Konusunu Oylayın.: Olan birşeyi yaşanmış olmasına ragmen bir başkasına inkar ederek camıye gidip yemın etmek günahmıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Olan birşeyi yaşanmış olmasına ragmen bir başkasına inkar ederek camıye gidip yemın etmek günahmıdır?
  1. 22.Mayıs.2012, 01:21
    1
    Misafir

    Olan birşeyi yaşanmış olmasına ragmen bir başkasına inkar ederek camıye gidip yemın etmek günahmıdır?






    Olan birşeyi yaşanmış olmasına ragmen bir başkasına inkar ederek camıye gidip yemın etmek günahmıdır? Mumsema merhaba.. olan birşeyi yaşanmış olmasına ragmen bir başkasına inkar ederek camıye gidip yemın etmek günahmıdır? oolduqu halde olmadı yok ole bişey vs.diyerek yemin edersem ne yapmam gerekiyor


  2. 22.Mayıs.2012, 01:21
    1
    C4nsu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    C4nsu
    Misafir



  3. 23.Mayıs.2012, 12:42
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: olan birşeyi yaşanmış olmasına ragmen bir başkasına inkar ederek camıye gidip yemın etmek günahmıdır?




    YALAN YEMIN
    YALAN YERE YEMİN ETMEK BÜYÜK GÜNAHTIR.

    Yalan yere yemin eden kişi, Allah`ı yeminine şahid göstererek insanları kandırmak istediği için O`nun mukaddes adını istismar etmekte, O`na iftirada bulunmaktadır. Bu nedenle Hz. Peygamber, büyük günahların en büyüklerinden birinin de yalan yemin olduğunu söylemiştir. (Buharî, Edeb, 6). "Birbirinizi aldatmak için (yalan) yemin etmeyin, bu yüzden yere sağlam basan ayak sürçebilir ve Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azab tadarsınız. Bunun için size (ahirette de) büyük bir azab vardır" (Nahl,16/94) âyeti, yalan yeminin cezasının ilahî azab olduğunu belirtmektedir.

    Bir kimse geleceğe yönelik yaptığı bir yemini bozduğunda, kefaretini ödemek suretiyle yeminin günahından kurtulur (bk. Yemin Keffareti); fakat yalan yemin öyle büyük bir günahtır ki, onun cezasını keffaret dahi düşüremeyeceği için, yalan yeminde keffaret olmaz. Böyle bir günah işleyen kişi, yalanına şahid gösterdiği Allah`a tevbe etmeli, af dilemeli ve bir daha bu günahı işlememelidir. Onun günahını ancak Allah affedebilir. Yalan yeminle başkalarının hakkı alınmışsa, velev ki bu kanun yoluyla olsun, ikinci bir günah daha işlenmiş olur. Haksız yere elde edilen bu hak, sahibine ödenmedikçe tevbe ile kurtuluş olmaz. Mesela bir kimse, ödemediği borcunu bile bile "ödedim" diye yemin etse, karşı taraf da alacağını isbat edemese ve hâkim, yalan yemin edenin borçsuz olduğuna hükmetse, bu kişi iki büyük günahı birden işlemiş olur. Bir de dikkatsizlik, kötü alışkanlık, hata... gibi sebeplerle yalan yere yemin etmek durumuna düşülür. Şüphesiz ki bunun günahı diğeri gibi değildir. Fakat gelişi güzel, lüzumsuz yere Allah`ın adını anmak da bir günahtır. Bu nedenle dile hakim olmalı, yemini alışkanlık haline getirmemeli, ancak çok önemli durumlarda yemin etmelidir. Yeminde niyet, yemin ettirenin maksadına göredir. bu nedenle, yemin eden kişi kalbinden başka şeyleri geçirerek yemin ederse yine yalan yemin etmiş olur. Mesela, Ahmed`e olan borcu için yemin ettirilen kişi, Mehmed`e ödemiş olduğu,borcu kasdederek, borcumu ödedim diye yemin ederse, yalan yemin etmiş olur (Ayrıca bk. Yemin md.).


  4. 23.Mayıs.2012, 12:42
    2
    Moderatör



    YALAN YEMIN
    YALAN YERE YEMİN ETMEK BÜYÜK GÜNAHTIR.

    Yalan yere yemin eden kişi, Allah`ı yeminine şahid göstererek insanları kandırmak istediği için O`nun mukaddes adını istismar etmekte, O`na iftirada bulunmaktadır. Bu nedenle Hz. Peygamber, büyük günahların en büyüklerinden birinin de yalan yemin olduğunu söylemiştir. (Buharî, Edeb, 6). "Birbirinizi aldatmak için (yalan) yemin etmeyin, bu yüzden yere sağlam basan ayak sürçebilir ve Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azab tadarsınız. Bunun için size (ahirette de) büyük bir azab vardır" (Nahl,16/94) âyeti, yalan yeminin cezasının ilahî azab olduğunu belirtmektedir.

    Bir kimse geleceğe yönelik yaptığı bir yemini bozduğunda, kefaretini ödemek suretiyle yeminin günahından kurtulur (bk. Yemin Keffareti); fakat yalan yemin öyle büyük bir günahtır ki, onun cezasını keffaret dahi düşüremeyeceği için, yalan yeminde keffaret olmaz. Böyle bir günah işleyen kişi, yalanına şahid gösterdiği Allah`a tevbe etmeli, af dilemeli ve bir daha bu günahı işlememelidir. Onun günahını ancak Allah affedebilir. Yalan yeminle başkalarının hakkı alınmışsa, velev ki bu kanun yoluyla olsun, ikinci bir günah daha işlenmiş olur. Haksız yere elde edilen bu hak, sahibine ödenmedikçe tevbe ile kurtuluş olmaz. Mesela bir kimse, ödemediği borcunu bile bile "ödedim" diye yemin etse, karşı taraf da alacağını isbat edemese ve hâkim, yalan yemin edenin borçsuz olduğuna hükmetse, bu kişi iki büyük günahı birden işlemiş olur. Bir de dikkatsizlik, kötü alışkanlık, hata... gibi sebeplerle yalan yere yemin etmek durumuna düşülür. Şüphesiz ki bunun günahı diğeri gibi değildir. Fakat gelişi güzel, lüzumsuz yere Allah`ın adını anmak da bir günahtır. Bu nedenle dile hakim olmalı, yemini alışkanlık haline getirmemeli, ancak çok önemli durumlarda yemin etmelidir. Yeminde niyet, yemin ettirenin maksadına göredir. bu nedenle, yemin eden kişi kalbinden başka şeyleri geçirerek yemin ederse yine yalan yemin etmiş olur. Mesela, Ahmed`e olan borcu için yemin ettirilen kişi, Mehmed`e ödemiş olduğu,borcu kasdederek, borcumu ödedim diye yemin ederse, yalan yemin etmiş olur (Ayrıca bk. Yemin md.).





+ Yorum Gönder