Konusunu Oylayın.: Ebu Lülü kimdir ?

5 üzerinden 4.25 | Toplam : 4 kişi
Ebu Lülü kimdir ?
  1. 23.Mayıs.2012, 14:01
    1
    Misafir

    Ebu Lülü kimdir ?

  2. 23.Mayıs.2012, 14:01
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 23.Mayıs.2012, 16:35
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ebu Lülü kimdir ?




    Hz. Peygamber'in ardından Müslümanlar'a liderlik yapan üç büyük halife suikasta hedef olmuşlardır.
    Adil halife Hz. Ömer'i, sonradan İslam'a teslim olmak zorunda kalmış Muğire b. Şu'be adlı bir Mekke aristokratının kölesi Ebu Lülü şehit etmiştir.

    Ebu Lülü İran asıllı ateşperest bir köledir. Sanatkardır. Üstelik çağının en ileri değirmen teknolojisine vakıf bir sanatkardır. Efendisi Muğire ile çağının geçerli hukuki prosedürüne göre kölelikten kurtulma anlaşması (mükatebe) yapmıştır. Gelirinden belli bir yüzdeyi efendisine vererek ödeyeceği bir bedel üzerinden özgürlüğünü satın alacaktır.
    Anlaşma çoktan yapılmış, şartlar karşılıklı kabul edilmiştir. Üzerinden zaman geçtiği halde, anlaşmanın ağır olduğu, efendisi aleyhine bozulması gerektiği ısrarıyla halife Ömer'e başvurur. Halife bu saatten sonra yapılacak bir şey olmadığını söyler ya da durum bu olunca yapılacak bir şey olmadığı için bir girişimde bulunmaz.

    Ebu Lülü'ün Hz. Ömer'le bir alıp veremediği yoktur aslında. Dahası, Halife Ömer ona destek vermektedir. Zira, ona kamu adına büyük bir değirmen siparişi vermiş, belki bununla onun sorununu çözmesine dolaylı olarak katkıyı hedeflemiştir. Ama Ebu Lülü bu siparişi Ömer'e yaklaşmak ve aklındaki cinayeti gerçekleştirmek için kullanmıştır. Hatta Hz. Ömer siparişini verdiğinde "Sana öyle bir değirmen yapacağım ki…" diyerek kinayeli bir tehdit savurmasına rağmen kimse ondan kuşkulanmamıştır.

    Hz. Osman'a suikast düzenleyenlerin başını Mısırlılar çekiyordu. Onlar da henüz Müslüman olmuş, fakat imanları boğazından aşağı geçmemiş kimselerdi. Sahabenin çocuklarından bazılarının da karıştığı bu suikasta karşı yiğitçe direnenlerin başında Hz. Ali'nin "Gidin Osman'ı savunun" diye gönderdiği oğulları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin geliyordu.

    Bu iki suikast arasında bir benzerlik var: Hem İranlı hem Mısırlı suikastçıların vatanları çok kısa zaman önce Müslümanlar tarafından fethedilmişti.
    Bunlar görünen sebepleri ne olursa olsun, derin sebebin kavmi ve asabiyetçi duygular olouğunu gösteriyor.

    Hz. Ali'ye suikast düzenleyen İbn Mülcem Harici idi. Bir bedevi 'partisi' olan Hariciler'i ilk anarşistler sayabiliriz. Fakat temelde Hariciler'in ortaya çıkışı da dini olmaktan daha çok sosyal idi. Hariciler "medenilere/kentsoylulara" karşı bedevileri yani bugünün diliyle "varoşları" temsil ediyorlardı. Çok Kur'an okumaları, zahit olmaları bu gerçeği değiştirmez. Sünnete karşı çıkışlarının ve hilafet hakkındaki çoğulcu görüşlerinin temelinde de bu sebep yatar.

    Yani, Raşit Halifeler'e karşı gerçekleştirilen üç suikast da İslam'ın İslam'a değil, İslam dışılığın, kavim ve kabile taassubunun, cehalet ve bedeviliğin İslam'a, İslam'ın Medine ve medeniyetine, İslam'ın birleştirici ve bütünleştirici karakterine yönelik suikastlardı. Bunları bahane ederek İslam'a saldırmak, tıpkı bu suikastlar gibi İslam'a karşı terör estirmektir.
    alıntı.



  4. 23.Mayıs.2012, 16:35
    2
    Silent and lonely rains



    Hz. Peygamber'in ardından Müslümanlar'a liderlik yapan üç büyük halife suikasta hedef olmuşlardır.
    Adil halife Hz. Ömer'i, sonradan İslam'a teslim olmak zorunda kalmış Muğire b. Şu'be adlı bir Mekke aristokratının kölesi Ebu Lülü şehit etmiştir.

    Ebu Lülü İran asıllı ateşperest bir köledir. Sanatkardır. Üstelik çağının en ileri değirmen teknolojisine vakıf bir sanatkardır. Efendisi Muğire ile çağının geçerli hukuki prosedürüne göre kölelikten kurtulma anlaşması (mükatebe) yapmıştır. Gelirinden belli bir yüzdeyi efendisine vererek ödeyeceği bir bedel üzerinden özgürlüğünü satın alacaktır.
    Anlaşma çoktan yapılmış, şartlar karşılıklı kabul edilmiştir. Üzerinden zaman geçtiği halde, anlaşmanın ağır olduğu, efendisi aleyhine bozulması gerektiği ısrarıyla halife Ömer'e başvurur. Halife bu saatten sonra yapılacak bir şey olmadığını söyler ya da durum bu olunca yapılacak bir şey olmadığı için bir girişimde bulunmaz.

    Ebu Lülü'ün Hz. Ömer'le bir alıp veremediği yoktur aslında. Dahası, Halife Ömer ona destek vermektedir. Zira, ona kamu adına büyük bir değirmen siparişi vermiş, belki bununla onun sorununu çözmesine dolaylı olarak katkıyı hedeflemiştir. Ama Ebu Lülü bu siparişi Ömer'e yaklaşmak ve aklındaki cinayeti gerçekleştirmek için kullanmıştır. Hatta Hz. Ömer siparişini verdiğinde "Sana öyle bir değirmen yapacağım ki…" diyerek kinayeli bir tehdit savurmasına rağmen kimse ondan kuşkulanmamıştır.

    Hz. Osman'a suikast düzenleyenlerin başını Mısırlılar çekiyordu. Onlar da henüz Müslüman olmuş, fakat imanları boğazından aşağı geçmemiş kimselerdi. Sahabenin çocuklarından bazılarının da karıştığı bu suikasta karşı yiğitçe direnenlerin başında Hz. Ali'nin "Gidin Osman'ı savunun" diye gönderdiği oğulları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin geliyordu.

    Bu iki suikast arasında bir benzerlik var: Hem İranlı hem Mısırlı suikastçıların vatanları çok kısa zaman önce Müslümanlar tarafından fethedilmişti.
    Bunlar görünen sebepleri ne olursa olsun, derin sebebin kavmi ve asabiyetçi duygular olouğunu gösteriyor.

    Hz. Ali'ye suikast düzenleyen İbn Mülcem Harici idi. Bir bedevi 'partisi' olan Hariciler'i ilk anarşistler sayabiliriz. Fakat temelde Hariciler'in ortaya çıkışı da dini olmaktan daha çok sosyal idi. Hariciler "medenilere/kentsoylulara" karşı bedevileri yani bugünün diliyle "varoşları" temsil ediyorlardı. Çok Kur'an okumaları, zahit olmaları bu gerçeği değiştirmez. Sünnete karşı çıkışlarının ve hilafet hakkındaki çoğulcu görüşlerinin temelinde de bu sebep yatar.

    Yani, Raşit Halifeler'e karşı gerçekleştirilen üç suikast da İslam'ın İslam'a değil, İslam dışılığın, kavim ve kabile taassubunun, cehalet ve bedeviliğin İslam'a, İslam'ın Medine ve medeniyetine, İslam'ın birleştirici ve bütünleştirici karakterine yönelik suikastlardı. Bunları bahane ederek İslam'a saldırmak, tıpkı bu suikastlar gibi İslam'a karşı terör estirmektir.
    alıntı.






+ Yorum Gönder