Konusunu Oylayın.: Müslümana sövmek fasıklıktır Diye bir Hadis var mıdır ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Müslümana sövmek fasıklıktır Diye bir Hadis var mıdır ?
  1. 11.Mayıs.2012, 08:14
    1
    Misafir

    Müslümana sövmek fasıklıktır Diye bir Hadis var mıdır ?






    Müslümana sövmek fasıklıktır Diye bir Hadis var mıdır ? Mumsema "Müslümana sövmek fasıklıktır." Diye bir Hadis var mıdır ?


  2. 11.Mayıs.2012, 11:07
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: "Müslümana sövmek fasıklıktır." Diye bir Hadis var mıdır ?




    Güzel söz; gönül alan, onur kırmayan, hak ve doğruyu gösteren bütün sözlerdir. Fertler arasında sevginin, hak ve doğrunun üstün tutulması; nefret ve düşmanlığın giderilmesi, hakka uygun sözlerle mümkün olmaktadır.Allah, bir toplumun, diğerini ayıplamamasını, kusurlarını araştırmamasını, aleyhinde iftira ve gıybette bulunmamasını emretmektedir.(Hucurât, 49/11, 12)

    Bu konuda Hz. Peygamber (asv)'den şu hadisler nakledilmektedir:"Mümin dil uzatıcı değildir, lânet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir." (Tirmizî, Kadir, 1978).

    İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre;
    Resulullah zamanında iki adam arasında karşılıklı sövme oldu: Bunlardan biri sövdü, diğeri sustu. Peygamber (s.a.s.) de oturuyordu. Sonra diğeri aynı sözü geri çevirdi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.s.) kalktı ve meclisten dışarıya çıktı. Hz. Peygamber (asv)'e "Niçin kalktın?" diye sorulunca,

    "Melekler kalktı, ben de onlarla beraber kalktım. Bu sövülen, sükût ettiği müddet, melekler buna sövene, sözü geri çeviriyorlardı. Ne zaman ki bu adam, sövenin sözünü geri çevirdi, melekler kalktı, gitti."
    buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Edeb, II, 572);

    "Sövülen iki kimsenin söyledikleri sözün günâhı; sövülen hududu aşmadıkça, ilk söze başlayan üzerinedir."
    (Müslim Birr, 68);

    "Müslümana sövmek fâsıklıktır." (Nesâî; Tahrimu'd-Dem, 27);

    "Size, kötü olanlarınızı haber vereyim mi; koğuculukla dolaşıp insanlar arasını bozan ve temiz kimselere ayıp isnad edenlerdir."
    (İhyâ, Cüz, III, 135).
    Hz. Ali, "Çirkin laf edenle onu yayan, günâh işlemekte eşittir." (Beyhakî, Şuabu'l-İman);

    İbn Abbas da, Hucurât suresinin 11. ayetini izah ederken "Bir kısmınız bir kısmınıza dil uzatmasın. Muhakkak Allah, çirkin söz kaçıranı, kasden çirkin söz söylemeye yelteneni sevmez." demiştir (Edebü'l-Müfred, I, 344).

    Peygamber Efendimiz (asv) bir hadisi şeriflerinde, dilin insana getirdiği kötülük ve belâlara değinerek şöyle demiştir:"İnsanlar diliyle söylediklerinden başka bir şey yüzünden yüz üstü ateşe atılırlar mı?" (Tirmizi)

    .
    Yine Tirmizi'de geçen bir başka hadiste de "Mümin ayıplamaz, lânet etmez, kötü söz söylemez." buyuruluyor.İmam Nevevi de bu konuda şöyle der: "Her mükellefin -faydalı sözlerden başka- dilini her sözden koruması lâzımdır. Faydadan uzak bir söz uzadığında, sünnet olan, onu kesmektir. Çünkü mübah olan bir söz kısa zamanda harama veya mekruha çekilebilir."Hz. Peygamber (asv) çeşitli hadislerinde iflâsın ne olduğunu ve uygulama şartlarını göstermiştir. Bir gün çevresindeki sahabelere; "Müflis kimdir?" diye sormuş, ashâb-ı kiram; "Bize göre müflis, kendisine ait hiçbir dirhemi (nakit parası) ve malı kalmayan kimsedir." cevabını vermiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asv) şöyle buyurmuştur:

    "Ümmetimden gerçek müflis şudur: Kıyamet gününde namazını, orucunu ve zekâtını getirir. Bu arada başkasına sövmesi, zina iftirasında bulunması, kan dökmesi ve başkasını dövmesi ile ilgili kötü amelleri gelir. Bunlara karşılık iyi amelleri (hasenâtı) verilir ve borçları (kul hakları) bitmeden iyi amelleri tükenir. Alacaklıların hataları kendisine yükletilir ve ateşe atılır."
    (Müslim, Birr, 60; Ahmed b. Hanbel, II, 303, IV, 372).
    S.İslmyt



  3. 11.Mayıs.2012, 11:07
    2
    Silent and lonely rains



    Güzel söz; gönül alan, onur kırmayan, hak ve doğruyu gösteren bütün sözlerdir. Fertler arasında sevginin, hak ve doğrunun üstün tutulması; nefret ve düşmanlığın giderilmesi, hakka uygun sözlerle mümkün olmaktadır.Allah, bir toplumun, diğerini ayıplamamasını, kusurlarını araştırmamasını, aleyhinde iftira ve gıybette bulunmamasını emretmektedir.(Hucurât, 49/11, 12)

    Bu konuda Hz. Peygamber (asv)'den şu hadisler nakledilmektedir:"Mümin dil uzatıcı değildir, lânet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir." (Tirmizî, Kadir, 1978).

    İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre;
    Resulullah zamanında iki adam arasında karşılıklı sövme oldu: Bunlardan biri sövdü, diğeri sustu. Peygamber (s.a.s.) de oturuyordu. Sonra diğeri aynı sözü geri çevirdi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.s.) kalktı ve meclisten dışarıya çıktı. Hz. Peygamber (asv)'e "Niçin kalktın?" diye sorulunca,

    "Melekler kalktı, ben de onlarla beraber kalktım. Bu sövülen, sükût ettiği müddet, melekler buna sövene, sözü geri çeviriyorlardı. Ne zaman ki bu adam, sövenin sözünü geri çevirdi, melekler kalktı, gitti."
    buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Edeb, II, 572);

    "Sövülen iki kimsenin söyledikleri sözün günâhı; sövülen hududu aşmadıkça, ilk söze başlayan üzerinedir."
    (Müslim Birr, 68);

    "Müslümana sövmek fâsıklıktır." (Nesâî; Tahrimu'd-Dem, 27);

    "Size, kötü olanlarınızı haber vereyim mi; koğuculukla dolaşıp insanlar arasını bozan ve temiz kimselere ayıp isnad edenlerdir."
    (İhyâ, Cüz, III, 135).
    Hz. Ali, "Çirkin laf edenle onu yayan, günâh işlemekte eşittir." (Beyhakî, Şuabu'l-İman);

    İbn Abbas da, Hucurât suresinin 11. ayetini izah ederken "Bir kısmınız bir kısmınıza dil uzatmasın. Muhakkak Allah, çirkin söz kaçıranı, kasden çirkin söz söylemeye yelteneni sevmez." demiştir (Edebü'l-Müfred, I, 344).

    Peygamber Efendimiz (asv) bir hadisi şeriflerinde, dilin insana getirdiği kötülük ve belâlara değinerek şöyle demiştir:"İnsanlar diliyle söylediklerinden başka bir şey yüzünden yüz üstü ateşe atılırlar mı?" (Tirmizi)

    .
    Yine Tirmizi'de geçen bir başka hadiste de "Mümin ayıplamaz, lânet etmez, kötü söz söylemez." buyuruluyor.İmam Nevevi de bu konuda şöyle der: "Her mükellefin -faydalı sözlerden başka- dilini her sözden koruması lâzımdır. Faydadan uzak bir söz uzadığında, sünnet olan, onu kesmektir. Çünkü mübah olan bir söz kısa zamanda harama veya mekruha çekilebilir."Hz. Peygamber (asv) çeşitli hadislerinde iflâsın ne olduğunu ve uygulama şartlarını göstermiştir. Bir gün çevresindeki sahabelere; "Müflis kimdir?" diye sormuş, ashâb-ı kiram; "Bize göre müflis, kendisine ait hiçbir dirhemi (nakit parası) ve malı kalmayan kimsedir." cevabını vermiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asv) şöyle buyurmuştur:

    "Ümmetimden gerçek müflis şudur: Kıyamet gününde namazını, orucunu ve zekâtını getirir. Bu arada başkasına sövmesi, zina iftirasında bulunması, kan dökmesi ve başkasını dövmesi ile ilgili kötü amelleri gelir. Bunlara karşılık iyi amelleri (hasenâtı) verilir ve borçları (kul hakları) bitmeden iyi amelleri tükenir. Alacaklıların hataları kendisine yükletilir ve ateşe atılır."
    (Müslim, Birr, 60; Ahmed b. Hanbel, II, 303, IV, 372).
    S.İslmyt






+ Yorum Gönder