Konusunu Oylayın.: Efendimizin medine dönemi. Medine 'de karşılanma: Saadet ayaklanması

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Efendimizin medine dönemi. Medine 'de karşılanma: Saadet ayaklanması
  1. 07.Mayıs.2012, 11:22
    1
    Misafir

    Efendimizin medine dönemi. Medine 'de karşılanma: Saadet ayaklanması






    Efendimizin medine dönemi. Medine 'de karşılanma: Saadet ayaklanması Mumsema Efendimizin medine dönemi. Medine 'de karşılanma: Saadet ayaklanması


  2. 07.Mayıs.2012, 11:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 09.Mayıs.2012, 16:17
    2
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: Efendimizin medine dönemi. Medine 'de karşılanma: Saadet ayaklanması




    MEDİNE 'DE KARŞILANMA: SAADET AYAKLANMASI

    Karşılama: Âlemde böyle saadet ayaklanması görülmemiştir. Varlığın nuru Medine'ye geldikleri zaman şehir halkı, göklerin ötesindeki manayı getiren ve nur ışığını Medine'ye çeviren mukaddes misafiri bir çiçek bayramı halinde karşıladı. Şehir halkı öyle bir saadet ve şenlik havasına büründü ki, perde arkasında oturan kadınlar, evlerin damlarına çıktı. Önlerinden varlığın sebebi olan Cenab-ı Peygamber geçerken şiirler okudular:"Ayın on dördü üzerimize. Veda dağının tepelerinden doğdu, ne mutlu.
    Artık Allah'a dua ve niyaz eden bulundukça bize de şükretmek vacip oldu.
    Ey bize gönderilen aziz Peygamber! Sen bize itaat edilmesi vacip bir emirle Peygamber geldin!"

    Veda yokuşu, Medine'ye inen dik bir yolun tepesidir ki, Medine halkı, eskiden, itibarlı bir kimseyi uğurladıkları zaman o noktaya kadar götürürlerdi...
    Beni Neccar oymağının genç kızları, Arap âdetince defleriyle çıktılar ve şenlik yaptılar.
    Âlemlerin Tacı ışık ışık bir tebessümle sordular:
    - Beni seviyor musunuz?
    Hep birden cevap verdiler:
    - Evet, ey Allah'ın Resulü!..
    Allah'ın Resulü mukabele ettiler:
    - Allah şahit ki, benim kalbim de sizi seviyor!
    Ve sokaklarda, meydan yerlerinde, köşe başlarında, yalın ayak, başıkabak, koşuşan, zıplayan, çığlık atan çocuklar:
    - Allah'ın Resulü geldi, Allah'ın Resulü geldi!..
    İnsanlığın Efendisi, yolun iki tarafını dolduran, "Allah'ın Resulü geldi, Allah'ın Resulü geldi!" diye sevinç çığlıkları atan halkın arasında ilerliyordu. Medine'nin etrafı Evs, Hazrec soylarıyla çevrili bulunduğundan önünden geçilen her kabilenin reisi Peygamber devesinin yularına sarılarak rica ediyordu:
    - Ey Allah'ın Resulü bize buyurunuz! Size yabancı olmayan, saygıdeğer, düşmanlarınızı tepelemeye gücü yeten ailemize misafir olunuz!..
    Kâinatın Efendisi tebessüm ediyorlar ve buyuruyorlar:
    - Deveyi kendi haline bırakınız, çünkü o memurdur, emir olunduğu yere gider, ona yol veriniz!
    Böylece yol ala ala ilerliyorlardı. Nihayet Ben-i Neccar'ın yurduna geldiler. Onlardan da bir heyet ileri atıldı, Peygamberler Peygamberinin yoluna dikildi:
    - Dayınızın evine buyurunuz, Ey Allah'ın Resulü!
    Diye davet etti. Bir taraftan da mini mini kızlar defler çalarak şiirler okuyorlardı:
    Biz Neccar oğullarının kızlarıyız. Muhammed'e yakınlık ve hısımlık ne mutlu!..
    Ve nihayet Allah'ın Resulünü misafir etmek, Ebu Eyyüp Ensari Hazretlerine nasip oldu. Ve alemde böyle bir saadet başka hiç kimseye nasip olmadı...



  4. 09.Mayıs.2012, 16:17
    2
    Site Doktoru



    MEDİNE 'DE KARŞILANMA: SAADET AYAKLANMASI

    Karşılama: Âlemde böyle saadet ayaklanması görülmemiştir. Varlığın nuru Medine'ye geldikleri zaman şehir halkı, göklerin ötesindeki manayı getiren ve nur ışığını Medine'ye çeviren mukaddes misafiri bir çiçek bayramı halinde karşıladı. Şehir halkı öyle bir saadet ve şenlik havasına büründü ki, perde arkasında oturan kadınlar, evlerin damlarına çıktı. Önlerinden varlığın sebebi olan Cenab-ı Peygamber geçerken şiirler okudular:"Ayın on dördü üzerimize. Veda dağının tepelerinden doğdu, ne mutlu.
    Artık Allah'a dua ve niyaz eden bulundukça bize de şükretmek vacip oldu.
    Ey bize gönderilen aziz Peygamber! Sen bize itaat edilmesi vacip bir emirle Peygamber geldin!"

    Veda yokuşu, Medine'ye inen dik bir yolun tepesidir ki, Medine halkı, eskiden, itibarlı bir kimseyi uğurladıkları zaman o noktaya kadar götürürlerdi...
    Beni Neccar oymağının genç kızları, Arap âdetince defleriyle çıktılar ve şenlik yaptılar.
    Âlemlerin Tacı ışık ışık bir tebessümle sordular:
    - Beni seviyor musunuz?
    Hep birden cevap verdiler:
    - Evet, ey Allah'ın Resulü!..
    Allah'ın Resulü mukabele ettiler:
    - Allah şahit ki, benim kalbim de sizi seviyor!
    Ve sokaklarda, meydan yerlerinde, köşe başlarında, yalın ayak, başıkabak, koşuşan, zıplayan, çığlık atan çocuklar:
    - Allah'ın Resulü geldi, Allah'ın Resulü geldi!..
    İnsanlığın Efendisi, yolun iki tarafını dolduran, "Allah'ın Resulü geldi, Allah'ın Resulü geldi!" diye sevinç çığlıkları atan halkın arasında ilerliyordu. Medine'nin etrafı Evs, Hazrec soylarıyla çevrili bulunduğundan önünden geçilen her kabilenin reisi Peygamber devesinin yularına sarılarak rica ediyordu:
    - Ey Allah'ın Resulü bize buyurunuz! Size yabancı olmayan, saygıdeğer, düşmanlarınızı tepelemeye gücü yeten ailemize misafir olunuz!..
    Kâinatın Efendisi tebessüm ediyorlar ve buyuruyorlar:
    - Deveyi kendi haline bırakınız, çünkü o memurdur, emir olunduğu yere gider, ona yol veriniz!
    Böylece yol ala ala ilerliyorlardı. Nihayet Ben-i Neccar'ın yurduna geldiler. Onlardan da bir heyet ileri atıldı, Peygamberler Peygamberinin yoluna dikildi:
    - Dayınızın evine buyurunuz, Ey Allah'ın Resulü!
    Diye davet etti. Bir taraftan da mini mini kızlar defler çalarak şiirler okuyorlardı:
    Biz Neccar oğullarının kızlarıyız. Muhammed'e yakınlık ve hısımlık ne mutlu!..
    Ve nihayet Allah'ın Resulünü misafir etmek, Ebu Eyyüp Ensari Hazretlerine nasip oldu. Ve alemde böyle bir saadet başka hiç kimseye nasip olmadı...






+ Yorum Gönder