Konusunu Oylayın.: Süveyd bin Saîd kimdir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Süveyd bin Saîd kimdir ?
  1. 06.Mayıs.2012, 02:14
    1
    Misafir

    Süveyd bin Saîd kimdir ?






    Süveyd bin Saîd kimdir ? Mumsema Süveyd bin Saîd kimdir ?


  2. 06.Mayıs.2012, 02:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 31.Mayıs.2012, 05:54
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Süveyd bin Saîd kimdir ?




    Süveyd bin Saîd 'in hayatı hakkında bilgi bulamadık.

    Alıntı
    üveyd Bin Said Bize Hadis Rivayet Etti. Babı


    2016) Ömer hin el-Hattâh (RadtyaUâhü anh)'öen rivayet edildiğine göre :

    Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (Ömer bin el-Hattâb'ın kızı) Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'yı (rec'î talâk ile) boşadı, sonra ona rücû (dönüş) yaptı." [4]


    İzahı


    Ebû Dâvûd ve Dârimi de bunu rivayet etmişlerdir. Tekmile yazarının beyânına göre Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in, muhterem zevcelerinden Hz. Ömer (Radıyallâhü anh)'ın kızı Hz. Hafsa (Radıyallâhü anha)'nm boşaması ola*yı şöyle olmuştur:

    Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), muhterem zevceleri arasında düzenlediği nöbet usûlüne göre onların odalarında sırayla kalırdı. Bir defasında sıra Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'nın oda*sına gelmişti. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onun oda*sında idi. Hafsa (Radıyallâhü anhâ). baba ve anasını ziyaret etmek üzere izin istedi. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de izin verdi. Hafsa (Radıyallâhü anhâî gittikten sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) haber göndererek cariyesi M â r i y e el-Kıbtiy e (Radıyallâhü anhâ)'yi Hafsa (Radıyallâhü anhâl'nın odasına getirtti. Onunla temasta bulundu. Bu esnada dö*nen Hafsa (Radıyalâhü anhâ) odanın kapısını kilitli görünce, kapının önünde oturup ağlamaya başladı. Biraz sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kapıyı açıp dışarı çıkınca Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'nın ağlamakta olduğunu gördü ve niçin ağladı*ğını sordu. Hafsa (Radıyalâhü anhâ) da şöyle cevap verdi: Sen bunun için bana izin verdin. Cariyeni benim odama getirtip be*nim yatağımda ve benim günümde onunla yattın. Benim bir hakkım ve saygınlığım senin yanında yok mu?

    Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ona :

    «Mâriye benim cariyem değil mi, Allah onu bana helâl etmemiş mi? Senin rızânı almak üzere Mâriye bana haram olsun. Sakın be*nim onu kendime haram ettiğimi kumalarına söyleme.- buyurdu. Pey*gamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem oradan ayrılıp gittikten sonra Hafsa (Radıyallâhü anhâ), kendi odası ile  i ş e (Radıyallâhü anhâ)'mn odası arasındaki duvara vurarak  i ş e (Radıyallâhü anhâ)'ya: Sana müjde. Resülullah (Sallailahü Aleyhi ve Sellem) Mâriye (Radıyallâhü anhâ)'yi kendisine haram etti ve Allah bizleri Mâriye (Radıyallâhü anhâ)'den rahat ettirdi, dedi ve gördüklerini ona anlattı. Hafsa (Radıyallâhü anhâ) ile Âişe (Radıyallâhü anhâ), kumalarına karşı birbirini destekler ve dost durumunda idiler."

    [5]âyetinde buyurulduğu gibi Allah Teâiâ Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'mn,*bu sırrı Âişe (Radıyallâhü anhâ)'ye ifşa ettiğini Pey*gamber (Sallailahü Aleyhi ve Sellem)'e bildirdi. Bundan dolayı öfke*lenen Peygamber (Sallailahü Aleyhi ve Sellem) Hafsa (Radı*yallâhü anhâ)'yı boşadı. Sonra Cebrail (Aleyhisselâm)'ın ge*tirdiği emir ile Peygamber (Sallailahü Aleyhi ve Sellem), Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'ya dönüş yaptı ki; bu dönüşe İslâm hukukun*da Rec'at ve Müracaat, denilir. Erkeğin rec'at yapabilmesi için bir veya iki talâkla boşaması şarttır. Üç talâkla boşaması hâlinde rec'at edilemez.

    Tabarâni ve Ebû Naim'in sahih bir sened ile Kays bin Yezid' den rivayet ettiklerine göre :

    "Peygamber (Sallailahü Aleyhi ve Sellem) Hafsa bint-i Ömer'i boşamış, sonra Hafsa'nın dayıları Kudâme ve Osman bin Maz'ûn Haf-sa'nın odasına gitmişler. Hafsa ağlamış ve Allah'a yemin ederim ki O, tokluktan dolayı boşama yemini etmiş değil, demiş. Bu arada Pey*gamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) odaya girmiştir. Hafsa da he*men örtünmüştür. Sonra Peygamber (Sallailahü Aleyhive Sellem) : «Cibril bana dedi ki: Hafsa'ya dönüş yap, çünkü Hafsa çok oruç tu*tar, çok gece namazına kalkar ve Cennette senin zevcendir.»" diye bil*gi vermiştir. [6]


    Hadîsin Fıkıh Yönü


    1. Rac'i talâkla karısını boşamış olan bir kimse, iddet bitme*miş iken rac'at yâni karısına dönüş yapabilir. Rac'at yaparken ni*kâhı tazelemeye gerek yoktur. Yukarda da işaret ettiğim gibi Rac'i talâktan maksat bir veya iki talâkla yapılan boşamadır. Bu hüküm Kitab, Sünnet ve İcmâ ile sabittir. Bakara sûresinin 228. âyetinde;

    «...ve boşanan kadınların iddeti henüz bitmemiş iken. kocaları ba*rışmak isterlerse onları geri almakta öncelikle hak sahibidirler...*

    buyurulmuştur. Keza Bakara sûresinin ı*:il. üyelinde :

    «...kadınları boşadığımz zaman (yâni rac'î talâkla boşadığımz za*man) iddetleri sona ererken (ermek üzere iken) onları ya güzellik*le tutun {rac'at edin) ya da güzellikle bırakın...» buyurulmuştur.

    Bu iki âyet, rac'i talâkla boşanıp henüz iddetini doldurmamış olan kadına, kocasının dönüş yapabileceğine delâlet ederler.

    îkinci bâbta rivayet edilen 2019 nolu hadîs de ayni hükme delâ*let eder.

    Kurtubi; Hür adam karısını bir veya iki talâkla boşadık-tan sonra, henüz iddet süresi dolmamış iken yeniden nikâh kıyma*ya gerek olmadan karısına dönüş yapabilir. Bu dönüş için kadının muvafakat etmesi söz konusu değildir. Adamın kadınla gerdeğe gir*miş veya girmemiş olması bu hususta fark etmez. Şayet iddet bitin*ceye kadar adam dönüş yapmaz ise artık kadın serbesttir. Dilerse yeniden nikâh kıyılmak sureti ile kocası ile yaşıyabilir. Dilerse bag-ka bir erkekle usûlü dâiresinde evlenebilir. Yâni eski kocasının bir tercih hakkı söz konusu değildir. Bu hususta âlimler ittifak halinde*dir, demiştir.

    Yukardaki bilgi Tekmile'nin Müracaat babından naklen veril*miştir.



    2017) Ebû Musa (el-Eş'ârî) (Radıyaüâkü anhyfen rivayet edildiği*ne göre; Resülullah (Sallailahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:

    -Bâzı kimselere ne oluyor ki Allah'ın kanunları ile oynuyorlar. Onlardan birisi (karısına) : Seni boşadım. Sana rücu (dönüş) yap*tım. Seni boşadım, diyor.»"

    Not : Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bunun senedi hasendir. Râvi Müemmel bin İsmail'in sıkalığı ihtilaflıdır. Onun sıka olduğu söylendiği gibi hatâsının çok*luğu da söylenmiştir. Bir kavle göre hadisleri münkerdir. [7]


    İzahı


    Zevâid türünden olan bu hadisin izahı ile ilgili olarak Sindi şöyle der; Yâni boşama işi Allah katında sevimsiz ve çirkin bir şey*dir. Lüzumu hâlinde kullanılmak üzere meşru kılınmıştır. Şu halde ancak ihtiyaç duyulduğunda boşama yapılmalıdır. İhtiyaç yok iken ikide bir boşama yeminini yapmak ve sık sık karıyı boşamak Allah'ın kanunlarına bir nevi saygısızlıktır.

    Hadisin -Seni boşadım. Sana rücû ettim. Seni boşadım.» cümle*sinden maksat şudur: Boşamaya ihtiyaç duyulmadığı, hattâ bilâkis kadına ihtiyaç duyulduğu halde sık sık boşama ve bundan dönüş ya*pılması bir alışkanlık ve oyuncak hâline getirilmiş oluyor. Kadına ihtiyaç duyulması adamın her boşamanın arkasında ona dönüş yap*masından anlaşılıyor.



    2018) Abdullah hin Ömer (Rmlıyullâhü atıİiihtıâ)\hın rivayet edildi*ğine göre; Resûlullah (SalhıHahii Mryh't vr Srffcm) çnylr buyurdu, demiştir :

    *Helâl (yâni haram olmayan) şeyler içinde Allah Teâlâ'nın ençok buğzettiği şey (sebebsiz yere yapılan) boşamadır.»" [8]


    İzahı


    Bu hadisi Ebû Dâvüd, Beyhaki ve Hâkim de rivayet etmişlerdir.

    Hadîste anılan Helâl'dan maksat haramın karşılığıdır. Parantez içi ifâde ile de buna işaret etmek istedim. Haramın karşıtı olan manâ kasdedilince, vâcib, mendub, mekruh ve mubah şümullü olur. He*lâl kelimesini böyle açıklamakdan maksat şudur. Talâk kitabının gi*rişinde anlattığım gibi boşamanın şer'İ hükmü değişiktir. Bazen ka*dını boşamak vacip olur. Bazen de müstahap olur. Diğer bâzı du*rumlarda mubah olur. Allah Teâlâ, dînen vacip veya müstahap, ya*hut mubah kılman bir şeye buğzetmez, haram veya mekruh olan şey*lere buğzeder. Şu halde vacip, müstahap veya mubah sayılan bo*şama çeşitlerine Allah Teâlâ buğzetmediğine göre bu hadiste geçen Helal kelimesi ile mübahhk mânâsı kasdedilmemiştir. Bununla hara*mın karşıtı olan kavram kasdedilmiştir. Bu takdirde Helâl kelimesi*nin mânâsına mekruh kavramı da girer. Ve böylece Allah'ın buğzet*tiği boşamanın mekruh olan boşama çeşidi olduğu anlaşılmış olur. Allah'ın haram olan boşamaya buğzettiği zâten malûm olan bir şey*dir. Çünkü Allah bütün haramlara buğzeder. Mekruh olan boşama ise sebepsiz yere yapılan boşamadır. Böyle bir boşama nikahlan-manın yararlarını giderir, üzüntülere yol açar ve evlenme amaçla*rına ters düşer. [9]



  4. 31.Mayıs.2012, 05:54
    2
    Administrator



    Süveyd bin Saîd 'in hayatı hakkında bilgi bulamadık.

    Alıntı
    üveyd Bin Said Bize Hadis Rivayet Etti. Babı


    2016) Ömer hin el-Hattâh (RadtyaUâhü anh)'öen rivayet edildiğine göre :

    Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (Ömer bin el-Hattâb'ın kızı) Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'yı (rec'î talâk ile) boşadı, sonra ona rücû (dönüş) yaptı." [4]


    İzahı


    Ebû Dâvûd ve Dârimi de bunu rivayet etmişlerdir. Tekmile yazarının beyânına göre Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in, muhterem zevcelerinden Hz. Ömer (Radıyallâhü anh)'ın kızı Hz. Hafsa (Radıyallâhü anha)'nm boşaması ola*yı şöyle olmuştur:

    Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), muhterem zevceleri arasında düzenlediği nöbet usûlüne göre onların odalarında sırayla kalırdı. Bir defasında sıra Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'nın oda*sına gelmişti. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onun oda*sında idi. Hafsa (Radıyallâhü anhâ). baba ve anasını ziyaret etmek üzere izin istedi. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de izin verdi. Hafsa (Radıyallâhü anhâî gittikten sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) haber göndererek cariyesi M â r i y e el-Kıbtiy e (Radıyallâhü anhâ)'yi Hafsa (Radıyallâhü anhâl'nın odasına getirtti. Onunla temasta bulundu. Bu esnada dö*nen Hafsa (Radıyalâhü anhâ) odanın kapısını kilitli görünce, kapının önünde oturup ağlamaya başladı. Biraz sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kapıyı açıp dışarı çıkınca Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'nın ağlamakta olduğunu gördü ve niçin ağladı*ğını sordu. Hafsa (Radıyalâhü anhâ) da şöyle cevap verdi: Sen bunun için bana izin verdin. Cariyeni benim odama getirtip be*nim yatağımda ve benim günümde onunla yattın. Benim bir hakkım ve saygınlığım senin yanında yok mu?

    Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ona :

    «Mâriye benim cariyem değil mi, Allah onu bana helâl etmemiş mi? Senin rızânı almak üzere Mâriye bana haram olsun. Sakın be*nim onu kendime haram ettiğimi kumalarına söyleme.- buyurdu. Pey*gamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem oradan ayrılıp gittikten sonra Hafsa (Radıyallâhü anhâ), kendi odası ile  i ş e (Radıyallâhü anhâ)'mn odası arasındaki duvara vurarak  i ş e (Radıyallâhü anhâ)'ya: Sana müjde. Resülullah (Sallailahü Aleyhi ve Sellem) Mâriye (Radıyallâhü anhâ)'yi kendisine haram etti ve Allah bizleri Mâriye (Radıyallâhü anhâ)'den rahat ettirdi, dedi ve gördüklerini ona anlattı. Hafsa (Radıyallâhü anhâ) ile Âişe (Radıyallâhü anhâ), kumalarına karşı birbirini destekler ve dost durumunda idiler."

    [5]âyetinde buyurulduğu gibi Allah Teâiâ Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'mn,*bu sırrı Âişe (Radıyallâhü anhâ)'ye ifşa ettiğini Pey*gamber (Sallailahü Aleyhi ve Sellem)'e bildirdi. Bundan dolayı öfke*lenen Peygamber (Sallailahü Aleyhi ve Sellem) Hafsa (Radı*yallâhü anhâ)'yı boşadı. Sonra Cebrail (Aleyhisselâm)'ın ge*tirdiği emir ile Peygamber (Sallailahü Aleyhi ve Sellem), Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'ya dönüş yaptı ki; bu dönüşe İslâm hukukun*da Rec'at ve Müracaat, denilir. Erkeğin rec'at yapabilmesi için bir veya iki talâkla boşaması şarttır. Üç talâkla boşaması hâlinde rec'at edilemez.

    Tabarâni ve Ebû Naim'in sahih bir sened ile Kays bin Yezid' den rivayet ettiklerine göre :

    "Peygamber (Sallailahü Aleyhi ve Sellem) Hafsa bint-i Ömer'i boşamış, sonra Hafsa'nın dayıları Kudâme ve Osman bin Maz'ûn Haf-sa'nın odasına gitmişler. Hafsa ağlamış ve Allah'a yemin ederim ki O, tokluktan dolayı boşama yemini etmiş değil, demiş. Bu arada Pey*gamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) odaya girmiştir. Hafsa da he*men örtünmüştür. Sonra Peygamber (Sallailahü Aleyhive Sellem) : «Cibril bana dedi ki: Hafsa'ya dönüş yap, çünkü Hafsa çok oruç tu*tar, çok gece namazına kalkar ve Cennette senin zevcendir.»" diye bil*gi vermiştir. [6]


    Hadîsin Fıkıh Yönü


    1. Rac'i talâkla karısını boşamış olan bir kimse, iddet bitme*miş iken rac'at yâni karısına dönüş yapabilir. Rac'at yaparken ni*kâhı tazelemeye gerek yoktur. Yukarda da işaret ettiğim gibi Rac'i talâktan maksat bir veya iki talâkla yapılan boşamadır. Bu hüküm Kitab, Sünnet ve İcmâ ile sabittir. Bakara sûresinin 228. âyetinde;

    «...ve boşanan kadınların iddeti henüz bitmemiş iken. kocaları ba*rışmak isterlerse onları geri almakta öncelikle hak sahibidirler...*

    buyurulmuştur. Keza Bakara sûresinin ı*:il. üyelinde :

    «...kadınları boşadığımz zaman (yâni rac'î talâkla boşadığımz za*man) iddetleri sona ererken (ermek üzere iken) onları ya güzellik*le tutun {rac'at edin) ya da güzellikle bırakın...» buyurulmuştur.

    Bu iki âyet, rac'i talâkla boşanıp henüz iddetini doldurmamış olan kadına, kocasının dönüş yapabileceğine delâlet ederler.

    îkinci bâbta rivayet edilen 2019 nolu hadîs de ayni hükme delâ*let eder.

    Kurtubi; Hür adam karısını bir veya iki talâkla boşadık-tan sonra, henüz iddet süresi dolmamış iken yeniden nikâh kıyma*ya gerek olmadan karısına dönüş yapabilir. Bu dönüş için kadının muvafakat etmesi söz konusu değildir. Adamın kadınla gerdeğe gir*miş veya girmemiş olması bu hususta fark etmez. Şayet iddet bitin*ceye kadar adam dönüş yapmaz ise artık kadın serbesttir. Dilerse yeniden nikâh kıyılmak sureti ile kocası ile yaşıyabilir. Dilerse bag-ka bir erkekle usûlü dâiresinde evlenebilir. Yâni eski kocasının bir tercih hakkı söz konusu değildir. Bu hususta âlimler ittifak halinde*dir, demiştir.

    Yukardaki bilgi Tekmile'nin Müracaat babından naklen veril*miştir.



    2017) Ebû Musa (el-Eş'ârî) (Radıyaüâkü anhyfen rivayet edildiği*ne göre; Resülullah (Sallailahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:

    -Bâzı kimselere ne oluyor ki Allah'ın kanunları ile oynuyorlar. Onlardan birisi (karısına) : Seni boşadım. Sana rücu (dönüş) yap*tım. Seni boşadım, diyor.»"

    Not : Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bunun senedi hasendir. Râvi Müemmel bin İsmail'in sıkalığı ihtilaflıdır. Onun sıka olduğu söylendiği gibi hatâsının çok*luğu da söylenmiştir. Bir kavle göre hadisleri münkerdir. [7]


    İzahı


    Zevâid türünden olan bu hadisin izahı ile ilgili olarak Sindi şöyle der; Yâni boşama işi Allah katında sevimsiz ve çirkin bir şey*dir. Lüzumu hâlinde kullanılmak üzere meşru kılınmıştır. Şu halde ancak ihtiyaç duyulduğunda boşama yapılmalıdır. İhtiyaç yok iken ikide bir boşama yeminini yapmak ve sık sık karıyı boşamak Allah'ın kanunlarına bir nevi saygısızlıktır.

    Hadisin -Seni boşadım. Sana rücû ettim. Seni boşadım.» cümle*sinden maksat şudur: Boşamaya ihtiyaç duyulmadığı, hattâ bilâkis kadına ihtiyaç duyulduğu halde sık sık boşama ve bundan dönüş ya*pılması bir alışkanlık ve oyuncak hâline getirilmiş oluyor. Kadına ihtiyaç duyulması adamın her boşamanın arkasında ona dönüş yap*masından anlaşılıyor.



    2018) Abdullah hin Ömer (Rmlıyullâhü atıİiihtıâ)\hın rivayet edildi*ğine göre; Resûlullah (SalhıHahii Mryh't vr Srffcm) çnylr buyurdu, demiştir :

    *Helâl (yâni haram olmayan) şeyler içinde Allah Teâlâ'nın ençok buğzettiği şey (sebebsiz yere yapılan) boşamadır.»" [8]


    İzahı


    Bu hadisi Ebû Dâvüd, Beyhaki ve Hâkim de rivayet etmişlerdir.

    Hadîste anılan Helâl'dan maksat haramın karşılığıdır. Parantez içi ifâde ile de buna işaret etmek istedim. Haramın karşıtı olan manâ kasdedilince, vâcib, mendub, mekruh ve mubah şümullü olur. He*lâl kelimesini böyle açıklamakdan maksat şudur. Talâk kitabının gi*rişinde anlattığım gibi boşamanın şer'İ hükmü değişiktir. Bazen ka*dını boşamak vacip olur. Bazen de müstahap olur. Diğer bâzı du*rumlarda mubah olur. Allah Teâlâ, dînen vacip veya müstahap, ya*hut mubah kılman bir şeye buğzetmez, haram veya mekruh olan şey*lere buğzeder. Şu halde vacip, müstahap veya mubah sayılan bo*şama çeşitlerine Allah Teâlâ buğzetmediğine göre bu hadiste geçen Helal kelimesi ile mübahhk mânâsı kasdedilmemiştir. Bununla hara*mın karşıtı olan kavram kasdedilmiştir. Bu takdirde Helâl kelimesi*nin mânâsına mekruh kavramı da girer. Ve böylece Allah'ın buğzet*tiği boşamanın mekruh olan boşama çeşidi olduğu anlaşılmış olur. Allah'ın haram olan boşamaya buğzettiği zâten malûm olan bir şey*dir. Çünkü Allah bütün haramlara buğzeder. Mekruh olan boşama ise sebepsiz yere yapılan boşamadır. Böyle bir boşama nikahlan-manın yararlarını giderir, üzüntülere yol açar ve evlenme amaçla*rına ters düşer. [9]






+ Yorum Gönder