Konusunu Oylayın.: Mehdi'den hemen önce şamdan süfyani diye birinin zuhur edeceği doğrumudur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Mehdi'den hemen önce şamdan süfyani diye birinin zuhur edeceği doğrumudur?
  1. 04.Mayıs.2012, 17:16
    1
    Misafir

    Mehdi'den hemen önce şamdan süfyani diye birinin zuhur edeceği doğrumudur?






    Mehdi'den hemen önce şamdan süfyani diye birinin zuhur edeceği doğrumudur? Mumsema mehdiden hemen önce şamdan süfyani diye birinin zuhur edeceği çok zülm edip kan dökeceği hatta şam mescidinde iç
    ki içip minberinde zin yapacağı deniyor bu konuda bilgi verirmisiniz


  2. 04.Mayıs.2012, 17:16
    1
    burak delice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    burak delice
    Misafir



    mehdiden hemen önce şamdan süfyani diye birinin zuhur edeceği çok zülm edip kan dökeceği hatta şam mescidinde iç
    ki içip minberinde zin yapacağı deniyor bu konuda bilgi verirmisiniz


    Benzer Konular

    - Süfyani, Siyah Bayraklılar, Hz. Mehdi a.s. Çıkış Zamanları

    - Mehdi nereli ve nerede zuhur edecek?

    - Hz.Mehdi Mekke de mi İstanbul da mı zuhur edecek bir bilginiz varmı?

    - Hazreti Mehdi zuhur ettiğinde kaç yaşında olacak?

    - İmam Mehdi Sahibü’z Zaman Aralık 2009 aşuresinde zuhur ediyor.

  3. 04.Mayıs.2012, 18:14
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: mehdi'den hemen önce şamdan süfyani diye birinin zuhur edeceği doğrumudur?




    SÜFYAN
    Kamus-u Okyanus, bu kelime için “bir isimdir" der, yani mana aranmayacağına
    işaret eder. Âhirzamanda geleceği ve ümmetin karanlık günler yaşamasına sebeb
    olacağı sahih hadislerle bildirilen ve şeair-i islâmiyeyi tahribe çalışan dehşetli ve
    münafık bir şahıs. "Süfyanîler" ise Süfyan cereyanıdır. İbn-i Cerir-i Taberî
    Süfyanîlerle alâkalı rivayetleri Cami-ül Beyan'da (sebe', 51) âyeti altında
    cem'etmiştir.
    "Rivayetler, Deccal'ın dehşetli fitnesi islâmlarda olacağını gösterir ki,
    bütün ümmet istiaze etmiş. Bunun bir te'vili şudur ki: İslâmların Deccal'ı
    ayrıdır. Hatta bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali'nin (R.A.) dediği gibi
    demişler ki: Onların Deccal'ı, Süfyan'dır. İslâmlar içinde çıkacak,
    aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccal'ı ayrıdır. Yoksa büyük
    Deccal'ın cebr u ceberut-u mutlakına karşı itaat etmiyen şehid olur ve
    istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz." (Şualar,
    585)
    Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyruluyor:
    "Sizleri benden sonra vuku bulacak yedi fitneden sakınmaya davet ederim:
    Medine'den çıkacak bir fitne, Mekke'den çıkacak bir fitne, Yemen'den
    çıkacak bir fitne, Şam'dan çıkacak bir fitne, şarktan çıkacak bir fitne,
    garbdan çıkacak bir fitne. Bir fitne de Şam'ın merkezinden zuhur eder ki,
    işte bu Süfyanî'nin fitnesidir."
    Evet "rivayetlerde, vukuat-ı Süfyaniye ve hâdisat-ı istikbaliye Şam'ın
    etrafında ve Arabistan'da tasvir edilmiş. Allahu a'lem, bunun bir te'vili
    şudur ki: Merkez-i hilafet eski zamanda Irak'ta ve Şam'da ve Medine'de
    bulunduğundan, raviler kendi içtihadlarıyla -daimi öyle kalacak gibi, mana
    verip" merkez-i hükümet-i İslâmiye" yakınlarında tasvir etmişler, Haleb
    ve Şam demişler. Hadisin mücmel haberlerini, kendi içtihadlarıyla tafsil
    etmişler." (Şualar, 585)
    Diğer bir rivayette, "İslâm Deccalı Horasan taraflarından zuhur edecek"
    denilmiş.
    Bunun bir te'vili şudur ki: Şarkın en cesur ve kuvvetli ve kesretli kavmi ve
    İslâmiyetin en kahraman ordusu olan Türk milleti, o rivayet zamanında Horasan
    taraflarında bulunup daha Anadolu'yu vatan yapmadığından, o zamanki meskenini
    zikretmekle Süfyanî Deccal onların içinde zuhur edeceğine işaret eder.

    Garibdir hem çok garibdir.
    Yediyüz sene müddetinde islâmiyetin ve Kur'an'ın elinde şeref-şiar, barika-asa
    bir elmas kılınç olan Türk milletini ve Türkçülüğü, muvakkaten İslâmiyetin bir
    kısım şeairine karşı istimal etmeğe çalışır. Fakat muvaffak olmaz, geri çekilir.
    "Kahraman ordu, dizginini onun elinden kurtarıyor" diye rivayetlerden
    anlaşılıyor." (Şualar, 596)
    "Hem büyük Deccalın, hem İslâm Deccalının üç devre-i istibdadları
    manasında üç eyyam var. Bir günü; bir devre-i hükümetinden öyle büyük
    icraat yapar ki, üçyüz sene yapılmaz. İkinci günü, yani ikinci devresi, bir
    senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir
    senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi
    adileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet
    yüksek bir belagatla ümmetine haber vermiş." (Şualar, 587)
    Kur'anın (19:82) âyetinde remzî bir mana ile; anarşistlerle, onları yetiştirenler
    arasında zıdlaşma olacağına bir işaret vardır.
    "Rivayette var ki: "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve
    çok âlimler ona tabi olacaklar."
    Vel'ilmu indallah, bunun bir te'vili şudur ki: "Başka padişahlar gibi ya kuvvet
    ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i
    saltanat olmadığı halde, zekavetiyle ve fenniyle ve siyasi ilmiyle o mevkii
    kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı
    yapar. Ve çok muallimleri kendine tarafdar eder ve din derslerinden
    tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çalışır." demektir."
    (Şualar, 585)
    Süfyan ve Deccal'ın kendilerinden daha çok, Süfyaniyet ve Deccaliyet denilen
    cereyanları ve komiteleri daha dehşetlidir.
    Kur'an-ı Kerimin (Neml, 48) âyetinde, 9 şerir çete veya çete başlarının şehirde
    devamlı ifsad edecekleri bildirilir.

    Sorularla Risale



  4. 04.Mayıs.2012, 18:14
    2
    Silent and lonely rains



    SÜFYAN
    Kamus-u Okyanus, bu kelime için “bir isimdir" der, yani mana aranmayacağına
    işaret eder. Âhirzamanda geleceği ve ümmetin karanlık günler yaşamasına sebeb
    olacağı sahih hadislerle bildirilen ve şeair-i islâmiyeyi tahribe çalışan dehşetli ve
    münafık bir şahıs. "Süfyanîler" ise Süfyan cereyanıdır. İbn-i Cerir-i Taberî
    Süfyanîlerle alâkalı rivayetleri Cami-ül Beyan'da (sebe', 51) âyeti altında
    cem'etmiştir.
    "Rivayetler, Deccal'ın dehşetli fitnesi islâmlarda olacağını gösterir ki,
    bütün ümmet istiaze etmiş. Bunun bir te'vili şudur ki: İslâmların Deccal'ı
    ayrıdır. Hatta bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali'nin (R.A.) dediği gibi
    demişler ki: Onların Deccal'ı, Süfyan'dır. İslâmlar içinde çıkacak,
    aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccal'ı ayrıdır. Yoksa büyük
    Deccal'ın cebr u ceberut-u mutlakına karşı itaat etmiyen şehid olur ve
    istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz." (Şualar,
    585)
    Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyruluyor:
    "Sizleri benden sonra vuku bulacak yedi fitneden sakınmaya davet ederim:
    Medine'den çıkacak bir fitne, Mekke'den çıkacak bir fitne, Yemen'den
    çıkacak bir fitne, Şam'dan çıkacak bir fitne, şarktan çıkacak bir fitne,
    garbdan çıkacak bir fitne. Bir fitne de Şam'ın merkezinden zuhur eder ki,
    işte bu Süfyanî'nin fitnesidir."
    Evet "rivayetlerde, vukuat-ı Süfyaniye ve hâdisat-ı istikbaliye Şam'ın
    etrafında ve Arabistan'da tasvir edilmiş. Allahu a'lem, bunun bir te'vili
    şudur ki: Merkez-i hilafet eski zamanda Irak'ta ve Şam'da ve Medine'de
    bulunduğundan, raviler kendi içtihadlarıyla -daimi öyle kalacak gibi, mana
    verip" merkez-i hükümet-i İslâmiye" yakınlarında tasvir etmişler, Haleb
    ve Şam demişler. Hadisin mücmel haberlerini, kendi içtihadlarıyla tafsil
    etmişler." (Şualar, 585)
    Diğer bir rivayette, "İslâm Deccalı Horasan taraflarından zuhur edecek"
    denilmiş.
    Bunun bir te'vili şudur ki: Şarkın en cesur ve kuvvetli ve kesretli kavmi ve
    İslâmiyetin en kahraman ordusu olan Türk milleti, o rivayet zamanında Horasan
    taraflarında bulunup daha Anadolu'yu vatan yapmadığından, o zamanki meskenini
    zikretmekle Süfyanî Deccal onların içinde zuhur edeceğine işaret eder.

    Garibdir hem çok garibdir.
    Yediyüz sene müddetinde islâmiyetin ve Kur'an'ın elinde şeref-şiar, barika-asa
    bir elmas kılınç olan Türk milletini ve Türkçülüğü, muvakkaten İslâmiyetin bir
    kısım şeairine karşı istimal etmeğe çalışır. Fakat muvaffak olmaz, geri çekilir.
    "Kahraman ordu, dizginini onun elinden kurtarıyor" diye rivayetlerden
    anlaşılıyor." (Şualar, 596)
    "Hem büyük Deccalın, hem İslâm Deccalının üç devre-i istibdadları
    manasında üç eyyam var. Bir günü; bir devre-i hükümetinden öyle büyük
    icraat yapar ki, üçyüz sene yapılmaz. İkinci günü, yani ikinci devresi, bir
    senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir
    senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi
    adileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet
    yüksek bir belagatla ümmetine haber vermiş." (Şualar, 587)
    Kur'anın (19:82) âyetinde remzî bir mana ile; anarşistlerle, onları yetiştirenler
    arasında zıdlaşma olacağına bir işaret vardır.
    "Rivayette var ki: "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve
    çok âlimler ona tabi olacaklar."
    Vel'ilmu indallah, bunun bir te'vili şudur ki: "Başka padişahlar gibi ya kuvvet
    ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i
    saltanat olmadığı halde, zekavetiyle ve fenniyle ve siyasi ilmiyle o mevkii
    kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı
    yapar. Ve çok muallimleri kendine tarafdar eder ve din derslerinden
    tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çalışır." demektir."
    (Şualar, 585)
    Süfyan ve Deccal'ın kendilerinden daha çok, Süfyaniyet ve Deccaliyet denilen
    cereyanları ve komiteleri daha dehşetlidir.
    Kur'an-ı Kerimin (Neml, 48) âyetinde, 9 şerir çete veya çete başlarının şehirde
    devamlı ifsad edecekleri bildirilir.

    Sorularla Risale






+ Yorum Gönder