Konusunu Oylayın.: Muhammed abduh kitapları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Muhammed abduh kitapları
  1. 18.Mayıs.2012, 20:44
    1
    Misafir

    Muhammed abduh kitapları






    Muhammed abduh kitapları Mumsema muhammed abduh kitapları


  2. 18.Mayıs.2012, 20:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 02.Haziran.2012, 13:43
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: muhammed abduh kitapları




    B-MUHAMMED ABDUH’UN ESERLERİ
    Muhammed Abduh, XIX. asırda yetişen İslâm âleminin ünlü simalarından biridir. Yaşadığı çağdan günümüze kadar düşünce hayatına damgasını vuran Abduh hakkında “velûd bir yazardır” diyebiliriz. Çünkü O’nun, kısa bir ömür içerisine, eğitim, haddinden fazla görev ve meşguliyetler, seyahatler ve sürgün hayatını sığdırdığı düşünüldüğü zaman böyle bir yargıya varılabilir. Muhammed Abduh, 1849-1905 tarihleri arasında, kısa bir ömre yüzlerce makale ve aşağıda listesini vereceğim bir takım eserleri sığdırabilmiş, bütün bunlardan öte, yüzlerce talebe yetiştirmiştir. Onların ortaya koydukları eserlerin temel harcında da onun mayası bulunmaktadır.
    İlk makalesi “el-Ahrâm”da[12][12] yayınlanan Abduh, bundan başka “el-Vakâyıu’l-Mısrıyye”[13][13], “el-Urvetü’l-Vuskâ”[14][14], “Semerâtü’l-Fünûn el-Beyrûtiyye”[15][15], “el-Menâr”[16][16] gibi gazete ve dergilerde birçok yazı ve makale yayınlamıştır. Abduh’un yazmış olduğu kitaplar kısmen hayatında ve daha sonra da ölümünün akabinde defalarca basılmıştır. Abduh’un basılı olan eserlerini tasnif ettiğimizde; Tefsir, Tevhîd, reddiye, şerhler ve hatıralardan oluşmaktadır. Bütün bunlar bize göstermektedir ki, Abduh İslâmî ilimler içerisinde pek çok konuda da yazı yazmış veya eser meydana getirmiş bulunmaktadır. O aynı zamanda kendisine velud değildir diyenlere de bir başka açıdan eserleriyle cevap vermiş bulunmaktadır.
    Abduh’un eserlerini ve makalelerini biyografisiyle birlikte ilk defa neşreden Reşîd Rızâ olmuştur. Bu işe Muhammed Abduh’un ölümünden hemen sonra teşebbüs ederek, “el-Menâr” dergisinde “Muhtasaru Sireti’l-Üstâzi’l-İmâm”[17][17] ismiyle kısa biyografi denemesi yaparken, bir taraftan da aynı dergide Üstad Muhammed Abduh’la ilgili olarak kimde bir yazı, bir hatıra, bir kitap veya bir makale varsa getirmesini ilan etmiştir. Böylece üç ciltlik ve 2122 sahife tutarındaki, “Târîhu’l-Üstâzi’l-İmâm Muhammed Abduh” isimli eser ortaya çıkmıştır. Bu eserin ilk cildi, Abduh’un hayatından, ikinci cildi, bazı eser ve makalelerinden, üçüncü cildi ise, Abduh’un mektuplarından, ölümünden sonra yerli ve yabancı basında çıkan kendisi hakkında yazılan taziyelerden, mersiyelerden ve makalelerden oluşmaktadır. Ancak burada şu noktayı belirtmekte fayda olduğu kanaatindeyim. Reşîd Rızâ’nın meydana getirdiği bu eser bir çok yönden eksiktir. Çünkü Reşîd Rızâ tarafından, bu eserin neşredildiği dönemde Hidiv II. Abbas Hilmi iktidarına ve İngilizlere ters düşmemek için bir çok makale “Târîhu’l-Üstâzi’l-İmâm”a alınmadığı gibi bazı kitap ve makalelerin Abduh’a ait olup olmadığı araştırılmadan ve tahkik edilmeden neşredilmiştir. Yazımızın ileriki bölümlerinde Abduh’un eserlerinden bahsettiğimizde bu durum daha iyi görülecektir. Muhammed Reşîd Rızâ’nın hazırlamış olduğu bu kıymetli eser 1925 ve 1931 yıllarında olmak üzere iki defa üst üste baskı yapmıştır. Birinci ve ikinci baskı arasında fazla bir fark yoktur.
    Muhammed Ammara, aradan yıllar geçtikten sonra Reşîd Rızâ tarafından Abduh hakkında yazılı bulunan bu eserin bir takım eksiklerini görünce, kendisi kırk yıl sonra ikinci bir defa toplama ve inceleme yaparak neşretme teşebbüsünde bulunmuştur. Ammara’nın yaptığı bu özlü çalışmanın diğer bir özelliği de; makalelerin mevzularına, tarihlerine göre, belli bir düzen ve intizam içerisinde, hatta bazı yazıların kaynakları, ilk basıldıkları yerler dipnotlarda verilmiş olmak üzere yeniden tanzim edilerek basılmış olmasıdır. Ammara yaptığı bu çalışmaya “el-A’mâl’ul-Kâmile li’l-İmâm Muhammed Abduh”ismini vererek, altı ciltte neşretmiştir. Şimdiye kadar bu eser iki baskı yapmıştır: İlk baskısı Kahire 1972–1974; ikinci baskısı: Beyrut 1979-1980’dır.[18][18]
    Muhammed Abduh’un eserlerinin dökümünü verirken ilk elden Reşîd Rızâ’nın çalışması, Ammara’nın tahkikli neşri ve Abduh üzerine yapılan bazı ilmî çalışmalar göz önüne alarak bir liste vermeğe çalışacağız. Ancak burada bir noktayı belirtmekte fayda vardır. Abduh’un eserlerini zikrederken öncelikle onun aidiyeti şüpheli olan eserlerini vermeğe, sonra da kendisine ait olduğu kesin olan eserlerle birlikte yazma olanlarını da belirtmeye çalışacağız.

    I-ABDUH’A AİT OLUP-OLMADIĞINDA ŞÜPHE EDİLEN ESERLER
    1- R i s â l e t ü’l - V â r i d â t f î S ı r r ı ’t-T e c e l l i y â t
    Tasavvuf ve kelâmla ilgili olan bu kitap 1872 yılında yazılmış; ilk defa 1874 tarihinde Kahire’de basılmıştır.[19][19] Reşîd Rızâ, “Târîhu’l- Üstâzi’l-İmâm” İkinci cilt (ilk baskı–1925) Münşeât bölümünün 1-25’inci sahifelerinde bu eseri Abduh’a nispet ederek eserine almış ama, ikinci baskıda bu eser münşeât bölümünden çıkartılmıştır.[20][20] Bu eser Kahire, Matbaatu’l Menâr’da 1925‘de ikinci defa basılmıştır.[21][21] Bu eserin kısaca içeriğine baktığımızda bir mukaddime pek çok konu (Mümkin, mürekkeb, mutlak, mukayyed, Vacib bedîhi mi? Nazari mi? İllet ve ma’lul, Filozofların sözünü iptal, idrakın hakikatı, tecellinin mertebeleri, batıda felsefi nazariyeler, Risâlet ve Nübüvvette tasavvufî/sofi nazariyeler gibi) ve hatimeden oluşmaktadır.
    Ammara, bu derece derin ve felsefî bir eserin meydana gelmesi için geniş bir felsefî kültürün gerekli olduğunu ileri sürerek, bu eseri Efgânî’ye nispet etmektedir. Ammara’ya göre, bu eserin yazılış tarihi 1872’dir. Abduh henüz yirmi üç yaşlarında bir öğrenci ve el-Ezher’den de henüz mezun olmamıştır. Efgânî ile tanışalı da bir yıl olmuştur, diyor. Bu takdirde Abduh, böyle bir fikrî eseri kaleme alacak kadar felsefî yeteneğinden bahsetmek yanlış olur. Olsa olsa Abduh, bu esere bir sahifelik giriş yazmıştır. Hatta girişte Abduh’un kullandığı “Evmee/İşaret etti” kelimesine dayanarak bizzat Abduh’un, eserin Efgânî tarafından telif edildiğini kaydettiğini söylemektedir. Ayrıca Abduh’un ilk yazısı 1876 yılında “el-Ahrâm”da, Hoca Hüseyn Nimetullah Huri’nin Fransızcadan tercüme ettiği “et-Tuhfetü’l- Edebiyye” isimli esere bir takriz şeklinde çıkmıştır.[22][22] Aynı zamanda Brockelmann, yazmış olduğu GAL isimli eserinde Muhammed Abduh’un hayatını ve eserlerinin isimlerini verirken “Risâletu’l-Vâridât” tan hiç bahsetmemektedir.[23][23]

    2- e t-T a’ l î k â t a l â Ş e r h i’ d-D e v v â n î l i’l-A k â i d i’l-A d u d i y y e

    Bu eser, Adudüddin el-Îcî (ö. 756/1355) tarafından yazılan “Akâid-i Adudiye”ye Celâlüddîn Devvânî’nin (ö. 905/1502) yapmış olduğu şerh üzerine bir haşiyedir. Bu haşiye ilk defa 1292/1876 yılında Kahire’de yayınlanmış, ikinci olarak da: 1322/1904’de basılmıştır.[24][24] Ammara bu eserin de Muhammed Abduh’a ait olmadığını iddia ediyor ve bu konuda şöyle diyor: Eser ilk defa yayınlandığı tarihte (1292/1876) Abduh henüz öğrencidir. Efgânî ile tanışalı da daha birkaç yılı geçmemişti. Ayrıca Ammara, Risâletu’l-Vâridât için zikrettiği noktaları aynen bu eser için de belirtmekten geri kalmıyor. Bu eser Brockelmann’ın GAL’ında da geçmemektedir.[25][25] Ancak bütün bu söylenilenler birer iddiadan ibarettir. Çünkü bu eser Abduh hayatta iken basılmış ve üzerinde kendi imzası bulunmaktadır. Abduh’tan sonra gelen pek çok âlim ise bu konuda aykırı bir görüş belirtmemektedir. Süleyman Dünya tarafından bu eser baş tarafına 64 sahifelik bir girişle takdim ve tahkiki yapılarak 1958 yılında iki cilt halinde “eş-Şeyh Muhammed Abduh beyne’l-Felâsife ve’l-Kelâmiyyin” ismiyle yayınlanmıştır. Bütün bunlar bize gösteriyor ki, bu haşiyenin müellifinin Abduh’tan başkasının olamayacağıdır.

    3- e l - U r v e t ü’l - V u s k â

    el-Urvetü’l-Vuskâ, 13 Mart 1884-16 Ekim 1884 tarihleri arasında on sekiz sayı ve “el-Urvetü’l-Vusk⠓cemiyetinin yayın organı olarak, Paris’te Efgânî ile Abduh’un neşrettikleri bir gazetedir. el-Urvetü’l-Vuskâ gazetesinin ilk sayısında, gazetenin Siyasî müdürü/politik directeur Cemâleddin Efgânî, Muharriru’l-Evvel/Redacteur en Chef eş-Şeyh Muham-med Abduh diye yazmaktadır.[26][26]
    Ammara’ya göre bu gazetedeki yazıların Efgânî’ye nispet edilmesi gerekir. Abduh’un bu Gazetedeki rolü yalnızca editörlüktür. Ayrıca Ammara bu görüşüne, Şekip Arslan’ın Abduh’tan nakil suretiyle Reşîd Rızâ’nın şöylemiş olduğu şu sözü delil olarak almaktadır: “Tüm fikirler Seyyid’indi. Bu dergide bana ait bir fikir yoktur. İbareler bana aittir. Bu noktada da Efgânî’nin rolü yoktur.”[27][27] Bu sözde bir mütevazilik vardır, yani Abduh da yazmıştır.
    Hamid İnayet ise; el-Urvetü’l-Vüskâ’nın bütün yazıları Abduh’un kaleminden çıkmıştır. Çünkü yazılarda saf Arapça kullanılmıştır. Oysa Seyyid’in yazılarının çoğunun üslûbunda, onların yazarının Arap olmadığı anlaşılmaktadır. Fakat bu gazetede önemli olan yazı üslûbu değil, yazılan makalelerin içeriğidir. Bu konuda çoğu makalelerin içeriğinin Cemâleddin Efgânî’nin düşüncelerinden sızdığında da hiç kuşku yoktur.[28][28]
    Ammara’nın “el-Urvetü’l-Vuskâ”yı Abduh’a nispet etmemesinin diğer bir sebebi de; Gazetenin siyasî içerikli ve devrimi esas alan bir üslûba sahip olmasıdır. Ayrıca, eğer makaleler Abduh’un ise neden “Üstâzu’l-İmâm”da otuz bir adet makale münşeât bölümüne alınma-mıştır?[29][29] Ancakel-Urvetü’l-Vuskâ’da yer alan fikrî makaleler zaman zaman Mecelletü’l-Menâr dergisinde (1901-1906) iktibas edilmiştir.[30][30] Daha sonra ki dönemlerde gazetede çıkan bu makaleler müstakil bir kitap halinde ilk baskısı 1910 yılında Beyrut’ta olmak üzere, ikinci baskısı ise 1928’de Kahire’de neşredilmiştir.
    el-Urvetü’l-Vuskâ’nın değişik dillere tercümeleri yapılmıştır. Urduca, İngilizce, Fransızca’ya yapılan bu tercümeler bir kaç makaleyi geçmemektedir. Bu makalelerin bir kısmı Mehmet Akif tarafından tercüme edilerek Sebilürreşâd dergisinde yayınlanmıştır. Ama Akif Türkçe’ye bütününü çevirmemiştir. Bu eserin tamamının tercümesi ilk defa İbrahim Aydın tarafından yapılmış, ayrıca bu tercüme Seyyid Hâdî Hüsrevşâhî’nin bir takdimi ile İstanbul’da 1987 yılında basılmıştır.

    4- T a h r î r u’l - M e r’ e

    Bu eser, Abduh’un talebelerinden Kasım Emin’e (1865-1908) aittir. 1899 yılında Mısırda basıldığı yıllarda hayli ses çıkarmış bir eserdir. Ancak bazı bölümleri Abduh tarafından kaleme alınmıştır (Şer’i Hicab,Talak, Taaddüdü Zevcat gibi) Ammara, Abduh’un yazmış olduğunu iddia ettiği kısımları“el-A’mâlu’l-Kâmile li’l-İmâm Muhammed Abduh”un, II. cildi, 72-129. sahifeler arasında yeniden neşretmiştir.[31][31]

    II-ABDUH’UN YAPTIĞI ŞERHLER
    1- Ş e r h u N e h c i’l - B e l â g a
    Hz. Ali’nin hitabelerini, konuşmalarını ve sözlerini ihtiva eden bir eserdir. Şerif er-Radî (ö. 359/969) tarafından derlenen bu esere Abduh tarafından yapılan bir şerhtir. İlk baskısı Beyrut’ta 1885 yılında neşredilmiştir. Ayrıca Abduh, Nehcu’l-Belâga’nın bu şerhine bir de mukaddime yazmıştır.[32][32]

    IV-ABDUH’UN MATBU OLAN ESERLERİ

    1- R i s â l e t ü ’t - T e v h î d
    Abduh’un en önemli eseridir. Abduh’un, sürgünde bulunduğu sırada Beyrut’ta Sultaniye Medresesinde iken okuttuğu derslerin genişletilmiş ve yeniden gözden geçirilmiş bir baskısıdır. Risâletü’t–Tevhîd’in ilk baskısı Muhammed Abduh hayatta iken 1315/1898 yılında Bulak’ta (Matbaatü’l-Emiriyye) yapılmıştır. Reşîd Rızâ’nın talikatlarıyla yeniden gözden geçirilerek Matbaatü’l-Menâr’da 1908 yılında neşredilmiştir. Bu eserin bugüne kadar yüzlerce baskısı ve tercümeleri bulunmaktadır. Bu tercümelerinden bazıları şunlardır:
    a-Osmanlıca tercümesi: Mehmet Akif Risâletü’t-Tevhîd’in iki bölümünü 1915’de tercüme etmiş, Sebilürreşâd dergisinde yayınlamış ama, bilinmeyen bir sebepten dolayı bu teşebbüsünü sürdürememiştir Daha sonra Hüseyin Mazhar tarafından, Risâletü’t-Tevhîd’in başından “Vahyin ve Nübüvvetin Vukuu’nun açıklanmasına” kadar ki olan kısmı tercüme edilerek “Sebilürreşâd”dergisinin bazı sayılarında tefrika edilmiştir. Yalnız bu tercüme tamamlanmamış eksik kalmıştır.
    [37][37]
    b-Fransızca Tercümesi: B. Michel ve Mustafa Abdurrazık‘ın uzun ve önemli bir girişiyle birlikte Risâletü’t Tevhîd ou Expose de la Religion Musulman, Paris, 1925 yılında basılmıştır.
    c-İngilizce tercümesi: The Theology of Unity adıyla, İshaq Musa’ad ve Kenneth Cragg tarafından, (Londra, George Allen ve Unwin, 1966) neşredilmiştir.
    d-Türkçeye: Sabri Hizmetli tarafından geniş bir girişle birlikte tercüme edilmiş ve 1986 yılında Ankara’da Fecir yayınları arasında yayınlamıştır.
    e-Yugoslavca’ya: Raspravao İslâm skom Monoteizmu, trc. Ömer dic. Muharrem, Sarajeva 1989’dir.





  4. 02.Haziran.2012, 13:43
    2
    Silent and lonely rains



    B-MUHAMMED ABDUH’UN ESERLERİ
    Muhammed Abduh, XIX. asırda yetişen İslâm âleminin ünlü simalarından biridir. Yaşadığı çağdan günümüze kadar düşünce hayatına damgasını vuran Abduh hakkında “velûd bir yazardır” diyebiliriz. Çünkü O’nun, kısa bir ömür içerisine, eğitim, haddinden fazla görev ve meşguliyetler, seyahatler ve sürgün hayatını sığdırdığı düşünüldüğü zaman böyle bir yargıya varılabilir. Muhammed Abduh, 1849-1905 tarihleri arasında, kısa bir ömre yüzlerce makale ve aşağıda listesini vereceğim bir takım eserleri sığdırabilmiş, bütün bunlardan öte, yüzlerce talebe yetiştirmiştir. Onların ortaya koydukları eserlerin temel harcında da onun mayası bulunmaktadır.
    İlk makalesi “el-Ahrâm”da[12][12] yayınlanan Abduh, bundan başka “el-Vakâyıu’l-Mısrıyye”[13][13], “el-Urvetü’l-Vuskâ”[14][14], “Semerâtü’l-Fünûn el-Beyrûtiyye”[15][15], “el-Menâr”[16][16] gibi gazete ve dergilerde birçok yazı ve makale yayınlamıştır. Abduh’un yazmış olduğu kitaplar kısmen hayatında ve daha sonra da ölümünün akabinde defalarca basılmıştır. Abduh’un basılı olan eserlerini tasnif ettiğimizde; Tefsir, Tevhîd, reddiye, şerhler ve hatıralardan oluşmaktadır. Bütün bunlar bize göstermektedir ki, Abduh İslâmî ilimler içerisinde pek çok konuda da yazı yazmış veya eser meydana getirmiş bulunmaktadır. O aynı zamanda kendisine velud değildir diyenlere de bir başka açıdan eserleriyle cevap vermiş bulunmaktadır.
    Abduh’un eserlerini ve makalelerini biyografisiyle birlikte ilk defa neşreden Reşîd Rızâ olmuştur. Bu işe Muhammed Abduh’un ölümünden hemen sonra teşebbüs ederek, “el-Menâr” dergisinde “Muhtasaru Sireti’l-Üstâzi’l-İmâm”[17][17] ismiyle kısa biyografi denemesi yaparken, bir taraftan da aynı dergide Üstad Muhammed Abduh’la ilgili olarak kimde bir yazı, bir hatıra, bir kitap veya bir makale varsa getirmesini ilan etmiştir. Böylece üç ciltlik ve 2122 sahife tutarındaki, “Târîhu’l-Üstâzi’l-İmâm Muhammed Abduh” isimli eser ortaya çıkmıştır. Bu eserin ilk cildi, Abduh’un hayatından, ikinci cildi, bazı eser ve makalelerinden, üçüncü cildi ise, Abduh’un mektuplarından, ölümünden sonra yerli ve yabancı basında çıkan kendisi hakkında yazılan taziyelerden, mersiyelerden ve makalelerden oluşmaktadır. Ancak burada şu noktayı belirtmekte fayda olduğu kanaatindeyim. Reşîd Rızâ’nın meydana getirdiği bu eser bir çok yönden eksiktir. Çünkü Reşîd Rızâ tarafından, bu eserin neşredildiği dönemde Hidiv II. Abbas Hilmi iktidarına ve İngilizlere ters düşmemek için bir çok makale “Târîhu’l-Üstâzi’l-İmâm”a alınmadığı gibi bazı kitap ve makalelerin Abduh’a ait olup olmadığı araştırılmadan ve tahkik edilmeden neşredilmiştir. Yazımızın ileriki bölümlerinde Abduh’un eserlerinden bahsettiğimizde bu durum daha iyi görülecektir. Muhammed Reşîd Rızâ’nın hazırlamış olduğu bu kıymetli eser 1925 ve 1931 yıllarında olmak üzere iki defa üst üste baskı yapmıştır. Birinci ve ikinci baskı arasında fazla bir fark yoktur.
    Muhammed Ammara, aradan yıllar geçtikten sonra Reşîd Rızâ tarafından Abduh hakkında yazılı bulunan bu eserin bir takım eksiklerini görünce, kendisi kırk yıl sonra ikinci bir defa toplama ve inceleme yaparak neşretme teşebbüsünde bulunmuştur. Ammara’nın yaptığı bu özlü çalışmanın diğer bir özelliği de; makalelerin mevzularına, tarihlerine göre, belli bir düzen ve intizam içerisinde, hatta bazı yazıların kaynakları, ilk basıldıkları yerler dipnotlarda verilmiş olmak üzere yeniden tanzim edilerek basılmış olmasıdır. Ammara yaptığı bu çalışmaya “el-A’mâl’ul-Kâmile li’l-İmâm Muhammed Abduh”ismini vererek, altı ciltte neşretmiştir. Şimdiye kadar bu eser iki baskı yapmıştır: İlk baskısı Kahire 1972–1974; ikinci baskısı: Beyrut 1979-1980’dır.[18][18]
    Muhammed Abduh’un eserlerinin dökümünü verirken ilk elden Reşîd Rızâ’nın çalışması, Ammara’nın tahkikli neşri ve Abduh üzerine yapılan bazı ilmî çalışmalar göz önüne alarak bir liste vermeğe çalışacağız. Ancak burada bir noktayı belirtmekte fayda vardır. Abduh’un eserlerini zikrederken öncelikle onun aidiyeti şüpheli olan eserlerini vermeğe, sonra da kendisine ait olduğu kesin olan eserlerle birlikte yazma olanlarını da belirtmeye çalışacağız.

    I-ABDUH’A AİT OLUP-OLMADIĞINDA ŞÜPHE EDİLEN ESERLER
    1- R i s â l e t ü’l - V â r i d â t f î S ı r r ı ’t-T e c e l l i y â t
    Tasavvuf ve kelâmla ilgili olan bu kitap 1872 yılında yazılmış; ilk defa 1874 tarihinde Kahire’de basılmıştır.[19][19] Reşîd Rızâ, “Târîhu’l- Üstâzi’l-İmâm” İkinci cilt (ilk baskı–1925) Münşeât bölümünün 1-25’inci sahifelerinde bu eseri Abduh’a nispet ederek eserine almış ama, ikinci baskıda bu eser münşeât bölümünden çıkartılmıştır.[20][20] Bu eser Kahire, Matbaatu’l Menâr’da 1925‘de ikinci defa basılmıştır.[21][21] Bu eserin kısaca içeriğine baktığımızda bir mukaddime pek çok konu (Mümkin, mürekkeb, mutlak, mukayyed, Vacib bedîhi mi? Nazari mi? İllet ve ma’lul, Filozofların sözünü iptal, idrakın hakikatı, tecellinin mertebeleri, batıda felsefi nazariyeler, Risâlet ve Nübüvvette tasavvufî/sofi nazariyeler gibi) ve hatimeden oluşmaktadır.
    Ammara, bu derece derin ve felsefî bir eserin meydana gelmesi için geniş bir felsefî kültürün gerekli olduğunu ileri sürerek, bu eseri Efgânî’ye nispet etmektedir. Ammara’ya göre, bu eserin yazılış tarihi 1872’dir. Abduh henüz yirmi üç yaşlarında bir öğrenci ve el-Ezher’den de henüz mezun olmamıştır. Efgânî ile tanışalı da bir yıl olmuştur, diyor. Bu takdirde Abduh, böyle bir fikrî eseri kaleme alacak kadar felsefî yeteneğinden bahsetmek yanlış olur. Olsa olsa Abduh, bu esere bir sahifelik giriş yazmıştır. Hatta girişte Abduh’un kullandığı “Evmee/İşaret etti” kelimesine dayanarak bizzat Abduh’un, eserin Efgânî tarafından telif edildiğini kaydettiğini söylemektedir. Ayrıca Abduh’un ilk yazısı 1876 yılında “el-Ahrâm”da, Hoca Hüseyn Nimetullah Huri’nin Fransızcadan tercüme ettiği “et-Tuhfetü’l- Edebiyye” isimli esere bir takriz şeklinde çıkmıştır.[22][22] Aynı zamanda Brockelmann, yazmış olduğu GAL isimli eserinde Muhammed Abduh’un hayatını ve eserlerinin isimlerini verirken “Risâletu’l-Vâridât” tan hiç bahsetmemektedir.[23][23]

    2- e t-T a’ l î k â t a l â Ş e r h i’ d-D e v v â n î l i’l-A k â i d i’l-A d u d i y y e

    Bu eser, Adudüddin el-Îcî (ö. 756/1355) tarafından yazılan “Akâid-i Adudiye”ye Celâlüddîn Devvânî’nin (ö. 905/1502) yapmış olduğu şerh üzerine bir haşiyedir. Bu haşiye ilk defa 1292/1876 yılında Kahire’de yayınlanmış, ikinci olarak da: 1322/1904’de basılmıştır.[24][24] Ammara bu eserin de Muhammed Abduh’a ait olmadığını iddia ediyor ve bu konuda şöyle diyor: Eser ilk defa yayınlandığı tarihte (1292/1876) Abduh henüz öğrencidir. Efgânî ile tanışalı da daha birkaç yılı geçmemişti. Ayrıca Ammara, Risâletu’l-Vâridât için zikrettiği noktaları aynen bu eser için de belirtmekten geri kalmıyor. Bu eser Brockelmann’ın GAL’ında da geçmemektedir.[25][25] Ancak bütün bu söylenilenler birer iddiadan ibarettir. Çünkü bu eser Abduh hayatta iken basılmış ve üzerinde kendi imzası bulunmaktadır. Abduh’tan sonra gelen pek çok âlim ise bu konuda aykırı bir görüş belirtmemektedir. Süleyman Dünya tarafından bu eser baş tarafına 64 sahifelik bir girişle takdim ve tahkiki yapılarak 1958 yılında iki cilt halinde “eş-Şeyh Muhammed Abduh beyne’l-Felâsife ve’l-Kelâmiyyin” ismiyle yayınlanmıştır. Bütün bunlar bize gösteriyor ki, bu haşiyenin müellifinin Abduh’tan başkasının olamayacağıdır.

    3- e l - U r v e t ü’l - V u s k â

    el-Urvetü’l-Vuskâ, 13 Mart 1884-16 Ekim 1884 tarihleri arasında on sekiz sayı ve “el-Urvetü’l-Vusk⠓cemiyetinin yayın organı olarak, Paris’te Efgânî ile Abduh’un neşrettikleri bir gazetedir. el-Urvetü’l-Vuskâ gazetesinin ilk sayısında, gazetenin Siyasî müdürü/politik directeur Cemâleddin Efgânî, Muharriru’l-Evvel/Redacteur en Chef eş-Şeyh Muham-med Abduh diye yazmaktadır.[26][26]
    Ammara’ya göre bu gazetedeki yazıların Efgânî’ye nispet edilmesi gerekir. Abduh’un bu Gazetedeki rolü yalnızca editörlüktür. Ayrıca Ammara bu görüşüne, Şekip Arslan’ın Abduh’tan nakil suretiyle Reşîd Rızâ’nın şöylemiş olduğu şu sözü delil olarak almaktadır: “Tüm fikirler Seyyid’indi. Bu dergide bana ait bir fikir yoktur. İbareler bana aittir. Bu noktada da Efgânî’nin rolü yoktur.”[27][27] Bu sözde bir mütevazilik vardır, yani Abduh da yazmıştır.
    Hamid İnayet ise; el-Urvetü’l-Vüskâ’nın bütün yazıları Abduh’un kaleminden çıkmıştır. Çünkü yazılarda saf Arapça kullanılmıştır. Oysa Seyyid’in yazılarının çoğunun üslûbunda, onların yazarının Arap olmadığı anlaşılmaktadır. Fakat bu gazetede önemli olan yazı üslûbu değil, yazılan makalelerin içeriğidir. Bu konuda çoğu makalelerin içeriğinin Cemâleddin Efgânî’nin düşüncelerinden sızdığında da hiç kuşku yoktur.[28][28]
    Ammara’nın “el-Urvetü’l-Vuskâ”yı Abduh’a nispet etmemesinin diğer bir sebebi de; Gazetenin siyasî içerikli ve devrimi esas alan bir üslûba sahip olmasıdır. Ayrıca, eğer makaleler Abduh’un ise neden “Üstâzu’l-İmâm”da otuz bir adet makale münşeât bölümüne alınma-mıştır?[29][29] Ancakel-Urvetü’l-Vuskâ’da yer alan fikrî makaleler zaman zaman Mecelletü’l-Menâr dergisinde (1901-1906) iktibas edilmiştir.[30][30] Daha sonra ki dönemlerde gazetede çıkan bu makaleler müstakil bir kitap halinde ilk baskısı 1910 yılında Beyrut’ta olmak üzere, ikinci baskısı ise 1928’de Kahire’de neşredilmiştir.
    el-Urvetü’l-Vuskâ’nın değişik dillere tercümeleri yapılmıştır. Urduca, İngilizce, Fransızca’ya yapılan bu tercümeler bir kaç makaleyi geçmemektedir. Bu makalelerin bir kısmı Mehmet Akif tarafından tercüme edilerek Sebilürreşâd dergisinde yayınlanmıştır. Ama Akif Türkçe’ye bütününü çevirmemiştir. Bu eserin tamamının tercümesi ilk defa İbrahim Aydın tarafından yapılmış, ayrıca bu tercüme Seyyid Hâdî Hüsrevşâhî’nin bir takdimi ile İstanbul’da 1987 yılında basılmıştır.

    4- T a h r î r u’l - M e r’ e

    Bu eser, Abduh’un talebelerinden Kasım Emin’e (1865-1908) aittir. 1899 yılında Mısırda basıldığı yıllarda hayli ses çıkarmış bir eserdir. Ancak bazı bölümleri Abduh tarafından kaleme alınmıştır (Şer’i Hicab,Talak, Taaddüdü Zevcat gibi) Ammara, Abduh’un yazmış olduğunu iddia ettiği kısımları“el-A’mâlu’l-Kâmile li’l-İmâm Muhammed Abduh”un, II. cildi, 72-129. sahifeler arasında yeniden neşretmiştir.[31][31]

    II-ABDUH’UN YAPTIĞI ŞERHLER
    1- Ş e r h u N e h c i’l - B e l â g a
    Hz. Ali’nin hitabelerini, konuşmalarını ve sözlerini ihtiva eden bir eserdir. Şerif er-Radî (ö. 359/969) tarafından derlenen bu esere Abduh tarafından yapılan bir şerhtir. İlk baskısı Beyrut’ta 1885 yılında neşredilmiştir. Ayrıca Abduh, Nehcu’l-Belâga’nın bu şerhine bir de mukaddime yazmıştır.[32][32]

    IV-ABDUH’UN MATBU OLAN ESERLERİ

    1- R i s â l e t ü ’t - T e v h î d
    Abduh’un en önemli eseridir. Abduh’un, sürgünde bulunduğu sırada Beyrut’ta Sultaniye Medresesinde iken okuttuğu derslerin genişletilmiş ve yeniden gözden geçirilmiş bir baskısıdır. Risâletü’t–Tevhîd’in ilk baskısı Muhammed Abduh hayatta iken 1315/1898 yılında Bulak’ta (Matbaatü’l-Emiriyye) yapılmıştır. Reşîd Rızâ’nın talikatlarıyla yeniden gözden geçirilerek Matbaatü’l-Menâr’da 1908 yılında neşredilmiştir. Bu eserin bugüne kadar yüzlerce baskısı ve tercümeleri bulunmaktadır. Bu tercümelerinden bazıları şunlardır:
    a-Osmanlıca tercümesi: Mehmet Akif Risâletü’t-Tevhîd’in iki bölümünü 1915’de tercüme etmiş, Sebilürreşâd dergisinde yayınlamış ama, bilinmeyen bir sebepten dolayı bu teşebbüsünü sürdürememiştir Daha sonra Hüseyin Mazhar tarafından, Risâletü’t-Tevhîd’in başından “Vahyin ve Nübüvvetin Vukuu’nun açıklanmasına” kadar ki olan kısmı tercüme edilerek “Sebilürreşâd”dergisinin bazı sayılarında tefrika edilmiştir. Yalnız bu tercüme tamamlanmamış eksik kalmıştır.
    [37][37]
    b-Fransızca Tercümesi: B. Michel ve Mustafa Abdurrazık‘ın uzun ve önemli bir girişiyle birlikte Risâletü’t Tevhîd ou Expose de la Religion Musulman, Paris, 1925 yılında basılmıştır.
    c-İngilizce tercümesi: The Theology of Unity adıyla, İshaq Musa’ad ve Kenneth Cragg tarafından, (Londra, George Allen ve Unwin, 1966) neşredilmiştir.
    d-Türkçeye: Sabri Hizmetli tarafından geniş bir girişle birlikte tercüme edilmiş ve 1986 yılında Ankara’da Fecir yayınları arasında yayınlamıştır.
    e-Yugoslavca’ya: Raspravao İslâm skom Monoteizmu, trc. Ömer dic. Muharrem, Sarajeva 1989’dir.





  5. 02.Haziran.2012, 13:44
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: muhammed abduh kitapları

    2- F e l s e f e t u’l - İ ç t i m ⒠v e’t - T â r î h
    Abduh’un, Dârülulûm’da hoca olarak bulunduğu sırada, İbn Haldun’un Mukaddimesini okuturken kaleme aldığı bu kitap, Efgânî Mısır’dan, Abduh da Kahire’den sürgün edilip evrakına el konduğu zaman kaybolan bir eserdir.
    [38][38]

    3- e r - R e d d a l â H a n o t a u x
    Bu eser, Fransız Dış İşleri Bakanlığında görevli Gabriel Hanotaux’un (1853-1944) 21 ve 28 Mart 1900 tarihlerinde “le Journal” Gazetesinde yayınlanan iki makalesinin Fransızca’dan Arapça’ya çevrilerek “el-Müeyyed” gazetesinin 6-13 Mayıs 1900 tarihli nüshasında yayınlanmasından sonra Muhammed Abduh tarafından seri bir şekilde altı makale ile vermiş olduğu cevaplarından oluşmaktadır. İlk üç makalesi 1318/1900 yılında Mısır’da neşredildi.
    Önce “er-Reddu alâ Hanotaux” (Mısır 1900) adıyla kitaplaşmış, Talat Harb bu yazıları Fransızca olarak neşretmiştir.
    [39][39] Gabriel Hanotaux’nun ve Abduh’un makalelerinin tamamı Ammara’nın “el-A’mâlu’l- Kâmile”sinde yayınlanmıştır.[40][40]
    Abduh’un Hanotaux’a verdiği reddiye, Mehmet Akif
    [41][41] tarafından “Abduh’un Münakaşası adıyla” Türkçeye çevrilmiş ve o dönemde yayınlanmakta olan “Sebilürreşâd” dergisinde tefrika edilmiştir.[42][42] Daha sonra bu tercüme müstakil bir eser halinde Selibürreşad yayınları arasında yayınlanmıştır.

    4- e l - I z t ı h a d f i’ n - N a s r a n i y y e t i v e’l - İ s l â m
    Farah Antûn’un “el-Camia” dergisinde yayınlamış olduğu bir makaleye Abduh‘un yazmış olduğu cevabî bir seri makaleden oluşmaktadır.
    [43][43] Daha sonra bu makaleler“el-İslâm ve’n-Nasrâniyye ma’a’l-İlmi ve’l-Medeniyye” ismiyle el-Menâr dergisinde tefrika edilmiştir.[44][44] Daha sonra kitap halinde ayrıca bir baskısı da yapılmıştır.

    5- T e f s i r u S u r e t i ’ l - A s r
    Abduh’un Cezayir’de bulunduğu sırada bu sureyi bir kaç defa tefsir etmiş, daha sonra el-Menâr dergisinde yayınlanan Asr suresi, 1903 yılında müstakil olarak basılmıştır. Mehmet Akif tarafından tercüme edilerek “Sırat-ı Müstakîm” dergisinde tefrika edilmiştir.
    [45][45]

    6- T e f s i r u C ü z ’ i A m m e
    Amme cüz’ünde yer alan kısa surelerden oluşmakta ve onların tefsiri mahiyetindedir. Amme Cüz’ünün tefsiri Cenevre’de 23 Ağustos 1903 bitirilmiştir. Bu eser Cemiyeti Hayriyye tarafından 1322-Bulak, Müniriyye matbaasında basılmıştır. Ammara el-A’mâlu’l-Kâmile’nin içerisinde beşinci cilt, 307-574 sahifeleri arasında yer almaktadır. Mehmet Akif tarafındanTefsiru Cüz’i Amme’deki muhtelif sureler başlığı altında 1912’deSebilürreşâd’da yayınlanmıştır.
    [46][46]

    7- T e f s i r u S u r e t i ’ l - F a t i h a
    Bu eserin içerisinde bir mukaddime
    [47][47], Fatiha suresi[48][48] ve ayrıca üç makale bulunmaktadır. Bu makaleler: Ef’âl-i İbâd, Garanik Hadisesi, Zeyd ve Zeynep Meselesini içermektedir. Bu eser “Kur’an Okumaya Giriş” adıyla Yusuf Aydın tarafından 1996 yılında İstanbul’da tercümesi yapılarak neşredilmiştir.

    8- T e f s î r u’ l - K u r ‘ â n i’ l - H a k î m / T e f s î r u ’ l - M e n â r
    Abduh’un, Fatiha’dan başlayarak Nisâ suresi yüz yirmi beşinci ayetine kadar el-Ezher’de vermiş olduğu tefsir derslerinden oluşmaktadır. “el-Menâr” dergisinde tefrika edilmiştir. Ammara, Reşîd Rızâ’nın yayınlamış olduğu bu tefsirinde yer yer müdahelelerde bulunduğu gerekçesiyle, kendi tahkik üslubuna göre yeniden düzenlemiş ve meşhur eserinin dört ve beşinci ciltlerinde neşretmiştir.

    9- F e t â v â
    Abduh Mısır Müftülüğü yaptığı yıllarda vermiş olduğu ve fetva sicillerine kaydedilmiş bir çok fetvayı içermektedir. Müstakil olarak basılmıştır. Ammara eserinin son cildinde Abduh’un vermiş olduğu ve kendisinin de önemli gördüğü yüz seksen dört fetvasını neşretmiştir. Abduh’un vermiş olduğu fetva sayısı dokuz yüz kırk dörttür.
    [49][49]

    10- M ü n ş e â t
    Reşîd Rızâ’nın derlediği “Târîhu Üstâzi’l-İmâm”ın ikinci cildinde, Abduh’un çeşitli gazete ve dergilerde yayınlamış olduğu makalelerinin toplandığı eseridir.
    Osman Emin, Muhammed Abduh üzerine yapmış olduğu doktora çalışmasında, Abduh’un eserlerinden bahsederken onları matbu olan ve matbu olmayan diye ikiye ayırmaktadır. O, matbu eserlerinden bahsettikten sonra matbu olmayan elyazması bir takım eserlerinden bahsetmektedir. Bu eserlerinin bir listesini vereceğiz.

    11-R i s â l e f î i l m i ’ l - v a z’
    Abduh kendi el yazısıyla yazdığı on sahifelik bir risâledir.

    12- M a n t ı k
    Abduh’un mantık derslerinin hülasasıdır. Bu eser et-Taftazânî’nin “Tezhîbü’l-Mantık” isimli eserinin şerhi üzerine bir hulasadan ibarettir.

    13-D u r û s u’ d - D â r i ’ l - İ f t â
    Abduh’un el-Ezher’e Daru’l-İftada vermiş olduğu fetvaların bir hülasasıdır. Suriye’li öğrencilerinden biri olan Eş-Şeyh Ahmed Muhammed el-Hamsânî tarafından tamamı cem edilmiş ve 20 Rebiu’s-Sâni 1350/1931 yazılmıştır. Bu eser otuz sahifeden ibaret olup, Reşîd Rıza’nın isteği üzerine ona verilmiştir.

    14- T a k r î r f i I s l â h ı’ l-M e h â k i m i’ ş - Ş e r’ i y y e
    Bu eser Menâr matbaasında 1318/1900 yılında basılmıştır.
    15-K e l i m â t u’ l – Î m â n
    Hz. Ali’ye nispet edilen bu eser, başına Abduh tarafından Hz. Ali’nin tercüme-i halinin eklenerek yapılan bir şerhidir. Mısır’da basılmıştır.

    16- T a a s s u b
    Bu eser 1347/1930’da Mehmet Fuad tarafından ayrı bir baskı olarak neşredilmiştir.

    17-A h s e n u m â k ü t i b e a n t â r î h i’ r – R e s û l M u h a m m e d
    Abduh tarafından müsteşriklerin yazdıklarına karşı kaleme alınan bir yazıdan ibarettir. Müstakil olarak Matbaatu Daru’ş-Şark’ta basılmıştır ve baskı tarihi yoktur.

    V-ABDUH’A AİT OLAN ELYAZMASI ESERLERDEN KAYBOLANLAR
    1-R i s â l e f i V a h d e t i ’ l - V ü c û d
    [50][50]
    2-T â r i h u İ s m a i l P a ş a
    [51][51]
    3-N i z â m u T e r b i y e t i ’ l - M ı s r i y y e
    4-T â r î h u E s b â b i ’ s - S e v r â t i ’ l - A r a b i y y e
    [52][52]

    C-MUHAMMED ABDUH’UN YAZDIĞI MAKALELERİ

    1-“el-Müdebbiru’l-İnsanî ve’l-Müdebbiru’l-Aklî e’r-Ruhanî”, el-Ahrâm, sayı. 11, Decembre 1293/1876; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/23-37; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/208-209.
    2-“el-Ulumu’l-Kelamiyye ve’d-Da’veti ile’l-Ulumu’l-Asriyye”, el-Ahrâm, sayı. 41, 1294/1877; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/37-45; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/15-22.
    3-“el-Felsefütü’t-Terbiye”, Ceridetü Mısr, 1 Haziran 1297/1879; Rızâ, Reşîd, Üstâ-zu’l-İmâm, II/2-14.
    4-“et-Terbiyetü fi’l-Medreseti ve’l-Mektebeti’l-Emiriyye, el-Vakâiu’”, sayı. 957, 2 Novembre 1880/1298; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/80-83; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/28-30.
    5-“el-İffetü ve Levâzımüha”, el-Vekâıu, sayı. 995, 1 Decembre 1880/1298; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/30-34; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/87-91.
    6-“Mâ eksera’l-Kelâm ve mâ ekalle’l-Amel”, el-Vakâıu, sayı. 1012, 2 Yünayir 1881/ 1299; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/98-103; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/35-39.
    7-“el-Kuvvetü ve’l-Kanûn”, el-Vakâıu, sayı. 1031, Şubat 1881/1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/281-287; Rızâ, Reşîd,Üstâzu’l-İmâm, II/92-99.
    8-“el-Maarif fi’l-Müctemi’ ”, el-Vakâıu, sayı. 1041, 1881/1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/60/63.
    9-“Hâcetü’l-İnsan ilâ’z-Zevvâc”, el-Vakâıu, sayı. 1055, Mars 1881/1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/68-72; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/109-122.
    10-“Hükmü’ş-Şeria fi taaddüdü’z-Zevcât”, el-Vakâıu, sayı. 1094, Nisan 1881/1299; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/113-118; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/68-72.
    11-“Hutatu’l-Ukalâi”, el-Vakâıu, sayı. 1072, 1082 ve 1092, Nisan 1881/1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/296-308; Rızâ, Reşîd,Üstâzu’l-İmâm, I/119-132.
    12-“Te’sirü’t-Ta’lim fi’d-Din ve’l-Akide”, el-Vakâıu, sayı. 1186 Ağustos 1881/1299; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/164-171; Ammara,el-A’mâlü’l-Kâmile, III/53-61.
    13-“el-Hayatü’s-Siyasiyye”, el-Vakâıu, sayı. 1251-1252, 1254, 1267, Novembre 1881/ 1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/336-345; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/194-196.
    14-“Fi’ş-Şurâ ve’l-İstibdât”, el-Vakâıu, sayı. 1279, Decembre 1881/1299; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/197-205.
    15-“en-Nâs min Havf ez-Zill fi zill ve min havfi’l-fakr fi fakr”, el-Vakâıu, sayı. 1316, Yunayır 1882/1300; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/371-375.
    16-“es-Sultan li’s-Safveti’l-Müstenir”, Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/316-317.
    17-“Lâihatü İslâh et-Ta’lîmü’l-Osmânî”, Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/81-87; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/505-522.
    18-“Lâihatü İslâh el-Katru’s-Suriyye”, Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/522-532; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/92-103.
    19-“Nizamü’t-Terbiye ve’t-Ta’limü bi Mısr”, Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/105-122, Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/522-533.
    20-“İnnema Yenhadü bi’ş-Şarkı müstebit âdil”, Mecelletü’l-Camia el-Osmaniyye, Mayıs 1889/1307; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/390-393; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/ 716-717.
    21-“Âsâru Muhammed Ali fi Mısr”, el-Menâr, 7 Haziran 1902/1320; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/221-228; Rızâ, Reşîd,Üstâzu’l-İmâm, II/382-389.
    22-“İstiânetü’l-Müslimin bi’l-Küfr ve Ehli’l-Bid’a’ ve’l-Ehvâ-i li Nusrati’l-Milel ve Hıfz havzati’l-Ümme”, Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, I/647-649, 662-666; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/708-715.
    alıntı.



  6. 02.Haziran.2012, 13:44
    3
    Silent and lonely rains
    2- F e l s e f e t u’l - İ ç t i m ⒠v e’t - T â r î h
    Abduh’un, Dârülulûm’da hoca olarak bulunduğu sırada, İbn Haldun’un Mukaddimesini okuturken kaleme aldığı bu kitap, Efgânî Mısır’dan, Abduh da Kahire’den sürgün edilip evrakına el konduğu zaman kaybolan bir eserdir.
    [38][38]

    3- e r - R e d d a l â H a n o t a u x
    Bu eser, Fransız Dış İşleri Bakanlığında görevli Gabriel Hanotaux’un (1853-1944) 21 ve 28 Mart 1900 tarihlerinde “le Journal” Gazetesinde yayınlanan iki makalesinin Fransızca’dan Arapça’ya çevrilerek “el-Müeyyed” gazetesinin 6-13 Mayıs 1900 tarihli nüshasında yayınlanmasından sonra Muhammed Abduh tarafından seri bir şekilde altı makale ile vermiş olduğu cevaplarından oluşmaktadır. İlk üç makalesi 1318/1900 yılında Mısır’da neşredildi.
    Önce “er-Reddu alâ Hanotaux” (Mısır 1900) adıyla kitaplaşmış, Talat Harb bu yazıları Fransızca olarak neşretmiştir.
    [39][39] Gabriel Hanotaux’nun ve Abduh’un makalelerinin tamamı Ammara’nın “el-A’mâlu’l- Kâmile”sinde yayınlanmıştır.[40][40]
    Abduh’un Hanotaux’a verdiği reddiye, Mehmet Akif
    [41][41] tarafından “Abduh’un Münakaşası adıyla” Türkçeye çevrilmiş ve o dönemde yayınlanmakta olan “Sebilürreşâd” dergisinde tefrika edilmiştir.[42][42] Daha sonra bu tercüme müstakil bir eser halinde Selibürreşad yayınları arasında yayınlanmıştır.

    4- e l - I z t ı h a d f i’ n - N a s r a n i y y e t i v e’l - İ s l â m
    Farah Antûn’un “el-Camia” dergisinde yayınlamış olduğu bir makaleye Abduh‘un yazmış olduğu cevabî bir seri makaleden oluşmaktadır.
    [43][43] Daha sonra bu makaleler“el-İslâm ve’n-Nasrâniyye ma’a’l-İlmi ve’l-Medeniyye” ismiyle el-Menâr dergisinde tefrika edilmiştir.[44][44] Daha sonra kitap halinde ayrıca bir baskısı da yapılmıştır.

    5- T e f s i r u S u r e t i ’ l - A s r
    Abduh’un Cezayir’de bulunduğu sırada bu sureyi bir kaç defa tefsir etmiş, daha sonra el-Menâr dergisinde yayınlanan Asr suresi, 1903 yılında müstakil olarak basılmıştır. Mehmet Akif tarafından tercüme edilerek “Sırat-ı Müstakîm” dergisinde tefrika edilmiştir.
    [45][45]

    6- T e f s i r u C ü z ’ i A m m e
    Amme cüz’ünde yer alan kısa surelerden oluşmakta ve onların tefsiri mahiyetindedir. Amme Cüz’ünün tefsiri Cenevre’de 23 Ağustos 1903 bitirilmiştir. Bu eser Cemiyeti Hayriyye tarafından 1322-Bulak, Müniriyye matbaasında basılmıştır. Ammara el-A’mâlu’l-Kâmile’nin içerisinde beşinci cilt, 307-574 sahifeleri arasında yer almaktadır. Mehmet Akif tarafındanTefsiru Cüz’i Amme’deki muhtelif sureler başlığı altında 1912’deSebilürreşâd’da yayınlanmıştır.
    [46][46]

    7- T e f s i r u S u r e t i ’ l - F a t i h a
    Bu eserin içerisinde bir mukaddime
    [47][47], Fatiha suresi[48][48] ve ayrıca üç makale bulunmaktadır. Bu makaleler: Ef’âl-i İbâd, Garanik Hadisesi, Zeyd ve Zeynep Meselesini içermektedir. Bu eser “Kur’an Okumaya Giriş” adıyla Yusuf Aydın tarafından 1996 yılında İstanbul’da tercümesi yapılarak neşredilmiştir.

    8- T e f s î r u’ l - K u r ‘ â n i’ l - H a k î m / T e f s î r u ’ l - M e n â r
    Abduh’un, Fatiha’dan başlayarak Nisâ suresi yüz yirmi beşinci ayetine kadar el-Ezher’de vermiş olduğu tefsir derslerinden oluşmaktadır. “el-Menâr” dergisinde tefrika edilmiştir. Ammara, Reşîd Rızâ’nın yayınlamış olduğu bu tefsirinde yer yer müdahelelerde bulunduğu gerekçesiyle, kendi tahkik üslubuna göre yeniden düzenlemiş ve meşhur eserinin dört ve beşinci ciltlerinde neşretmiştir.

    9- F e t â v â
    Abduh Mısır Müftülüğü yaptığı yıllarda vermiş olduğu ve fetva sicillerine kaydedilmiş bir çok fetvayı içermektedir. Müstakil olarak basılmıştır. Ammara eserinin son cildinde Abduh’un vermiş olduğu ve kendisinin de önemli gördüğü yüz seksen dört fetvasını neşretmiştir. Abduh’un vermiş olduğu fetva sayısı dokuz yüz kırk dörttür.
    [49][49]

    10- M ü n ş e â t
    Reşîd Rızâ’nın derlediği “Târîhu Üstâzi’l-İmâm”ın ikinci cildinde, Abduh’un çeşitli gazete ve dergilerde yayınlamış olduğu makalelerinin toplandığı eseridir.
    Osman Emin, Muhammed Abduh üzerine yapmış olduğu doktora çalışmasında, Abduh’un eserlerinden bahsederken onları matbu olan ve matbu olmayan diye ikiye ayırmaktadır. O, matbu eserlerinden bahsettikten sonra matbu olmayan elyazması bir takım eserlerinden bahsetmektedir. Bu eserlerinin bir listesini vereceğiz.

    11-R i s â l e f î i l m i ’ l - v a z’
    Abduh kendi el yazısıyla yazdığı on sahifelik bir risâledir.

    12- M a n t ı k
    Abduh’un mantık derslerinin hülasasıdır. Bu eser et-Taftazânî’nin “Tezhîbü’l-Mantık” isimli eserinin şerhi üzerine bir hulasadan ibarettir.

    13-D u r û s u’ d - D â r i ’ l - İ f t â
    Abduh’un el-Ezher’e Daru’l-İftada vermiş olduğu fetvaların bir hülasasıdır. Suriye’li öğrencilerinden biri olan Eş-Şeyh Ahmed Muhammed el-Hamsânî tarafından tamamı cem edilmiş ve 20 Rebiu’s-Sâni 1350/1931 yazılmıştır. Bu eser otuz sahifeden ibaret olup, Reşîd Rıza’nın isteği üzerine ona verilmiştir.

    14- T a k r î r f i I s l â h ı’ l-M e h â k i m i’ ş - Ş e r’ i y y e
    Bu eser Menâr matbaasında 1318/1900 yılında basılmıştır.
    15-K e l i m â t u’ l – Î m â n
    Hz. Ali’ye nispet edilen bu eser, başına Abduh tarafından Hz. Ali’nin tercüme-i halinin eklenerek yapılan bir şerhidir. Mısır’da basılmıştır.

    16- T a a s s u b
    Bu eser 1347/1930’da Mehmet Fuad tarafından ayrı bir baskı olarak neşredilmiştir.

    17-A h s e n u m â k ü t i b e a n t â r î h i’ r – R e s û l M u h a m m e d
    Abduh tarafından müsteşriklerin yazdıklarına karşı kaleme alınan bir yazıdan ibarettir. Müstakil olarak Matbaatu Daru’ş-Şark’ta basılmıştır ve baskı tarihi yoktur.

    V-ABDUH’A AİT OLAN ELYAZMASI ESERLERDEN KAYBOLANLAR
    1-R i s â l e f i V a h d e t i ’ l - V ü c û d
    [50][50]
    2-T â r i h u İ s m a i l P a ş a
    [51][51]
    3-N i z â m u T e r b i y e t i ’ l - M ı s r i y y e
    4-T â r î h u E s b â b i ’ s - S e v r â t i ’ l - A r a b i y y e
    [52][52]

    C-MUHAMMED ABDUH’UN YAZDIĞI MAKALELERİ

    1-“el-Müdebbiru’l-İnsanî ve’l-Müdebbiru’l-Aklî e’r-Ruhanî”, el-Ahrâm, sayı. 11, Decembre 1293/1876; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/23-37; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/208-209.
    2-“el-Ulumu’l-Kelamiyye ve’d-Da’veti ile’l-Ulumu’l-Asriyye”, el-Ahrâm, sayı. 41, 1294/1877; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/37-45; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/15-22.
    3-“el-Felsefütü’t-Terbiye”, Ceridetü Mısr, 1 Haziran 1297/1879; Rızâ, Reşîd, Üstâ-zu’l-İmâm, II/2-14.
    4-“et-Terbiyetü fi’l-Medreseti ve’l-Mektebeti’l-Emiriyye, el-Vakâiu’”, sayı. 957, 2 Novembre 1880/1298; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/80-83; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/28-30.
    5-“el-İffetü ve Levâzımüha”, el-Vekâıu, sayı. 995, 1 Decembre 1880/1298; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/30-34; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/87-91.
    6-“Mâ eksera’l-Kelâm ve mâ ekalle’l-Amel”, el-Vakâıu, sayı. 1012, 2 Yünayir 1881/ 1299; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/98-103; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/35-39.
    7-“el-Kuvvetü ve’l-Kanûn”, el-Vakâıu, sayı. 1031, Şubat 1881/1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/281-287; Rızâ, Reşîd,Üstâzu’l-İmâm, II/92-99.
    8-“el-Maarif fi’l-Müctemi’ ”, el-Vakâıu, sayı. 1041, 1881/1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/60/63.
    9-“Hâcetü’l-İnsan ilâ’z-Zevvâc”, el-Vakâıu, sayı. 1055, Mars 1881/1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/68-72; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/109-122.
    10-“Hükmü’ş-Şeria fi taaddüdü’z-Zevcât”, el-Vakâıu, sayı. 1094, Nisan 1881/1299; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/113-118; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, II/68-72.
    11-“Hutatu’l-Ukalâi”, el-Vakâıu, sayı. 1072, 1082 ve 1092, Nisan 1881/1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/296-308; Rızâ, Reşîd,Üstâzu’l-İmâm, I/119-132.
    12-“Te’sirü’t-Ta’lim fi’d-Din ve’l-Akide”, el-Vakâıu, sayı. 1186 Ağustos 1881/1299; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/164-171; Ammara,el-A’mâlü’l-Kâmile, III/53-61.
    13-“el-Hayatü’s-Siyasiyye”, el-Vakâıu, sayı. 1251-1252, 1254, 1267, Novembre 1881/ 1299; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/336-345; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/194-196.
    14-“Fi’ş-Şurâ ve’l-İstibdât”, el-Vakâıu, sayı. 1279, Decembre 1881/1299; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/197-205.
    15-“en-Nâs min Havf ez-Zill fi zill ve min havfi’l-fakr fi fakr”, el-Vakâıu, sayı. 1316, Yunayır 1882/1300; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/371-375.
    16-“es-Sultan li’s-Safveti’l-Müstenir”, Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/316-317.
    17-“Lâihatü İslâh et-Ta’lîmü’l-Osmânî”, Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/81-87; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/505-522.
    18-“Lâihatü İslâh el-Katru’s-Suriyye”, Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/522-532; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/92-103.
    19-“Nizamü’t-Terbiye ve’t-Ta’limü bi Mısr”, Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, III/105-122, Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/522-533.
    20-“İnnema Yenhadü bi’ş-Şarkı müstebit âdil”, Mecelletü’l-Camia el-Osmaniyye, Mayıs 1889/1307; Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, II/390-393; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/ 716-717.
    21-“Âsâru Muhammed Ali fi Mısr”, el-Menâr, 7 Haziran 1902/1320; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/221-228; Rızâ, Reşîd,Üstâzu’l-İmâm, II/382-389.
    22-“İstiânetü’l-Müslimin bi’l-Küfr ve Ehli’l-Bid’a’ ve’l-Ehvâ-i li Nusrati’l-Milel ve Hıfz havzati’l-Ümme”, Rızâ, Reşîd, Üstâzu’l-İmâm, I/647-649, 662-666; Ammara, el-A’mâlü’l-Kâmile, I/708-715.
    alıntı.



  7. 03.Haziran.2012, 11:05
    4
    Eşrefoğlu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ağustos.2010
    Üye No: 78342
    Mesaj Sayısı: 195
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Kahramanmaraş

    Cevap: muhammed abduh kitapları

    http://www.mumsema.com/turk-islam-al...uh-kimdir.html


    Daha fazla bilgi için!


  8. 03.Haziran.2012, 11:05
    4
    Eşrefoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



+ Yorum Gönder