Konusunu Oylayın.: Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış hadisi doğru bi hadis mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış hadisi doğru bi hadis mi?
  1. 07.Mayıs.2012, 16:44
    1
    Misafir

    Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış hadisi doğru bi hadis mi?






    Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış hadisi doğru bi hadis mi? Mumsema Selamun aleyküm
    ben bir hadisle ilgili bilgi alacaktım."hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya ,yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış." hadisi doğru bi hadis mi.?
    Delili ile cevaplarsanız sevinirim.
    Allah razı olsun.


  2. 07.Mayıs.2012, 16:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 09.Mayıs.2012, 20:36
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: "hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya ,yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış" hadisi doğru bi hadis mi?




    Hadisin anlamı şöyledir: “Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalış, yarın ölecek biri gibi de tedbirli ol.” (Câmiu’s-Sagîr, 2/12, Hadis No:1201)

    Bu rivayette dünyaya teşvik değil ahirete teşvik vardır. Yani insanlarda dünyaya çalışma meyli olduğundan bu sözle dünyaya çalıştığınız kadar ahirete de çalışınız yönünde insanlar teşvik edilmektedir.

    Bu hadis, dünya için olsun, ahiret için olsun, yapılacak işlerin ciddiyetle ele alınması gerektiğine işaret etmektedir. Yarın ölecek olan insan, bütün dünyevi işlerini unutur ve samimi ve ciddi bir şekilde ahiretine yönelir. Hiç ölmeyecek olan insan da, yapacağı işlerin ileride sonsuz seneler boyu kendine faydalı olabilmesi için yaptığını sağlam ve dayanıklı, güzel yapması gerektiğini düşünür. Bu yönüyle bu hadis hem dünya hem de ahiret işlerini, özenle yapmak gerektiğine dikkat çekiyor.

    “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için” çalışmak gerektiğini söyleyerek, dünyaya aşırı derecede dalıp, ahireti unutanlara, hadisin ikinci kısmı olan yarın ölecekmiş gibi ahretine çalış cümlesini hatırlatmamız yeterlidir.

    Bu ifadelere benzer tarzda başka rivayetler de var:

    “Kendini hiç ölmeyecek zanneden kişinin çalışması gibi (dünya için) çalış, yarın öleceğini zanneden kişinin korkması gibi (günahlardan) kork." (Münavi. Feyzü’l-Kadir, 2/12; Kenzü’l-Ummal, 3/40, hn: 5379)

    “Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir” (Kenzü’l-Ummal, 3/238, hn: 6336)

    Bu ve benzeri hadisler, İslamın dünya ve ahiret arasında denge kurduğunu gösteren hadislerdir. İslam ne Hıristiyanların ruhbanlık anlayışı gibi tamamen dünyayı terk etmeyi, ne de Yahudilerin tapacak derecede hırsla dünyaya saldırmalarını kabul etmemektedir. İslam, insanlara hem dünya için, hem de ahiret için çalışmalarını tavsiye etmektedir.

    Burada bu manaları teyid eden şu ayetleri de hatırlayabiliriz:

    “İnsanlardan öyle kimseler vardır ki, “Rabbimiz! Bize (nasibimizi) dünyada ver” derler; böyle kimseler için Ahirette bir nasip yoktur. Onlardan öyle kimseler de vardır ki, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik, Ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından muhafaza eyle” derler.” (Bakara, 200-202)

    Yine Kur’anda, Karun’a nasihat edenlerin şöyle dediği zikredilir:

    “Allah’ın sana verdiği servet ile ahiret yurdunu ara; dünyadan da nasibini unutma; Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et.” (Kasas, 77)

    Aynı hakikate işaretle Üstad Bediüzzaman şöyle der:

    “Âhiret ve dünya dengesini korumak ve her vakit ümitle korku arasında bulunmak maslahatı gerektirir ki; her dakika hem ölmek, hem yaşamak mümkün olsun.” (bk. Sözler, 24. Söz)

    Kur'an ve hadis, bize devamlı dünyanın faniliğini ve asıl yurdumuz olan ahiret için hazırlık yapmamız gerektiğini vurgular. Bu iki farklı şekilde yapılan irşadları birleştirirsek şöyle demek gerekir:

    "İnsan ahiret için yaratıldığından dünyadaki bütün hayatını onu kazanmak yolunda sarf etmelidir. Fakat bunu yaparken dünya işlerini ihmal edip özensiz yaparak değil, onları da doğru ve güzel niyetlerle ahireti kazanmaya vesile yapması lazımdır."

    Bediüzzaman Hazretleri insandaki duyguların şiddetlilerinin ahireti kazanmak için, zayıflarının ise dünya işlerini düzene sokmak için verildiğini şöyle anlatır:

    "Dünyaya ait işler, kırılmağa mahkûm şişeler hükmündedir; bâki ahiret işleri ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir.

    İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inadlı istek ve bunu gibi şiddetli hissiyatlar, ahiret işlerini kazanmak için verilmiştir. O hissiyatı, şiddetli bir surette fâni dünya işlerine yönlendirmek, fâni ve kırılacak şişelere, bâki elmas fiatlarını vermek demektir."

    "İnsanlar, insana verilen manevi cihazları, duyguları, eğer nefsin ve dünyanın hesabıyla kullansa ve dünyada ebedî kalacak gibi gâfilce davransa, rezil ahlaklara ve israfa ve abesiyete sebeb olur.

    Eğer hafiflerini dünya işlerine ve şiddetlilerini ahirete ve manevî vazifelere sarfetse, bu duygular, güzel ahlakların kaynağı olup hikmet ve hakikata uygun olarakiki dünyada saadete sebeb olur." (bk. Mektubat, 9. Mektub)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 09.Mayıs.2012, 20:36
    2
    Editör



    Hadisin anlamı şöyledir: “Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalış, yarın ölecek biri gibi de tedbirli ol.” (Câmiu’s-Sagîr, 2/12, Hadis No:1201)

    Bu rivayette dünyaya teşvik değil ahirete teşvik vardır. Yani insanlarda dünyaya çalışma meyli olduğundan bu sözle dünyaya çalıştığınız kadar ahirete de çalışınız yönünde insanlar teşvik edilmektedir.

    Bu hadis, dünya için olsun, ahiret için olsun, yapılacak işlerin ciddiyetle ele alınması gerektiğine işaret etmektedir. Yarın ölecek olan insan, bütün dünyevi işlerini unutur ve samimi ve ciddi bir şekilde ahiretine yönelir. Hiç ölmeyecek olan insan da, yapacağı işlerin ileride sonsuz seneler boyu kendine faydalı olabilmesi için yaptığını sağlam ve dayanıklı, güzel yapması gerektiğini düşünür. Bu yönüyle bu hadis hem dünya hem de ahiret işlerini, özenle yapmak gerektiğine dikkat çekiyor.

    “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için” çalışmak gerektiğini söyleyerek, dünyaya aşırı derecede dalıp, ahireti unutanlara, hadisin ikinci kısmı olan yarın ölecekmiş gibi ahretine çalış cümlesini hatırlatmamız yeterlidir.

    Bu ifadelere benzer tarzda başka rivayetler de var:

    “Kendini hiç ölmeyecek zanneden kişinin çalışması gibi (dünya için) çalış, yarın öleceğini zanneden kişinin korkması gibi (günahlardan) kork." (Münavi. Feyzü’l-Kadir, 2/12; Kenzü’l-Ummal, 3/40, hn: 5379)

    “Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir” (Kenzü’l-Ummal, 3/238, hn: 6336)

    Bu ve benzeri hadisler, İslamın dünya ve ahiret arasında denge kurduğunu gösteren hadislerdir. İslam ne Hıristiyanların ruhbanlık anlayışı gibi tamamen dünyayı terk etmeyi, ne de Yahudilerin tapacak derecede hırsla dünyaya saldırmalarını kabul etmemektedir. İslam, insanlara hem dünya için, hem de ahiret için çalışmalarını tavsiye etmektedir.

    Burada bu manaları teyid eden şu ayetleri de hatırlayabiliriz:

    “İnsanlardan öyle kimseler vardır ki, “Rabbimiz! Bize (nasibimizi) dünyada ver” derler; böyle kimseler için Ahirette bir nasip yoktur. Onlardan öyle kimseler de vardır ki, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik, Ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından muhafaza eyle” derler.” (Bakara, 200-202)

    Yine Kur’anda, Karun’a nasihat edenlerin şöyle dediği zikredilir:

    “Allah’ın sana verdiği servet ile ahiret yurdunu ara; dünyadan da nasibini unutma; Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et.” (Kasas, 77)

    Aynı hakikate işaretle Üstad Bediüzzaman şöyle der:

    “Âhiret ve dünya dengesini korumak ve her vakit ümitle korku arasında bulunmak maslahatı gerektirir ki; her dakika hem ölmek, hem yaşamak mümkün olsun.” (bk. Sözler, 24. Söz)

    Kur'an ve hadis, bize devamlı dünyanın faniliğini ve asıl yurdumuz olan ahiret için hazırlık yapmamız gerektiğini vurgular. Bu iki farklı şekilde yapılan irşadları birleştirirsek şöyle demek gerekir:

    "İnsan ahiret için yaratıldığından dünyadaki bütün hayatını onu kazanmak yolunda sarf etmelidir. Fakat bunu yaparken dünya işlerini ihmal edip özensiz yaparak değil, onları da doğru ve güzel niyetlerle ahireti kazanmaya vesile yapması lazımdır."

    Bediüzzaman Hazretleri insandaki duyguların şiddetlilerinin ahireti kazanmak için, zayıflarının ise dünya işlerini düzene sokmak için verildiğini şöyle anlatır:

    "Dünyaya ait işler, kırılmağa mahkûm şişeler hükmündedir; bâki ahiret işleri ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir.

    İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inadlı istek ve bunu gibi şiddetli hissiyatlar, ahiret işlerini kazanmak için verilmiştir. O hissiyatı, şiddetli bir surette fâni dünya işlerine yönlendirmek, fâni ve kırılacak şişelere, bâki elmas fiatlarını vermek demektir."

    "İnsanlar, insana verilen manevi cihazları, duyguları, eğer nefsin ve dünyanın hesabıyla kullansa ve dünyada ebedî kalacak gibi gâfilce davransa, rezil ahlaklara ve israfa ve abesiyete sebeb olur.

    Eğer hafiflerini dünya işlerine ve şiddetlilerini ahirete ve manevî vazifelere sarfetse, bu duygular, güzel ahlakların kaynağı olup hikmet ve hakikata uygun olarakiki dünyada saadete sebeb olur." (bk. Mektubat, 9. Mektub)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  5. 09.Mayıs.2012, 21:48
    3
    berkehan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2010
    Üye No: 79359
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 47

    Cevap: "hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya ,yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış" hadisi doğru bi hadis mi?

    Hadis zannedilen bu söz,meşhur hadis kitaplarında yoktur.Beyhaki ve İbn kuteybe zayıf olduğunu belirterek rivayet etmişlerdir.Arapçası fasih arapçaya uymamaktadır.

    "Dünyada ebedi kalırsınız ümidi ile sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?" Şuara 129

    Yukarıdaki ayette de gördüğümüz gibi "hiç ölmeyecekmiş gibi çalışmak" Kuran da yerilen bir vasıftır.

    "Allah ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara.Dünyadan da nasibini unutma" Kasas 77

    Kasas 77 den de dünyadaki çalışmalarımızın ne amaçla ve ne kadar olması gerektiğini anlıyoruz.Yukarıdaki ayetlere de uymayan bu söze hadis demek pek mümkün değildir.


  6. 09.Mayıs.2012, 21:48
    3
    berkehan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Hadis zannedilen bu söz,meşhur hadis kitaplarında yoktur.Beyhaki ve İbn kuteybe zayıf olduğunu belirterek rivayet etmişlerdir.Arapçası fasih arapçaya uymamaktadır.

    "Dünyada ebedi kalırsınız ümidi ile sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?" Şuara 129

    Yukarıdaki ayette de gördüğümüz gibi "hiç ölmeyecekmiş gibi çalışmak" Kuran da yerilen bir vasıftır.

    "Allah ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara.Dünyadan da nasibini unutma" Kasas 77

    Kasas 77 den de dünyadaki çalışmalarımızın ne amaçla ve ne kadar olması gerektiğini anlıyoruz.Yukarıdaki ayetlere de uymayan bu söze hadis demek pek mümkün değildir.





+ Yorum Gönder