Konusunu Oylayın.: Mezar duası nedir,peygamberimiz mezara gittiğinde ne okurdu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mezar duası nedir,peygamberimiz mezara gittiğinde ne okurdu?
  1. 16.Mayıs.2012, 11:56
    1
    Misafir

    Mezar duası nedir,peygamberimiz mezara gittiğinde ne okurdu?






    Mezar duası nedir,peygamberimiz mezara gittiğinde ne okurdu? Mumsema peygamberimiz mezara gittiğinde ne okurdu?

    Mezar duası ne demektir?


  2. 16.Mayıs.2012, 11:56
    1
    mustafa yal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mustafa yal
    Misafir
  3. 16.Mayıs.2012, 12:59
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Mezar duası nedir,peygamberimiz mezara gittiğinde ne okurdu?




    Bir kabre rastlayan veya ziyaret için mezarlığa giden kimse, önce oradaki ölülere selâm vermelidir. Kabirdekiler, dünya ölçülerine göre değerlendirdiğimiz zaman ölüdürler. Fakat gerçekte ise, onlar, berzah hayatı yaşamaktadırlar. Bu itibarla gelen ziyaretçilerden haberdar olup, verdiği selâmı alır, yapacağı duadan istifade ederler.(3)

    Süleyman b. Büreyde’nin babasından rivayet ettiği bir haberde Rasulullah’ın ashabına, kabristana vardıklarında şöyle demelerini öğrettiği bildirilmektedir:


    « السَّلامُ عَلَيْكُمْ دَارَ قَوْمٍ مُؤمِنينَ ، وأَتَاكُمْ ما تُوعَدُونَ ، غَداً مُؤَجَّلُونَ ، وإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ بِكُمْ لاحِقُونَ ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لأَهْلِ بَقِيعِ الغَرْقَدِ »
    ““S
    elâm size, ey mü’minler diyârı! Başınıza geleceği söylenen şeylerle nihâyet karşılaştınız. Şimdilik ileri bir tarihe bırakıldınız. İnşallah yakında biz de aranıza katılacağız.

    Allahım! Bakîü’l-garkad mezarlığında yatanları bağışla!”
    .”(4)

    İbn Abbas da, Rasulullah’ın Medine mezarlığına uğrayıp yüzünü mezarlara dönerek şöyle dediğini haber vermektedir:

    “Allah’ın selâmı üzerinize olsun ey kabristan ahâlisi. Allah, sizi de, bizi de affetsin. Siz önden gidenlersiniz, biz de ardınızdan geleceğiz (sizi takip edeceğiz.)”(5)

    Bütün bu hadisler, kabristana giden kimsenin ilk olarak oradakilere selâm verip, dua etmesi gerektiğini bizlere göstermektedir.

    Nitekim Rasulullah ve ashabı böyle yaparlardı. İbn Abbas’dan rivayet edilen haberden de anlaşılacağı üzere, gerek selâm verirken ve gerekse ölülere dua ederken, yüzlerini mezara doğru çevirirlerdi. Hatta bu esnada dua ve selâmı müteakip, kabirleri çiğnemeden ve üzerine oturmadan, bir miktar ziyaret edilen mezarın yanında oturmak da tavsiye edilmiştir. Çünkü böylece kabirdeki mümin, gelen mümin kardeşiyle, yalnızlığını gidermek isteyecek ve sevinecektir.(6)

    Peygamber Efendimiz zamanında kabirler bu şekilde ziyaret edilir, ölüye selâm verilip yine ölü ve diriler için dua edilirdi. Ziyaretçilerin gayesi, ölülerin affına vesile olmak ve onlardan ibret almaktı. O devirde herhangi bir kabrin yanına, bilhassa kendisi için dua etmek üzere, kimse varmazdı.

    Kaynaklar:

    (3) Toprak, Süleyman, Ölümden Sonraki Hayat (Kabir Hayatı), Esra Yay., Konya 1994, s.440.
    (4) Müslim, Cenâiz, 35; İbn Mâce, Cenâiz, 36.
    (5) Tirmizî, Cenâiz, 59.
    (6) Toprak, age., s. 443.
    alıntı



  4. 16.Mayıs.2012, 12:59
    2
    Silent and lonely rains



    Bir kabre rastlayan veya ziyaret için mezarlığa giden kimse, önce oradaki ölülere selâm vermelidir. Kabirdekiler, dünya ölçülerine göre değerlendirdiğimiz zaman ölüdürler. Fakat gerçekte ise, onlar, berzah hayatı yaşamaktadırlar. Bu itibarla gelen ziyaretçilerden haberdar olup, verdiği selâmı alır, yapacağı duadan istifade ederler.(3)

    Süleyman b. Büreyde’nin babasından rivayet ettiği bir haberde Rasulullah’ın ashabına, kabristana vardıklarında şöyle demelerini öğrettiği bildirilmektedir:


    « السَّلامُ عَلَيْكُمْ دَارَ قَوْمٍ مُؤمِنينَ ، وأَتَاكُمْ ما تُوعَدُونَ ، غَداً مُؤَجَّلُونَ ، وإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ بِكُمْ لاحِقُونَ ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لأَهْلِ بَقِيعِ الغَرْقَدِ »
    ““S
    elâm size, ey mü’minler diyârı! Başınıza geleceği söylenen şeylerle nihâyet karşılaştınız. Şimdilik ileri bir tarihe bırakıldınız. İnşallah yakında biz de aranıza katılacağız.

    Allahım! Bakîü’l-garkad mezarlığında yatanları bağışla!”
    .”(4)

    İbn Abbas da, Rasulullah’ın Medine mezarlığına uğrayıp yüzünü mezarlara dönerek şöyle dediğini haber vermektedir:

    “Allah’ın selâmı üzerinize olsun ey kabristan ahâlisi. Allah, sizi de, bizi de affetsin. Siz önden gidenlersiniz, biz de ardınızdan geleceğiz (sizi takip edeceğiz.)”(5)

    Bütün bu hadisler, kabristana giden kimsenin ilk olarak oradakilere selâm verip, dua etmesi gerektiğini bizlere göstermektedir.

    Nitekim Rasulullah ve ashabı böyle yaparlardı. İbn Abbas’dan rivayet edilen haberden de anlaşılacağı üzere, gerek selâm verirken ve gerekse ölülere dua ederken, yüzlerini mezara doğru çevirirlerdi. Hatta bu esnada dua ve selâmı müteakip, kabirleri çiğnemeden ve üzerine oturmadan, bir miktar ziyaret edilen mezarın yanında oturmak da tavsiye edilmiştir. Çünkü böylece kabirdeki mümin, gelen mümin kardeşiyle, yalnızlığını gidermek isteyecek ve sevinecektir.(6)

    Peygamber Efendimiz zamanında kabirler bu şekilde ziyaret edilir, ölüye selâm verilip yine ölü ve diriler için dua edilirdi. Ziyaretçilerin gayesi, ölülerin affına vesile olmak ve onlardan ibret almaktı. O devirde herhangi bir kabrin yanına, bilhassa kendisi için dua etmek üzere, kimse varmazdı.

    Kaynaklar:

    (3) Toprak, Süleyman, Ölümden Sonraki Hayat (Kabir Hayatı), Esra Yay., Konya 1994, s.440.
    (4) Müslim, Cenâiz, 35; İbn Mâce, Cenâiz, 36.
    (5) Tirmizî, Cenâiz, 59.
    (6) Toprak, age., s. 443.
    alıntı






+ Yorum Gönder