Konusunu Oylayın.: Ana Baba Hakkı ile ilgili hutbe

5 üzerinden 4.33 | Toplam: 6 kişi oyladı.

Ana Baba Hakkı ile ilgili hutbe
  1. 11.Mayıs.2012, 10:59
    1
    Misafir

    Ana Baba Hakkı ile ilgili hutbe






    Ana Baba Hakkı ile ilgili hutbe Mumsema Hutbe içinde kaynak için numaralar konulmuş ama kaynak isimlerine rastlayamadım. Kaynak belirtilmesi daha güzel
    olmaz mı?


  2. 11.Mayıs.2012, 10:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Hutbe içinde kaynak için numaralar konulmuş ama kaynak isimlerine rastlayamadım. Kaynak belirtilmesi daha güzel
    olmaz mı?


    Benzer Konular

    - Ana baba hakkı ile ilgili yazı

    - Ana baba hakkı ile ilgili şiirler

    - Ana baba hakkı ile ilgili soru ve cevaplar

    - Ana baba hakkı ile ilgili dualar hangileridir?

    - Hutbe Ana Baba Hakkı

  3. 26.Mayıs.2012, 20:30
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,558
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Ana Baba Hakkı ile ilgili hutbe




    ANA BABA HAKKI

    Aziz Mü'minleri

    İnsanın doğumu ile başlayıp, ölümü ile son bulan dünya hayatında, biri Allah’a, diğeri de mahlukata ait olmak üzere iki sorumluluğu vardır. Kişinin yaradanı ile olan rabıtası O'nun varlığını bilmek, birliğine itikat etmek ve yüceliğim' tefekkürden sonra dili ile O'nu zikrederek kemal sıfatlarla muttasıf, noksanlıklardan münezzeh, bütün mahlukatın maliki olduğunu düşünmek suretiyle bedeni, mali ve hem mali, hem bedeni olan ibadetleri yerine getirmektir. İnsanın diğer yaratıklarla olan muamelelerinde ise, mahlukata şefkat ve merhamet etmesi, haksizlik yapmaması, herkesin hukukuna riayet etmesi ve her birinin hakkını yerli yerince vermesidir.

    Aziz Mü'minleri

    Mahlukat içinde insana en yakın ve şefkate en layık olan anne ve babalardır. Çünkü Cenab-ı Hak, anne ve babaya hürmeti zat-ı uluhiyyetine ibadetle eş değerde tutarak şöyle buyurmuştur. "Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti."[1]

    Bizi hiç yoktan yaratıp sayısız nimetlere garkeden Rabbımıza ibadet nasıl bir görev ise, bizim sebebi vücudumuz olan ana ve babamıza hürmet, saygı ve ihsanda bulunmak da Allah'ın üzerimize yüklediği bir borçtur. Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim onlara nasıl davranmamız gerektiğini şöyle öğütler:

    "Onlardan biri veya her ikisi senin yarımda yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle" "Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve : Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et! diyerek dua et."[2]

    "Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm."[3]

    Anne ve babaya gösterilecek saygı ve sevginin, yapılacak izzet ve ikramın, onların bize yaptıklarına karşı bir teşekkür mahiyeti taşıdığım da Kur'an-ı Kerim şöyle belirtir: "Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır."[4]

    İki cihan serveri Efendimiz (s.a.v.) de anne ve babalarımızla alakalı şu tavsiyelerde bulunur.

    "Rıza-i ilahî, ana-babasını kendisinden hoşnut etmekle elde olunur."

    "Ana-babaya itaat, Allah’a itaattir. Ana-babaya isyan Allah’a isyandır."

    "Cennet, anaların ayakları altındadır."

    "Anasını ve babasını üzen, onlara isyan etmiş gibi büyük günah kazanır."[5]


    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] İsra, 23
    [2] İsra, 24
    [3] Lokman, 15
    [4] Lokman, 14
    [5] A.H.Akseki İslam Ahlakı


  4. 26.Mayıs.2012, 20:30
    2
    Üye



    ANA BABA HAKKI

    Aziz Mü'minleri

    İnsanın doğumu ile başlayıp, ölümü ile son bulan dünya hayatında, biri Allah’a, diğeri de mahlukata ait olmak üzere iki sorumluluğu vardır. Kişinin yaradanı ile olan rabıtası O'nun varlığını bilmek, birliğine itikat etmek ve yüceliğim' tefekkürden sonra dili ile O'nu zikrederek kemal sıfatlarla muttasıf, noksanlıklardan münezzeh, bütün mahlukatın maliki olduğunu düşünmek suretiyle bedeni, mali ve hem mali, hem bedeni olan ibadetleri yerine getirmektir. İnsanın diğer yaratıklarla olan muamelelerinde ise, mahlukata şefkat ve merhamet etmesi, haksizlik yapmaması, herkesin hukukuna riayet etmesi ve her birinin hakkını yerli yerince vermesidir.

    Aziz Mü'minleri

    Mahlukat içinde insana en yakın ve şefkate en layık olan anne ve babalardır. Çünkü Cenab-ı Hak, anne ve babaya hürmeti zat-ı uluhiyyetine ibadetle eş değerde tutarak şöyle buyurmuştur. "Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti."[1]

    Bizi hiç yoktan yaratıp sayısız nimetlere garkeden Rabbımıza ibadet nasıl bir görev ise, bizim sebebi vücudumuz olan ana ve babamıza hürmet, saygı ve ihsanda bulunmak da Allah'ın üzerimize yüklediği bir borçtur. Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim onlara nasıl davranmamız gerektiğini şöyle öğütler:

    "Onlardan biri veya her ikisi senin yarımda yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle" "Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve : Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et! diyerek dua et."[2]

    "Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm."[3]

    Anne ve babaya gösterilecek saygı ve sevginin, yapılacak izzet ve ikramın, onların bize yaptıklarına karşı bir teşekkür mahiyeti taşıdığım da Kur'an-ı Kerim şöyle belirtir: "Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır."[4]

    İki cihan serveri Efendimiz (s.a.v.) de anne ve babalarımızla alakalı şu tavsiyelerde bulunur.

    "Rıza-i ilahî, ana-babasını kendisinden hoşnut etmekle elde olunur."

    "Ana-babaya itaat, Allah’a itaattir. Ana-babaya isyan Allah’a isyandır."

    "Cennet, anaların ayakları altındadır."

    "Anasını ve babasını üzen, onlara isyan etmiş gibi büyük günah kazanır."[5]


    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] İsra, 23
    [2] İsra, 24
    [3] Lokman, 15
    [4] Lokman, 14
    [5] A.H.Akseki İslam Ahlakı





+ Yorum Gönder