Konusunu Oylayın.: Müridin, mürşidini (şeyhini) düşünmesi ile Allah'ın rahmetini üzerine çekmesi mümkün mü?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Müridin, mürşidini (şeyhini) düşünmesi ile Allah'ın rahmetini üzerine çekmesi mümkün mü?
  1. 05.Mayıs.2012, 14:13
    1
    Misafir

    Müridin, mürşidini (şeyhini) düşünmesi ile Allah'ın rahmetini üzerine çekmesi mümkün mü?

  2. 05.Mayıs.2012, 18:22
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Müridin, mürşidini (şeyhini) düşünmesi ile Allah'ın rahmetini üzerine çekmesi mümkün mü?




    Müridin, mürşidini (şeyhini) düşünmesi ile Allah'ın rahmetini üzerine çekmesi mümkün mü?

    Yazar: Şadi Eren (Prof.Dr.



    Rabıta, “bağ, münasebet ilgi, alâka, bağlılık, mensub olmak...” gibi anlamlara gelir. Kendi şahsiyetinden sıyrılıp, söz gelimi şeyhin veya Resulullah (asm)’ın şahsiyetiyle bütünleşme, bir bağ kurma şeklinde uygulanır.Malum olduğu üzere, seven sevdiğini hayal eder. Onu kendine yakın hisseder. Hatta rüyalarında bile onunla olur. Onunla aynîleşmek ister. Usta-çırak, hoca-öğrenci münasebetleri de rabıtayla alakalıdır. Çırak ustasının hareketlerini, öğrenci hocasının söylediklerini hatırlamaya, sanki tekrar o ana dönmeye gayret eder.

    İşte, bir "müridin mürşidini hatırlaması" da böyle bir rabıtadır. Bu rabıta, mürşidin suretine değil, o vücudda sergilenen İslamî özellikleredir. Daha doğrusu, öyle olmalıdır. (1) Böyle bir rabıta, mürşitteki kemâl vasıflarının müride yansımasına sebebiyet verecektir. Buna, “fena-fişşeyh” denir. Fakat mürid orada kalmamalı, “fena-firrasul” ve “fena-fillah” makamlarına yükselmeye gayret etmelidir. Yani, şeyhinde fâni olan bir mürid, ondaki güzel özellikleri kazanıp, ondan Peygamber (asm)'de fâni olmaya yönelmeli, daha sonra da, Allah’ta fâni olmalıdır. (2)

    Bu fena (fani olma) halleri zevkî birer mesele olmakla birlikte, herkes için şu manada uygulanabilir: Bir insan kendi reyini, fikrini bırakıp hocasının, Üstad'ının yahut şeyhinin iradesini kendi iradesine tercih ederse, bu zatlarda fani olmuş olur. Aynı şekilde, bütün işlerini, hallerini ve sözlerini Allah Resulünün (asm) sünnet çizgisine göre ayarlarsa Peygamberimiz (asm)'de fani olmuş olur. Allah’ın emir ve yasaklar manzumesini çok iyi kavrayıp hayatının bütün safhalarının buna göre yönlendirdiği taktirde de fena-fillah makamından bir pay elde etmiş olur.

    Kaynaklar:1. bk. Eraydın, Tasavvuf ve Tarikat, s. 135-138.
    2. Eraydın, Tasavvuf ve Tarikat, s. 384-385.



  3. 05.Mayıs.2012, 18:22
    2
    Üye



    Müridin, mürşidini (şeyhini) düşünmesi ile Allah'ın rahmetini üzerine çekmesi mümkün mü?

    Yazar: Şadi Eren (Prof.Dr.



    Rabıta, “bağ, münasebet ilgi, alâka, bağlılık, mensub olmak...” gibi anlamlara gelir. Kendi şahsiyetinden sıyrılıp, söz gelimi şeyhin veya Resulullah (asm)’ın şahsiyetiyle bütünleşme, bir bağ kurma şeklinde uygulanır.Malum olduğu üzere, seven sevdiğini hayal eder. Onu kendine yakın hisseder. Hatta rüyalarında bile onunla olur. Onunla aynîleşmek ister. Usta-çırak, hoca-öğrenci münasebetleri de rabıtayla alakalıdır. Çırak ustasının hareketlerini, öğrenci hocasının söylediklerini hatırlamaya, sanki tekrar o ana dönmeye gayret eder.

    İşte, bir "müridin mürşidini hatırlaması" da böyle bir rabıtadır. Bu rabıta, mürşidin suretine değil, o vücudda sergilenen İslamî özellikleredir. Daha doğrusu, öyle olmalıdır. (1) Böyle bir rabıta, mürşitteki kemâl vasıflarının müride yansımasına sebebiyet verecektir. Buna, “fena-fişşeyh” denir. Fakat mürid orada kalmamalı, “fena-firrasul” ve “fena-fillah” makamlarına yükselmeye gayret etmelidir. Yani, şeyhinde fâni olan bir mürid, ondaki güzel özellikleri kazanıp, ondan Peygamber (asm)'de fâni olmaya yönelmeli, daha sonra da, Allah’ta fâni olmalıdır. (2)

    Bu fena (fani olma) halleri zevkî birer mesele olmakla birlikte, herkes için şu manada uygulanabilir: Bir insan kendi reyini, fikrini bırakıp hocasının, Üstad'ının yahut şeyhinin iradesini kendi iradesine tercih ederse, bu zatlarda fani olmuş olur. Aynı şekilde, bütün işlerini, hallerini ve sözlerini Allah Resulünün (asm) sünnet çizgisine göre ayarlarsa Peygamberimiz (asm)'de fani olmuş olur. Allah’ın emir ve yasaklar manzumesini çok iyi kavrayıp hayatının bütün safhalarının buna göre yönlendirdiği taktirde de fena-fillah makamından bir pay elde etmiş olur.

    Kaynaklar:1. bk. Eraydın, Tasavvuf ve Tarikat, s. 135-138.
    2. Eraydın, Tasavvuf ve Tarikat, s. 384-385.



  4. 05.Mayıs.2012, 18:28
    3
    Kuranıanla
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2012
    Üye No: 95665
    Mesaj Sayısı: 448
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Müridin, mürşidini (şeyhini) düşünmesi ile Allah'ın rahmetini üzerine çekmesi mümkün mü?

    Ey iman sahipleri! Sabra ve namaza sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkunuz olmasın ki, Allah sabredenlerle beraberdir. Bakara 153

    Allahın rahmetini yardımını sabır ve salat ile istemek gerekir, şeyhinde aynı şekilde böyle yapması gerekir Allah kimseye bedava rahmet kapılarını açmaz salih ameller ve Allaha gerektiği gibi kulluk etmek gerekir. Kimse ile Allahın rahmetinin bir bağlantısı yoktur sonsuz rahmet sahibi Allah dilediğine/dileyene/gayret gösterene rahmet eder



  5. 05.Mayıs.2012, 18:28
    3
    Kuranıanla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Ey iman sahipleri! Sabra ve namaza sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkunuz olmasın ki, Allah sabredenlerle beraberdir. Bakara 153

    Allahın rahmetini yardımını sabır ve salat ile istemek gerekir, şeyhinde aynı şekilde böyle yapması gerekir Allah kimseye bedava rahmet kapılarını açmaz salih ameller ve Allaha gerektiği gibi kulluk etmek gerekir. Kimse ile Allahın rahmetinin bir bağlantısı yoktur sonsuz rahmet sahibi Allah dilediğine/dileyene/gayret gösterene rahmet eder






+ Yorum Gönder