Konusunu Oylayın.: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?
  1. 08.Mayıs.2012, 23:32
    13
    Kuranıanla
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2012
    Üye No: 95665
    Mesaj Sayısı: 448
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    reklam


    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ? isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?
    Alıntı
    bana bu ayetin Arapçasını hadislere başvurmadan yazabilir misin?
    Hadislerde mi geçiyor ayet ? ne diyorsun ? orjinal nüshalarda farklı bir ayet mi yazıyor ?


  2. 08.Mayıs.2012, 23:32
    13
    Kuranıanla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Alıntı
    bana bu ayetin Arapçasını hadislere başvurmadan yazabilir misin?
    Hadislerde mi geçiyor ayet ? ne diyorsun ? orjinal nüshalarda farklı bir ayet mi yazıyor ?


  3. 09.Mayıs.2012, 00:07
    14
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    reklam


    Alıntı
    bana bu ayetin Arapçasını hadislere başvurmadan yazabilir misin?
    şeklindeki sorumu anlayamayan biri Kur'an'ı nasıl anlayacak merak ediyorum?


  4. 09.Mayıs.2012, 00:07
    14
    âb ü kil
    reklam


    Alıntı
    bana bu ayetin Arapçasını hadislere başvurmadan yazabilir misin?
    şeklindeki sorumu anlayamayan biri Kur'an'ı nasıl anlayacak merak ediyorum?


  5. 09.Mayıs.2012, 00:17
    15
    Kuranıanla
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2012
    Üye No: 95665
    Mesaj Sayısı: 448
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    Yok ben cevabımı aldım hadislere vahiy dedin foyan çıktı meydana sen Kurana değil Kuran artı hadislere iman etmişsin hadisi ayırırsan Kuran eksik kalıyor haşa haşa .. Tartışılacak bişey kalmadı bu yanlışından dönersin inşallah


  6. 09.Mayıs.2012, 00:17
    15
    Kuranıanla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Yok ben cevabımı aldım hadislere vahiy dedin foyan çıktı meydana sen Kurana değil Kuran artı hadislere iman etmişsin hadisi ayırırsan Kuran eksik kalıyor haşa haşa .. Tartışılacak bişey kalmadı bu yanlışından dönersin inşallah


  7. 09.Mayıs.2012, 00:33
    16
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    merak ediyorum Resulullah'a imandan ne anlıyorsunuz acaba?


  8. 09.Mayıs.2012, 00:33
    16
    âb ü kil
    merak ediyorum Resulullah'a imandan ne anlıyorsunuz acaba?


  9. 09.Mayıs.2012, 00:36
    17
    Kuranıanla
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2012
    Üye No: 95665
    Mesaj Sayısı: 448
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    Onun getirdiği Kurana iman nedir ? Kuran gökten mi düştü Kureyşlilere ? Kuranda ne yazdıysa onu yaptı peygamber başka bişe değil


  10. 09.Mayıs.2012, 00:36
    17
    Kuranıanla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Onun getirdiği Kurana iman nedir ? Kuran gökten mi düştü Kureyşlilere ? Kuranda ne yazdıysa onu yaptı peygamber başka bişe değil


  11. 09.Mayıs.2012, 00:52
    18
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    Alıntı
    Onun getirdiği Kurana iman nedir ?
    neden soruma cevab vermek yerine soru ile karşılık veriyorsun?
    çok mu zor geldi soru?

    Alıntı
    Kuran gökten mi düştü Kureyşlilere ?
    eğer hadisler gereksiz ise
    Kur'an neden gökten düşmedi?
    öyle ya
    Kur'an açıklanmaya muhtac değil idiyse
    neden bir açıklayıcı ile birlikte gönderildi?
    Allah herkesin kapısına ya da kabenin duvarına Kur'an ayetlerini yazsaydı
    herkes de görüp okusaydı olmaz mıydı?

    aslında bunları diyorsunuz da farkında değilsiniz

    Alıntı
    Kuranda ne yazdıysa onu yaptı peygamber başka bişe değil
    Kur'an'ın neresinde "sabahleyin iki reakt namaz kıl. namazında fatiha ve bir sure oku
    rükuya git orda şunları söyle sonra doğrul sonra secde et secde de de şunları söyle" yazıyor?


  12. 09.Mayıs.2012, 00:52
    18
    âb ü kil
    Alıntı
    Onun getirdiği Kurana iman nedir ?
    neden soruma cevab vermek yerine soru ile karşılık veriyorsun?
    çok mu zor geldi soru?

    Alıntı
    Kuran gökten mi düştü Kureyşlilere ?
    eğer hadisler gereksiz ise
    Kur'an neden gökten düşmedi?
    öyle ya
    Kur'an açıklanmaya muhtac değil idiyse
    neden bir açıklayıcı ile birlikte gönderildi?
    Allah herkesin kapısına ya da kabenin duvarına Kur'an ayetlerini yazsaydı
    herkes de görüp okusaydı olmaz mıydı?

    aslında bunları diyorsunuz da farkında değilsiniz

    Alıntı
    Kuranda ne yazdıysa onu yaptı peygamber başka bişe değil
    Kur'an'ın neresinde "sabahleyin iki reakt namaz kıl. namazında fatiha ve bir sure oku
    rükuya git orda şunları söyle sonra doğrul sonra secde et secde de de şunları söyle" yazıyor?


  13. 09.Mayıs.2012, 01:05
    19
    Kuranıanla
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2012
    Üye No: 95665
    Mesaj Sayısı: 448
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    Soru sormuyorum soruyla cevaptır bunun adı cevabını verıyorum aslında Kurana iman peygambere imandır akledemiyormusun ?

    Alıntı
    Kur'an açıklanmaya muhtac değil idiyse
    neden bir açıklayıcı ile birlikte gönderildi?
    Arapça biliyosan kimin açıkladığını bilmiyomusun Kuranı ? hud suresi 1 ve 2. ayetleri oku ayrıca kıyamet suresindede açıklamayı bizzat üstüne alıyor Allah, peygambere onu açıklayasın ifadesi onu bildiresin demektir bak arapça bilmiyorum ama bunları araştırdım sen araştırdın mı ?

    Alıntı
    Kur'an'ın neresinde "sabahleyin iki reakt namaz kıl. namazında fatiha ve bir sure oku
    rükuya git orda şunları söyle sonra doğrul sonra secde et secde de de şunları söyle" yazıyor?


    Bunlar bir zorunluluk olsa yazardı Allah kuranda ama 18 cilt kitap inmesi gerekirdi senin mantığına göre senin bu yaptığın yahudilerin yaptığıyla eşdeğer;

    Mûsa, toplumuna dedi ki: "Allah size, bir inek kesmenizi emrediyor." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım."

    Şöyle konuştular: "Çağır Rabb'ine bizim için, açıklasın bize neymiş o!" Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe. İkisi arası bir inektir." Hadi size emredileni yapın!

    Şöyle dediler "Dua et Rabb'ine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız."

    Cevap verdi Mûsa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda." Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı. Bakara suresi


    Allah insanlara zorluk getirmiyor emir veriyor siz napcaz nasıl yapcaz parmaklarımız ne kadar açık olcak vs vs diye diye zorlaştırmışsınız. Kuranda rekat sayıları bu kadar önemli olsa Allah şu kadar kılın diyemez mi ? yazmayacağım buraya araştırmanı istiyorum araştırırsan selim bir kalple göreceksin


  14. 09.Mayıs.2012, 01:05
    19
    Kuranıanla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Soru sormuyorum soruyla cevaptır bunun adı cevabını verıyorum aslında Kurana iman peygambere imandır akledemiyormusun ?

    Alıntı
    Kur'an açıklanmaya muhtac değil idiyse
    neden bir açıklayıcı ile birlikte gönderildi?
    Arapça biliyosan kimin açıkladığını bilmiyomusun Kuranı ? hud suresi 1 ve 2. ayetleri oku ayrıca kıyamet suresindede açıklamayı bizzat üstüne alıyor Allah, peygambere onu açıklayasın ifadesi onu bildiresin demektir bak arapça bilmiyorum ama bunları araştırdım sen araştırdın mı ?

    Alıntı
    Kur'an'ın neresinde "sabahleyin iki reakt namaz kıl. namazında fatiha ve bir sure oku
    rükuya git orda şunları söyle sonra doğrul sonra secde et secde de de şunları söyle" yazıyor?


    Bunlar bir zorunluluk olsa yazardı Allah kuranda ama 18 cilt kitap inmesi gerekirdi senin mantığına göre senin bu yaptığın yahudilerin yaptığıyla eşdeğer;

    Mûsa, toplumuna dedi ki: "Allah size, bir inek kesmenizi emrediyor." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım."

    Şöyle konuştular: "Çağır Rabb'ine bizim için, açıklasın bize neymiş o!" Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe. İkisi arası bir inektir." Hadi size emredileni yapın!

    Şöyle dediler "Dua et Rabb'ine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız."

    Cevap verdi Mûsa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda." Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı. Bakara suresi


    Allah insanlara zorluk getirmiyor emir veriyor siz napcaz nasıl yapcaz parmaklarımız ne kadar açık olcak vs vs diye diye zorlaştırmışsınız. Kuranda rekat sayıları bu kadar önemli olsa Allah şu kadar kılın diyemez mi ? yazmayacağım buraya araştırmanı istiyorum araştırırsan selim bir kalple göreceksin


  15. 09.Mayıs.2012, 01:34
    20
    berkehan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2010
    Üye No: 79359
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 47

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    konya442 Nickli Üyeden Alıntı
    Sakın sizin birinizin Koltuğuna Yaslanıp, Kuranda Bulduğuma inanırım Bulmadığımı Red ederim derken yakalamim, Ahir zamanda Bunlar gelecek benim hadislerimi inkar edecekler (Ebu Davud)
    Ebu Davud da geçtiği söylenilen hadisin bir benzeri,Ebu Ya'la nın Müsnedü Ebi Ya'la kitabında 3. cilt sayfa 346 da da geçmektedir."Bir zaman gelecek,sizden birisine bir hadis söylenince o,oturduğu yere yaslanmış bir şekilde şöyle diyecek."Resulullah böyle birşey söylemez hadisi bırak bana kuran dan delil getir." Ebu Ya'la nın Müsnedü Ebi Ya'la kitabında 3. cilt sayfa 346 da geçmektedir.
    Bu rivayetin ravileri arasında olan Yezid bin Eban er Rakkaşi, hadis alimleri tarafından rivayet ettiği hadisler zayıf olarak kabul edildiğinden bu hadiste zayıf görülmüş,hadis ilmi açısından hadis olarak değerlendirilmemiştir.


    Yukarıda sizin yayınladığınız hadisi şerifin Ebu Davud da geçtiği şekli şöyledir."Sizden birinin koltuğuna yaslanmış,verdiğim emir veya koyduğum yasakla ilgili şöyle dediğini sakın görmeyeyim.Bilmeyiz,biz Allah ın Kitabında bulduğumuza uyarız" Bu hadisi şerifin sahihliği konusunda herhangi bir şüphe yoktur.İki hadisi karşılaştırdığında eminim ki anlam farklılıklarını sizde göreceksiniz.

    Peygamber Efendimizin koyduğu emir ve yasaklar Kuran ayetlerinden çıkardıkları emir ve yasaklardı.Bunlara ahkam hadisleri denir.Yani hüküm koyan,kanun niteliğindeki hadisler.Ayetlerle desteklenmiştir.Kuran ile çelişmez.Ancak "hadis" dediğiniz zaman çok çeşitlidir ve içinde zayıfı,uydurması pek çok dikkat edilmesi gereken çeşidi vardır.



  16. 09.Mayıs.2012, 01:34
    20
    berkehan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    konya442 Nickli Üyeden Alıntı
    Sakın sizin birinizin Koltuğuna Yaslanıp, Kuranda Bulduğuma inanırım Bulmadığımı Red ederim derken yakalamim, Ahir zamanda Bunlar gelecek benim hadislerimi inkar edecekler (Ebu Davud)
    Ebu Davud da geçtiği söylenilen hadisin bir benzeri,Ebu Ya'la nın Müsnedü Ebi Ya'la kitabında 3. cilt sayfa 346 da da geçmektedir."Bir zaman gelecek,sizden birisine bir hadis söylenince o,oturduğu yere yaslanmış bir şekilde şöyle diyecek."Resulullah böyle birşey söylemez hadisi bırak bana kuran dan delil getir." Ebu Ya'la nın Müsnedü Ebi Ya'la kitabında 3. cilt sayfa 346 da geçmektedir.
    Bu rivayetin ravileri arasında olan Yezid bin Eban er Rakkaşi, hadis alimleri tarafından rivayet ettiği hadisler zayıf olarak kabul edildiğinden bu hadiste zayıf görülmüş,hadis ilmi açısından hadis olarak değerlendirilmemiştir.


    Yukarıda sizin yayınladığınız hadisi şerifin Ebu Davud da geçtiği şekli şöyledir."Sizden birinin koltuğuna yaslanmış,verdiğim emir veya koyduğum yasakla ilgili şöyle dediğini sakın görmeyeyim.Bilmeyiz,biz Allah ın Kitabında bulduğumuza uyarız" Bu hadisi şerifin sahihliği konusunda herhangi bir şüphe yoktur.İki hadisi karşılaştırdığında eminim ki anlam farklılıklarını sizde göreceksiniz.

    Peygamber Efendimizin koyduğu emir ve yasaklar Kuran ayetlerinden çıkardıkları emir ve yasaklardı.Bunlara ahkam hadisleri denir.Yani hüküm koyan,kanun niteliğindeki hadisler.Ayetlerle desteklenmiştir.Kuran ile çelişmez.Ancak "hadis" dediğiniz zaman çok çeşitlidir ve içinde zayıfı,uydurması pek çok dikkat edilmesi gereken çeşidi vardır.



  17. 09.Mayıs.2012, 01:53
    21
    DieHard
    ..Hayat Werenin Kulu..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Şubat.2012
    Üye No: 94253
    Mesaj Sayısı: 193
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    Alıntı
    Onun getirdiği Kurana iman nedir ? Kuran gökten mi düştü Kureyşlilere ? Kuranda ne yazdıysa onu yaptı peygamber başka bişe değil

    İmanın şartlarını sayar mısın.?

    Yazdıkların çocukça eliyor artık bana.. Seninle tartışmak değil konuşmak bile saçma..!



  18. 09.Mayıs.2012, 01:53
    21
    ..Hayat Werenin Kulu..
    Alıntı
    Onun getirdiği Kurana iman nedir ? Kuran gökten mi düştü Kureyşlilere ? Kuranda ne yazdıysa onu yaptı peygamber başka bişe değil

    İmanın şartlarını sayar mısın.?

    Yazdıkların çocukça eliyor artık bana.. Seninle tartışmak değil konuşmak bile saçma..!



  19. 09.Mayıs.2012, 02:07
    22
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    Alıntı
    Soru sormuyorum soruyla cevaptır bunun adı cevabını verıyorum aslında Kurana iman peygambere imandır akledemiyormusun ?
    hayır soru ile cevab vermek ayrı
    soruyu soru ile geçiştirmek ayrıdır
    sen geçiştirdin
    cevab ver
    Resulullaha iman ne demektir?

    ben Kur'an'ın açıklanmış bir kitab olduğunu inkar etmiyorum ki
    ama bu açıklama bazen başka bir ayetle bazen de hadislerle olmuştur diyorum
    bak delilim:
    Nahl 64 Biz bu Kitab'ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.
    Alıntı
    Bunlar bir zorunluluk olsa yazardı Allah kuranda ama 18 cilt kitap inmesi gerekirdi
    işte 18 cild kitabı taşımak okumak anlamak insanlara zor geleceği için
    Allah bir resul aracılığı ile ayetlerin nasıl uygulanacağını kullarına öğretti
    biz de bu görsel ve işitsel uygulamaya hadis ve sünnet diyoruz
    ve bu da vahiydir çünkü menşei Allah'tır
    ama anlamak nerde

    Alıntı
    Mûsa, toplumuna dedi ki: "Allah size, bir inek kesmenizi emrediyor." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım."

    Şöyle konuştular: "Çağır Rabb'ine bizim için, açıklasın bize neymiş o!" Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe. İkisi arası bir inektir." Hadi size emredileni yapın!

    Şöyle dediler "Dua et Rabb'ine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız."

    Cevap verdi Mûsa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda." Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.Bakara suresi
    şimdii söyle bakalım
    Yahudilerin bir inek kesmesi ve kesecekleri ineğin vasfı kitablarında mı yazıyordu?
    yoksa bu emir yazılı olmayan bir emir miydi?
    kitaplarında yazan bir emir idiyse
    onlar bu emre neden şaşırdılar?
    kesilecek ineğin vasfı kitaplarında var idiyse neden vasfının ne olduğunu resullerine sordular?

    Alıntı
    Kuranda rekat sayıları bu kadar önemli olsa Allah şu kadar kılın diyemez mi ? yazmayacağım buraya araştırmanı istiyorum araştırırsan selim bir kalple göreceksin
    işte bu kadar
    senin de şeytanlığın çıktı ortaya

    Alıntı
    "Sizden birinin koltuğuna yaslanmış,verdiğim emir veya koyduğum yasakla ilgili şöyle dediğini sakın görmeyeyim.Bilmeyiz,biz Allah ın Kitabında bulduğumuza uyarız" Bu hadisi şerifin sahihliği konusunda herhangi bir şüphe yoktur.
    bu bize yeter


  20. 09.Mayıs.2012, 02:07
    22
    âb ü kil
    Alıntı
    Soru sormuyorum soruyla cevaptır bunun adı cevabını verıyorum aslında Kurana iman peygambere imandır akledemiyormusun ?
    hayır soru ile cevab vermek ayrı
    soruyu soru ile geçiştirmek ayrıdır
    sen geçiştirdin
    cevab ver
    Resulullaha iman ne demektir?

    ben Kur'an'ın açıklanmış bir kitab olduğunu inkar etmiyorum ki
    ama bu açıklama bazen başka bir ayetle bazen de hadislerle olmuştur diyorum
    bak delilim:
    Nahl 64 Biz bu Kitab'ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.
    Alıntı
    Bunlar bir zorunluluk olsa yazardı Allah kuranda ama 18 cilt kitap inmesi gerekirdi
    işte 18 cild kitabı taşımak okumak anlamak insanlara zor geleceği için
    Allah bir resul aracılığı ile ayetlerin nasıl uygulanacağını kullarına öğretti
    biz de bu görsel ve işitsel uygulamaya hadis ve sünnet diyoruz
    ve bu da vahiydir çünkü menşei Allah'tır
    ama anlamak nerde

    Alıntı
    Mûsa, toplumuna dedi ki: "Allah size, bir inek kesmenizi emrediyor." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım."

    Şöyle konuştular: "Çağır Rabb'ine bizim için, açıklasın bize neymiş o!" Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe. İkisi arası bir inektir." Hadi size emredileni yapın!

    Şöyle dediler "Dua et Rabb'ine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız."

    Cevap verdi Mûsa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda." Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.Bakara suresi
    şimdii söyle bakalım
    Yahudilerin bir inek kesmesi ve kesecekleri ineğin vasfı kitablarında mı yazıyordu?
    yoksa bu emir yazılı olmayan bir emir miydi?
    kitaplarında yazan bir emir idiyse
    onlar bu emre neden şaşırdılar?
    kesilecek ineğin vasfı kitaplarında var idiyse neden vasfının ne olduğunu resullerine sordular?

    Alıntı
    Kuranda rekat sayıları bu kadar önemli olsa Allah şu kadar kılın diyemez mi ? yazmayacağım buraya araştırmanı istiyorum araştırırsan selim bir kalple göreceksin
    işte bu kadar
    senin de şeytanlığın çıktı ortaya

    Alıntı
    "Sizden birinin koltuğuna yaslanmış,verdiğim emir veya koyduğum yasakla ilgili şöyle dediğini sakın görmeyeyim.Bilmeyiz,biz Allah ın Kitabında bulduğumuza uyarız" Bu hadisi şerifin sahihliği konusunda herhangi bir şüphe yoktur.
    bu bize yeter


  21. 09.Mayıs.2012, 02:49
    23
    Kuranıanla
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2012
    Üye No: 95665
    Mesaj Sayısı: 448
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    Sevdiğim bir yazıyı paylaşayım güzel güzel okuyun anlamaya çalışın.

    Kur’an yetmez diyen uydurukçular!


    Mezhepliler, dindeki tek kaynağı kabul etmeyip Kitap, sünnet, icma ve kıyas diyorlardı. Bir de mezheplileri geride bırakanlar türediler. Tek kaynak Kur’an tabirine saldırarak Kuran artı damıtılmış Sünnet anlayışını yayarak insanları “Allah katında makbul olan İslam” dininden soğutmaya çalışmaktalar. Kimin damıttığına inanacağız? Ali’nin mi? Veli’nin mi? Yoksa oylama mı yapacağız? En çok hangisi oy alırsa ona mı itimat edeceğiz?

    Kur’an yetmez diyenler kesinlikle Kur’an’ı Kerim’e inanmıyorlar. İslam’ı bilerek ya da bilmeyerek dejenere etmek için inanmış gibi görünüyorlar. Kısaca Doğan görünümlü Şahin rolü oynuyorlar. Bunların başını; her köşe başına oturmuş, dinin sahipliğine soyunmuş, bir oturuşta yüzünüze karşı binlerce yalanı uydurabilen insanlar çekiyor. Bir de utanmadan sıkılmadan, pişkin pişkin insanlardan kendilerine karşı saygı duyulmasını bekliyorlar. Bu toplum yalancılara itibar ettiği müddetçe de bu saygıyı görecekler merak etmesinler.

    Adam çıkmış TV’lere, bir saatlik programına bin yalan sığdırıyor bir de “hoca” sıfatıyla anılmaya başlıyor. Hele bir de salya sümük birbirine karışıyorsa tadından yiyemezsiniz. Peki ne hocası bunlar? Ne hocası olacak yalan hocası. Şöyle elin gavuru iyi bir yalan makinesi icat etse, bunları da o makineye bağlasa var ya, makine biiplemekten iflas eder. İki saniyede makinenin bütün bilyaları dağılır.

    Zaten devir her zaman bu uydurukçuların devri oldu. Ne kadar çok yalan söylersen, ne kadar çok haram üretirsen, ne kadar çok masal anlatırsan bu toplumda o kadar çok saygınlık kazanırsın. İtibarın artar, makamın pekişir, otoriten sağlamlaşır. Ama toplumun nezdinde tabiki. Allah’ın nezdinde ise “çukur” bir adam oluverirsin, lanetlenirsin.

    Yalnız Kur’an yetmez diyenler, Yalnız İncil yetmez diyen, yalnız Tevrat yetmez diyen kitap ehlinin varisleridirler. Nasıl ki onlar dinlerini ekleme-çıkarmalarla tahrif etmiştir, bu uydurukçular da ekleme ve çıkarmalarla bu dini tahrif etmeye yeltenmişlerdir.

    Ama gözden kaçırdıkları bir faktör var. Nedir o? Zikrin koruma altına alınma faktörü. Bunu her zaman göz ardı etmişlerdir. Bilmiyorlar ki hakkın kapısı her zaman aralıklıdır. Güneş sürekli içeri sızmaktadır. Bu rahmetin önüne geçmek için var güçleriyle, örümceğin ağ dokuması gibi bunlar da habire perde örmektedir rahmetin önüne.

    Dinde dört delil varmış? Kim icad ettiyse bu delili? 4 delilli dinin ne halde olduğu ayın ondördü gibi ortada durmaktadır. Sefillik, perişanlık, miskinlik, tembellik, çarpıklık, zulüm, üçkağıt, yalan/dolan, masal, düzmece bir yapı ortada işte. Bugün 4 delilli şu dine bakıp da bu Müslümanlar yüzünden İslam’dan soğuyan onca Müslüman var. Bırakın elin gavurunu, onlar zaten gavur. İslam’ın sahipliğine soyunan bu dört delilliler Müslümanları bile buhrana sürüklemektedirler.

    4 kaynaklı (ilahlı) bir dinde asla rahat yüzü göremezsiniz. Yeryüzünde Allah’tan başka ilahlar olsaydı bozgunculuk alır başını giderdi. Birinin ak dediğine diğeri kara derdi. Peki yok mu yeryüzünde ilahlar. Olmaz olur mu? Tonlarca hemde. Ondan değilmidir ki, yeryüzü zulme gark oluyor. Birileri kendi elleriyle uydurdukları ilahlarına tapmamızı istiyor. Yani yedi kocalı hürmüz’e benzememizi istiyorlar. Dinin yapıcılığına soyunurken, dini yolunmuş ekin tarlasına çeviren bu uydurukçu takımı, insanları ne idüğü belirsiz dipsiz bir kuyuya çağırıyorlar. Bu noktada herkes dikkatli olsun ve bu örümcek tuzağına düşmesin.

    Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmeye çabalıyorlar. Halbuki kafirler istemese de Allah nurunu çoktan tamamladı. Kıyamet’e kadar bozulmayacak bir kaynakla hem de. Kur’an’la. Haydi söndürün bu yanan ateşi söndürebiliyorsanız. Değil 3 kaynaklı barikat, 40 kaynaklı barikat da kursanız Kur’an’ın önüne yine de barikatlarınız yerle bir olacak.

    Kendi uydurmalarına, Samiri gibi davranarak bir de Allah’ın ayetlerini cımbızlayarak alet ediyorlar. O sureden bir kelime, bu sureden bir kelime alarak ayet montajına soyunarak kelimelerin yerlerini değiştiriyorlar. İnsanları Allah ile kandırıyorlar. Allah ile Resul’lerinin arasını açmaya çalışıyorlar.

    İşte bir örnek:

    Haşr 7: (Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

    Daha düne kadar Kur’an’dan nasibini alamamış nasipsizler, bu ayeti sadece yukarıdaki cümleden ibaret sanıyorlardı.

    Niye öyle sanıyorlardı? Adam hayatında kitaba kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınarak yaklaşmamış ki. Hem şeyhlerinin, hocalarının, efendilerinin kitaplarında geçen, cümle arası ayetleri okumuş. Kur’an’ı o kitaplarda yazılan kadar sanmış. Bre gafil, bir baksan ne olur ayet ne diyor ne demiyor? Şimdi Haşr 7. ayetin tam metnini aşağıda yazıyorum. Bu yazıyı okuyan pek çok insan belki de daha yeni okuyacak Haşr 7. ayetin tamamını. Hele bir de öncesi ve sonrasıyla okursa, üstüne üstlük şeytandan da Allah’a sığınarak okursa, neyin ne olduğunu anlayacak inşallah.

    59/7 ALLAH'ın o ülkelerin halklarından elçisine ganimet bıraktığı şeyler ALLAH'ın ve elçisinindir. Yani akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara verilmelidir ki zenginlerinizin arasında tekelleşmesin. Elçinin size verdiğini alın; ancak onun size vermediğinden uzak durun. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezalandırması çetindir.

    Bir örnek de şu:
    “Allah’a ve Resulüne” diye başlayan bütün ayetler.

    Bu 4 ilahlı yapı öyle bir düzen kurmuş ki, (şunu da unutmasınlar, onlar düzen kurarken Allah'ta bir düzen kuruyor. ) balığı baştan kokutmuş. Nasıl mı? Allah eşittir Kur’an, Resul eşittir sünnet+hadis. Böyle olunca, gariban köylü bu tür ayeti görünce hemen Kur’an+hadis+sünnet teslisini devşirmeye koyuluyor.

    Bilseler ki bu Kur’an bir çağrıdır, davettir.. Yahudisine, hristiyanına, budistine, müşriğine, inkarcısına, ateistine. Herkese davettir. Bunlar Kur’an’ı sadece Müslümanların kitabı sanıyorlar. Şimdi bir yahudiyi davet edin bakalım bu dine.. Nasıl davet edeceksiniz? Adam zaten Allah’a inanıyor. Peygamber inancı da var. Yalnız Muhammed peygamberle araları bozuk. O’nu ve O’na verilen kitapla problemliler. Şimdi ne diyecek Allah. Allah’a ve Resulü’ne itaat edin diyecek tabiki.

    Allah’a itaat edin dese, adamlar zaten Allah’a inanıyorlar. Müslüman biri zaten Muhammed peygamber’e ve Kur’an’a inanmış ki Müslüman olmuş. İnanmayan nasıl Müslüman olur zaten. Ben Muhammed peygamber’e itaat etmem diyor, dolayısıyla Kur’an’a itaat etmem diyor. Benim de elimde kitabım var, ben de Allah’a inanıyorum diyor.

    4 kaynaklı bir dine adam niye gelsin ki. Onlarda da en az bu kadar kaynaklı bir din var zaten. Hristiyanlarda 4 incil var(barnabayı'da sayarsak 4 çeyrek ediyor) gün yüzü görmüyorlar, başlarından pislik akıyor, Yahudilerde gamara-mişna-tevrat üçlüsü var halleri ortada, kendilerine müslümanım diyenlerde de kuran+sünnet+icma+kıyas dörtlüsü var ve onların da acınası halleri ortada.

    Rabbim Allah’tır diyeni, peygamberle birlikte gelen Kitab’a sarılanı, Yani “La ilahe illallah” diyeni, gerisini koyver gitsin diyenleri bir de kafirlikle itham ediyorlar. Bunların anlayışına göre haşa peygamber de kafirdi. O da sadece ve sadece “vahyedilene” uymuyor muydu?

    Peki yalnız Kur’an diyen insanları neye göre kafirlikle itham ediyorlar. Uydurulan bir takım yalanlaraa göre. Evet, kocaman kocaman yalanlara göre. Şu açıdan bakarsak da aslında doğru söylüyorlar. Bizler bu yalan/dolan dininin inkarcılarıyız.

    (Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirmiştir.)[Darimi] İşte bu yalana göre. Ve bu (Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed], ve de bu. (Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” der.) [Ebu Ya’la]

    Kaynaklara bak hizaya gel. Yalancılarla korkutuyorlar insanları. Peygamber bunların isnad ettikleri yalanlardan çok çok uzaktadır. Ey Müslüman, titre ve kendine gel. Yalancılara tamah etme, bu uydurukçular seni ateşe çağırıyor. Oysa peygamber insanları aydınlığa çağırıyordu. Karanlıklardan aydınlığa. Sakın bu yalancılara kanma.

    Vakit varken vahye teslim olmalı. Allah’ın sözünün üstüne söz olmaz. İnsanları Allah’tan başkalarıyla korkutuyorlar. Peygamberle korkutuyorlar. Ne oldukları belli olmayan “mit” lerle korkutuyorlar. Efsanelerle korkutuyorlar.


    Baktılar birileri hep Kur’an diyor, al sana köstek Darimi, birileri kuran diyor al sana Ahmet, birileri kuran diyor al sana ebu ya’la, birileri kuran diyor al sana buhari. Al sana ali al sana veli. Korkmuyoruz bu öcülerinizden. Korkmuyoruz bu sanal kahramanlarınızdan. Biz vahye teslim olmuşuz. Kininizden çatlasanız da patlasanız da, ayı yardırdığınız gibi ortadan ikiye yarılsanız da, bizi tapmaya çağırdığınız o ilahlara tapmayacağız. Biz özümüzü Allah’a teslim etmişiz. Gelin siz de edin. Hatalarımızla günahlarımızla O’na tevekkül etmişiz. O merhametlilerin en merhametlisidir. İnsanları korkuttuğunuz o ilahların alayını bir araya toplayın ve gösterin, ne yaratmışlar onlar. Bir sivrisineği yaratmaya kadir olamayanlara mı tapacağız? Gökten yağmuru indiren onlar mı yoksa? Bize rızık veren? Dertlere deva gönüllere şifa olan onlar mı yoksa Allah mı?

    İnsanlar artık doğruları anlamaya başladı. Kur’an’a teslim olan, hayatını sadece Kur’an’a göre yaşamaya çabalayan insanların sayısı hızla artmaktadır. Bu ise birilerini rahatsız etmekte, birilerinin otoritesini sarsmaktadır. Otoriteleri sarsılmasın diye de Allah’ın kitabını bile tanımaz hale gelmişlerdir. Bunlar için Kur’an her zaman son plandadır.

    Çünkü bu uydurukçularla, var güçleriyle ellerinde Kur’an ile mücadele edecek nesil çoktan yeşermeye başladı bile. Telaşları bu yüzden.

    Allah’ın rahmetiyle çorak topraklar artık yeşeriyor.

    O isimsiz(!) Allah dostlarına korku yok, Onlar üzülmesin. Kitaba sımsıkı sarılsın. Çünkü Allah her daim onlarla birliktedir.

    Kur’an yetmez diyen uydurukçular!
    Uğur Erzincan



  22. 09.Mayıs.2012, 02:49
    23
    Kuranıanla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Sevdiğim bir yazıyı paylaşayım güzel güzel okuyun anlamaya çalışın.

    Kur’an yetmez diyen uydurukçular!


    Mezhepliler, dindeki tek kaynağı kabul etmeyip Kitap, sünnet, icma ve kıyas diyorlardı. Bir de mezheplileri geride bırakanlar türediler. Tek kaynak Kur’an tabirine saldırarak Kuran artı damıtılmış Sünnet anlayışını yayarak insanları “Allah katında makbul olan İslam” dininden soğutmaya çalışmaktalar. Kimin damıttığına inanacağız? Ali’nin mi? Veli’nin mi? Yoksa oylama mı yapacağız? En çok hangisi oy alırsa ona mı itimat edeceğiz?

    Kur’an yetmez diyenler kesinlikle Kur’an’ı Kerim’e inanmıyorlar. İslam’ı bilerek ya da bilmeyerek dejenere etmek için inanmış gibi görünüyorlar. Kısaca Doğan görünümlü Şahin rolü oynuyorlar. Bunların başını; her köşe başına oturmuş, dinin sahipliğine soyunmuş, bir oturuşta yüzünüze karşı binlerce yalanı uydurabilen insanlar çekiyor. Bir de utanmadan sıkılmadan, pişkin pişkin insanlardan kendilerine karşı saygı duyulmasını bekliyorlar. Bu toplum yalancılara itibar ettiği müddetçe de bu saygıyı görecekler merak etmesinler.

    Adam çıkmış TV’lere, bir saatlik programına bin yalan sığdırıyor bir de “hoca” sıfatıyla anılmaya başlıyor. Hele bir de salya sümük birbirine karışıyorsa tadından yiyemezsiniz. Peki ne hocası bunlar? Ne hocası olacak yalan hocası. Şöyle elin gavuru iyi bir yalan makinesi icat etse, bunları da o makineye bağlasa var ya, makine biiplemekten iflas eder. İki saniyede makinenin bütün bilyaları dağılır.

    Zaten devir her zaman bu uydurukçuların devri oldu. Ne kadar çok yalan söylersen, ne kadar çok haram üretirsen, ne kadar çok masal anlatırsan bu toplumda o kadar çok saygınlık kazanırsın. İtibarın artar, makamın pekişir, otoriten sağlamlaşır. Ama toplumun nezdinde tabiki. Allah’ın nezdinde ise “çukur” bir adam oluverirsin, lanetlenirsin.

    Yalnız Kur’an yetmez diyenler, Yalnız İncil yetmez diyen, yalnız Tevrat yetmez diyen kitap ehlinin varisleridirler. Nasıl ki onlar dinlerini ekleme-çıkarmalarla tahrif etmiştir, bu uydurukçular da ekleme ve çıkarmalarla bu dini tahrif etmeye yeltenmişlerdir.

    Ama gözden kaçırdıkları bir faktör var. Nedir o? Zikrin koruma altına alınma faktörü. Bunu her zaman göz ardı etmişlerdir. Bilmiyorlar ki hakkın kapısı her zaman aralıklıdır. Güneş sürekli içeri sızmaktadır. Bu rahmetin önüne geçmek için var güçleriyle, örümceğin ağ dokuması gibi bunlar da habire perde örmektedir rahmetin önüne.

    Dinde dört delil varmış? Kim icad ettiyse bu delili? 4 delilli dinin ne halde olduğu ayın ondördü gibi ortada durmaktadır. Sefillik, perişanlık, miskinlik, tembellik, çarpıklık, zulüm, üçkağıt, yalan/dolan, masal, düzmece bir yapı ortada işte. Bugün 4 delilli şu dine bakıp da bu Müslümanlar yüzünden İslam’dan soğuyan onca Müslüman var. Bırakın elin gavurunu, onlar zaten gavur. İslam’ın sahipliğine soyunan bu dört delilliler Müslümanları bile buhrana sürüklemektedirler.

    4 kaynaklı (ilahlı) bir dinde asla rahat yüzü göremezsiniz. Yeryüzünde Allah’tan başka ilahlar olsaydı bozgunculuk alır başını giderdi. Birinin ak dediğine diğeri kara derdi. Peki yok mu yeryüzünde ilahlar. Olmaz olur mu? Tonlarca hemde. Ondan değilmidir ki, yeryüzü zulme gark oluyor. Birileri kendi elleriyle uydurdukları ilahlarına tapmamızı istiyor. Yani yedi kocalı hürmüz’e benzememizi istiyorlar. Dinin yapıcılığına soyunurken, dini yolunmuş ekin tarlasına çeviren bu uydurukçu takımı, insanları ne idüğü belirsiz dipsiz bir kuyuya çağırıyorlar. Bu noktada herkes dikkatli olsun ve bu örümcek tuzağına düşmesin.

    Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmeye çabalıyorlar. Halbuki kafirler istemese de Allah nurunu çoktan tamamladı. Kıyamet’e kadar bozulmayacak bir kaynakla hem de. Kur’an’la. Haydi söndürün bu yanan ateşi söndürebiliyorsanız. Değil 3 kaynaklı barikat, 40 kaynaklı barikat da kursanız Kur’an’ın önüne yine de barikatlarınız yerle bir olacak.

    Kendi uydurmalarına, Samiri gibi davranarak bir de Allah’ın ayetlerini cımbızlayarak alet ediyorlar. O sureden bir kelime, bu sureden bir kelime alarak ayet montajına soyunarak kelimelerin yerlerini değiştiriyorlar. İnsanları Allah ile kandırıyorlar. Allah ile Resul’lerinin arasını açmaya çalışıyorlar.

    İşte bir örnek:

    Haşr 7: (Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

    Daha düne kadar Kur’an’dan nasibini alamamış nasipsizler, bu ayeti sadece yukarıdaki cümleden ibaret sanıyorlardı.

    Niye öyle sanıyorlardı? Adam hayatında kitaba kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınarak yaklaşmamış ki. Hem şeyhlerinin, hocalarının, efendilerinin kitaplarında geçen, cümle arası ayetleri okumuş. Kur’an’ı o kitaplarda yazılan kadar sanmış. Bre gafil, bir baksan ne olur ayet ne diyor ne demiyor? Şimdi Haşr 7. ayetin tam metnini aşağıda yazıyorum. Bu yazıyı okuyan pek çok insan belki de daha yeni okuyacak Haşr 7. ayetin tamamını. Hele bir de öncesi ve sonrasıyla okursa, üstüne üstlük şeytandan da Allah’a sığınarak okursa, neyin ne olduğunu anlayacak inşallah.

    59/7 ALLAH'ın o ülkelerin halklarından elçisine ganimet bıraktığı şeyler ALLAH'ın ve elçisinindir. Yani akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara verilmelidir ki zenginlerinizin arasında tekelleşmesin. Elçinin size verdiğini alın; ancak onun size vermediğinden uzak durun. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezalandırması çetindir.

    Bir örnek de şu:
    “Allah’a ve Resulüne” diye başlayan bütün ayetler.

    Bu 4 ilahlı yapı öyle bir düzen kurmuş ki, (şunu da unutmasınlar, onlar düzen kurarken Allah'ta bir düzen kuruyor. ) balığı baştan kokutmuş. Nasıl mı? Allah eşittir Kur’an, Resul eşittir sünnet+hadis. Böyle olunca, gariban köylü bu tür ayeti görünce hemen Kur’an+hadis+sünnet teslisini devşirmeye koyuluyor.

    Bilseler ki bu Kur’an bir çağrıdır, davettir.. Yahudisine, hristiyanına, budistine, müşriğine, inkarcısına, ateistine. Herkese davettir. Bunlar Kur’an’ı sadece Müslümanların kitabı sanıyorlar. Şimdi bir yahudiyi davet edin bakalım bu dine.. Nasıl davet edeceksiniz? Adam zaten Allah’a inanıyor. Peygamber inancı da var. Yalnız Muhammed peygamberle araları bozuk. O’nu ve O’na verilen kitapla problemliler. Şimdi ne diyecek Allah. Allah’a ve Resulü’ne itaat edin diyecek tabiki.

    Allah’a itaat edin dese, adamlar zaten Allah’a inanıyorlar. Müslüman biri zaten Muhammed peygamber’e ve Kur’an’a inanmış ki Müslüman olmuş. İnanmayan nasıl Müslüman olur zaten. Ben Muhammed peygamber’e itaat etmem diyor, dolayısıyla Kur’an’a itaat etmem diyor. Benim de elimde kitabım var, ben de Allah’a inanıyorum diyor.

    4 kaynaklı bir dine adam niye gelsin ki. Onlarda da en az bu kadar kaynaklı bir din var zaten. Hristiyanlarda 4 incil var(barnabayı'da sayarsak 4 çeyrek ediyor) gün yüzü görmüyorlar, başlarından pislik akıyor, Yahudilerde gamara-mişna-tevrat üçlüsü var halleri ortada, kendilerine müslümanım diyenlerde de kuran+sünnet+icma+kıyas dörtlüsü var ve onların da acınası halleri ortada.

    Rabbim Allah’tır diyeni, peygamberle birlikte gelen Kitab’a sarılanı, Yani “La ilahe illallah” diyeni, gerisini koyver gitsin diyenleri bir de kafirlikle itham ediyorlar. Bunların anlayışına göre haşa peygamber de kafirdi. O da sadece ve sadece “vahyedilene” uymuyor muydu?

    Peki yalnız Kur’an diyen insanları neye göre kafirlikle itham ediyorlar. Uydurulan bir takım yalanlaraa göre. Evet, kocaman kocaman yalanlara göre. Şu açıdan bakarsak da aslında doğru söylüyorlar. Bizler bu yalan/dolan dininin inkarcılarıyız.

    (Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirmiştir.)[Darimi] İşte bu yalana göre. Ve bu (Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed], ve de bu. (Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” der.) [Ebu Ya’la]

    Kaynaklara bak hizaya gel. Yalancılarla korkutuyorlar insanları. Peygamber bunların isnad ettikleri yalanlardan çok çok uzaktadır. Ey Müslüman, titre ve kendine gel. Yalancılara tamah etme, bu uydurukçular seni ateşe çağırıyor. Oysa peygamber insanları aydınlığa çağırıyordu. Karanlıklardan aydınlığa. Sakın bu yalancılara kanma.

    Vakit varken vahye teslim olmalı. Allah’ın sözünün üstüne söz olmaz. İnsanları Allah’tan başkalarıyla korkutuyorlar. Peygamberle korkutuyorlar. Ne oldukları belli olmayan “mit” lerle korkutuyorlar. Efsanelerle korkutuyorlar.


    Baktılar birileri hep Kur’an diyor, al sana köstek Darimi, birileri kuran diyor al sana Ahmet, birileri kuran diyor al sana ebu ya’la, birileri kuran diyor al sana buhari. Al sana ali al sana veli. Korkmuyoruz bu öcülerinizden. Korkmuyoruz bu sanal kahramanlarınızdan. Biz vahye teslim olmuşuz. Kininizden çatlasanız da patlasanız da, ayı yardırdığınız gibi ortadan ikiye yarılsanız da, bizi tapmaya çağırdığınız o ilahlara tapmayacağız. Biz özümüzü Allah’a teslim etmişiz. Gelin siz de edin. Hatalarımızla günahlarımızla O’na tevekkül etmişiz. O merhametlilerin en merhametlisidir. İnsanları korkuttuğunuz o ilahların alayını bir araya toplayın ve gösterin, ne yaratmışlar onlar. Bir sivrisineği yaratmaya kadir olamayanlara mı tapacağız? Gökten yağmuru indiren onlar mı yoksa? Bize rızık veren? Dertlere deva gönüllere şifa olan onlar mı yoksa Allah mı?

    İnsanlar artık doğruları anlamaya başladı. Kur’an’a teslim olan, hayatını sadece Kur’an’a göre yaşamaya çabalayan insanların sayısı hızla artmaktadır. Bu ise birilerini rahatsız etmekte, birilerinin otoritesini sarsmaktadır. Otoriteleri sarsılmasın diye de Allah’ın kitabını bile tanımaz hale gelmişlerdir. Bunlar için Kur’an her zaman son plandadır.

    Çünkü bu uydurukçularla, var güçleriyle ellerinde Kur’an ile mücadele edecek nesil çoktan yeşermeye başladı bile. Telaşları bu yüzden.

    Allah’ın rahmetiyle çorak topraklar artık yeşeriyor.

    O isimsiz(!) Allah dostlarına korku yok, Onlar üzülmesin. Kitaba sımsıkı sarılsın. Çünkü Allah her daim onlarla birliktedir.

    Kur’an yetmez diyen uydurukçular!
    Uğur Erzincan



  23. 09.Mayıs.2012, 03:14
    24
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2010
    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Bulunduğu yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Hadis uydurmak şirk midir ? Hadis uyduranlar kafir mi olmuşlardır ?

    Alıntı
    Kur’an yetmez diyen uydurukçular!


    Mezhepliler, dindeki tek kaynağı kabul etmeyip Kitap, sünnet, icma ve kıyas diyorlardı. Bir de mezheplileri geride bırakanlar türediler. Tek kaynak Kur’an tabirine saldırarak Kuran artı damıtılmış Sünnet anlayışını yayarak insanları “Allah katında makbul olan İslam” dininden soğutmaya çalışmaktalar. Kimin damıttığına inanacağız? Ali’nin mi? Veli’nin mi? Yoksa oylama mı yapacağız? En çok hangisi oy alırsa ona mı itimat edeceğiz?

    Kur’an yetmez diyenler kesinlikle Kur’an’ı Kerim’e inanmıyorlar. İslam’ı bilerek ya da bilmeyerek dejenere etmek için inanmış gibi görünüyorlar. Kısaca Doğan görünümlü Şahin rolü oynuyorlar. Bunların başını; her köşe başına oturmuş, dinin sahipliğine soyunmuş, bir oturuşta yüzünüze karşı binlerce yalanı uydurabilen insanlar çekiyor. Bir de utanmadan sıkılmadan, pişkin pişkin insanlardan kendilerine karşı saygı duyulmasını bekliyorlar. Bu toplum yalancılara itibar ettiği müddetçe de bu saygıyı görecekler merak etmesinler.

    Adam çıkmış TV’lere, bir saatlik programına bin yalan sığdırıyor bir de “hoca” sıfatıyla anılmaya başlıyor. Hele bir de salya sümük birbirine karışıyorsa tadından yiyemezsiniz. Peki ne hocası bunlar? Ne hocası olacak yalan hocası. Şöyle elin gavuru iyi bir yalan makinesi icat etse, bunları da o makineye bağlasa var ya, makine biiplemekten iflas eder. İki saniyede makinenin bütün bilyaları dağılır.

    Zaten devir her zaman bu uydurukçuların devri oldu. Ne kadar çok yalan söylersen, ne kadar çok haram üretirsen, ne kadar çok masal anlatırsan bu toplumda o kadar çok saygınlık kazanırsın. İtibarın artar, makamın pekişir, otoriten sağlamlaşır. Ama toplumun nezdinde tabiki. Allah’ın nezdinde ise “çukur” bir adam oluverirsin, lanetlenirsin.

    Yalnız Kur’an yetmez diyenler, Yalnız İncil yetmez diyen, yalnız Tevrat yetmez diyen kitap ehlinin varisleridirler. Nasıl ki onlar dinlerini ekleme-çıkarmalarla tahrif etmiştir, bu uydurukçular da ekleme ve çıkarmalarla bu dini tahrif etmeye yeltenmişlerdir.

    Ama gözden kaçırdıkları bir faktör var. Nedir o? Zikrin koruma altına alınma faktörü. Bunu her zaman göz ardı etmişlerdir. Bilmiyorlar ki hakkın kapısı her zaman aralıklıdır. Güneş sürekli içeri sızmaktadır. Bu rahmetin önüne geçmek için var güçleriyle, örümceğin ağ dokuması gibi bunlar da habire perde örmektedir rahmetin önüne.

    Dinde dört delil varmış? Kim icad ettiyse bu delili? 4 delilli dinin ne halde olduğu ayın ondördü gibi ortada durmaktadır. Sefillik, perişanlık, miskinlik, tembellik, çarpıklık, zulüm, üçkağıt, yalan/dolan, masal, düzmece bir yapı ortada işte. Bugün 4 delilli şu dine bakıp da bu Müslümanlar yüzünden İslam’dan soğuyan onca Müslüman var. Bırakın elin gavurunu, onlar zaten gavur. İslam’ın sahipliğine soyunan bu dört delilliler Müslümanları bile buhrana sürüklemektedirler.

    4 kaynaklı (ilahlı) bir dinde asla rahat yüzü göremezsiniz. Yeryüzünde Allah’tan başka ilahlar olsaydı bozgunculuk alır başını giderdi. Birinin ak dediğine diğeri kara derdi. Peki yok mu yeryüzünde ilahlar. Olmaz olur mu? Tonlarca hemde. Ondan değilmidir ki, yeryüzü zulme gark oluyor. Birileri kendi elleriyle uydurdukları ilahlarına tapmamızı istiyor. Yani yedi kocalı hürmüz’e benzememizi istiyorlar. Dinin yapıcılığına soyunurken, dini yolunmuş ekin tarlasına çeviren bu uydurukçu takımı, insanları ne idüğü belirsiz dipsiz bir kuyuya çağırıyorlar. Bu noktada herkes dikkatli olsun ve bu örümcek tuzağına düşmesin.

    Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmeye çabalıyorlar. Halbuki kafirler istemese de Allah nurunu çoktan tamamladı. Kıyamet’e kadar bozulmayacak bir kaynakla hem de. Kur’an’la. Haydi söndürün bu yanan ateşi söndürebiliyorsanız. Değil 3 kaynaklı barikat, 40 kaynaklı barikat da kursanız Kur’an’ın önüne yine de barikatlarınız yerle bir olacak.

    Kendi uydurmalarına, Samiri gibi davranarak bir de Allah’ın ayetlerini cımbızlayarak alet ediyorlar. O sureden bir kelime, bu sureden bir kelime alarak ayet montajına soyunarak kelimelerin yerlerini değiştiriyorlar. İnsanları Allah ile kandırıyorlar. Allah ile Resul’lerinin arasını açmaya çalışıyorlar.

    İşte bir örnek:

    Haşr 7: (Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

    Daha düne kadar Kur’an’dan nasibini alamamış nasipsizler, bu ayeti sadece yukarıdaki cümleden ibaret sanıyorlardı.

    Niye öyle sanıyorlardı? Adam hayatında kitaba kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınarak yaklaşmamış ki. Hem şeyhlerinin, hocalarının, efendilerinin kitaplarında geçen, cümle arası ayetleri okumuş. Kur’an’ı o kitaplarda yazılan kadar sanmış. Bre gafil, bir baksan ne olur ayet ne diyor ne demiyor? Şimdi Haşr 7. ayetin tam metnini aşağıda yazıyorum. Bu yazıyı okuyan pek çok insan belki de daha yeni okuyacak Haşr 7. ayetin tamamını. Hele bir de öncesi ve sonrasıyla okursa, üstüne üstlük şeytandan da Allah’a sığınarak okursa, neyin ne olduğunu anlayacak inşallah.

    59/7 ALLAH'ın o ülkelerin halklarından elçisine ganimet bıraktığı şeyler ALLAH'ın ve elçisinindir. Yani akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara verilmelidir ki zenginlerinizin arasında tekelleşmesin. Elçinin size verdiğini alın; ancak onun size vermediğinden uzak durun. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezalandırması çetindir.

    Bir örnek de şu:
    “Allah’a ve Resulüne” diye başlayan bütün ayetler.

    Bu 4 ilahlı yapı öyle bir düzen kurmuş ki, (şunu da unutmasınlar, onlar düzen kurarken Allah'ta bir düzen kuruyor. ) balığı baştan kokutmuş. Nasıl mı? Allah eşittir Kur’an, Resul eşittir sünnet+hadis. Böyle olunca, gariban köylü bu tür ayeti görünce hemen Kur’an+hadis+sünnet teslisini devşirmeye koyuluyor.

    Bilseler ki bu Kur’an bir çağrıdır, davettir.. Yahudisine, hristiyanına, budistine, müşriğine, inkarcısına, ateistine. Herkese davettir. Bunlar Kur’an’ı sadece Müslümanların kitabı sanıyorlar. Şimdi bir yahudiyi davet edin bakalım bu dine.. Nasıl davet edeceksiniz? Adam zaten Allah’a inanıyor. Peygamber inancı da var. Yalnız Muhammed peygamberle araları bozuk. O’nu ve O’na verilen kitapla problemliler. Şimdi ne diyecek Allah. Allah’a ve Resulü’ne itaat edin diyecek tabiki.

    Allah’a itaat edin dese, adamlar zaten Allah’a inanıyorlar. Müslüman biri zaten Muhammed peygamber’e ve Kur’an’a inanmış ki Müslüman olmuş. İnanmayan nasıl Müslüman olur zaten. Ben Muhammed peygamber’e itaat etmem diyor, dolayısıyla Kur’an’a itaat etmem diyor. Benim de elimde kitabım var, ben de Allah’a inanıyorum diyor.

    4 kaynaklı bir dine adam niye gelsin ki. Onlarda da en az bu kadar kaynaklı bir din var zaten. Hristiyanlarda 4 incil var(barnabayı'da sayarsak 4 çeyrek ediyor) gün yüzü görmüyorlar, başlarından pislik akıyor, Yahudilerde gamara-mişna-tevrat üçlüsü var halleri ortada, kendilerine müslümanım diyenlerde de kuran+sünnet+icma+kıyas dörtlüsü var ve onların da acınası halleri ortada.

    Rabbim Allah’tır diyeni, peygamberle birlikte gelen Kitab’a sarılanı, Yani “La ilahe illallah” diyeni, gerisini koyver gitsin diyenleri bir de kafirlikle itham ediyorlar. Bunların anlayışına göre haşa peygamber de kafirdi. O da sadece ve sadece “vahyedilene” uymuyor muydu?

    Peki yalnız Kur’an diyen insanları neye göre kafirlikle itham ediyorlar. Uydurulan bir takım yalanlaraa göre. Evet, kocaman kocaman yalanlara göre. Şu açıdan bakarsak da aslında doğru söylüyorlar. Bizler bu yalan/dolan dininin inkarcılarıyız.

    (Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirmiştir.)[Darimi] İşte bu yalana göre. Ve bu (Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed], ve de bu. (Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” der.) [Ebu Ya’la]

    Kaynaklara bak hizaya gel. Yalancılarla korkutuyorlar insanları. Peygamber bunların isnad ettikleri yalanlardan çok çok uzaktadır. Ey Müslüman, titre ve kendine gel. Yalancılara tamah etme, bu uydurukçular seni ateşe çağırıyor. Oysa peygamber insanları aydınlığa çağırıyordu. Karanlıklardan aydınlığa. Sakın bu yalancılara kanma.

    Vakit varken vahye teslim olmalı. Allah’ın sözünün üstüne söz olmaz. İnsanları Allah’tan başkalarıyla korkutuyorlar. Peygamberle korkutuyorlar. Ne oldukları belli olmayan “mit” lerle korkutuyorlar. Efsanelerle korkutuyorlar.


    Baktılar birileri hep Kur’an diyor, al sana köstek Darimi, birileri kuran diyor al sana Ahmet, birileri kuran diyor al sana ebu ya’la, birileri kuran diyor al sana buhari. Al sana ali al sana veli. Korkmuyoruz bu öcülerinizden. Korkmuyoruz bu sanal kahramanlarınızdan. Biz vahye teslim olmuşuz. Kininizden çatlasanız da patlasanız da, ayı yardırdığınız gibi ortadan ikiye yarılsanız da, bizi tapmaya çağırdığınız o ilahlara tapmayacağız. Biz özümüzü Allah’a teslim etmişiz. Gelin siz de edin. Hatalarımızla günahlarımızla O’na tevekkül etmişiz. O merhametlilerin en merhametlisidir. İnsanları korkuttuğunuz o ilahların alayını bir araya toplayın ve gösterin, ne yaratmışlar onlar. Bir sivrisineği yaratmaya kadir olamayanlara mı tapacağız? Gökten yağmuru indiren onlar mı yoksa? Bize rızık veren? Dertlere deva gönüllere şifa olan onlar mı yoksa Allah mı?

    İnsanlar artık doğruları anlamaya başladı. Kur’an’a teslim olan, hayatını sadece Kur’an’a göre yaşamaya çabalayan insanların sayısı hızla artmaktadır. Bu ise birilerini rahatsız etmekte, birilerinin otoritesini sarsmaktadır. Otoriteleri sarsılmasın diye de Allah’ın kitabını bile tanımaz hale gelmişlerdir. Bunlar için Kur’an her zaman son plandadır.

    Çünkü bu uydurukçularla, var güçleriyle ellerinde Kur’an ile mücadele edecek nesil çoktan yeşermeye başladı bile. Telaşları bu yüzden.

    Allah’ın rahmetiyle çorak topraklar artık yeşeriyor.

    O isimsiz(!) Allah dostlarına korku yok, Onlar üzülmesin. Kitaba sımsıkı sarılsın. Çünkü Allah her daim onlarla birliktedir.

    Kur’an yetmez diyen uydurukçular!
    Uğur Erzincan
    Kardeş;
    Ben bu yazıda ilmi değeri olan hiçbir şeye rastlayamadım..! Bu yazı ucubeden başka birşey değildir..
    İki dakkada herşeyi hallettiniz, yüzyıllar boyunca okunup araştırılan ve günümüze kadar gelen ilmi reddettiniz.!

    Siz ne ilim bıraktınız ne alim..! bu mu sizin İslam'ınız.!
    Gören de bizi (haşa) din düşmanı sanacak, siz kim olduğunuzu sanıyorsunuz.
    Yaşar Nuri mi, Zekeriyya Beyaz mı?? Yoksa onların yolunu benimsemiş bir avuç zavallılar mı??

    1433 yıldan beri hadislerle amel eden sahabe,tabiin,ulemayı bile saf dışı bıaktınız.
    şimdi çıkmış 2012 de yeni bir din çıkarıyorsunuz ha.. hem de tüm cehaletinizle, siz kimsiniz.?

    Lütfen haddinizi bilin.. Allah haddi aşanları asla sevmez..!


  24. 09.Mayıs.2012, 03:14
    24
    herşey O'nun için..!
    Alıntı
    Kur’an yetmez diyen uydurukçular!


    Mezhepliler, dindeki tek kaynağı kabul etmeyip Kitap, sünnet, icma ve kıyas diyorlardı. Bir de mezheplileri geride bırakanlar türediler. Tek kaynak Kur’an tabirine saldırarak Kuran artı damıtılmış Sünnet anlayışını yayarak insanları “Allah katında makbul olan İslam” dininden soğutmaya çalışmaktalar. Kimin damıttığına inanacağız? Ali’nin mi? Veli’nin mi? Yoksa oylama mı yapacağız? En çok hangisi oy alırsa ona mı itimat edeceğiz?

    Kur’an yetmez diyenler kesinlikle Kur’an’ı Kerim’e inanmıyorlar. İslam’ı bilerek ya da bilmeyerek dejenere etmek için inanmış gibi görünüyorlar. Kısaca Doğan görünümlü Şahin rolü oynuyorlar. Bunların başını; her köşe başına oturmuş, dinin sahipliğine soyunmuş, bir oturuşta yüzünüze karşı binlerce yalanı uydurabilen insanlar çekiyor. Bir de utanmadan sıkılmadan, pişkin pişkin insanlardan kendilerine karşı saygı duyulmasını bekliyorlar. Bu toplum yalancılara itibar ettiği müddetçe de bu saygıyı görecekler merak etmesinler.

    Adam çıkmış TV’lere, bir saatlik programına bin yalan sığdırıyor bir de “hoca” sıfatıyla anılmaya başlıyor. Hele bir de salya sümük birbirine karışıyorsa tadından yiyemezsiniz. Peki ne hocası bunlar? Ne hocası olacak yalan hocası. Şöyle elin gavuru iyi bir yalan makinesi icat etse, bunları da o makineye bağlasa var ya, makine biiplemekten iflas eder. İki saniyede makinenin bütün bilyaları dağılır.

    Zaten devir her zaman bu uydurukçuların devri oldu. Ne kadar çok yalan söylersen, ne kadar çok haram üretirsen, ne kadar çok masal anlatırsan bu toplumda o kadar çok saygınlık kazanırsın. İtibarın artar, makamın pekişir, otoriten sağlamlaşır. Ama toplumun nezdinde tabiki. Allah’ın nezdinde ise “çukur” bir adam oluverirsin, lanetlenirsin.

    Yalnız Kur’an yetmez diyenler, Yalnız İncil yetmez diyen, yalnız Tevrat yetmez diyen kitap ehlinin varisleridirler. Nasıl ki onlar dinlerini ekleme-çıkarmalarla tahrif etmiştir, bu uydurukçular da ekleme ve çıkarmalarla bu dini tahrif etmeye yeltenmişlerdir.

    Ama gözden kaçırdıkları bir faktör var. Nedir o? Zikrin koruma altına alınma faktörü. Bunu her zaman göz ardı etmişlerdir. Bilmiyorlar ki hakkın kapısı her zaman aralıklıdır. Güneş sürekli içeri sızmaktadır. Bu rahmetin önüne geçmek için var güçleriyle, örümceğin ağ dokuması gibi bunlar da habire perde örmektedir rahmetin önüne.

    Dinde dört delil varmış? Kim icad ettiyse bu delili? 4 delilli dinin ne halde olduğu ayın ondördü gibi ortada durmaktadır. Sefillik, perişanlık, miskinlik, tembellik, çarpıklık, zulüm, üçkağıt, yalan/dolan, masal, düzmece bir yapı ortada işte. Bugün 4 delilli şu dine bakıp da bu Müslümanlar yüzünden İslam’dan soğuyan onca Müslüman var. Bırakın elin gavurunu, onlar zaten gavur. İslam’ın sahipliğine soyunan bu dört delilliler Müslümanları bile buhrana sürüklemektedirler.

    4 kaynaklı (ilahlı) bir dinde asla rahat yüzü göremezsiniz. Yeryüzünde Allah’tan başka ilahlar olsaydı bozgunculuk alır başını giderdi. Birinin ak dediğine diğeri kara derdi. Peki yok mu yeryüzünde ilahlar. Olmaz olur mu? Tonlarca hemde. Ondan değilmidir ki, yeryüzü zulme gark oluyor. Birileri kendi elleriyle uydurdukları ilahlarına tapmamızı istiyor. Yani yedi kocalı hürmüz’e benzememizi istiyorlar. Dinin yapıcılığına soyunurken, dini yolunmuş ekin tarlasına çeviren bu uydurukçu takımı, insanları ne idüğü belirsiz dipsiz bir kuyuya çağırıyorlar. Bu noktada herkes dikkatli olsun ve bu örümcek tuzağına düşmesin.

    Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmeye çabalıyorlar. Halbuki kafirler istemese de Allah nurunu çoktan tamamladı. Kıyamet’e kadar bozulmayacak bir kaynakla hem de. Kur’an’la. Haydi söndürün bu yanan ateşi söndürebiliyorsanız. Değil 3 kaynaklı barikat, 40 kaynaklı barikat da kursanız Kur’an’ın önüne yine de barikatlarınız yerle bir olacak.

    Kendi uydurmalarına, Samiri gibi davranarak bir de Allah’ın ayetlerini cımbızlayarak alet ediyorlar. O sureden bir kelime, bu sureden bir kelime alarak ayet montajına soyunarak kelimelerin yerlerini değiştiriyorlar. İnsanları Allah ile kandırıyorlar. Allah ile Resul’lerinin arasını açmaya çalışıyorlar.

    İşte bir örnek:

    Haşr 7: (Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

    Daha düne kadar Kur’an’dan nasibini alamamış nasipsizler, bu ayeti sadece yukarıdaki cümleden ibaret sanıyorlardı.

    Niye öyle sanıyorlardı? Adam hayatında kitaba kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınarak yaklaşmamış ki. Hem şeyhlerinin, hocalarının, efendilerinin kitaplarında geçen, cümle arası ayetleri okumuş. Kur’an’ı o kitaplarda yazılan kadar sanmış. Bre gafil, bir baksan ne olur ayet ne diyor ne demiyor? Şimdi Haşr 7. ayetin tam metnini aşağıda yazıyorum. Bu yazıyı okuyan pek çok insan belki de daha yeni okuyacak Haşr 7. ayetin tamamını. Hele bir de öncesi ve sonrasıyla okursa, üstüne üstlük şeytandan da Allah’a sığınarak okursa, neyin ne olduğunu anlayacak inşallah.

    59/7 ALLAH'ın o ülkelerin halklarından elçisine ganimet bıraktığı şeyler ALLAH'ın ve elçisinindir. Yani akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara verilmelidir ki zenginlerinizin arasında tekelleşmesin. Elçinin size verdiğini alın; ancak onun size vermediğinden uzak durun. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezalandırması çetindir.

    Bir örnek de şu:
    “Allah’a ve Resulüne” diye başlayan bütün ayetler.

    Bu 4 ilahlı yapı öyle bir düzen kurmuş ki, (şunu da unutmasınlar, onlar düzen kurarken Allah'ta bir düzen kuruyor. ) balığı baştan kokutmuş. Nasıl mı? Allah eşittir Kur’an, Resul eşittir sünnet+hadis. Böyle olunca, gariban köylü bu tür ayeti görünce hemen Kur’an+hadis+sünnet teslisini devşirmeye koyuluyor.

    Bilseler ki bu Kur’an bir çağrıdır, davettir.. Yahudisine, hristiyanına, budistine, müşriğine, inkarcısına, ateistine. Herkese davettir. Bunlar Kur’an’ı sadece Müslümanların kitabı sanıyorlar. Şimdi bir yahudiyi davet edin bakalım bu dine.. Nasıl davet edeceksiniz? Adam zaten Allah’a inanıyor. Peygamber inancı da var. Yalnız Muhammed peygamberle araları bozuk. O’nu ve O’na verilen kitapla problemliler. Şimdi ne diyecek Allah. Allah’a ve Resulü’ne itaat edin diyecek tabiki.

    Allah’a itaat edin dese, adamlar zaten Allah’a inanıyorlar. Müslüman biri zaten Muhammed peygamber’e ve Kur’an’a inanmış ki Müslüman olmuş. İnanmayan nasıl Müslüman olur zaten. Ben Muhammed peygamber’e itaat etmem diyor, dolayısıyla Kur’an’a itaat etmem diyor. Benim de elimde kitabım var, ben de Allah’a inanıyorum diyor.

    4 kaynaklı bir dine adam niye gelsin ki. Onlarda da en az bu kadar kaynaklı bir din var zaten. Hristiyanlarda 4 incil var(barnabayı'da sayarsak 4 çeyrek ediyor) gün yüzü görmüyorlar, başlarından pislik akıyor, Yahudilerde gamara-mişna-tevrat üçlüsü var halleri ortada, kendilerine müslümanım diyenlerde de kuran+sünnet+icma+kıyas dörtlüsü var ve onların da acınası halleri ortada.

    Rabbim Allah’tır diyeni, peygamberle birlikte gelen Kitab’a sarılanı, Yani “La ilahe illallah” diyeni, gerisini koyver gitsin diyenleri bir de kafirlikle itham ediyorlar. Bunların anlayışına göre haşa peygamber de kafirdi. O da sadece ve sadece “vahyedilene” uymuyor muydu?

    Peki yalnız Kur’an diyen insanları neye göre kafirlikle itham ediyorlar. Uydurulan bir takım yalanlaraa göre. Evet, kocaman kocaman yalanlara göre. Şu açıdan bakarsak da aslında doğru söylüyorlar. Bizler bu yalan/dolan dininin inkarcılarıyız.

    (Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirmiştir.)[Darimi] İşte bu yalana göre. Ve bu (Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed], ve de bu. (Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” der.) [Ebu Ya’la]

    Kaynaklara bak hizaya gel. Yalancılarla korkutuyorlar insanları. Peygamber bunların isnad ettikleri yalanlardan çok çok uzaktadır. Ey Müslüman, titre ve kendine gel. Yalancılara tamah etme, bu uydurukçular seni ateşe çağırıyor. Oysa peygamber insanları aydınlığa çağırıyordu. Karanlıklardan aydınlığa. Sakın bu yalancılara kanma.

    Vakit varken vahye teslim olmalı. Allah’ın sözünün üstüne söz olmaz. İnsanları Allah’tan başkalarıyla korkutuyorlar. Peygamberle korkutuyorlar. Ne oldukları belli olmayan “mit” lerle korkutuyorlar. Efsanelerle korkutuyorlar.


    Baktılar birileri hep Kur’an diyor, al sana köstek Darimi, birileri kuran diyor al sana Ahmet, birileri kuran diyor al sana ebu ya’la, birileri kuran diyor al sana buhari. Al sana ali al sana veli. Korkmuyoruz bu öcülerinizden. Korkmuyoruz bu sanal kahramanlarınızdan. Biz vahye teslim olmuşuz. Kininizden çatlasanız da patlasanız da, ayı yardırdığınız gibi ortadan ikiye yarılsanız da, bizi tapmaya çağırdığınız o ilahlara tapmayacağız. Biz özümüzü Allah’a teslim etmişiz. Gelin siz de edin. Hatalarımızla günahlarımızla O’na tevekkül etmişiz. O merhametlilerin en merhametlisidir. İnsanları korkuttuğunuz o ilahların alayını bir araya toplayın ve gösterin, ne yaratmışlar onlar. Bir sivrisineği yaratmaya kadir olamayanlara mı tapacağız? Gökten yağmuru indiren onlar mı yoksa? Bize rızık veren? Dertlere deva gönüllere şifa olan onlar mı yoksa Allah mı?

    İnsanlar artık doğruları anlamaya başladı. Kur’an’a teslim olan, hayatını sadece Kur’an’a göre yaşamaya çabalayan insanların sayısı hızla artmaktadır. Bu ise birilerini rahatsız etmekte, birilerinin otoritesini sarsmaktadır. Otoriteleri sarsılmasın diye de Allah’ın kitabını bile tanımaz hale gelmişlerdir. Bunlar için Kur’an her zaman son plandadır.

    Çünkü bu uydurukçularla, var güçleriyle ellerinde Kur’an ile mücadele edecek nesil çoktan yeşermeye başladı bile. Telaşları bu yüzden.

    Allah’ın rahmetiyle çorak topraklar artık yeşeriyor.

    O isimsiz(!) Allah dostlarına korku yok, Onlar üzülmesin. Kitaba sımsıkı sarılsın. Çünkü Allah her daim onlarla birliktedir.

    Kur’an yetmez diyen uydurukçular!
    Uğur Erzincan
    Kardeş;
    Ben bu yazıda ilmi değeri olan hiçbir şeye rastlayamadım..! Bu yazı ucubeden başka birşey değildir..
    İki dakkada herşeyi hallettiniz, yüzyıllar boyunca okunup araştırılan ve günümüze kadar gelen ilmi reddettiniz.!

    Siz ne ilim bıraktınız ne alim..! bu mu sizin İslam'ınız.!
    Gören de bizi (haşa) din düşmanı sanacak, siz kim olduğunuzu sanıyorsunuz.
    Yaşar Nuri mi, Zekeriyya Beyaz mı?? Yoksa onların yolunu benimsemiş bir avuç zavallılar mı??

    1433 yıldan beri hadislerle amel eden sahabe,tabiin,ulemayı bile saf dışı bıaktınız.
    şimdi çıkmış 2012 de yeni bir din çıkarıyorsunuz ha.. hem de tüm cehaletinizle, siz kimsiniz.?

    Lütfen haddinizi bilin.. Allah haddi aşanları asla sevmez..!





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son