Konusunu Oylayın.: Bir kadına aşık olup o aşkı gizleyip ve iffetini korursa bir Müslüman Şehid olur mu ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir kadına aşık olup o aşkı gizleyip ve iffetini korursa bir Müslüman Şehid olur mu ?
  1. 06.Mayıs.2012, 02:13
    1
    Misafir

    Bir kadına aşık olup o aşkı gizleyip ve iffetini korursa bir Müslüman Şehid olur mu ?






    Bir kadına aşık olup o aşkı gizleyip ve iffetini korursa bir Müslüman Şehid olur mu ? Mumsema Bir kadına aşık olup o aşkı gizleyip ve iffetini korursa bir Müslüman Şehid olur mu ?


  2. 07.Mayıs.2012, 00:49
    2
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Bir kadına aşık olup o aşkı gizleyip ve iffetini korursa bir Müslüman Şehid olur mu ?




    bu hadis uydurmadır
    konu daha önce açıklanmış
    buyrun:
    BiLaLHaTTaB Nickli Üyeden Alıntı
    Aliyyu'lkârî, bu hadis için mevzudur/uydurmadır hükmünü belirtmektedir. Ayrıca şu bilgileri de vermektedir:

    "Bu hadis, Süveyd b. Said yoluyla Ali b. Müshir'den, bu da Ebû Yahya Katat'tan, bu da Mücahit yoluyla İbn Abbas'tan rivaeyt ediyor ve merfu olarak İbn Abbas'a dayandırıyor ve "şehittir" hükmünü veriyor. Ancak, ister Yahyâ b. Main olsun, ister başka hadis bilginleri olsun, Süveyd'in bu rivayetini şiddetle reddetmişler, inkar etmişlerdir. Nitekim bu hadis hakkında Yahya b. Main'e söz edildiğinde, Hâkim ondan şu ifadeyi aktarmaktadır:
    "Eğer bir atım ve okum, silahım olsaydı, Süveyd ile savaşırdım."

    Ebû Davudda;
    "Yahya b. Main'den işittim; onun kanı helaldir dedi"demiştir.

    Ahmed b. Hanbelde Yahya b.Main için:
    "Yahya'nın bilmediği bir hadis, hadis değildir"demiştir

    Yahya b. Main'in Süveyd hakkındaki bu ifadesi, hadis uyduranlar konusunda İslam bilginlerinin ne kadar hassas ve titiz olduklarını gösteren en bariz örneğidir"

    Konuyla ilgili, İbnu'l Kayyım'ın tenkidi de okumaya değerdir. Buyrun:

    Bu hadisin Rasûlullah'a ait olduğu sahih değildir,O'nun sözü ol-ması mümkün değildir.Çünkü şehitlik Allah katında yüksek bir derecedir, sıddîklerin derecesine yakındır. Şehitlik için amel ve durumlar vardır. Bunlar onun gerçekleşme şartıdır. Bu şartlar iki çeşittir: Genel ve özel.Özel olan, Allah yolunda şehitliktir.Genel olan ise, Sahih'te zikredilen beş tanesidir ki, aşk bunlar arasında yoktur.(Buhari(6/32,33) ve Müslim(1914), Ebu Hureyre'den Rasûlullah'ın(s.a.) şöyle buyurdu-ğunu rivayet ederler: "Şehitler beş tanedir:I) Taundan ölen,2) Karın hastalığından ölen,3) Suda boğulan,4) Yıkık altında kalıp ölen,5) Allah yolunda öldürülen." Mâlik, (Muvat-ta, 1/233, 234), Ebu Davud (3111), Nesâî (4/13, 14) ve İbn Mâce (2803), Câbir b. Atîk'ten merfûan şu hadisi rivayet ederler:"Allah yolunda öldürülme dışında yedi tanedir: Taun-dan ölen şehittir, boğularak ölen şehittir, zâtülcenbten ölen şehittir, karın ağrısından ölen şehittir, yanarak ölen şehittir, yıkık duvar altında kalarak ölen şehittir, hamile olarak Ölen kadın şehittir." İbn Hibbân (1616) ve Hâkim (1/352) bu hadisi sahih görmüş, Zehebî de ona katılmıştır. Aynı konuda Hâkim (2/lO9)'da Ömer'den; Ebu Davud (2499)'da ve Hâ-kim (2/78)'de Ebu Mâlik el-Eş'arî'den; Buharı (10/162, 163, 164)'de Enes ve Âişe'den;Ahmed (4/201, 5/323) ve Dârimî (2/208)'de Ubâde b. es-Sâmit'ten; Ahmed (4/207)'de Ukbe b Âmir'den de hadisler rivayet edilir.)

    Sevgide şirk,kalbi Allah'tan başkasına vermek, kalbi ve ruhu baş-kasına bağışlamak demek olan aşk, başkasını sevme nasıl şehitliğe ulaştıran bir şey olabilir? Bu imkânsızdır. Çünkü görüntü aşkının kalbi bozması, her türlü bozmanın üstündedir, hatta ruhu sarhoş eden, Allah'ı anmaktan ve sev-mekten, O'na yakararak lezzet almaktan ve O'na yakın olmaktan alıkoyan, kalbin başkasına tapınmasını gerektiren bir ruh şarabıdır. Çünkü âşığın kal-bi, sevdiğine tapınır, hatta aşk tapınmanın özüdür. Zira kulluk, boyun eğ-menin en yücesi, sevgi ve yüceltmedir. Kalbin Allah'tan başkasına tapınma-sı, seçkin muvahhidlerin ve evliyanın derecesine nasıl ulaştırabilir? Bu hadi-sin isnadı güneş gibi olsaydı bile, galat ve vehim olurdu. Çünkü Rasûlullah'tan (s.a.) rivayet edilen hiçbir sahih hadisde aşk sözü geçmemiştir.

    Sonra aşkın helâl olanı var, haram olanı var. Böyle olunca Rasûlullah'ın (sa), aşkını gizleyen ve saklayan her âşığın şehid olduğuna hükmettiği nasıl düşünülebilir? Başka birinin karısına âşık olanın, iffetsizlere âşık olanın aş-kıyla şehitler derecesine ulaştığını nasıl söyleyebilirsin? Bu, Rasûlullah'ın (s.a.) dininden zarureten bilinene aykırıdır. Ayrıca, aşk, Yüce Allah'ın şer'an ve fiilen ilaç verdiği hastalıklardan biridir. Aşkın tedavisinin, şayet haram bir aşksa vacip ve ayrıca müstehap olanı vardır.
    Rasûlullah'ın (s.a.), ashabının şehid olacağını belirttiği hastalık ve âfet-leri incelediğinde; bunların taun, karın ağrısı, zâtülcenb, boğularak, yanarak ve hamile olarak ölmek gibi tedavisi olmayan hastalıklar olduğunu görürsün. Çünkü bunlar, kulun bir rolü olmayan ve ilacı da bulunmayan Allah'ın ver-diği âfetlerdir. Sebepleri haram değildir. Ayrıca bunlar dolayısıyla, aşkın ortaya çıkardığı kalbin bozulması ve Allah'tan başkasına tapınması gibi sonuç-lar doğmaz. Bu hadisin Rasûlullah'a (s.a.) nisbetinin iptali konusunda bu açık-lama yetmezse, bunu ve illetlerini bilen hadis âlimlerine uymalıdır. Çünkü, hiçbir hadis imamının bu hadisi, sahih, hatta hasen gördüğü bilinmez. Bu-nun da ötesinde Süveyd'i münker görmüşler, hakkında önemli şeyler söyle-mişler, onunla savaşı helâl görmüşlerdir. Ebu Ahmed b. Adî, Kâmil'de: "Bu hadis, Süveyd'in münker görülen hadislerinden biridir." diyor. Beyhakî de: "Onun münker hadislerindendir." demektedir. İbn Tâhir, ez-Zehîrâ'da ve ondan naklen Hâkim, Târihu Nisâbûf da şöyle diyor: "Bu hadise şaşıyorum. Çünkü Süveyd'den başkası onu rivayet etmez, o sikadır." Ebu'l-Ferec îbnu'l-Cevzî bunu Mevduat adlı kitabında zikreder. Ebu Bekr el-Ezrak, önceleri bunu Süveyd'den merfûan rivayet ederdi. Bu yüzden kınanınca, Hz. Peygamber'i bırakıp, İbn Abbas'tan rivayet etti.

    Bu hadisi, Hişâm b. Urve—babası—Âişe senediyle rivayet etmek, kaldı-rılamaz musibetlerdendir. Hadisle ve Metleriyle en küçük bir ilgisi olan, bu-nu asla kaldıramaz. el-Mâcişûn—İbn Ebî Hâzim—İbn Ebî Necîh—Mücâhid— merfûan İbn Abbas senediyle rivayeti de ihtimal dahilinde değildir. İbn Abbas'a mevkuf oluşunun sıhhati şüphelidir. Bilginler bu hadisin râvisi Süveyd b. Saîd'le ilgili olarak önemli suçlamalarda bulunmuşlardır. Yahya b.Maîn onu münker görmüş ve: "Reddedilir, yalancıdır. Şayet atım ve okum olsay-dı, onunla savaşırdım." demiştir. İmam Ahmed: "Hadisi terkedilir.", Nesâî: "Sika değildir.", Buharî:"Gözü kör olmuştu, hadisi olmayanı telkin eder-di.", İbn Hibbân: "Sikalardan karmaşıkları getirirdi, rivayetinden sakınmak gerekir." demektedir. Bu konuda güzel sözü, Ebu Hatim er-Râzî söylemiş-tir: "O tedlisi çok olan bir doğru sözlüdür." Dârakutnî de güzel söylemiştir: "O sikadır. Ne var ki ihtiyarlayınca, münkerliği bulunan hadisler okundu-ğunda onlara icazet verirdi." Durumu bu iken, Müslim'in ondan hadis riva-yet etmesi kınanmıştır. Ancak Müslim, uygunluk gösteren başka bir hadis bulununca onun hadisini rivayet etmiş, yalnızca onunkini almamıştır. Bu ha-disin aksine, münker ve şâz olmamış hadislerini almıştır.
    (İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 4/476-480.)


    Umuyorum ki bu güzel açıklamalar yeterli gelecek ve bu paylaşımdaki bilgilerin sakatlığını gösterecektir kardeşlerime... Sorularla hangi İslamiyetten bahsediyor bu insanlar şaşıyorum...

    vesselam, veddua...



  3. 07.Mayıs.2012, 00:49
    2
    âb ü kil



    bu hadis uydurmadır
    konu daha önce açıklanmış
    buyrun:
    BiLaLHaTTaB Nickli Üyeden Alıntı
    Aliyyu'lkârî, bu hadis için mevzudur/uydurmadır hükmünü belirtmektedir. Ayrıca şu bilgileri de vermektedir:

    "Bu hadis, Süveyd b. Said yoluyla Ali b. Müshir'den, bu da Ebû Yahya Katat'tan, bu da Mücahit yoluyla İbn Abbas'tan rivaeyt ediyor ve merfu olarak İbn Abbas'a dayandırıyor ve "şehittir" hükmünü veriyor. Ancak, ister Yahyâ b. Main olsun, ister başka hadis bilginleri olsun, Süveyd'in bu rivayetini şiddetle reddetmişler, inkar etmişlerdir. Nitekim bu hadis hakkında Yahya b. Main'e söz edildiğinde, Hâkim ondan şu ifadeyi aktarmaktadır:
    "Eğer bir atım ve okum, silahım olsaydı, Süveyd ile savaşırdım."

    Ebû Davudda;
    "Yahya b. Main'den işittim; onun kanı helaldir dedi"demiştir.

    Ahmed b. Hanbelde Yahya b.Main için:
    "Yahya'nın bilmediği bir hadis, hadis değildir"demiştir

    Yahya b. Main'in Süveyd hakkındaki bu ifadesi, hadis uyduranlar konusunda İslam bilginlerinin ne kadar hassas ve titiz olduklarını gösteren en bariz örneğidir"

    Konuyla ilgili, İbnu'l Kayyım'ın tenkidi de okumaya değerdir. Buyrun:

    Bu hadisin Rasûlullah'a ait olduğu sahih değildir,O'nun sözü ol-ması mümkün değildir.Çünkü şehitlik Allah katında yüksek bir derecedir, sıddîklerin derecesine yakındır. Şehitlik için amel ve durumlar vardır. Bunlar onun gerçekleşme şartıdır. Bu şartlar iki çeşittir: Genel ve özel.Özel olan, Allah yolunda şehitliktir.Genel olan ise, Sahih'te zikredilen beş tanesidir ki, aşk bunlar arasında yoktur.(Buhari(6/32,33) ve Müslim(1914), Ebu Hureyre'den Rasûlullah'ın(s.a.) şöyle buyurdu-ğunu rivayet ederler: "Şehitler beş tanedir:I) Taundan ölen,2) Karın hastalığından ölen,3) Suda boğulan,4) Yıkık altında kalıp ölen,5) Allah yolunda öldürülen." Mâlik, (Muvat-ta, 1/233, 234), Ebu Davud (3111), Nesâî (4/13, 14) ve İbn Mâce (2803), Câbir b. Atîk'ten merfûan şu hadisi rivayet ederler:"Allah yolunda öldürülme dışında yedi tanedir: Taun-dan ölen şehittir, boğularak ölen şehittir, zâtülcenbten ölen şehittir, karın ağrısından ölen şehittir, yanarak ölen şehittir, yıkık duvar altında kalarak ölen şehittir, hamile olarak Ölen kadın şehittir." İbn Hibbân (1616) ve Hâkim (1/352) bu hadisi sahih görmüş, Zehebî de ona katılmıştır. Aynı konuda Hâkim (2/lO9)'da Ömer'den; Ebu Davud (2499)'da ve Hâ-kim (2/78)'de Ebu Mâlik el-Eş'arî'den; Buharı (10/162, 163, 164)'de Enes ve Âişe'den;Ahmed (4/201, 5/323) ve Dârimî (2/208)'de Ubâde b. es-Sâmit'ten; Ahmed (4/207)'de Ukbe b Âmir'den de hadisler rivayet edilir.)

    Sevgide şirk,kalbi Allah'tan başkasına vermek, kalbi ve ruhu baş-kasına bağışlamak demek olan aşk, başkasını sevme nasıl şehitliğe ulaştıran bir şey olabilir? Bu imkânsızdır. Çünkü görüntü aşkının kalbi bozması, her türlü bozmanın üstündedir, hatta ruhu sarhoş eden, Allah'ı anmaktan ve sev-mekten, O'na yakararak lezzet almaktan ve O'na yakın olmaktan alıkoyan, kalbin başkasına tapınmasını gerektiren bir ruh şarabıdır. Çünkü âşığın kal-bi, sevdiğine tapınır, hatta aşk tapınmanın özüdür. Zira kulluk, boyun eğ-menin en yücesi, sevgi ve yüceltmedir. Kalbin Allah'tan başkasına tapınma-sı, seçkin muvahhidlerin ve evliyanın derecesine nasıl ulaştırabilir? Bu hadi-sin isnadı güneş gibi olsaydı bile, galat ve vehim olurdu. Çünkü Rasûlullah'tan (s.a.) rivayet edilen hiçbir sahih hadisde aşk sözü geçmemiştir.

    Sonra aşkın helâl olanı var, haram olanı var. Böyle olunca Rasûlullah'ın (sa), aşkını gizleyen ve saklayan her âşığın şehid olduğuna hükmettiği nasıl düşünülebilir? Başka birinin karısına âşık olanın, iffetsizlere âşık olanın aş-kıyla şehitler derecesine ulaştığını nasıl söyleyebilirsin? Bu, Rasûlullah'ın (s.a.) dininden zarureten bilinene aykırıdır. Ayrıca, aşk, Yüce Allah'ın şer'an ve fiilen ilaç verdiği hastalıklardan biridir. Aşkın tedavisinin, şayet haram bir aşksa vacip ve ayrıca müstehap olanı vardır.
    Rasûlullah'ın (s.a.), ashabının şehid olacağını belirttiği hastalık ve âfet-leri incelediğinde; bunların taun, karın ağrısı, zâtülcenb, boğularak, yanarak ve hamile olarak ölmek gibi tedavisi olmayan hastalıklar olduğunu görürsün. Çünkü bunlar, kulun bir rolü olmayan ve ilacı da bulunmayan Allah'ın ver-diği âfetlerdir. Sebepleri haram değildir. Ayrıca bunlar dolayısıyla, aşkın ortaya çıkardığı kalbin bozulması ve Allah'tan başkasına tapınması gibi sonuç-lar doğmaz. Bu hadisin Rasûlullah'a (s.a.) nisbetinin iptali konusunda bu açık-lama yetmezse, bunu ve illetlerini bilen hadis âlimlerine uymalıdır. Çünkü, hiçbir hadis imamının bu hadisi, sahih, hatta hasen gördüğü bilinmez. Bu-nun da ötesinde Süveyd'i münker görmüşler, hakkında önemli şeyler söyle-mişler, onunla savaşı helâl görmüşlerdir. Ebu Ahmed b. Adî, Kâmil'de: "Bu hadis, Süveyd'in münker görülen hadislerinden biridir." diyor. Beyhakî de: "Onun münker hadislerindendir." demektedir. İbn Tâhir, ez-Zehîrâ'da ve ondan naklen Hâkim, Târihu Nisâbûf da şöyle diyor: "Bu hadise şaşıyorum. Çünkü Süveyd'den başkası onu rivayet etmez, o sikadır." Ebu'l-Ferec îbnu'l-Cevzî bunu Mevduat adlı kitabında zikreder. Ebu Bekr el-Ezrak, önceleri bunu Süveyd'den merfûan rivayet ederdi. Bu yüzden kınanınca, Hz. Peygamber'i bırakıp, İbn Abbas'tan rivayet etti.

    Bu hadisi, Hişâm b. Urve—babası—Âişe senediyle rivayet etmek, kaldı-rılamaz musibetlerdendir. Hadisle ve Metleriyle en küçük bir ilgisi olan, bu-nu asla kaldıramaz. el-Mâcişûn—İbn Ebî Hâzim—İbn Ebî Necîh—Mücâhid— merfûan İbn Abbas senediyle rivayeti de ihtimal dahilinde değildir. İbn Abbas'a mevkuf oluşunun sıhhati şüphelidir. Bilginler bu hadisin râvisi Süveyd b. Saîd'le ilgili olarak önemli suçlamalarda bulunmuşlardır. Yahya b.Maîn onu münker görmüş ve: "Reddedilir, yalancıdır. Şayet atım ve okum olsay-dı, onunla savaşırdım." demiştir. İmam Ahmed: "Hadisi terkedilir.", Nesâî: "Sika değildir.", Buharî:"Gözü kör olmuştu, hadisi olmayanı telkin eder-di.", İbn Hibbân: "Sikalardan karmaşıkları getirirdi, rivayetinden sakınmak gerekir." demektedir. Bu konuda güzel sözü, Ebu Hatim er-Râzî söylemiş-tir: "O tedlisi çok olan bir doğru sözlüdür." Dârakutnî de güzel söylemiştir: "O sikadır. Ne var ki ihtiyarlayınca, münkerliği bulunan hadisler okundu-ğunda onlara icazet verirdi." Durumu bu iken, Müslim'in ondan hadis riva-yet etmesi kınanmıştır. Ancak Müslim, uygunluk gösteren başka bir hadis bulununca onun hadisini rivayet etmiş, yalnızca onunkini almamıştır. Bu ha-disin aksine, münker ve şâz olmamış hadislerini almıştır.
    (İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 4/476-480.)


    Umuyorum ki bu güzel açıklamalar yeterli gelecek ve bu paylaşımdaki bilgilerin sakatlığını gösterecektir kardeşlerime... Sorularla hangi İslamiyetten bahsediyor bu insanlar şaşıyorum...

    vesselam, veddua...






+ Yorum Gönder