Konusunu Oylayın.: Yahudilere verilen nimetler (12 özel su, bulut gölgesi, bıldırcın eti, kudret helvası).

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yahudilere verilen nimetler (12 özel su, bulut gölgesi, bıldırcın eti, kudret helvası).
  1. 14.Mayıs.2012, 19:36
    1
    Misafir

    Yahudilere verilen nimetler (12 özel su, bulut gölgesi, bıldırcın eti, kudret helvası).






    Yahudilere verilen nimetler (12 özel su, bulut gölgesi, bıldırcın eti, kudret helvası). Mumsema Yahudilere verilen nimetler (12 özel su, bulut gölgesi, bıldırcın eti, kudret helvası).


  2. 14.Mayıs.2012, 19:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 01.Haziran.2012, 18:54
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Yahudilere verilen nimetler (12 özel su, bulut gölgesi, bıldırcın eti, kudret




    57. Bulutla sizi gölgelendirdik, size kudret helvası ve

    Mâide suresi 20 ila 22. ayetlerden de anlaşıldığı üzere, İsrail Oğulları Firavun’un zulmünden kurtulduktan sonra Allah-u Teala kendilerine, Mukaddes Filistin topraklarına doğru hareket etmelerini emretti. Ama İsrail Oğulları yine bu emre itaat etmediler ve şöyle dediler:

    وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَأَنزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوَى كُلُواْ مِن طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَـكِن كَانُواْ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ (57)
    57. Bulutla sizi gölgelendirdik, size kudret helvası ve bıldırcın indirdik, “Verdiğimiz iyi ve güzel rızıklardan yiyin” (dedik.) Onlar bize değil, fakat kendilerine zulüm ediyorlardı.

    Tefsir
    Çeşitli NimetlerMâide suresi 20 ila 22. ayetlerden de anlaşıldığı üzere, İsrail Oğulları Firavun’un zulmünden kurtulduktan sonra Allah-u Teala kendilerine, Mukaddes Filistin topraklarına doğru hareket etmelerini emretti. Ama İsrail Oğulları yine bu emre itaat etmediler ve şöyle dediler: “Zalimler (Amalika Kavmi) oradan çıkmadıkça biz o topraklara girmeyiz.” Onlar, yani İsrail Oğulları bununla da yetinmeyip Hz. Musa’ya şöyle dediler: “Sen ve Rabbin onlar ile savaşmaya gidin, siz zafere eriştikten sonra oraya gireceğiz.”
    Musa (Allah’ın selamı üzerine olsun)bu sözden çok rahatsız oldu ve durumunu Allah-u Teala’ya arzetti. Sonunda İsrail Oğulları, tam kırk yıl boyunca, çölde (Sina sahrasında) şaşkınlık içinde dolaşıp durdular.
    Onlardan bir grup bu yaptıklarından büyük pişmanlık duydu ve Allah-u Teâla’ya yöneldi. Allah-u Teâla tekrar İsrail Oğullarına merhamette bulunarak ve kendilerine birçok nimetler ihsan etmişti. Bu nimetlerin bir bölümüne söz konusu ayette işaret edilmiştir:

    “Bulutları üzerinize gölgelendirdik. ”

    Sabahtan akşama kadar çöllerde, güneşin altında yürüyen bir yolcunun, gökteki ışığın yansımasına ve rüzgarların esmesine engel teşkil etmeyen bulutlardan ne kadar lezzet aldığı herkesce malumdur.
    Gerçi her zaman için, gölge eden bulutların kızgın çöllerde var olması mümkündür. Ama bu ayet açıkça buyurmaktadır ki, bu iş İsrail Oğulları için sıradan bir şey değildi. Allah-u Teala’nın lütfuyla sürekli bu büyük nimetten istifade etmişlerdi.
    Öte yandan, bu yakıcı ve kurak çöllerin yolcusunun, kırk yıl gibi uzun bir müddet böylesi bir ortamda yaşaması, bir çok yiyecek maddelerinin olması koşuluna bağlıydı ki bu sorunu da

    Allah-u Teala onlar için çözdü. Nitekim bu ayetin devamında şöyle buyurmaktadır:

    “ Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.”
    “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” dedik.”

    Ama onlar yine nankörlük ettiler.

    “Onlar bize değil, fakat kendilerine zulüm ediyorlardı.”


    وَإِذْ قُلْنَا ادْخُلُواْ هَـذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُواْ مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَداً وَادْخُلُواْ الْبَابَ سُجَّداً وَقُولُواْ حِطَّةٌ نَّغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ (58) فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُواْ قَوْلاً غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى الَّذِينَ ظَلَمُواْ رِجْزاً مِّنَ السَّمَاء بِمَا كَانُواْ يَفْسُقُونَ (59)
    58. “Şu şehre (Beyt’ul Mukaddes’e) girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, (tapınağın) kapısından secde ederek girin, “(ey Allah’ım) günahlarımızı dök” deyin, biz de hatalarınızı bağışlarız ve (nimetlerimizi) iyilere daha da artırırız” demiştik.

    59. Ama zulmedenler, kendilerine söylenmiş olan sözü başka sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, yoldan çıkmalarından dolayı gökten azap indirdik.
    alıntı.




  4. 01.Haziran.2012, 18:54
    2
    Silent and lonely rains



    57. Bulutla sizi gölgelendirdik, size kudret helvası ve

    Mâide suresi 20 ila 22. ayetlerden de anlaşıldığı üzere, İsrail Oğulları Firavun’un zulmünden kurtulduktan sonra Allah-u Teala kendilerine, Mukaddes Filistin topraklarına doğru hareket etmelerini emretti. Ama İsrail Oğulları yine bu emre itaat etmediler ve şöyle dediler:

    وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَأَنزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوَى كُلُواْ مِن طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَـكِن كَانُواْ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ (57)
    57. Bulutla sizi gölgelendirdik, size kudret helvası ve bıldırcın indirdik, “Verdiğimiz iyi ve güzel rızıklardan yiyin” (dedik.) Onlar bize değil, fakat kendilerine zulüm ediyorlardı.

    Tefsir
    Çeşitli NimetlerMâide suresi 20 ila 22. ayetlerden de anlaşıldığı üzere, İsrail Oğulları Firavun’un zulmünden kurtulduktan sonra Allah-u Teala kendilerine, Mukaddes Filistin topraklarına doğru hareket etmelerini emretti. Ama İsrail Oğulları yine bu emre itaat etmediler ve şöyle dediler: “Zalimler (Amalika Kavmi) oradan çıkmadıkça biz o topraklara girmeyiz.” Onlar, yani İsrail Oğulları bununla da yetinmeyip Hz. Musa’ya şöyle dediler: “Sen ve Rabbin onlar ile savaşmaya gidin, siz zafere eriştikten sonra oraya gireceğiz.”
    Musa (Allah’ın selamı üzerine olsun)bu sözden çok rahatsız oldu ve durumunu Allah-u Teala’ya arzetti. Sonunda İsrail Oğulları, tam kırk yıl boyunca, çölde (Sina sahrasında) şaşkınlık içinde dolaşıp durdular.
    Onlardan bir grup bu yaptıklarından büyük pişmanlık duydu ve Allah-u Teâla’ya yöneldi. Allah-u Teâla tekrar İsrail Oğullarına merhamette bulunarak ve kendilerine birçok nimetler ihsan etmişti. Bu nimetlerin bir bölümüne söz konusu ayette işaret edilmiştir:

    “Bulutları üzerinize gölgelendirdik. ”

    Sabahtan akşama kadar çöllerde, güneşin altında yürüyen bir yolcunun, gökteki ışığın yansımasına ve rüzgarların esmesine engel teşkil etmeyen bulutlardan ne kadar lezzet aldığı herkesce malumdur.
    Gerçi her zaman için, gölge eden bulutların kızgın çöllerde var olması mümkündür. Ama bu ayet açıkça buyurmaktadır ki, bu iş İsrail Oğulları için sıradan bir şey değildi. Allah-u Teala’nın lütfuyla sürekli bu büyük nimetten istifade etmişlerdi.
    Öte yandan, bu yakıcı ve kurak çöllerin yolcusunun, kırk yıl gibi uzun bir müddet böylesi bir ortamda yaşaması, bir çok yiyecek maddelerinin olması koşuluna bağlıydı ki bu sorunu da

    Allah-u Teala onlar için çözdü. Nitekim bu ayetin devamında şöyle buyurmaktadır:

    “ Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.”
    “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” dedik.”

    Ama onlar yine nankörlük ettiler.

    “Onlar bize değil, fakat kendilerine zulüm ediyorlardı.”


    وَإِذْ قُلْنَا ادْخُلُواْ هَـذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُواْ مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَداً وَادْخُلُواْ الْبَابَ سُجَّداً وَقُولُواْ حِطَّةٌ نَّغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ (58) فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُواْ قَوْلاً غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى الَّذِينَ ظَلَمُواْ رِجْزاً مِّنَ السَّمَاء بِمَا كَانُواْ يَفْسُقُونَ (59)
    58. “Şu şehre (Beyt’ul Mukaddes’e) girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, (tapınağın) kapısından secde ederek girin, “(ey Allah’ım) günahlarımızı dök” deyin, biz de hatalarınızı bağışlarız ve (nimetlerimizi) iyilere daha da artırırız” demiştik.

    59. Ama zulmedenler, kendilerine söylenmiş olan sözü başka sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, yoldan çıkmalarından dolayı gökten azap indirdik.
    alıntı.







+ Yorum Gönder