Konusunu Oylayın.: Ateistlerin "belki de bizi ufolar yönetmektedir" iddiasına nasıl cevap verebiliriz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ateistlerin "belki de bizi ufolar yönetmektedir" iddiasına nasıl cevap verebiliriz?
  1. 21.Mayıs.2012, 18:25
    1
    Misafir

    Ateistlerin "belki de bizi ufolar yönetmektedir" iddiasına nasıl cevap verebiliriz?






    Ateistlerin "belki de bizi ufolar yönetmektedir" iddiasına nasıl cevap verebiliriz? Mumsema Ateistlerin "belki de bizi ufolar yönetmektedir" iddiasına nasıl cevap verebiliriz?
    59.ayette ne yazıyor anlamadım ya ?


  2. 21.Mayıs.2012, 23:53
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Ateistlerin "belki de bizi ufolar yönetmektedir" iddiasına nasıl cevap verebiliriz?




    Bir tek ilahı kabul etmeyen insanlar birden fazla ilahı kabul etmek zorunda kalmaktadır. Bir tek Allah'ın kulu olmayı reddeden kafirler -varlığı bile sabit olmayan- ufoları ilah edinmek gibi bir yanlışa düşmektedirler.

    Evet bir tek Allah’ı kabul etmeyen, zerreler adedince ilahları kabul etmesi gerekir. Çünkü yapılan işler o kadar hikmet ve sanatlıdır ki tesadüfe yer bırakmamaktadır. Her bir zerreye kainata hükmü geçecek bir akıl, kudret, ilim, hikmet vs. vermek gerekir. Çünkü bütün kainata hükmü geçmeyen bir zerrenin devamı mümkün değildir. Bu hal imkansız olduğuna göre her şeye gücü yeten sonsuz ilim ve hikmet sahibi bir tek ilahı kabul etmek gerekir. Birincisi muhal olduğuna göre ikincisini kabul etmek zorundadırlar.

    Hem birden fazla ilahı kabul etmek kainatın düzeninin bozulması anlamına gelmektedir. "Halbuki gökte ve yerde, Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı oraların nizamı bozulurdu. Demek ki o yüce arş ve hükümranlığın sahibi Allah, onların zanlarından, onların Allah’a reva gördükleri vasıflardan münezzehtir, yücedir!" (Enbiya, 21/22)

    Kâinatta kemal sıfatları ile muttasıf, yani ilmi, kudreti, iradesi mutlak ve sınırsız olan birden fazla ilah bulunsaydı, farazî olarak şu ihtimaller olabilirdi:

    1. Onlardan yalnız birinin hükmü yürüseydi diğerleri âciz ve noksan olurlardı ki bu ilah olmakla bağdaştırılamaz.

    2. Her biri eşit kudret ve hakimiyete sahip olsalardı, ayrı ayrı nizamların bulunması gerekirdi. O takdirde de, mevcut olan bu nizam bulunmazdı.

    3. İlahların fazla değil, sadece iki tane olup bunların bir tek nizam kurup birleştikleri varsayılırsa, iki etkenin (illetin) bir nesne (malül) üzerinde çekişmesi sonucu ortaya çıkar, nizamın devamı imkânsız olurdu.

    4. Birbirleriyle anlaşmazlık halinde olsalardı zaten baştan beri nizam kurulamazdı. Bu âyet-i kerime kelam ilminde, tevhidin ispatında en önemli kaynak teşkil eden esaslardan biridir. Kelamda buna bürhan-ı temânu’ adı verilir.


  3. 21.Mayıs.2012, 23:53
    2
    Editör



    Bir tek ilahı kabul etmeyen insanlar birden fazla ilahı kabul etmek zorunda kalmaktadır. Bir tek Allah'ın kulu olmayı reddeden kafirler -varlığı bile sabit olmayan- ufoları ilah edinmek gibi bir yanlışa düşmektedirler.

    Evet bir tek Allah’ı kabul etmeyen, zerreler adedince ilahları kabul etmesi gerekir. Çünkü yapılan işler o kadar hikmet ve sanatlıdır ki tesadüfe yer bırakmamaktadır. Her bir zerreye kainata hükmü geçecek bir akıl, kudret, ilim, hikmet vs. vermek gerekir. Çünkü bütün kainata hükmü geçmeyen bir zerrenin devamı mümkün değildir. Bu hal imkansız olduğuna göre her şeye gücü yeten sonsuz ilim ve hikmet sahibi bir tek ilahı kabul etmek gerekir. Birincisi muhal olduğuna göre ikincisini kabul etmek zorundadırlar.

    Hem birden fazla ilahı kabul etmek kainatın düzeninin bozulması anlamına gelmektedir. "Halbuki gökte ve yerde, Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı oraların nizamı bozulurdu. Demek ki o yüce arş ve hükümranlığın sahibi Allah, onların zanlarından, onların Allah’a reva gördükleri vasıflardan münezzehtir, yücedir!" (Enbiya, 21/22)

    Kâinatta kemal sıfatları ile muttasıf, yani ilmi, kudreti, iradesi mutlak ve sınırsız olan birden fazla ilah bulunsaydı, farazî olarak şu ihtimaller olabilirdi:

    1. Onlardan yalnız birinin hükmü yürüseydi diğerleri âciz ve noksan olurlardı ki bu ilah olmakla bağdaştırılamaz.

    2. Her biri eşit kudret ve hakimiyete sahip olsalardı, ayrı ayrı nizamların bulunması gerekirdi. O takdirde de, mevcut olan bu nizam bulunmazdı.

    3. İlahların fazla değil, sadece iki tane olup bunların bir tek nizam kurup birleştikleri varsayılırsa, iki etkenin (illetin) bir nesne (malül) üzerinde çekişmesi sonucu ortaya çıkar, nizamın devamı imkânsız olurdu.

    4. Birbirleriyle anlaşmazlık halinde olsalardı zaten baştan beri nizam kurulamazdı. Bu âyet-i kerime kelam ilminde, tevhidin ispatında en önemli kaynak teşkil eden esaslardan biridir. Kelamda buna bürhan-ı temânu’ adı verilir.





+ Yorum Gönder