Konusunu Oylayın.: Masdar nedir kısımları nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Masdar nedir kısımları nelerdir?
  1. 22.Mayıs.2012, 23:28
    1
    Misafir

    Masdar nedir kısımları nelerdir?

  2. 23.Mayıs.2012, 14:27
    2
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2010
    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Bulunduğu yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: masdar nedir kısımları nelerdir?




    AD EYLEM (İSİM-FİİL) (MASTAR, EYLEMLİK)

    Fiil kök veya gövdelerine -mek (-mak), -me (ma), -iş (-ış, -üş, -uş) ekleri getirilerek türetilen eylemsilerdir. Hem eylem anlamı taşır, hem ad gibi görev yaparlar. Yanlarına aldıkları öğelerle birlikte yan cümlecik kurar; ad çekim eklerini alarak cümlede öge olurlar.

    Tatil günlerinde balığa çıkmak en büyük eğlencesiydi.
    Ayşe, kitap okumayı, tiyatro seyretmeyi çok sever.
    Köşede saatlerce bekleyişlerinden kuşkulandık.
    En beğendiğim tarafı, her olaya iyimser yaklaşmasıydı.
    Çocukların neşeyle bağrışmaları, içimi açtı.

    Not: Mastar ekleriyle türetildikleri halde, eylem anlamını yitirmiş adlar eylemsi değildir. Bunlar olumsuz yapılamazlar: * dolma, kapama, sarma, kızartma, yazma, dondurma * çakmak, ekmek, yemek, koymak * dikiş, alışveriş, uçuş, bakış, gösteriş

    Arapça'da Masdar (fiil isimler)

    Arapça fiiller Türkçede fiil olarak kullanılmazlar. Onun yerine masdar halleri Türkçe’de genelde isim olarak kullanılırlar. Bu yüzden Arapça fiil çekimleri bu çalışmanın dışında kalmaktadır. Burada sadece değişik fiil yapılarının mastar kalıpları üzerinde durulacaktır.

    En kolay anlaşılacak masdar, bir kelimenin sonuna –iye/–iyet getirilerek yapılan “yapma masdar”dır. Sonunda bu eklerin olduğu bir kelime genelde mastardır: Cahil-cahiliye, Mesul-mesuliyet, Bedevi-bedeviyet, Sâfi-sâfiyet.
    Bunun dışındaki masdarlar, değişik fiil yapılarının bir kurala bağlı mastarlarıdır. Bunlar hakkında fikir edinmek için şu temel bilgilere ihtiyaç bulunmaktadır:

    Arapça kelimelerdeki kök harflerine aslî harf denir. Arapça kelime kökleri üç, dört veya beş aslî harf ihtiva ederler. Dörtlü ve beşli kökler çok azdır. Köklerin tamamına yakını üçlüdür. Fiilin herhangi bir harf ilave edilmemiş hâline “mücerred (ilâvesiz) fiil” denir. Arapçada pek çok kelime bu köklerden türetilerek elde edilir. Yeni kelimeler türetilirken, kelimenin kalıbına ve kurala göre bazı yeni harfler eklenir ki bunlara zâit (ilâve) harfler denir. Bunlar eklenmek suretiyle elde edilen yeni kalıptaki fiillere “mezîd (ilâveli) fiil” adı verilir.


    Mücerred (ilâvesiz) fiil masdarları


    Feâlet (فَعَالَة) selâmet
    nedâmet
    nezâfet
    letâfet
    sadâkat
    sarâhat
    melâhet
    şecâat
    denâet
    Fiâlet (فِعَالَة) şikâyet
    rivâyet
    kırâat
    zirâat
    hilâfet
    ticâret
    imâmet
    riyâset
    Fuûlet (فُعُولَة) suhûlet
    suûbet
    hükûmet
    husûmet
    Fuûl (فُعُولْ) huzûr
    hücûm
    hurûc
    usûl
    tulû’
    vücûd
    Fa’l (فَعْلْ) emr
    kesb
    katl
    fehm
    zann
    Fealân (فَعَلاَنْ) cereyân
    heyecân
    cevelân
    feyezân
    halecân
    Fi’l (فِعْلْ) ilm
    fikr
    hiss
    Fu’l (فُعْلْ) hükm
    şükr
    zulm
    Faal (فَعَلْ) talep
    ferah
    kerem
    zarar
    gazap
    Mef’alet (مَفْعَلَة) merhamet
    maslahat
    meele
    Mef’ilet (مَفْعِلَة) ma’rifet
    meize
    Fial (فِعَلْ) sıgar
    kiber
    sikal
    Fa’let (فَعْلَة) rahmet
    nedret
    kesret
    Fi’let (فِعْلَة) hidmet (hizmet)
    ni’met
    iffet
    Fu’let (فُعْلَة) kudret
    süat
    hürmet
    Faâl (فَعَالْ) kemâl
    karâr
    Fiâl (فِعَالْ) firâr
    visâl
    ikâb
    Fuâl (فُعَالْ) suâl
    türâb
    Fa’lûlet (فَعْلُولَة) gaybûbet
    beytûtet
    şeyhûhat
    Fi’lân (فِعْلاَنْ) fıkdân
    irfân
    nisyân
    Fu’lân (فُعْلاَنْ) şükrân
    küfrân
    hüsrân
    Faîl (فَعِيلْ) enîn
    yemîn
    Faûl (فَعُولْ) kabûl
    Tef’âl (تَفْعَالْ) tekrâr
    ta’dâd
    Mef’il (مَفْعِلْ) mantık
    mevlid
    mevhib

    Tabloda kelimenin aslî kök harfleri renkli ve kalın yapılmıştır. Bilmiyor dahi olsak bu KÖK HARFLERİNİ BULMAK bakın ne kadar kolay:
    Kelimenin en sonundan sırayla 3 sessiz harfi (aradaki çiftler tek sayılır) tespit ediyoruz; işte bu kadar. Bunların baştan 1.’si kelimenin ilk kök harfini, 2.’si 2., 3.’sü de 3. kök harfini gösterir.
    Bu kurala uymayan sadece şudur: Bazı masdarların sonundaki –ât, –et, –ân ekleri kalıp gereği zâit harf olduklarından, onlar sayılmadan geçilmesi lazım. Bir de Arapça kelime kökünde aslî harflerden olan “ع=Ayn” ve “أ=Elif” harflerinin cezimli hâlleri Türkçede yazılırken genelde (’ = apostrof) ile ifade edildiğinden onlar da aslî harflerden sayılmalıdır.
    Yanıltacak husus: Ayrıca “ع=Ayn” ve “أ =Elif” harfleri “a, e, u, ü” harfleriyle ifade edilebildiğinden aslî harf karşılığı kullanılan bu harfler hareke zannedilip hesaptan ayrı tutulursa hesap yanlış çıkar. Ama kelimenin aslını tam olarak bilmek uzman işi olduğuna göre, yapacak bir şey yok tabii ki.
    Mezîd (ilâveli) fiil masdarları

    Bu mastarlar üçlü köklerden bir kurala bağlı olarak türetilmiş mastarlardır. En yaygın sekiz kalıbı vardır.
    Bunlar:
    İf’âl (إِفْعَالْ) Tef’îl (تَفْعِيلْ) Müfâale (مُفَاعَلَة) İnfiâl (اِنْفِعَالْ)
    Masdar İcbâr
    İdrâk
    İdhâl
    Teşkîl
    Tahsîn
    Te’dîb
    Muhârebe
    kâleme
    nâkaşa
    İnkılâb
    İnşirâh
    İntihâr

    İftiâl (اِفْتِعَالْ) Tefe’’ul (تَفَعُّلْ) Tefâul (تَفَاعُلْ) İstif’âl (اِسْتِفْعَالْ)
    Masdar İntikâl
    İktidâr
    İftihâr
    Tekebbür
    Tahakkuk
    Teşekkül
    Tecâhül
    Tekâmül
    Temâyül
    İstihkâr
    İstiklâl
    İstimdâd

    Tabloda ilk bakışta dahi gözden kaçmayan bir husus şudur: Aynı kalıptaki bütün kelimelerin harf sayıları eşittir. Aslî kök harflerinin sıralaması da birbiriyle tamamen aynıdır.
    Kök harflerini bulma konusunda yukarıda verilen ölçü burada da aynen geçerlidir. Burada kurala uymayan sadece şu vardır: İftiâl (اِفْتِعَالْ) kalıbında sondan 3. sessiz harf olan “t” harfi, kalıp gereği yer alan bir zâit harf olduğundan, aslî harf o değil, onun solundakidir.
    İf’âl (إِفْعَالْ) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    İcbâr Mecbur etmek Mecburiyet
    İdhâl Dahil etmek Duhûl, dehâlet
    İhrâc Harice çıkarmak Hurûc, istihrac
    İhzâr Hazır etmek Huzur
    İfhâm Fehmettirmek Mefhum
    İntâk Nutuk attırmak İstintak
    İdrâk Derk etmek Müdrik, istidrâk
    Îmân Îmân etmek Mü’min
    Îkâz Îkâz etmek Teyakkuz
    Îcâd Îcâd etmek (vücud vermek) Mûcit
    İfnâ Fâ yapmak Fenâ, fâni, tefânî
    İcrâ İcrâ etmek Cârî, cereyân
    İrzâ Râzı etmek Rıza, razı
    İrâde Murâd etmek Mürid, murad
    İcâzet Cevâz vermek Câiz, cevaz,

    Tef’îl (تَفْعِيلْ) kalıbı

    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    Teşkîl Şekillendirmek Şekil
    Ta’lîm İlimlendirmek (öğretmek) İlim, âlim, malum,
    Te’dîb Edeplendirmek Edep
    Tasnîf Sınıflandırmak Sınıf, musannif
    Tahsîn Hüsünlendirmek
    (güzelleştirmek)
    Hüsün
    Tekbîr Büyük saymak, büyültmek Kebîr, ekber, kübrâ
    Taîr Küçük saymak, küçültmek Sağîr, asğar, suğrâ
    Tekmîl Kemâle erdirmek (sonlandırmak) Kemâl, kâmil, mükemmel
    Takrîb Yaklaştırmak Takrîben, karâbet
    Tecziye Cezalandırmak Ceza
    Tesviye Seviyeyi düzeltmek Seviye
    Tasfiye Saflaştırmak Sâfî

    Müfâale (مُفَاعَلَة) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    Muharebe Harb etmek (savaşmak) Harp, muharip
    kâleme Kelâm etmek Kelime, kelâm, tekellüm
    kâtebe Kitâbetleşmek (yazışmak) Kitap, kitabet, mektep, kütüphane
    Mukâtele Kıtâle girişmek (ölümüne savaşmak) Katl, kıtâl, kâtil, maktûl
    sât Aynı seviyeye gelme Seviye, müsavi, tesviye

    İnfiâl (اِنْفِعَالْ) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    İncizâp Cezbeye kapılmak Cezbe, câzibe, meczup
    İnkısâm Kısımlara ayrılmak Kısım, taksîm
    İnfitâh Fetholmak, açılmak Fetih, fâtih
    İnşikâk Şakkolmak (yarılmak) Şakk-ı kamer

    İftiâl (اِفْتِعَالْ) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    İntişâr Neşr olmak (yayılmak) Neşir, nâşir
    İctim⒠Ce olmak (toplanmak) Câmi
    İctihâd Cehd etmek (çabalamak) Cihâd, müctehid
    İktidâr Kudret sahibi olmak Kudret, kâdir, muktedir
    İftihâr Fahirlenmek (övünmek) Fahir, müftehir, tefahhur
    İttihâd Vahdet (birlik) sağlamak Vâhid, vahdet, tevhid
    İttifâk Vifâk (uyum) sağlamak Vifak, muvafakat
    İbti Başlamak Mübtedi
    İnti Bitirmek Müntehi
    İhtiyâc Muhtaç olmak Muhtaç
    Izrâr Muztarr (çaresiz) kalmak Zarar, muztarr

    Tefe’’ul (تَفَعُّلْ) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    Tekebbür Kibirlenmek Kibir, mütekebbir
    Tahakkuk Gerçekleşmek Hak, hakikat, muhakkak
    Teşekkül Şekillenmek Şekil
    Ta’allüm İlme ulaşmak (öğrenmek) İlim, malum, âlim
    Tahattur Hatırlatmak Hatır
    Temennî Temenni etmek

    Tefâul (تَفَاعُلْ) kalıbı

    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    Temâyül Meyletmek Meyil
    Tecâhül Câhil görünmek Cahil, cehalet
    Tekâmül Kemâl bulma, olgunlaşma Kâmil, mükemmel
    Tenâsüp nasip olma Nasip, münasip, tensip
    Telâzum Biri diğerine lâzım olmak Lazım, lüzûm, iltizam
    Tedâ De için çalışmak Devâ

    İstif’âl (اِسْتِفْعَالْ) kalıbı



    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    İstihkâr Hakir görme Hakir, hakaret
    İstihsâl Hâsıl etme Hâsıl, mahsul
    İstintâc Netice çıkarma Hâsıl, mahsul
    İstihrâc Çıkarımda bulunma Hâriç, hurûc
    İstimdâd Meded isteme Medet, imdat
    İstihfâf Hafife alma Hafif, tahfîf
    İstintâk Nutka zorlama (sorgulama) Nutuk, nâtık
    İstimlâk Birinin mülkünü satın alma Mülk, mülkiyet, temlik, müstemleke
    İstifâde Faydalanmak Fayda, müstefîd
    İstibkâ Besını istemek Bâki, bekâ
    İstîfâ Affını istemek Aff, mustafî



  3. 23.Mayıs.2012, 14:27
    2
    herşey O'nun için..!



    AD EYLEM (İSİM-FİİL) (MASTAR, EYLEMLİK)

    Fiil kök veya gövdelerine -mek (-mak), -me (ma), -iş (-ış, -üş, -uş) ekleri getirilerek türetilen eylemsilerdir. Hem eylem anlamı taşır, hem ad gibi görev yaparlar. Yanlarına aldıkları öğelerle birlikte yan cümlecik kurar; ad çekim eklerini alarak cümlede öge olurlar.

    Tatil günlerinde balığa çıkmak en büyük eğlencesiydi.
    Ayşe, kitap okumayı, tiyatro seyretmeyi çok sever.
    Köşede saatlerce bekleyişlerinden kuşkulandık.
    En beğendiğim tarafı, her olaya iyimser yaklaşmasıydı.
    Çocukların neşeyle bağrışmaları, içimi açtı.

    Not: Mastar ekleriyle türetildikleri halde, eylem anlamını yitirmiş adlar eylemsi değildir. Bunlar olumsuz yapılamazlar: * dolma, kapama, sarma, kızartma, yazma, dondurma * çakmak, ekmek, yemek, koymak * dikiş, alışveriş, uçuş, bakış, gösteriş

    Arapça'da Masdar (fiil isimler)

    Arapça fiiller Türkçede fiil olarak kullanılmazlar. Onun yerine masdar halleri Türkçe’de genelde isim olarak kullanılırlar. Bu yüzden Arapça fiil çekimleri bu çalışmanın dışında kalmaktadır. Burada sadece değişik fiil yapılarının mastar kalıpları üzerinde durulacaktır.

    En kolay anlaşılacak masdar, bir kelimenin sonuna –iye/–iyet getirilerek yapılan “yapma masdar”dır. Sonunda bu eklerin olduğu bir kelime genelde mastardır: Cahil-cahiliye, Mesul-mesuliyet, Bedevi-bedeviyet, Sâfi-sâfiyet.
    Bunun dışındaki masdarlar, değişik fiil yapılarının bir kurala bağlı mastarlarıdır. Bunlar hakkında fikir edinmek için şu temel bilgilere ihtiyaç bulunmaktadır:

    Arapça kelimelerdeki kök harflerine aslî harf denir. Arapça kelime kökleri üç, dört veya beş aslî harf ihtiva ederler. Dörtlü ve beşli kökler çok azdır. Köklerin tamamına yakını üçlüdür. Fiilin herhangi bir harf ilave edilmemiş hâline “mücerred (ilâvesiz) fiil” denir. Arapçada pek çok kelime bu köklerden türetilerek elde edilir. Yeni kelimeler türetilirken, kelimenin kalıbına ve kurala göre bazı yeni harfler eklenir ki bunlara zâit (ilâve) harfler denir. Bunlar eklenmek suretiyle elde edilen yeni kalıptaki fiillere “mezîd (ilâveli) fiil” adı verilir.


    Mücerred (ilâvesiz) fiil masdarları


    Feâlet (فَعَالَة) selâmet
    nedâmet
    nezâfet
    letâfet
    sadâkat
    sarâhat
    melâhet
    şecâat
    denâet
    Fiâlet (فِعَالَة) şikâyet
    rivâyet
    kırâat
    zirâat
    hilâfet
    ticâret
    imâmet
    riyâset
    Fuûlet (فُعُولَة) suhûlet
    suûbet
    hükûmet
    husûmet
    Fuûl (فُعُولْ) huzûr
    hücûm
    hurûc
    usûl
    tulû’
    vücûd
    Fa’l (فَعْلْ) emr
    kesb
    katl
    fehm
    zann
    Fealân (فَعَلاَنْ) cereyân
    heyecân
    cevelân
    feyezân
    halecân
    Fi’l (فِعْلْ) ilm
    fikr
    hiss
    Fu’l (فُعْلْ) hükm
    şükr
    zulm
    Faal (فَعَلْ) talep
    ferah
    kerem
    zarar
    gazap
    Mef’alet (مَفْعَلَة) merhamet
    maslahat
    meele
    Mef’ilet (مَفْعِلَة) ma’rifet
    meize
    Fial (فِعَلْ) sıgar
    kiber
    sikal
    Fa’let (فَعْلَة) rahmet
    nedret
    kesret
    Fi’let (فِعْلَة) hidmet (hizmet)
    ni’met
    iffet
    Fu’let (فُعْلَة) kudret
    süat
    hürmet
    Faâl (فَعَالْ) kemâl
    karâr
    Fiâl (فِعَالْ) firâr
    visâl
    ikâb
    Fuâl (فُعَالْ) suâl
    türâb
    Fa’lûlet (فَعْلُولَة) gaybûbet
    beytûtet
    şeyhûhat
    Fi’lân (فِعْلاَنْ) fıkdân
    irfân
    nisyân
    Fu’lân (فُعْلاَنْ) şükrân
    küfrân
    hüsrân
    Faîl (فَعِيلْ) enîn
    yemîn
    Faûl (فَعُولْ) kabûl
    Tef’âl (تَفْعَالْ) tekrâr
    ta’dâd
    Mef’il (مَفْعِلْ) mantık
    mevlid
    mevhib

    Tabloda kelimenin aslî kök harfleri renkli ve kalın yapılmıştır. Bilmiyor dahi olsak bu KÖK HARFLERİNİ BULMAK bakın ne kadar kolay:
    Kelimenin en sonundan sırayla 3 sessiz harfi (aradaki çiftler tek sayılır) tespit ediyoruz; işte bu kadar. Bunların baştan 1.’si kelimenin ilk kök harfini, 2.’si 2., 3.’sü de 3. kök harfini gösterir.
    Bu kurala uymayan sadece şudur: Bazı masdarların sonundaki –ât, –et, –ân ekleri kalıp gereği zâit harf olduklarından, onlar sayılmadan geçilmesi lazım. Bir de Arapça kelime kökünde aslî harflerden olan “ع=Ayn” ve “أ=Elif” harflerinin cezimli hâlleri Türkçede yazılırken genelde (’ = apostrof) ile ifade edildiğinden onlar da aslî harflerden sayılmalıdır.
    Yanıltacak husus: Ayrıca “ع=Ayn” ve “أ =Elif” harfleri “a, e, u, ü” harfleriyle ifade edilebildiğinden aslî harf karşılığı kullanılan bu harfler hareke zannedilip hesaptan ayrı tutulursa hesap yanlış çıkar. Ama kelimenin aslını tam olarak bilmek uzman işi olduğuna göre, yapacak bir şey yok tabii ki.
    Mezîd (ilâveli) fiil masdarları

    Bu mastarlar üçlü köklerden bir kurala bağlı olarak türetilmiş mastarlardır. En yaygın sekiz kalıbı vardır.
    Bunlar:
    İf’âl (إِفْعَالْ) Tef’îl (تَفْعِيلْ) Müfâale (مُفَاعَلَة) İnfiâl (اِنْفِعَالْ)
    Masdar İcbâr
    İdrâk
    İdhâl
    Teşkîl
    Tahsîn
    Te’dîb
    Muhârebe
    kâleme
    nâkaşa
    İnkılâb
    İnşirâh
    İntihâr

    İftiâl (اِفْتِعَالْ) Tefe’’ul (تَفَعُّلْ) Tefâul (تَفَاعُلْ) İstif’âl (اِسْتِفْعَالْ)
    Masdar İntikâl
    İktidâr
    İftihâr
    Tekebbür
    Tahakkuk
    Teşekkül
    Tecâhül
    Tekâmül
    Temâyül
    İstihkâr
    İstiklâl
    İstimdâd

    Tabloda ilk bakışta dahi gözden kaçmayan bir husus şudur: Aynı kalıptaki bütün kelimelerin harf sayıları eşittir. Aslî kök harflerinin sıralaması da birbiriyle tamamen aynıdır.
    Kök harflerini bulma konusunda yukarıda verilen ölçü burada da aynen geçerlidir. Burada kurala uymayan sadece şu vardır: İftiâl (اِفْتِعَالْ) kalıbında sondan 3. sessiz harf olan “t” harfi, kalıp gereği yer alan bir zâit harf olduğundan, aslî harf o değil, onun solundakidir.
    İf’âl (إِفْعَالْ) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    İcbâr Mecbur etmek Mecburiyet
    İdhâl Dahil etmek Duhûl, dehâlet
    İhrâc Harice çıkarmak Hurûc, istihrac
    İhzâr Hazır etmek Huzur
    İfhâm Fehmettirmek Mefhum
    İntâk Nutuk attırmak İstintak
    İdrâk Derk etmek Müdrik, istidrâk
    Îmân Îmân etmek Mü’min
    Îkâz Îkâz etmek Teyakkuz
    Îcâd Îcâd etmek (vücud vermek) Mûcit
    İfnâ Fâ yapmak Fenâ, fâni, tefânî
    İcrâ İcrâ etmek Cârî, cereyân
    İrzâ Râzı etmek Rıza, razı
    İrâde Murâd etmek Mürid, murad
    İcâzet Cevâz vermek Câiz, cevaz,

    Tef’îl (تَفْعِيلْ) kalıbı

    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    Teşkîl Şekillendirmek Şekil
    Ta’lîm İlimlendirmek (öğretmek) İlim, âlim, malum,
    Te’dîb Edeplendirmek Edep
    Tasnîf Sınıflandırmak Sınıf, musannif
    Tahsîn Hüsünlendirmek
    (güzelleştirmek)
    Hüsün
    Tekbîr Büyük saymak, büyültmek Kebîr, ekber, kübrâ
    Taîr Küçük saymak, küçültmek Sağîr, asğar, suğrâ
    Tekmîl Kemâle erdirmek (sonlandırmak) Kemâl, kâmil, mükemmel
    Takrîb Yaklaştırmak Takrîben, karâbet
    Tecziye Cezalandırmak Ceza
    Tesviye Seviyeyi düzeltmek Seviye
    Tasfiye Saflaştırmak Sâfî

    Müfâale (مُفَاعَلَة) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    Muharebe Harb etmek (savaşmak) Harp, muharip
    kâleme Kelâm etmek Kelime, kelâm, tekellüm
    kâtebe Kitâbetleşmek (yazışmak) Kitap, kitabet, mektep, kütüphane
    Mukâtele Kıtâle girişmek (ölümüne savaşmak) Katl, kıtâl, kâtil, maktûl
    sât Aynı seviyeye gelme Seviye, müsavi, tesviye

    İnfiâl (اِنْفِعَالْ) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    İncizâp Cezbeye kapılmak Cezbe, câzibe, meczup
    İnkısâm Kısımlara ayrılmak Kısım, taksîm
    İnfitâh Fetholmak, açılmak Fetih, fâtih
    İnşikâk Şakkolmak (yarılmak) Şakk-ı kamer

    İftiâl (اِفْتِعَالْ) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    İntişâr Neşr olmak (yayılmak) Neşir, nâşir
    İctim⒠Ce olmak (toplanmak) Câmi
    İctihâd Cehd etmek (çabalamak) Cihâd, müctehid
    İktidâr Kudret sahibi olmak Kudret, kâdir, muktedir
    İftihâr Fahirlenmek (övünmek) Fahir, müftehir, tefahhur
    İttihâd Vahdet (birlik) sağlamak Vâhid, vahdet, tevhid
    İttifâk Vifâk (uyum) sağlamak Vifak, muvafakat
    İbti Başlamak Mübtedi
    İnti Bitirmek Müntehi
    İhtiyâc Muhtaç olmak Muhtaç
    Izrâr Muztarr (çaresiz) kalmak Zarar, muztarr

    Tefe’’ul (تَفَعُّلْ) kalıbı


    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    Tekebbür Kibirlenmek Kibir, mütekebbir
    Tahakkuk Gerçekleşmek Hak, hakikat, muhakkak
    Teşekkül Şekillenmek Şekil
    Ta’allüm İlme ulaşmak (öğrenmek) İlim, malum, âlim
    Tahattur Hatırlatmak Hatır
    Temennî Temenni etmek

    Tefâul (تَفَاعُلْ) kalıbı

    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    Temâyül Meyletmek Meyil
    Tecâhül Câhil görünmek Cahil, cehalet
    Tekâmül Kemâl bulma, olgunlaşma Kâmil, mükemmel
    Tenâsüp nasip olma Nasip, münasip, tensip
    Telâzum Biri diğerine lâzım olmak Lazım, lüzûm, iltizam
    Tedâ De için çalışmak Devâ

    İstif’âl (اِسْتِفْعَالْ) kalıbı



    Masdar Anlamı Yakın kelimeler
    İstihkâr Hakir görme Hakir, hakaret
    İstihsâl Hâsıl etme Hâsıl, mahsul
    İstintâc Netice çıkarma Hâsıl, mahsul
    İstihrâc Çıkarımda bulunma Hâriç, hurûc
    İstimdâd Meded isteme Medet, imdat
    İstihfâf Hafife alma Hafif, tahfîf
    İstintâk Nutka zorlama (sorgulama) Nutuk, nâtık
    İstimlâk Birinin mülkünü satın alma Mülk, mülkiyet, temlik, müstemleke
    İstifâde Faydalanmak Fayda, müstefîd
    İstibkâ Besını istemek Bâki, bekâ
    İstîfâ Affını istemek Aff, mustafî






+ Yorum Gönder