Konusunu Oylayın.: Anı türünde eserler yazma örnekleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Anı türünde eserler yazma örnekleri
  1. 10.Mayıs.2012, 20:53
    1
    Misafir

    Anı türünde eserler yazma örnekleri






    Anı türünde eserler yazma örnekleri Mumsema ben bu anı türünde eserler yazmada 3 tane kısa örnek istiyorum bana bu anı türünde eserler yazma ile ilgili örnek verirmisiniz


  2. 10.Mayıs.2012, 20:53
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    ben bu anı türünde eserler yazmada 3 tane kısa örnek istiyorum bana bu anı türünde eserler yazma ile ilgili örnek verirmisiniz


    Benzer Konular

    - Dantel yazma örnekleri resimleri

    - Oya ve yazma kanar örnekleri

    - Yazma oyası örnekleri

    - Anı Türünde Yazılan Eserler

    - Boncuklu oya örnekleri Yazma Örnekleri

  3. 01.Haziran.2012, 10:38
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: anı türünde eserler yazma örnekleri




    ANI (HATIRAT)

    Bir kimsenin kendi hayatını, yaşadığı devrede şahidi olduğu ya da duyduğu olayları edebî değer taşıyan bir dille anlattığı yazılara anı (hatırat) denir. Bir başka deyişle, özümüzde bir iz bıraktığı için unutulmayan ve anılmaya değer bulduğumuz olayları anlatan yazı türüdür.
    Edebiyat sahasının en yaygın türlerinden biridir

    Bu türde verilen eserlerin çok değişik sahalarda oluşu, ona belli bir sınır çizme imkânını zorlaştırır. Anıların önde gelen özelliği, yazarının hayatının belli bir kesitini alması ve çok sonra yazıya dökülmesidir.
    İçlerinde anı türünün özelliği bulunabilecek seyahatname, sefaretname, muhtıra, tezkire, menkabe, günlük, otobiyografi ve tarih türleri ile anı türünü karıştırmamak gerekir. Bu türlerin her birinin yazılış gayeleri ayrıdır. Ortak özellikleri ise yaşanmış olaylar üzerine kurulmuş olmalarıdır. Ancak bu özellik, onları birbirinin yerine koyma sebebi olamaz.
    Anıların, tarihî gerçeklerin açıklanması sırasında, önemli yardımları dokunur. Anı; tarih değilse de, tarihe yardımcıdır. Devirlerin özelliklerini anlatan anılar, o devrin tarihini yazacaklar için önemli birer belge niteliğindedir. Bundan ötürü, anı yazarı, anılarını yansıtırken tarihî gerçeklerin bozulmamasına çok dikkat etmelidir.
    Anı (Hatırat) ile günlük, en çok karıştırılan iki türdür. Bu iki türün en önemli ayrılığı günlüklerin yaşanırken, anıların ise hayatta ya da ömrün sonunda kaleme alınmalarıdır.
    Her ne sebeple kaleme alınırsa alınsın anı türünde dürüstlük, samimiyet ve sorumluluk duygusu ön plânda tutulmalıdır. Anı yazarken önce konu tespit edilmeli; sonra ya günü gününe tutulan notlar ya da hafızada saklanan olaylar zinciri, plâna göre düzenlenmelidir. Anı yazılırken süslü sanatlı bir anlatımdan kaçınmalı; açık, sade ve akıcı bir üslûp kullanılmalıdır. Duygu ve düşünceler, içtenlikle gerçeği yansıtmalıdır.
    Anılar, ya günü gününe tutulan notlar hâlinde ya da sonradan hatırlanmak suretiyle yazılır. Batı edebiyatında en ünlü anı yazarları; Sain-Simon (1675-1755) ve Rousseau

    Anılar, genellikle aşağıdaki nedenlerden dolayı yazılır:
    (1) Geçmişi bir kez daha yaşamak ve yazma alışkanlığı kazanmak.
    (2) Anıları unutulmaktan kurtarmak.
    (3) Yok olup gitmesini göze alamadığımız bir gerçeğe kalıcılık kazandırmak.
    (4) Anıyı oluşturan olayı, durumu, yerleri, kişileri söz konusu edip, başkalarının bilgisine, yararına sunmak.
    (5) Kamuoyu önünde aklanmaya çalışmak, pişmanlığı dile getirip içini boşaltmak, günah çıkarmak.
    (6) Gelecek kuşaklara geçmişten sonuçlar çıkarıp sunmak.
    (7) Gerektiği zaman bir eleştiride bulunmak.
    (8) İnsanoğlunun; yaşantılarını, deneyimlerini başkalarıyla paylaşmak gereğini duymak. (S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 375)

    Bir kimsenin, özellikle tanınmış kişilerin yaşadıkları dönemde gördükleri ya da yaşadıkları ilginç olayları gözlemlerine ve bilgilerine dayanarak anlattıkları yazı türüdür.
    Tanınmış sanatçı, siyasetçi, ve bilim adamlarının yazdığı anılar onların yaşayışlarını, yaşadıkları dönemdeki önemli olayları anlatması bakımından önemlidir.
    Anı ( Hatıra ) Türü Özellikleri :
    1 - Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır.
    2 - İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır
    3 - Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.
    4 - Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve
    araştırmalarını anlatır.
    5 - Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.
    6 - Geçmiş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.
    Anı ( Hatıra ) Türü Tarihsel Gelişmi
    Batıda en çok yaygın bir tür olup ilk örneğini eski Yunan sanatçısı Ksenophon'un "Anabasis" adlı eseriyle vermiştir. Eflatun'un birçok eseri bu türdendir.
    18. yüzyılda
    J. J. Rouseau'nun " İtiraflar"
    Goldoni'nin "İyilik Sever Somurtkan",
    Goethe'nin "Şiir ve Gerçek Andre Gide'nin "Jurnaller "bu alanda önemli eserlerdir.

    19. yüzyılda Fransız edebiyatında :
    Victor Hugo'nun"Gördüklerim",
    Stendhal'ın "Bencillik Anılar,
    Verlaine'nin " İtiraflar
    Rus yazar Tolstoy'un İtidafım" 20. yüzylda dünyanın her ülkesinde çok sayıda edebiyatçı bu türde eserler vermeye devam etmektedir.
    Bizde, 7. yüzyıla ait "Göktürk Yazıtları" bu türün ilk örneği sayılmaktadır. 16. yüzyılda Hindistan'da bir imparatorluk kurmuş olan Babür Şah'ın yazdığı "Babürname" , 17. yüzyılda Ebul Gazi Bahadır Han'ın yazdığı "Şecere-i Türk" , Katip Çelebi ve Naima'nın bir çok eseri bu türün örneklerindendir.
    Eski edebiyatta anı özelliği taşıyan "vakainameler, gazavatnameler, sefaretnameler bu türün örnekleri sayılmaktadır.
    Edebi tür anlamında anı ise bizde Tanzimat döneminde başlamıştir. Önceleri Ebuziya Tevfik ve Ali Suavi çıkardıkları gazetelerde anılarını yayınlarlar Daha sonra ;
    Akif Paşa'nın "Tabsıra"
    Namık Kemal'in "Magaza Mektupları" ,
    Ziya Paşa'nın "Defter-i Amel"
    Ahmet Mithat Efendi'nin "Menfa"
    Muallim Naci'nin "Ömer'in Çocukluğu"


  4. 01.Haziran.2012, 10:38
    2
    Silent and lonely rains



    ANI (HATIRAT)

    Bir kimsenin kendi hayatını, yaşadığı devrede şahidi olduğu ya da duyduğu olayları edebî değer taşıyan bir dille anlattığı yazılara anı (hatırat) denir. Bir başka deyişle, özümüzde bir iz bıraktığı için unutulmayan ve anılmaya değer bulduğumuz olayları anlatan yazı türüdür.
    Edebiyat sahasının en yaygın türlerinden biridir

    Bu türde verilen eserlerin çok değişik sahalarda oluşu, ona belli bir sınır çizme imkânını zorlaştırır. Anıların önde gelen özelliği, yazarının hayatının belli bir kesitini alması ve çok sonra yazıya dökülmesidir.
    İçlerinde anı türünün özelliği bulunabilecek seyahatname, sefaretname, muhtıra, tezkire, menkabe, günlük, otobiyografi ve tarih türleri ile anı türünü karıştırmamak gerekir. Bu türlerin her birinin yazılış gayeleri ayrıdır. Ortak özellikleri ise yaşanmış olaylar üzerine kurulmuş olmalarıdır. Ancak bu özellik, onları birbirinin yerine koyma sebebi olamaz.
    Anıların, tarihî gerçeklerin açıklanması sırasında, önemli yardımları dokunur. Anı; tarih değilse de, tarihe yardımcıdır. Devirlerin özelliklerini anlatan anılar, o devrin tarihini yazacaklar için önemli birer belge niteliğindedir. Bundan ötürü, anı yazarı, anılarını yansıtırken tarihî gerçeklerin bozulmamasına çok dikkat etmelidir.
    Anı (Hatırat) ile günlük, en çok karıştırılan iki türdür. Bu iki türün en önemli ayrılığı günlüklerin yaşanırken, anıların ise hayatta ya da ömrün sonunda kaleme alınmalarıdır.
    Her ne sebeple kaleme alınırsa alınsın anı türünde dürüstlük, samimiyet ve sorumluluk duygusu ön plânda tutulmalıdır. Anı yazarken önce konu tespit edilmeli; sonra ya günü gününe tutulan notlar ya da hafızada saklanan olaylar zinciri, plâna göre düzenlenmelidir. Anı yazılırken süslü sanatlı bir anlatımdan kaçınmalı; açık, sade ve akıcı bir üslûp kullanılmalıdır. Duygu ve düşünceler, içtenlikle gerçeği yansıtmalıdır.
    Anılar, ya günü gününe tutulan notlar hâlinde ya da sonradan hatırlanmak suretiyle yazılır. Batı edebiyatında en ünlü anı yazarları; Sain-Simon (1675-1755) ve Rousseau

    Anılar, genellikle aşağıdaki nedenlerden dolayı yazılır:
    (1) Geçmişi bir kez daha yaşamak ve yazma alışkanlığı kazanmak.
    (2) Anıları unutulmaktan kurtarmak.
    (3) Yok olup gitmesini göze alamadığımız bir gerçeğe kalıcılık kazandırmak.
    (4) Anıyı oluşturan olayı, durumu, yerleri, kişileri söz konusu edip, başkalarının bilgisine, yararına sunmak.
    (5) Kamuoyu önünde aklanmaya çalışmak, pişmanlığı dile getirip içini boşaltmak, günah çıkarmak.
    (6) Gelecek kuşaklara geçmişten sonuçlar çıkarıp sunmak.
    (7) Gerektiği zaman bir eleştiride bulunmak.
    (8) İnsanoğlunun; yaşantılarını, deneyimlerini başkalarıyla paylaşmak gereğini duymak. (S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 375)

    Bir kimsenin, özellikle tanınmış kişilerin yaşadıkları dönemde gördükleri ya da yaşadıkları ilginç olayları gözlemlerine ve bilgilerine dayanarak anlattıkları yazı türüdür.
    Tanınmış sanatçı, siyasetçi, ve bilim adamlarının yazdığı anılar onların yaşayışlarını, yaşadıkları dönemdeki önemli olayları anlatması bakımından önemlidir.
    Anı ( Hatıra ) Türü Özellikleri :
    1 - Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır.
    2 - İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır
    3 - Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.
    4 - Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve
    araştırmalarını anlatır.
    5 - Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.
    6 - Geçmiş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.
    Anı ( Hatıra ) Türü Tarihsel Gelişmi
    Batıda en çok yaygın bir tür olup ilk örneğini eski Yunan sanatçısı Ksenophon'un "Anabasis" adlı eseriyle vermiştir. Eflatun'un birçok eseri bu türdendir.
    18. yüzyılda
    J. J. Rouseau'nun " İtiraflar"
    Goldoni'nin "İyilik Sever Somurtkan",
    Goethe'nin "Şiir ve Gerçek Andre Gide'nin "Jurnaller "bu alanda önemli eserlerdir.

    19. yüzyılda Fransız edebiyatında :
    Victor Hugo'nun"Gördüklerim",
    Stendhal'ın "Bencillik Anılar,
    Verlaine'nin " İtiraflar
    Rus yazar Tolstoy'un İtidafım" 20. yüzylda dünyanın her ülkesinde çok sayıda edebiyatçı bu türde eserler vermeye devam etmektedir.
    Bizde, 7. yüzyıla ait "Göktürk Yazıtları" bu türün ilk örneği sayılmaktadır. 16. yüzyılda Hindistan'da bir imparatorluk kurmuş olan Babür Şah'ın yazdığı "Babürname" , 17. yüzyılda Ebul Gazi Bahadır Han'ın yazdığı "Şecere-i Türk" , Katip Çelebi ve Naima'nın bir çok eseri bu türün örneklerindendir.
    Eski edebiyatta anı özelliği taşıyan "vakainameler, gazavatnameler, sefaretnameler bu türün örnekleri sayılmaktadır.
    Edebi tür anlamında anı ise bizde Tanzimat döneminde başlamıştir. Önceleri Ebuziya Tevfik ve Ali Suavi çıkardıkları gazetelerde anılarını yayınlarlar Daha sonra ;
    Akif Paşa'nın "Tabsıra"
    Namık Kemal'in "Magaza Mektupları" ,
    Ziya Paşa'nın "Defter-i Amel"
    Ahmet Mithat Efendi'nin "Menfa"
    Muallim Naci'nin "Ömer'in Çocukluğu"


  5. 24.Aralık.2013, 23:20
    3
    Misafir

    Cevap: anı türünde eserler yazma örnekleri

    Sağolasın çok yardımcı oldun


  6. 24.Aralık.2013, 23:20
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Sağolasın çok yardımcı oldun





+ Yorum Gönder