Konusunu Oylayın.: İnternetten sadece oyun müzik vb şeyler değil bunları indirmek günah mıdır ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İnternetten sadece oyun müzik vb şeyler değil bunları indirmek günah mıdır ?
  1. 23.Mayıs.2012, 15:45
    1
    Misafir

    İnternetten sadece oyun müzik vb şeyler değil bunları indirmek günah mıdır ?






    İnternetten sadece oyun müzik vb şeyler değil bunları indirmek günah mıdır ? Mumsema İnternetten OYUN sadece oyun müzik vb şeyler değil bunları indirmek günahmıdır kul hakkına girermi ?

    (ticaret kastım yok sadece oynayıp siliyorum) bazı fetvalar var ama bunlar beni aydınlatmadı


  2. 23.Mayıs.2012, 15:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    İnternetten OYUN sadece oyun müzik vb şeyler değil bunları indirmek günahmıdır kul hakkına girermi ?

    (ticaret kastım yok sadece oynayıp siliyorum) bazı fetvalar var ama bunlar beni aydınlatmadı


    Benzer Konular

    - İnternetten müzik indirmek kul hakkı mı ?

    - İnternetten oyun indirmek günah mıdır ?

    - İnternetten oyun, müzik indirmek caiz midir ?

    - İnternetten müzik indirmek günah mı ?

    - İnternetten program, yazılım, kitap, müzik vb. indirmek ve bunları kullanmak helal mi

  3. 03.Haziran.2012, 06:18
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: İnternetten sadece oyun müzik vb şeyler değil bunları indirmek günah mıdır ?




    İnternetten film ve müzik indirmek haram mıdır?

    Cd kopyalayıp kullanmak internetten ilahi, proğram indirmek caiz midir? Korsan cd almak caiz midir?

    9000 dolarlık pahalı bir tasarım programını 250 dolara veriyorlar almak caiz midir?

    Ticaret kastı olmaksızın bir tane kopyalamak dinen haram değildir. Ancak
    kanunlara göre yasaklanmışsa kanunlara uymak gerekir. Bu sebebten tavsiye
    etmiyoruz.

    Ticaret kastı olmaksızın Cd kopyalamak neden caiz
    görülüyor?


    Korsan cd ve kiitap hakında gönderiliş soruların
    cevplarını okudum. İki tane görüş vardı biri (ençok bu fetva verilmiş) Halil
    GÜNENÇ Hocanın diğeri Diyanet İşlerinin verdiği fetva. İkisinin yorumlayışı
    ticaret maksadı olmadan kullanan bizler için çok farklı cevaplardı. Biz korsan
    cd almakla bunun ticaretini yapanlara destek olp suçlarına ortak olmuyormuyz?
    Sonra program veya filmi hazırlayanların emeğine saygızılık etmiyor muyuz?


    Ticaret kastı olmaksızın CD kopyalamak neden caiz
    görülüyor? Biz korsan cd almakla bunun ticaretini yapanlara destek olup
    suçlarına ortak olmuyor muyuz? Sonra program veya filmi hazırlayanların emeğine
    saygızılık etmiyor muyuz?

    Teyp, video kasetlerinin, mp3 ve cd'lerin de telif hakkı vardır. Bunlarda
    eser olduklarına göre, eser olmaları bakımından bunlar için de telif hakkı
    vardır.

    Ancak ticaret kastı olmaksızın tek bir kaset, video, cd veya vcd
    çekimi söz konusuysa, iş değişir. Örfen buna bir şey denmez.

    Ticaret
    yapmak maksadıyla külliyetli bir miktarda çoğaltma olmuşsa telif ücreti ödemeye
    tabi olur.

    Ticaret kastı olmaksızın bir tane kopyalamak
    dinen haram değildir.
    Ancak kanunlarına göre yasaklanmışsa
    kanunlara uymak gerekir. Bu sebebten tavsiye etmiyoruz. Korsan video ve cd'lerin
    de telif hakkı olduğunu, bunun ticaretini yapan insanların bunun telif ücretini
    ödemesi gerektiğini ve aksi halde bunun ticaretini yapan şahsın mesul olduğunu
    ifade edelim. Ancak ticaret kastı olmaksızın bir tek cd çoğaltan kişi bundan
    mesul olmaz. Çünkü malın ticaretini yapmamaktadır.

    Ayrıca çalıntı malı
    almakla bu aynı değildir. Mesela, birisi bir kitabı çalıp satması başkadır. O
    kitaptaki bilgileri satın aldığı bir kağıda yazıp satması başkadır. Siz o
    çalıntı mala değil kişinin kendi parası ile aldığı kağıda para
    vermektesiniz.

    Ayrıca devletin yasakladığı her şey haram olmayacağı gibi, yasaklamadığı her
    şey de helal olmaz.

    Zaten bu tür konular suistimale açık olduğu için,
    korsan cd'lerin alınmasını tavsiye etmiyoruz.

    Telîf, her
    hangi bir yazarın kendi görüşlerini yazmak veya başkalarından iktibaslar etmek
    ve kendinden de bir şeyler eklemek suretiyle bir eser meydana getirmesidir.
    Burada eserden kastettiğimiz, uzun veya kısa, geniş ya da dar hacimli bir metin
    veya ibaredir.

    Tercüme ise, herhangi bir eseri bir
    lisandan başka bir lisana çevirmek, aktarmak mânâlarına gelmektedir. Tercüme
    edilen eserde, sadece lafız mütercime mânâ ise müellifine (yazarına) aittir.
    Telif edilen eserdeyse, lafız ve mânâ müellife aittir, ancak müellif eserini
    meydana getirirken başka kimselerin eserlerinden iktibaslar etmek yoluyla
    yararlanmış da olabilir.

    İslâm hukukuna göre alışverişin
    rükünleri beştir:


    1) Bayi, yani
    satıcı,

    2) Müşteri, yani
    alıcı,

    3) Müsmen, yani satılık mal,

    4)
    Semen, yani satılan malın bedeli,

    5) Sîga, yani
    îcâb ve kabul.

    Bu beş rüknün veya bunlardan birkaçının ya da birinin
    eksik olması halinde yapılan bir alışveriş, İslâm hukukuna göre sahih değildir.
    Bu rükünlerden her birinin de kendine has birtakım şartları vardır. Burada bu
    şartları tek tek açıklamaya kalkışacak olursak söz çok uzar.

    Bunun için
    sadece sorunuzu gayet yakından ilgilendiren üçüncü rüknün, yani
    müsmen dediğimiz satılık
    malın
    üzerinde birazcık durmak istiyorum. Satılık mal
    demek,
    Hanefi fıkhına göre elle tutulan, gözle görülen yararlı bir meta
    demektir. Şayet bir şey elle tutulup gözle görülmüyorsa, faydalı da değilse
    fıkhen buna mal denilmez. Ed-Durru'l-Muntekâ, İbnu Abidîn ve diğer Hanefi fıkıh
    kitaplarının tümü bunu böylece ifâde etmektedirler.

    Şuf'a
    hakkı
    bunlardan birisidir. Meselâ, birinin bir arsada sizinle ortaklığı
    veya komşuluğu vardır, sizin kendi hissenizi ya da arsanızı satmaya kalkışmanız
    halinde o ortağınızın veya komşunuzun müdahale edip sattığınız arsanın bedelini
    vererek onu satın alma hakkı vardır ki buna şuf'a hakkı denir.
    İslâm'a göre şuf'a hakkı satılamaz.

    Yani şuf'a
    hakkı
    na sahip olan bir kimse, bu hakkını bir başkasına satamaz. Çünkü
    hukuku mücerrededendir, elle tutulup gözle görülmeyen bir haktır. İşte
    telif hakkı da bu kabil haklardandır. Elle tutulup gözle
    görülmeyen bir haktır. Bir kitap, satılabilir. Ben başkasının yazdığı bir kitabı
    veya kendi yazdığım bir kitabı, elle yazmak suretiyle kopye etsem, istinsah
    etsem; o kopyeyi, o nüshayı başkasına satabilirim. Burada satış söz konusudur.
    Çünkü orada elle tutulan gözle görülen bir mal vardır. Ama telif hakkı dediğimiz
    şey, yukarıda tarifi geçen hukuku mücerrededendir ve onun satışı olamaz. Çünkü
    bu, mal tarifi içine giren bir şey değildir.

    Buna göre ben, elimde
    bulunan herhangi bir eserin fotokopisini çektirebilir veya tab ettirebilirim.
    Çünkü benim elimde bir kitap vardır ve ben o kitabın maliki olduğum için kendi
    malım olan bu kitabı istediğim usulle çoğaltıp satabilirim. Yalnız zamanın
    âlimleri malın tarifini genişleterek elle tutulmayan ve gözle görülmeyen şey
    faydalı olduktan sonra malın şümulüne almışlar, tercüme ve icad gibi şeylerin
    haklarının satışını caiz görüyorlar. Şafii kitapları da menfâati mal
    sayıyor.
    Sorularlaislamiyet
    (Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar
    I.)



  4. 03.Haziran.2012, 06:18
    2
    Moderatör



    İnternetten film ve müzik indirmek haram mıdır?

    Cd kopyalayıp kullanmak internetten ilahi, proğram indirmek caiz midir? Korsan cd almak caiz midir?

    9000 dolarlık pahalı bir tasarım programını 250 dolara veriyorlar almak caiz midir?

    Ticaret kastı olmaksızın bir tane kopyalamak dinen haram değildir. Ancak
    kanunlara göre yasaklanmışsa kanunlara uymak gerekir. Bu sebebten tavsiye
    etmiyoruz.

    Ticaret kastı olmaksızın Cd kopyalamak neden caiz
    görülüyor?


    Korsan cd ve kiitap hakında gönderiliş soruların
    cevplarını okudum. İki tane görüş vardı biri (ençok bu fetva verilmiş) Halil
    GÜNENÇ Hocanın diğeri Diyanet İşlerinin verdiği fetva. İkisinin yorumlayışı
    ticaret maksadı olmadan kullanan bizler için çok farklı cevaplardı. Biz korsan
    cd almakla bunun ticaretini yapanlara destek olp suçlarına ortak olmuyormuyz?
    Sonra program veya filmi hazırlayanların emeğine saygızılık etmiyor muyuz?


    Ticaret kastı olmaksızın CD kopyalamak neden caiz
    görülüyor? Biz korsan cd almakla bunun ticaretini yapanlara destek olup
    suçlarına ortak olmuyor muyuz? Sonra program veya filmi hazırlayanların emeğine
    saygızılık etmiyor muyuz?

    Teyp, video kasetlerinin, mp3 ve cd'lerin de telif hakkı vardır. Bunlarda
    eser olduklarına göre, eser olmaları bakımından bunlar için de telif hakkı
    vardır.

    Ancak ticaret kastı olmaksızın tek bir kaset, video, cd veya vcd
    çekimi söz konusuysa, iş değişir. Örfen buna bir şey denmez.

    Ticaret
    yapmak maksadıyla külliyetli bir miktarda çoğaltma olmuşsa telif ücreti ödemeye
    tabi olur.

    Ticaret kastı olmaksızın bir tane kopyalamak
    dinen haram değildir.
    Ancak kanunlarına göre yasaklanmışsa
    kanunlara uymak gerekir. Bu sebebten tavsiye etmiyoruz. Korsan video ve cd'lerin
    de telif hakkı olduğunu, bunun ticaretini yapan insanların bunun telif ücretini
    ödemesi gerektiğini ve aksi halde bunun ticaretini yapan şahsın mesul olduğunu
    ifade edelim. Ancak ticaret kastı olmaksızın bir tek cd çoğaltan kişi bundan
    mesul olmaz. Çünkü malın ticaretini yapmamaktadır.

    Ayrıca çalıntı malı
    almakla bu aynı değildir. Mesela, birisi bir kitabı çalıp satması başkadır. O
    kitaptaki bilgileri satın aldığı bir kağıda yazıp satması başkadır. Siz o
    çalıntı mala değil kişinin kendi parası ile aldığı kağıda para
    vermektesiniz.

    Ayrıca devletin yasakladığı her şey haram olmayacağı gibi, yasaklamadığı her
    şey de helal olmaz.

    Zaten bu tür konular suistimale açık olduğu için,
    korsan cd'lerin alınmasını tavsiye etmiyoruz.

    Telîf, her
    hangi bir yazarın kendi görüşlerini yazmak veya başkalarından iktibaslar etmek
    ve kendinden de bir şeyler eklemek suretiyle bir eser meydana getirmesidir.
    Burada eserden kastettiğimiz, uzun veya kısa, geniş ya da dar hacimli bir metin
    veya ibaredir.

    Tercüme ise, herhangi bir eseri bir
    lisandan başka bir lisana çevirmek, aktarmak mânâlarına gelmektedir. Tercüme
    edilen eserde, sadece lafız mütercime mânâ ise müellifine (yazarına) aittir.
    Telif edilen eserdeyse, lafız ve mânâ müellife aittir, ancak müellif eserini
    meydana getirirken başka kimselerin eserlerinden iktibaslar etmek yoluyla
    yararlanmış da olabilir.

    İslâm hukukuna göre alışverişin
    rükünleri beştir:


    1) Bayi, yani
    satıcı,

    2) Müşteri, yani
    alıcı,

    3) Müsmen, yani satılık mal,

    4)
    Semen, yani satılan malın bedeli,

    5) Sîga, yani
    îcâb ve kabul.

    Bu beş rüknün veya bunlardan birkaçının ya da birinin
    eksik olması halinde yapılan bir alışveriş, İslâm hukukuna göre sahih değildir.
    Bu rükünlerden her birinin de kendine has birtakım şartları vardır. Burada bu
    şartları tek tek açıklamaya kalkışacak olursak söz çok uzar.

    Bunun için
    sadece sorunuzu gayet yakından ilgilendiren üçüncü rüknün, yani
    müsmen dediğimiz satılık
    malın
    üzerinde birazcık durmak istiyorum. Satılık mal
    demek,
    Hanefi fıkhına göre elle tutulan, gözle görülen yararlı bir meta
    demektir. Şayet bir şey elle tutulup gözle görülmüyorsa, faydalı da değilse
    fıkhen buna mal denilmez. Ed-Durru'l-Muntekâ, İbnu Abidîn ve diğer Hanefi fıkıh
    kitaplarının tümü bunu böylece ifâde etmektedirler.

    Şuf'a
    hakkı
    bunlardan birisidir. Meselâ, birinin bir arsada sizinle ortaklığı
    veya komşuluğu vardır, sizin kendi hissenizi ya da arsanızı satmaya kalkışmanız
    halinde o ortağınızın veya komşunuzun müdahale edip sattığınız arsanın bedelini
    vererek onu satın alma hakkı vardır ki buna şuf'a hakkı denir.
    İslâm'a göre şuf'a hakkı satılamaz.

    Yani şuf'a
    hakkı
    na sahip olan bir kimse, bu hakkını bir başkasına satamaz. Çünkü
    hukuku mücerrededendir, elle tutulup gözle görülmeyen bir haktır. İşte
    telif hakkı da bu kabil haklardandır. Elle tutulup gözle
    görülmeyen bir haktır. Bir kitap, satılabilir. Ben başkasının yazdığı bir kitabı
    veya kendi yazdığım bir kitabı, elle yazmak suretiyle kopye etsem, istinsah
    etsem; o kopyeyi, o nüshayı başkasına satabilirim. Burada satış söz konusudur.
    Çünkü orada elle tutulan gözle görülen bir mal vardır. Ama telif hakkı dediğimiz
    şey, yukarıda tarifi geçen hukuku mücerrededendir ve onun satışı olamaz. Çünkü
    bu, mal tarifi içine giren bir şey değildir.

    Buna göre ben, elimde
    bulunan herhangi bir eserin fotokopisini çektirebilir veya tab ettirebilirim.
    Çünkü benim elimde bir kitap vardır ve ben o kitabın maliki olduğum için kendi
    malım olan bu kitabı istediğim usulle çoğaltıp satabilirim. Yalnız zamanın
    âlimleri malın tarifini genişleterek elle tutulmayan ve gözle görülmeyen şey
    faydalı olduktan sonra malın şümulüne almışlar, tercüme ve icad gibi şeylerin
    haklarının satışını caiz görüyorlar. Şafii kitapları da menfâati mal
    sayıyor.
    Sorularlaislamiyet
    (Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar
    I.)






+ Yorum Gönder