Konusunu Oylayın.: İslam dinine göre aile nin önemi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslam dinine göre aile nin önemi
  1. 07.Mayıs.2012, 20:45
    1
    Misafir

    İslam dinine göre aile nin önemi






    İslam dinine göre aile nin önemi Mumsema islam dininin aileye vermiş olduğu önemi belirten vaaz konuları


  2. 07.Mayıs.2012, 20:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 12.Mayıs.2012, 10:42
    2
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: islam dinine göre aile nin önemi




    Ailenin İslâm'daki Yeri ve Önemi

    Aile mânâsına gelen usre kelimesi, lügat bakımından 'kişinin en yakın akrabalarından meydana gelen topluluk demektir. Bunlar anneler, babalar, dedeler, nineler, kızlar, erkek çocuklar ve onların çocuklarından meydana gelenlerdir.

    Fert, toplumun mihenk taşı ise, aile de kovan gibidir. Fert, ailenin bir parçasıdır ve ilk özelliklerini aileden, alır.

    (Bu kimseler) birbirinin soyundandır.(Âlu İmran/34)

    Fert, ailenin tabiatıyla tabiatlanır, onun terbiyesinden, etkilenir. Nitekim Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Her doğan (çocuk) fıtrat üzere doğar. Bundan sonra anası, babası onu yahudi veya hristiyan veya mecusî yapar. Nitekim hayvan yavruları, derli toplu bir yavru olarak doğarlar. Kusursuz doğan bu hayvan yavrularının içinde siz kulağı, dudağı, burnu, ayağı kesik olanını hiç görüyor musunuz?[10]

    Fıtrat, insanın iyi ve güzel şeyleri bilip kabul edecek kabiliyette ya­ratılmasıdır. Beşerin yaratılışının temeli budur.

    Fert ailenin, aile de toplumun direği ve temelidir. Bu bakımdan fert iyi olursa, aile de iyi olur, aile iyi olursa toplum da iyi olur. Bu yüzden İslâm dini aileye çok önem vermiştir. Kur'an ve Sünnet'in hükümlerinin bir çoğu aileyle ilgilidir.

    İslâm'ın Aileye Verdiği Önemin Tezahürleri

    İslâm'ın aileye verdiği önemi pekçok yerde görmek mümkündür. Bunların tümünü saymak mümkün değildir. Ancak bunların bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:

    A. Evlenmeyi emretmiş olması

    Çünkü evlilik olmadan aile olmaz. Meşru bir evlilik temeline dayan­mayan ilişki zina olur.

    Sakın zinaya yaklaşmayın. Çünkü o bir hayasızlık ve çok kötü bir yoldur.(İsra/32)

    Hür ve iffetli kadınlarla, zina yapmamış ve gizli dost edinmemiş olduğunuz halde mehirlerini vermek suretiyle (evlenmeniz) size helâl kılındı.(Mâide/5)

    B. Kan-kocanın hukukunun belirlenmiş olması

    İslâm, karısı hakkında erkeğe şunları farz kılmıştır:

    a.Mehir . .
    Kadınlara nikâh bedellerini (mehirierini) müşkilat çıkarmaksizın verin. (Nisa/4) .

    b. Nafaka
    Bu müddet zarfında (emziren annelerin) yiyeceği ve giyeceği örf ve âdet gereğince çocuğun babasına aittir. (Bakara/233)

    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur;
    Kadınların yiyecek ve giyecekleri normal bir şekilde olmak üzere si­zin üzerinizedir.[11]

    c. Kadınlarla hoş geçinmeyi emretmiştir. Onlarla (kadınlarla) hoş geçinin. (Nisa/19) İslâm, kadına da kocası hakkında şunları vacib kılmıştır:

    a. Masiyetin bulunmadığı yerde kadına kocasına itaat etmeyi em­retmiştir.


    Erkekler kadınların yöneticisi ve .koruyucusuduriar. (Nisa/34)

    Ayette geçen kavvam kelimesinden maksat, evin idaresinin erkeğe ait olması, kadının da ona itaat etmesidir.

    b. Kocanın izni olmadan herhangibir şahsı eve sokmamasını em­retmiştir.

    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Sizin onlar üzerinde hakkınız, hoşlanmayacağınız kimselere döşeklerinizi çiğnetmemeleridir.[12]

    İmam Nevevî, 'Kocanın eve girmesini istemediği bir kişiye kadirim izin verme yetkisi yoktur demiştir.

    c. Kadına, kocasının şerefini, namusunu ve malını koruması emre­dilmiştir.
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Erkeğin sakladığı en hayırlı hazinenin ne olduğunu size haber vere­yim mi? Saliha bir kadın! Kocası baktığında kocasını memnun eder, kocası emrettiğinde itaat eder, kocası evde olmasa bile onun sırrını ve evini muhafaza eder, İşte en hayırlı define budur.[13]

    C. Çocukların geçiminin babaya ait kılınması İslâm, çocukları için babalara şunları farz kılmıştır:


    a. Nafakasını vermeyi emretmiştir.
    Şayet sizler için (çocuklarınızı) emzirirlerse onlara ücretlerini ödeyin. (Talak/6)

    Görüldüğü gibi, Allah Teâlâ, süt emziren annenin ücretinin verilme­sinin baba üzerine vacib olduğunu beyan etmiştir.

    b. Ahlâk ve ibadet bakımından güzej yetiştirmeyi emretmiştir.

    Hz. Peygamber1 şöyle buyurmuştur:,
    Çocuklarınızı üç hasletle yetiştirin: Peygamber sevgisi, ehl-i beyt sev­gisi ve Kur'an sevgisi.[14]

    Dikkat edin! Hepiniz çobansınız ve güttüklerinizden sorumlusunuz, idareci (halife) halkı güden bir çobandır ve güttüklerinden sorumlu­dur. Erkek ailesinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın da evi ve çocuğu hususunda çobandır ve onlardan sorumludur. Köle efendisinin malı hususunda çobandır ve ondan sorumludur. Dikkat edin! Hepiniz çobansınız ve güttüklerinizden sorumlusunuz.[15]

    İslâm, çocuklara da şunları farz kılmıştır:

    a. Evlatlar, Allah'a isyan olmamak şartıyla anne ve babaya itaat ile mükelleftirler.

    Anne-baba çocuğa Allah'ı inkâr etmeyi, İslâm'ın herhangibir farzını inkâr etmeyi emrederse, buna itaat edilmez. Çünkü Allah'a isyan ederek hiçbir mahluka itaat edilmez.

    Ayrıca çocuk anne-babaşina ihsan etmelidir.

    Rabbin yalnız kendisine kulluk etmenizi, anaya-babaya iyi davran­manızı emretti. (İsra/23)

    Onlarla (annen ve babanla) dünyada iyi geçin. , (Lokman/15) .

    b. Anne ve baba fakir ise çocuğun onlara nafaka vermesi gerekir.
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Kişinin yediğinin en hayırlısı ve helâli kendi kazancından olandır. Kişinin çocuğu da onun kazanandandır.[16]

    Sen ve malın* babanındır. Çocuklarınız sizlerin en güzel kazanç-lannızdandır. Öyleyse çocuklarınızın kazancından yeyin.[17]

    İşte bu ve benzeri hükümlerden, İslâm'ın aileye ne kadar önem verdiği açıkça anlaşılır.

    ***
    [10] Müslim/2658, (Ebu Hüreyre'den)
    [11] Müslim'1218
    [12] Müslim .1218
    [13] Ebu Dâvud/l664; Hâkim, Müstedrek, (Hâkim hadîsin sahih olduğunu söylemiştir.)
    [14] Deylemî, [Bkz. Suyutî, Câmi'us-Sagîf]
    [15] Buhari/853, Müslim/1829 ve başka muhaddisler
    [16] Ebu Dâvud/35
    [17] Ebu Dâvud/3530; Tirmizî/1358



  4. 12.Mayıs.2012, 10:42
    2
    Site Doktoru



    Ailenin İslâm'daki Yeri ve Önemi

    Aile mânâsına gelen usre kelimesi, lügat bakımından 'kişinin en yakın akrabalarından meydana gelen topluluk demektir. Bunlar anneler, babalar, dedeler, nineler, kızlar, erkek çocuklar ve onların çocuklarından meydana gelenlerdir.

    Fert, toplumun mihenk taşı ise, aile de kovan gibidir. Fert, ailenin bir parçasıdır ve ilk özelliklerini aileden, alır.

    (Bu kimseler) birbirinin soyundandır.(Âlu İmran/34)

    Fert, ailenin tabiatıyla tabiatlanır, onun terbiyesinden, etkilenir. Nitekim Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Her doğan (çocuk) fıtrat üzere doğar. Bundan sonra anası, babası onu yahudi veya hristiyan veya mecusî yapar. Nitekim hayvan yavruları, derli toplu bir yavru olarak doğarlar. Kusursuz doğan bu hayvan yavrularının içinde siz kulağı, dudağı, burnu, ayağı kesik olanını hiç görüyor musunuz?[10]

    Fıtrat, insanın iyi ve güzel şeyleri bilip kabul edecek kabiliyette ya­ratılmasıdır. Beşerin yaratılışının temeli budur.

    Fert ailenin, aile de toplumun direği ve temelidir. Bu bakımdan fert iyi olursa, aile de iyi olur, aile iyi olursa toplum da iyi olur. Bu yüzden İslâm dini aileye çok önem vermiştir. Kur'an ve Sünnet'in hükümlerinin bir çoğu aileyle ilgilidir.

    İslâm'ın Aileye Verdiği Önemin Tezahürleri

    İslâm'ın aileye verdiği önemi pekçok yerde görmek mümkündür. Bunların tümünü saymak mümkün değildir. Ancak bunların bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:

    A. Evlenmeyi emretmiş olması

    Çünkü evlilik olmadan aile olmaz. Meşru bir evlilik temeline dayan­mayan ilişki zina olur.

    Sakın zinaya yaklaşmayın. Çünkü o bir hayasızlık ve çok kötü bir yoldur.(İsra/32)

    Hür ve iffetli kadınlarla, zina yapmamış ve gizli dost edinmemiş olduğunuz halde mehirlerini vermek suretiyle (evlenmeniz) size helâl kılındı.(Mâide/5)

    B. Kan-kocanın hukukunun belirlenmiş olması

    İslâm, karısı hakkında erkeğe şunları farz kılmıştır:

    a.Mehir . .
    Kadınlara nikâh bedellerini (mehirierini) müşkilat çıkarmaksizın verin. (Nisa/4) .

    b. Nafaka
    Bu müddet zarfında (emziren annelerin) yiyeceği ve giyeceği örf ve âdet gereğince çocuğun babasına aittir. (Bakara/233)

    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur;
    Kadınların yiyecek ve giyecekleri normal bir şekilde olmak üzere si­zin üzerinizedir.[11]

    c. Kadınlarla hoş geçinmeyi emretmiştir. Onlarla (kadınlarla) hoş geçinin. (Nisa/19) İslâm, kadına da kocası hakkında şunları vacib kılmıştır:

    a. Masiyetin bulunmadığı yerde kadına kocasına itaat etmeyi em­retmiştir.


    Erkekler kadınların yöneticisi ve .koruyucusuduriar. (Nisa/34)

    Ayette geçen kavvam kelimesinden maksat, evin idaresinin erkeğe ait olması, kadının da ona itaat etmesidir.

    b. Kocanın izni olmadan herhangibir şahsı eve sokmamasını em­retmiştir.

    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Sizin onlar üzerinde hakkınız, hoşlanmayacağınız kimselere döşeklerinizi çiğnetmemeleridir.[12]

    İmam Nevevî, 'Kocanın eve girmesini istemediği bir kişiye kadirim izin verme yetkisi yoktur demiştir.

    c. Kadına, kocasının şerefini, namusunu ve malını koruması emre­dilmiştir.
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Erkeğin sakladığı en hayırlı hazinenin ne olduğunu size haber vere­yim mi? Saliha bir kadın! Kocası baktığında kocasını memnun eder, kocası emrettiğinde itaat eder, kocası evde olmasa bile onun sırrını ve evini muhafaza eder, İşte en hayırlı define budur.[13]

    C. Çocukların geçiminin babaya ait kılınması İslâm, çocukları için babalara şunları farz kılmıştır:


    a. Nafakasını vermeyi emretmiştir.
    Şayet sizler için (çocuklarınızı) emzirirlerse onlara ücretlerini ödeyin. (Talak/6)

    Görüldüğü gibi, Allah Teâlâ, süt emziren annenin ücretinin verilme­sinin baba üzerine vacib olduğunu beyan etmiştir.

    b. Ahlâk ve ibadet bakımından güzej yetiştirmeyi emretmiştir.

    Hz. Peygamber1 şöyle buyurmuştur:,
    Çocuklarınızı üç hasletle yetiştirin: Peygamber sevgisi, ehl-i beyt sev­gisi ve Kur'an sevgisi.[14]

    Dikkat edin! Hepiniz çobansınız ve güttüklerinizden sorumlusunuz, idareci (halife) halkı güden bir çobandır ve güttüklerinden sorumlu­dur. Erkek ailesinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın da evi ve çocuğu hususunda çobandır ve onlardan sorumludur. Köle efendisinin malı hususunda çobandır ve ondan sorumludur. Dikkat edin! Hepiniz çobansınız ve güttüklerinizden sorumlusunuz.[15]

    İslâm, çocuklara da şunları farz kılmıştır:

    a. Evlatlar, Allah'a isyan olmamak şartıyla anne ve babaya itaat ile mükelleftirler.

    Anne-baba çocuğa Allah'ı inkâr etmeyi, İslâm'ın herhangibir farzını inkâr etmeyi emrederse, buna itaat edilmez. Çünkü Allah'a isyan ederek hiçbir mahluka itaat edilmez.

    Ayrıca çocuk anne-babaşina ihsan etmelidir.

    Rabbin yalnız kendisine kulluk etmenizi, anaya-babaya iyi davran­manızı emretti. (İsra/23)

    Onlarla (annen ve babanla) dünyada iyi geçin. , (Lokman/15) .

    b. Anne ve baba fakir ise çocuğun onlara nafaka vermesi gerekir.
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Kişinin yediğinin en hayırlısı ve helâli kendi kazancından olandır. Kişinin çocuğu da onun kazanandandır.[16]

    Sen ve malın* babanındır. Çocuklarınız sizlerin en güzel kazanç-lannızdandır. Öyleyse çocuklarınızın kazancından yeyin.[17]

    İşte bu ve benzeri hükümlerden, İslâm'ın aileye ne kadar önem verdiği açıkça anlaşılır.

    ***
    [10] Müslim/2658, (Ebu Hüreyre'den)
    [11] Müslim'1218
    [12] Müslim .1218
    [13] Ebu Dâvud/l664; Hâkim, Müstedrek, (Hâkim hadîsin sahih olduğunu söylemiştir.)
    [14] Deylemî, [Bkz. Suyutî, Câmi'us-Sagîf]
    [15] Buhari/853, Müslim/1829 ve başka muhaddisler
    [16] Ebu Dâvud/35
    [17] Ebu Dâvud/3530; Tirmizî/1358






+ Yorum Gönder