Konusunu Oylayın.: Musa'nın hikayesinin, sami bir halk olan Akadların kralı Sargon ile fazlaca örtüşmesinin, kopya olduğu görüşüne ne dersiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Musa'nın hikayesinin, sami bir halk olan Akadların kralı Sargon ile fazlaca örtüşmesinin, kopya olduğu görüşüne ne dersiniz?
  1. 02.Mayıs.2012, 00:32
    1
    Misafir

    Musa'nın hikayesinin, sami bir halk olan Akadların kralı Sargon ile fazlaca örtüşmesinin, kopya olduğu görüşüne ne dersiniz?






    Musa'nın hikayesinin, sami bir halk olan Akadların kralı Sargon ile fazlaca örtüşmesinin, kopya olduğu görüşüne ne dersiniz? Mumsema Musa'nın hikayesinin, sami bir halk olan Akadların kralı Sargon ile fazlaca örtüşmesinin, kopya olduğu görüşüne ne dersiniz?


  2. 02.Mayıs.2012, 00:32
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 03.Mayıs.2012, 06:17
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,658
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Musa'nın hikayesinin, sami bir halk olan Akadların kralı Sargon ile fazlaca örtüşmesinin, kopya olduğu görüşüne ne dersiniz?




    Evvela, başka yerde gördüğümüz bir hikayenin doğruluğundan şüphe etmezken, Semavî kitaplarda defalarca tekrarlanan Hz. Musa’nın kıssalarında şüpheye düşmek, mantıklı olabilir mi?

    Tarih tekerrürden ibarettir. Bunun manası; tarih içerisinde birçok benzer olayların ve kıssaların meydana gelmesi demektir.

    Bir tane değil, milyonlarca kıssayla tıpa tıp örtüşse bile; iki kere iki= dört eder derecesinde bir kesinlik ile iman ettiğimiz Kur’an’ın hiç bir kelimesinde bile şüpheye düşmeyiz, düşemeyiz.. Çünkü yüzlerce delil ile Allah’ın kitabı olduğuna kesin kanaat ile iman ettiğimiz Kur’an’da doğru olmayan bir tek sözün olabileceğine ihtimal vermemiz, şüpheye düşmemiz, hem dinen, hem aklen, hem vicdanen bizi çelişkiler yumağında tarifi imkânsız derecede rahatsız edecektir.

    Akadlılar tarih açısından Hz. Musa’dan çok önce gelmişlerdir. Şimdi bizden bu kadar uzak olan ve topu topuna 200 yıllık bir ömrü olan Akad devletinin kralına ait bir kıssayı doğru kabul edenler, onlara göre bize çok daha yakın bir zaman diliminde yaşamış ve şu anda bile devam eden Yahudilerin peygamberi Hz. Musa’nın kıssalarını öncelikle kabul etmeleri selim aklın gereğidir.

    Şunu da belirtelim ki, bizim görebildiğimiz kadarıyla, Kral Sorgun’un Hz. Musa’nın hayat hikayesine tıpatıp benzeyen bir hayat hikayesi söz konusu değildir.

    Doğruluğu kadar yalan olma ihtimali kuvvetli olan Akadların kralı Sargon’a ait bilgi kaynağı ile, Hz. Musa’nın kıssasını onaylayan, Allah’ın indirdiği semavî kitaplar yanında, yüzlerce tarih kaynakları kıyaslandığında, -şayet mutlaka bir tarafı tercih etmek gerekirse-, akl-ı selim sahibi hiç bir insanın Hz. Musa’nın kıssasını göz ardı edeceğini düşünemiyoruz.

    Allah türlü türlü evham hastalığına müptela olan bu çağın ve çağdaşların kuruntularından bizimler beraber bütün insanları korusun, hasta olanlarımıza da şifa versin..

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 03.Mayıs.2012, 06:17
    2
    Moderatör



    Evvela, başka yerde gördüğümüz bir hikayenin doğruluğundan şüphe etmezken, Semavî kitaplarda defalarca tekrarlanan Hz. Musa’nın kıssalarında şüpheye düşmek, mantıklı olabilir mi?

    Tarih tekerrürden ibarettir. Bunun manası; tarih içerisinde birçok benzer olayların ve kıssaların meydana gelmesi demektir.

    Bir tane değil, milyonlarca kıssayla tıpa tıp örtüşse bile; iki kere iki= dört eder derecesinde bir kesinlik ile iman ettiğimiz Kur’an’ın hiç bir kelimesinde bile şüpheye düşmeyiz, düşemeyiz.. Çünkü yüzlerce delil ile Allah’ın kitabı olduğuna kesin kanaat ile iman ettiğimiz Kur’an’da doğru olmayan bir tek sözün olabileceğine ihtimal vermemiz, şüpheye düşmemiz, hem dinen, hem aklen, hem vicdanen bizi çelişkiler yumağında tarifi imkânsız derecede rahatsız edecektir.

    Akadlılar tarih açısından Hz. Musa’dan çok önce gelmişlerdir. Şimdi bizden bu kadar uzak olan ve topu topuna 200 yıllık bir ömrü olan Akad devletinin kralına ait bir kıssayı doğru kabul edenler, onlara göre bize çok daha yakın bir zaman diliminde yaşamış ve şu anda bile devam eden Yahudilerin peygamberi Hz. Musa’nın kıssalarını öncelikle kabul etmeleri selim aklın gereğidir.

    Şunu da belirtelim ki, bizim görebildiğimiz kadarıyla, Kral Sorgun’un Hz. Musa’nın hayat hikayesine tıpatıp benzeyen bir hayat hikayesi söz konusu değildir.

    Doğruluğu kadar yalan olma ihtimali kuvvetli olan Akadların kralı Sargon’a ait bilgi kaynağı ile, Hz. Musa’nın kıssasını onaylayan, Allah’ın indirdiği semavî kitaplar yanında, yüzlerce tarih kaynakları kıyaslandığında, -şayet mutlaka bir tarafı tercih etmek gerekirse-, akl-ı selim sahibi hiç bir insanın Hz. Musa’nın kıssasını göz ardı edeceğini düşünemiyoruz.

    Allah türlü türlü evham hastalığına müptela olan bu çağın ve çağdaşların kuruntularından bizimler beraber bütün insanları korusun, hasta olanlarımıza da şifa versin..

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder