+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Çalgı çengi eşliğinde salavat, tekbir getirmenin hükmü nedir ? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Çalgı çengi eşliğinde salavat, tekbir getirmenin hükmü nedir ?






  2. Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Cevap: Çalgı çengi eşliğinde salavat, tekbir getirmenin hükmü nedir ?


    Reklam



    Cevap: İmam-ı Birgivi der ki:

    Bedenin afetleri cidden çoktur, bunların bir kısmını belirtmeye çalışacağız:

    a) Ölçülü veya ölçüsüz hareketlerde bulunmak (mesela dans ve benzeri oyunlar oynamak).

    Oyunların hepsi la'b kelimesi kapsamına girer. Bu bakımdan haram sayılır.

    b) Zamanımızda bazı sofilerin zikrederken tuhaf hareketler göstermesi.

    Sofilerin böyle yapması, günah bakımından diğer oyunlardan daha şiddetlidir. Çünkü onların bu hareketi ibadet namına yapılmaktadır. Bu sebeple küfürlerinden bile korkulur.

    İmam Ebu Vefa bin Akil diyor ki: Raks [dans] Kur'an-ı kerimin kesin beyanıyla men edilmiştir (İsra/37). Beden hareketleriyle bir takım oyunlar oynamak da salınarak kibirle yürümeye benzer, belki ondan daha kötüdür.

    Tartuşi'den, sofilerin mezhebinden ve raksu vecdlerinden sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: "İbadet namında raks etmeyi, içinde öyle bir şey hissetmediği halde vecde gelmeyi ilk ihdas eden Samiri'nin arkadaşları olmuştur. Altından ma'mul buzağıyı tanrı edindikleri zaman bu yola sapmışlardır. Buzağıdan sığır sesine benzer bir ses çıktığında onlar onun etrafında toplanıp raksettiler ve yalandan vecde geldiler."

    Demek ki raks kafirlerin adetidir, buzağıya tapanların işidir. Tatarhaniyye kitabında deniliyor ki: "Bir şeyler duyup da raksetmek caiz değildir." Zahire kitabında böyle yapmanın büyük günah olduğu kaydedilmiştir.

    İmam-ı Bezzazi rahmetullahi aleyh Feteva'sında İmam-ı Kurtubi'nin şöyle dediğini naklediyor: Şarkı türkü söylemek, tanbur, ud ve benzeri çalgıları çalmak, raksetmek bi'l-icma' haramdır. Mezheb sahibi dört imama göre böyledir.

    Sofi taifesinin seyyidi Ahmed Yesevi bunların haram olduğunu tasrih etmiştir. Ben Şeyhülislam Celalül-mille ved-din el-Geylani'nin Fetevasında şu cümleleri gördüm: (Bi'l-icma haram olduğunu bildiği halde raksı helal sayan kimse kafir olur.)

    Şeyh Zemahşeri Keşşaf Tefsirinin birkaç yerinde bu hususla ilgili birkaç cümle kullanmış ki, rakseden ve çalgı çalanlar üzerine büyük bir azabın çökeceğini ifade etmektedir. Nihaye kitabının sahibi ile İmam-ı Mahbubi'nin bundan daha şiddetli görüş ve hükümleri vardır.

    Evet, insaf, diyanet ve içten bir istikameti olan kimse camilerde henüz sakalı bitmemiş gençlerle, havai kimselerle ve taharet, Kur'an-ı kerim, helal ve haramı hatta İslamiyeti bilmeyen cahil halk tabakasıyla nağmelerle dualar yapıp rakseden sofileri ve onların eşeğin anırmasına benzeyen nara ve tuhaf seslerini görüp duyduğunda (onları bundan vazgeçirmeye çalışmalı, gücü yetmediği takdirde kalben buğzedip oradan ayrılmalıdır). Çünkü ibadetü taat namına böyle pespayelik yapan sofi ve hempaları Allah'ın kelamını değiştirir, zikrullahı tağyir ederler. Bir takım belirsiz kelimelerle, dile alınmayacak hezeyanlarla hay, huy, hiy, hiya diyerek zikrederler. (İşte bunlar dinlerini oyun ve eğlence yapmışlardır) demekten başka ne düşünülebilir? Evet onların bu kadar aşırı hezeyanlarını gören insaflı kişi, fıkhi bilgisi ve onların halini geniş bir şekilde tahlil edecek ilmi olmasa bile böyle der ve (Allah'a sığınır).

    Evet, ayakta, otururken ve uzanık halde, edeb dahilinde olursa, zikretmek caizdir. İçine teganni ve raks karışınca, zikir, zikir olmaktan çıkar, sevab yerine günah kazandırır.

    Ama (La ilahe illallah) kelimesini söylerken onun nefy ve isbatını tahkik kasdıyle başı sağa sola hareket ettirmek -zannı galibe göre- caizdir.... Çünkü zikir bu takdirde abes ve oyun olmaktan çıkar da tevhide delalet eden bir fiil olur. Başın edeble, güzel niyetle sağa sola hareket ettirilmesi, bir kelimeyi tekrar etmek manasına gelir.

    İmam-ı Birgivi, Tarikat-i Muhammediyye, Demir Kitabevi, İstanbul, 1996; s.469.
    alıntı.


+ Yorum Gönder