konferans, söyleşi, tartışma, söylev, savunma,
    açık oturum ya da panel konuşması).
    · Konuşma ve konuşmacıdan beklentileri
    belirleme.
    · Konuşma sırasında kullanılacak araçları
    seçme ve hazırlama (görsel, işitsel, yazılı
    araçlar: Tepegöz, saydam, film, müzik kaydı vb.)
    · Konuşmanın yapılacağı yerin fiziksel
    özelliklerini inceleme.
    · Konuşma metnini hazırlama:
    a. Konuşma metninin tamamını yazılı olarak
    hazırlama: Konuşmayı metne sadık kalarak
    doğrudan kâğıttan okumak, ciddi ve resmi bir
    konuşma için uygun bir hazırlanma biçimidir.
    Metnin çizgisiz kâğıda, bilgisayarla ya da
    daktiloyla (çift satır aralığıyla ve iri harflerle)
    yazılarak hazırlanması, konuşma sırasında
    metnin takbini kolaylaştıracaktır.
    b. Konuşma sırasında zaman zaman
    yararlanılacak not kartları hazırlama: Doğal,
    rahat ve içten bir konuşma için
    benimsenebilecek hazırlanma biçimidir.
    - 3 –
    Metni Konuşmaya Dönüştürme
    Yazılı metin tamamlandığında sunuşun yazma kısmının
    bittiğini düşünebilirsiniz. Ancak yazılı metinlerin dil yapısı
    ve akış stili konuşma metinindekinden çok farklıdır. Bu
    nedenle sunuş öncesi eldeki yazılı metin konuşma metni
    haline getirilmelidir.
    Sunuş metni hazırlarken:
    Sunuş metninin yazılması çok dikkat gerektirir. Yazı
    üslubu ile konuşma üslubu biribirinden ne kadar farklı ise
    konuşma metni de bu durum düşünülerek hazırlanır.
    Sunuşta kullanacağımız dil okunmak için değil işitilmek
    içindir.
    Sunuşta şahıs zamirleri kullanmak konuşmaya doğal bir
    hava ve sıcaklık verir. Cümleler kısa olmalıdır Sunuş
    cümleleri kısa olmalı, mümkünse 10-12 kelimeyi
    geçmemelidir. Pratik bir bilgi olarak bir cümle eğer bir
    nefes alışla tamamlanabiliyorsa uygun uzunlukta olduğu
    kabul edilir. Okumak için hazırlanmış metinlerde
    okuyucunun anlamadığı cümleyi tekrar okuma şansı vardır.
    Ama sunuşlarda dinleyici uzun bir cümleyi kaçırdığında
    başa dönüp tekrar dinleme şansı yoktur.
    Olumlu cümleler kullanılmalıdır Özel bir neden
    bulunmadıkça “Konunun diğer yanını göremediniz” yerine
    ” işin bir de diğer yanına bakalım” gibi ifadeler
    kullanmalıdır. Günlük sözcüklere yer verilmelidir.
    Karmaşık sözcükler daha az dinlemeye neden olur.
    Hazırladığınız konuşma metni basit, dolaysız ama ilginç
    olmalıdır. İnsanlar basit ve dolaysız anlatımları anımsarlar.
    İlginç ve canlı bulduklarını ise hiç unutmazlar.
    - 4 –
    · Hitap edilen topluluğun (dinleyicilerin)
    özelliklerini belirleme (yaş, cinsiyet, kültür
    düzeyi, diğer belirgin özellikleri, konuşmayı
    dinlemekten amaçlarının ne olduğu).
    · Konuşmaya başlamadan önce dinleyiciyi
    hazırlama:
    a. Fiziksel olarak: Dinleyiciyi selamlayarak ilk
    iletişimi kurma.
    b. Düşünsel olarak: Konuşmanın içeriğini,
    amacını, belirgin özelliklerini, süresini, konuşma
    sonunda sorulara ve tartışma bölümüne yer
    verilip verilmeyeceğini bildiren kısa (bir iki
    cümlelik) bir ön açıklama yapılması.
    Konuşmaya Başlarken
    Konuşmaya başlamadan önce tüm dinleyicilerin
    dikkati size toplanana kadar beklenmelidir.
    Bu bekleme sırasında ileri geri hareketler, sinirli
    tavırlar veya birşeylerin karıştırılması gereksizdir.
    Durup hafif gülümsemek yeterlidir.
    Tüm gözler üzerinizde olduğu zaman konuşmaya
    başlamalıdır. Konuşma dinleyicilerle mutlaka göz
    teması olarak yapılmalıdır.
    Göz teması çok önemlidir. Göz temasını
    yürüteceğiniz birkaç dost dinleyici seçin. Göz
    temasında abartıya gitmeyin. Aynı kişiye sürekli
    bakmak o kişinin dikkatinin dağılmasına, rahatsız
    olmasına, gözlerini yere yöneltip konudan
    kopmasına yol açar.
    - 5 –
    İyi Bir Konuşmanın Özellikleri
    · Konuşma, konuya yeni ve özgün bir yaklaşım
    getirmelidir. Panel, açık oturum gibi çok
    konuşmacının yer aldığı bir toplantıda
    konuşuluyorsa, bir öncekinin söylediklerini aynen
    tekrar etmemeye dikkat edilmeli, paylaşılan
    görüşlerde ayrıntılara dikkat çekilmelidir..
    · Neden-sonuç, soru-yanıt, sav-kanıt ilişkisi
    gözetilmelidir.
    · İnandırıcılık esas alınmalıdır. Bunun için sav,
    kanıtlara, tanıklara, belgelere dayandırılmalıdır.
    · Tekrarlardan, konuyu dağıtacak sapmalardan
    kaçınılmalı; konuşma süresince odak nokta
    gözden kaçırılmamalıdır.
    · Konuşmacı konusuna hakim, alanında bilgili
    bir kişi olduğunu dinleyicisine hissettirmelidir.
    · Konuşmaya yapıcı, güvenilir bir hava hakim
    olmalıdır.
    · Uzun cümlelerden kaçınılmalı; anlaşılır, kısa
    cümleler kurulmalıdır.
    · Soyut ifadeler, aşırı teknik terimler
    kullanılmamalıdır.
    · Kitap ifadelerinden, yapmacıklıktan, “edebiyat
    parçalamaktan” uzak durulmalıdır.
    - 6 –
    · Topluluğu galeyana getirecek, çatışma ve
    kargaşa yaratacak üsluptan sakınılmalıdır.
    · Doğal, rahat, sakin bir tavırla konuşulmalıdır.
    Heyecanın kontrol altına alınması
    Çok sayıda gözün size çevrili olduğu bir salonda
    çıkıp konuşma yapmak kolay bir iş değildir.
    Heyecana karşı en önemli güvence iyi
    hazırlanmaktır. Hazırlıklarınız iyi ve yeterli
    olmamışsa, bunun sizde yaratacağı güvensizlik en
    önemli heyecan nedenlerinden birisidir.
    Konuşmaya başlamadan hemen önceki kısa
    dönemde ellerin birbirine sıkıca kenetlenmesi veya
    yumrukların sıkılmasının gerilimi artırdığı bunun
    da kişiyi daha çok heyecanlandırdığı saptanmıştır.
    Kollar yanlarda ve eller serbest tutulmalıdır. Ses
    titremesi olanlarda ses tellerindeki, gerilimin
    azaltılması için hafifçe mırıldanmak yararlı olabilir.
    Sunuş sırasında kendiniz olmaya çalışın. Yani ne
    iseniz o olun. Başka bir kimliği taklit etme
    çabasıyla rol yapmayın. Bu gayret sizin stresinizi
    kat ve kat artıracaktır.
    · Konunun ilgi çekici, özgün yanları
    vurgulanmalıdır.
    - 7 –
    · Tekdüzelikten kaçınılmalı, konu ilginç
    örneklerle renklendirilmelidir.
    · Konuşma sırasında görsel, işitsel, yazılı
    araçlar etkin ve işlevsel bir şekilde kullanılmalı,
    dinleyicinin dikkati uyanık tutulmalıdır.
    · Ne tür bir konuşma yapılacağına bağlı olarak
    konuşma süresi 15 dakika ile 60 dakika arasında
    tutulmalı, süre aşılmamalıdır. Süre iyi ve doğru
    kullanılmalıdır.
    · Dinleyicilere soru sorma şansı ve zamanı
    tanınmalıdır.
    · Jest ve mimiklere dikkat edilmelidir.
    · Vurgu ve tonlama hatalarından kaçınılmalıdır.
    · Diksiyon ve telaffuz hataları yapılmamalıdır.
    · Açık, düzgün, sağlam bir Türkçeyle topluluğa
    hitap edilmelidir.
    · Yazım ve noktalama kurallarına uygun bir
    konuşma metni hazırlanmalıdır. Böylelikle
    konuşmadaki vurgu ve duraklar belirlenmelidir.
    - 8 –
    İyi Bir Konuşmacının Özellikleri
    Konuşmacı görsel bir öğedir:
    Toplantıya katılan kişiler anlatılacakları dinlemeye
    gelmişlerdir.
    Ancak unutulmamalıdır ki nasıl konuşma sırasında
    kullanılacak slayt, video, multi-medya benzeri
    araçlar birer görsel araçtır, hoşumuza gitsin ya da
    gitrmesin sunucu da tam anlamıyla görsel bir
    araçtır.
    İlk gördüğünüz bir kişiyi siz nasıl incelerseniz,
    toplantı salonuna girdiğiniz andan itibaren siz de
    aynı şekilde incelenirsiniz.
    Sunuşun içeriğini bir tarafa bırakırsak, dinleyiciler
    bir sunucuyu 4 yönden ciddi olarak incelerler.
    Görünüş, vücut hareketleri, mimikler ve konuşma.
    · Konusuna hakim; sorulara ve itirazlara yanıt
    verebilecek yetkinlikte
    · Ciddi
    · Nazik ve saygılı
    · Soğukkanlı
    · Hazırlıklı ve planlı
    · Gözlemci
    · Konuşma ortamını kontrolü altında tutabilen
    - 9 -
    · Dinleyiciyle iletişim halinde olan, onun nabzını
    tutabilen
    · Dinleyicisinin yorulduğu anları farkedip dikkati
    tekrar kendisine ve konuşmasına çekebilen
    · Giyimi özenli
    Görünüş – giysi
    Sunucu bakımlı fakat gösterişten uzak olmalıdır.
    Sunucunun kıyafeti dinleyenlerin kıyafetinden çok
    farklı olmamalıdır.
    Giysi renklerinin dinleyicileri etkilediği
    saptanmıştır. Hem erkek hem kadınlarda koyu renk
    kıyafetler tercih edilmelidir. Koyu renk bilgili kişi
    izlenimi yaratır. Pastel ve açık renkler bunun tersi
    izlenimi vermektedir.
    Kadınlarda açık ayakkabı ve yüksek topuk
    kullanılmasının da bilgiye güven konusunda
    olumsuz etki, ayakkabı kalitesinin ise ilginç bir
    şekilde dinleyiciler üzerinde olumlu etki yaptığı
    anlaşılmıştır.
    Sunucu salona girdikten sonra hızla kürsü arkasına
    geçerek dinleyicilerden saklanmamalıdır. Hiç
    olmazsa toplantının başında dinleyicileri tarafından
    baştan aşağıya bir kez görünmelidir.
    - 10 –
    · Duruş ve oturuşu saygılı, kendinden emin
    Vücut hareketleri
    Etkili bir sunuşta dinleyici karşısındaki
    duruşunuzun önemli yeri vardır.
    Çoğu sunucular ne yazık ki kürsüde kendilerine
    rahat bir yer seçemezler. Diken üzerinde
    duruyormuş gibi görünürler. Huzursuzdurlar. Ya
    kürsüde saatin sarkacı gibi bir o yana bir bu yana
    sallanırlar ya da çivi gibi yerlerinde çakılıp
    dururlar.
    Sunuş sırasında aşırı vücut ve el hareketlerinden
    kaçınılmalıdır. Bu hareketleri alışkanlık haline
    getirenlerin toplantı öncesinde videoya kayıt
    yaparak veya ayna karşısında kendilerini
    izlemeleri önerilmektedir.
    Sunucu konuşmayı yaptığı kürsüye
    abanmamalıdır. Kürsüye doğru hafif eğilinebilir.
    Sürekli tek ayak üzerinde durup aralıklarla ayak
    değiştirmek sinirlilik işaretidir.
    · Jest ve mimiklerini, vücut dilini etkin bir şekilde
    kullanabilen
    - 11 –
    Jest ve Mimikler
    Doğal biçimde yapılırsa konuşmaya canlılık katar.
    Özellikle vurgulanmak istenen noktalarda yardımcı
    olur.
    Jest ve mimikler önceden planlanmaz. Konuşmanın
    havasına göre kendiliğinden ortaya çıkar. Abartılı ve
    yapay olanlar yarardan çok zarar verir.
    Eller
    Sunuş sırasında eller sürekli sorun olur.
    Ellerini ne yapacağını bilemeyen kişiler bazen
    ceplerine sokarlar, bazen elbiselerinin üzerinde var
    olmayan tozları kovalayıp dururlar. Burun ve kulak
    kaşımak çok yaygın alışkanlıklardır.
    Bunlardan kaçınmak için kendinizi eğitin.
    Ellerinizi unutmaya çalışın Ellerinizle hiç bir şey
    yapmak zorunda olmadığınızı bilin. Serbest olarak
    bedeninizin yanlarında dursunlar.
    Konuşmanın içeriği ile paralel olmak üzere, bazı
    kişiler izleyenleri etkilediklerini düşünerek ellerini
    çok kullanırlar. Bazı toplumlarda bu olay adeta
    geleneksel özellik gösterir. Buna hiç alışık olmayan
    insanlar içinse olay çok komik gözükmektedir.
    - 12 –
    Bir konuşma metni ne kadar ustaca hazırlanmış
    olursa olsun etkili bir şekilde sunulmazsa verilen
    emekler boşa gider.
    Konuşmaya yaşam kazandıracak, onu dinleyicinin
    kafasına ve ruhuna ulaştıracak olan şey sunuşun
    biçimidir.
    Başarılı bir sunuşta pek çok faktör rol oynar.
    Bunların başında konuşmacının kendisi gelir.
    · Konuştuğu dile hakim
    · Sözcüklerini seçerek ve yerinde kullanan
    · Yöresel sözcüklere, argoya ve aşırı teknik
    terimlere konuşmasında yer vermeyen
    · Kısa, açık ve etkili cümleler kuran
    · Diksiyonu ve telaffuzu hatasız
    · Çok hızlı ya da çok yavaş konuşmayan,
    sözcükleri yuvarlamayan veya aşırı derecede
    seslendirmeyen
    Konuşmacının sözcükleri söyleme hızının farkında
    olması ve bunu kontrol etmesi gerekir. Konu
    karmaşık olduğu zaman konuşma hızı
    düşürülmelidir.
    - 13 –
    · Vurgu ve tonlamaları yerinde kullanan,
    duygusal tonlamaya dikkat eden
    Sesiniz tutumunuzu, duygularınızı ve iç
    durumunuzu yansıtır. İç dünyanızın bir aynasıdır.
    · Ses tonunu etkili kullanan, çok alçak ya da çok
    yüksek sesle konuşmayan
    Yüksek ses, fikirleri vurgulamak amacıyla etkili
    biçimde kullanılabilir. Buna karşılık, gereksiz yere
    sesi yükseltmek mesajdan çok şey götürebilir ve
    dinleyicileri kızdırabilir.
    Öte yandan bazı insanlar çok yumuşak konuşur.
    Sanki odada dinleyicilerin olduğunun farkında bile
    değildirler.
    Ses hacmi ya da tonunda hiçbir değişiklik
    olmadığından bunların konuşma biçimleri
    monotondur. Sonuç olarak dinleyiciler hayallere
    dalıp uyuklayabilir ya da sinirlenebilir.
    · Süreyi etkin ve doğru kullanabilen
    · Sorulara saygıyla ve dikkatle yanıt veren
    · Konuşmadan önce mutlaka prova yapmış olan
    konuşmacı, iyi bir konuşmacıdır.
    - 14 –
    Sunuşun provasını yapma
    Çok sayıda sunuş yapmış deneyimli kişiler zamanla
    prova yapmadan da başarılı olacaklarını düşünmeye
    başlarlar.
    Kesinlikle provasız sunuş yapılmamalıdır. Bir kaç
    kez sunduğumuz bir konuyu bile provasız sunmaya
    kalkmak hatadır.
    Bir konuyu iyi bilmekle, onu iyi sunmak farklı
    şeylerdir. Sunuş planı gereğince hangi noktada neyin
    ön plana alınacağı veya ne zaman hangi örneğin
    verilmesi gerektiği gibi konular zamanla unutulur.
    Konuyu iyi bildiğini düşünen kimseler, yine
    zamanla, notlarına hiç bakmadan da iyi
    anlatacaklarını düşünürler. Deneyimler göstermiştir
    ki bu durumda, anlatılan konunun belki en can alıcı
    kısımları unutulabilmektedir.
    Provasız sunuş alışkanlığı sunuşta kullanılan teknik
    yardımcıların da sunuş öncesi kontrol edilmemesi
    alışkanlığına kolaylıkla dönüşeceği için kaçınılmaz
    olarak sürpriz aksilikler olacaktır.
    Konuşma metnini aklınızda tutacak kadar çalışın
    (ezberlenmesi gerekmez). Rahat ve sohbet eder gibi
    konuşmak yapaylığı azaltır, tek tek dinleyicide sanki
    kendisine anlatılıyormuş gibi bir duygu yaratır.
    - 15 –
    Konuşma Türleri
    a. Açış ve tören konuşması: Başlatma, sunma
    amaçlı, kısa, bilgi verici konuşmalardır. Çok
    kısa tutulmalı, asıl konuşmacılara ya da törene
    hemen geçilmesi sağlanmalıdır.
    Bu tür konuşmaların yapılmasında amacın
    dinleyici/izleyici topluluğunu toplantıya ya da
    törene hazırlamaktan ibaret olduğu
    unutulmamalıdır.
    b. Söyleşi: Radyo, televizyon gibi yayın
    organlarında, dinleyici/izleyiciyi aydınlatmak,
    bilgilendirmek, eğitmek ve eğlendirmek
    amacıyla yapılan, süresi sınırlandırılmış
    konuşmalardır.
    Birden fazla konuşmacı belirli bir süreyi
    paylaşabileceği gibi süre tek konuşmacı
    tarafından da kullanılabilir. Bu tür konuşmalarda
    konu önceden belirlenmiştir ve dinleyiciyi
    sıkmayacak bir akışa sahiptir. Söyleşi türü
    konuşmalara her türden dinleyiciye seslenmek
    için başvurulabilir.
    Konuşmanın renklenmesini sağlayacak
    fıkralara, şiirlere, anılara, yaşantılara, alıntılara
    yer verilir. Öznel ve duygusal bir tavır
    sergilenebilir. Hazırlıklılık ve birikim esastır.
    - 16 –
    c. Bilimsel konuşma: Panel, açık oturum,
    konferans gibi bilimsel amaçlı toplantılarda
    gerçekleştirilen, konuyla ilgili bir topluluğa belirli
    bir bilginin aktarılmasını amaçlayan, konusunun
    uzmanı kişiler tarafından yapılan konuşmalardır.
    Nesnellik, planlılık, ciddiyet, bilimsellik,
    hazırlıklılık esastır.
    d. Söylevler (Nutuk): Geniş halk kitlelerini belirli
    bir duygu doğrultusunda harekete geçirmeyi,
    coşturmayı, bir konuda ikna etmeyi amaçlayan
    etkili konuşmalardır.
    Askeri, akademik, siyasal, dinsel, hukuksal
    içerikli olabilir. Karşıt düşünceyi çürütmek,
    savununlan düşünceyi olabildiğince etkili bir
    şekilde kanıtlamak, amaçtır.
    Konuşmacının topluluk karşısında etkin
    konuşabilme gücüne sahip, hitap ettiği kitle
    tarafından sevilen ve sayılan, lider karakterli,
    sesini, jest ve mimiklerini güçlü ve etkili bir
    şekilde kullanabilen bir kişi olması gerekir.
    - 17 –
    NASIL KONUŞMALI
    (MONTAIGNE, Denemeler, Çeviren Sabahattin
    Eyüboğlu, İstanbul, Cem Yayınevi, 1987, sf. 298)
    Sözümün akışını bozup güzel tümceler aramaktansa
    güzel tümceleri bozup sözümün akışına uydurmayı
    daha doğru bulurum. Bir sözün ardından
    koşmamalıyız, söz bizim ardımızdan koşmalı, işimize
    yaramalı. Söylediğimiz şeyler sözlerimizi almalı ve
    dinleyenin kafasını öyle doldurmalı ki artık
    kelimeleri hatırlayamasın.
    İster kâğıt üstünde olsun, ister ağızdan, benim
    sevdiğim konuşma, düpedüz, içten gelen, lezzetli,
    şiirli, sıkı ve kısa kesen bir konuşmadır. Güç olsun,
    zararı yok; ama sıkıcı olmasın; süsten, özentiden
    kaçsın, düzensiz, gelişigüzel ve korkmadan yürüsün.
    Dinleyen, her yediği lokmayı tadarak yesin.
    Konuşma, Sueton’un, Julius Caesar’ın konuşması için
    dediği gibi, askerce olsun; ama ukalâca, avukatça,
    vaizce olmasın.
    Söylev sanatı, insanı söyleyeceğinden uzaklaştırıp
    kendi yoluna çeker. Gösteriş için herkesten başka
    türlü giyinmek, gülünç kılıklara girmek nasıl
    pısırıklık, korkaklıksa, konuşmada bilinmedik
    kelimeler, duyulmadık tümceler aramak da bir
    medreseli çocuk çabasıdır.
    Ah, keşki Paris’in sebze çarşısında kullanılan
    kelimelerle konuşabilsem!

    (Kitap I, bölüm XXVII)
    İnternetten,






+ Yorum Gönder