Konusunu Oylayın.: Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik (Fussilet, 12) ayeti, belli bir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik (Fussilet, 12) ayeti, belli bir
  1. 24.Mayıs.2012, 19:59
    1
    Misafir

    Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik (Fussilet, 12) ayeti, belli bir






    Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik (Fussilet, 12) ayeti, belli bir Mumsema Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik (Fussilet, 12) ayeti, belli
    bir mesafeden sonra yıldızın olmadığı anlamına mı gelir?


  2. 25.Mayıs.2012, 05:51
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik (Fussilet, 12) ayeti, bel




    Fussilet suresinde en yakın göğü kandiller süsledik, deniliyor. Şimdi buradan "belli bir mesafeden sonra yıldız yok" manasını çıkartabilir miyiz? Ayrıca ilim bu konuda ne diyor?

    Fussilet suresinin ilgili ayetinin meali ise şöyledir:

    “Derken, iki gün içinde, gökleri yedi kat olarak şekillendirdi ve
    her bir göğe kendisine ait işi vahyetti. Biz dünya semasını kandillerle,
    yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk. İşte bu, azîz ve alîm (üstün
    kudret sahibi, her şeyi en mükemmel tarzda bilen Allah)’ın takdiridir.”

    (Fussilet, 41/12)



    Kur’an’da değişik ayetlerde yer alan “dünya seması” olarak
    tercüme edilen ifadenin aslı “es-semae’d-dünya” terkibi, bir
    izafet tamlaması değil, bir sıfat tamlamasıdır. Dünya kelimesi “en yakın”
    manasınadır.



    Buna göre “es-semae’d-dünya”nın doğru tercümesi
    “yakın sema” şeklindedir. Fakat “yanlış da olsa meşhur olmuş
    mana, doğru olan ama meşhur olmayan manaya tercih edilir=galat-ı meşhur sahih-i
    gayr-ı meşhurdan daha müreccahtır” kuralı gereğince biz de bunu dünya seması
    olarak tercüme ediyoruz.



    Demek ki, bu terkipten anlaşılması gereken, “dünyaya-insanların
    bakış alanına- en yakın olan gök/gökyüzü”
    dür.



    Bu sebeple, ayette yıldızlar nerede olursa olsun, insanlara gözüken kısmına
    işaret edilmiştir. Yoksa gökler yıldızlarla doludur. İster gezegen olsun, ister
    olmasın, gök cisimlerinin büyük çoğunluğu yıldız olarak adlandırılıyor.



    Biz yukarıya baktığımızda gördüğümüz mavi/veya yeşil olan saha, herhangi
    bir gök katmanı olmayıp bir feza boşluğudur. Fakat Arapçada “yukarıda
    olan her şey sema”
    olarak değerlendirilmiştir. Bu algı diğer insanlar
    için de geçerlidir ki, hepimiz yukarıya gök diyoruz. Hatta “gökteki
    bulutlar”
    tabirini de kullanıyoruz.


  3. 25.Mayıs.2012, 05:51
    2
    Moderatör



    Fussilet suresinde en yakın göğü kandiller süsledik, deniliyor. Şimdi buradan "belli bir mesafeden sonra yıldız yok" manasını çıkartabilir miyiz? Ayrıca ilim bu konuda ne diyor?

    Fussilet suresinin ilgili ayetinin meali ise şöyledir:

    “Derken, iki gün içinde, gökleri yedi kat olarak şekillendirdi ve
    her bir göğe kendisine ait işi vahyetti. Biz dünya semasını kandillerle,
    yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk. İşte bu, azîz ve alîm (üstün
    kudret sahibi, her şeyi en mükemmel tarzda bilen Allah)’ın takdiridir.”

    (Fussilet, 41/12)



    Kur’an’da değişik ayetlerde yer alan “dünya seması” olarak
    tercüme edilen ifadenin aslı “es-semae’d-dünya” terkibi, bir
    izafet tamlaması değil, bir sıfat tamlamasıdır. Dünya kelimesi “en yakın”
    manasınadır.



    Buna göre “es-semae’d-dünya”nın doğru tercümesi
    “yakın sema” şeklindedir. Fakat “yanlış da olsa meşhur olmuş
    mana, doğru olan ama meşhur olmayan manaya tercih edilir=galat-ı meşhur sahih-i
    gayr-ı meşhurdan daha müreccahtır” kuralı gereğince biz de bunu dünya seması
    olarak tercüme ediyoruz.



    Demek ki, bu terkipten anlaşılması gereken, “dünyaya-insanların
    bakış alanına- en yakın olan gök/gökyüzü”
    dür.



    Bu sebeple, ayette yıldızlar nerede olursa olsun, insanlara gözüken kısmına
    işaret edilmiştir. Yoksa gökler yıldızlarla doludur. İster gezegen olsun, ister
    olmasın, gök cisimlerinin büyük çoğunluğu yıldız olarak adlandırılıyor.



    Biz yukarıya baktığımızda gördüğümüz mavi/veya yeşil olan saha, herhangi
    bir gök katmanı olmayıp bir feza boşluğudur. Fakat Arapçada “yukarıda
    olan her şey sema”
    olarak değerlendirilmiştir. Bu algı diğer insanlar
    için de geçerlidir ki, hepimiz yukarıya gök diyoruz. Hatta “gökteki
    bulutlar”
    tabirini de kullanıyoruz.





+ Yorum Gönder