Konusunu Oylayın.: Ebu anter kimdir? Hz. Hamzayı bir tokatla sağır eden çok güçlü bir savaşçı olan ebu antermidir?

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 6 kişi
Ebu anter kimdir? Hz. Hamzayı bir tokatla sağır eden çok güçlü bir savaşçı olan ebu antermidir?
  1. 01.Mayıs.2012, 19:03
    1
    Misafir

    Ebu anter kimdir? Hz. Hamzayı bir tokatla sağır eden çok güçlü bir savaşçı olan ebu antermidir?






    Ebu anter kimdir? Hz. Hamzayı bir tokatla sağır eden çok güçlü bir savaşçı olan ebu antermidir? Mumsema selamünaleyküm.hz. hamzayı bir tokatla sagır eden cok güçlü bir savaşcı olan ebu antermidir.nereden araştırabilirim


  2. 01.Mayıs.2012, 19:03
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 19.Nisan.2016, 17:41
    2
    Mucahid
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ağustos.2007
    Üye No: 2247
    Mesaj Sayısı: 503
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Ebu anter kimdir? Hz. Hamzayı bir tokatla sağır eden çok güçlü bir savaşçı olan ebu antermidir?




    hz hamzanın gücü, ebu anter, hz alinin gücü konusundaki bu rivayet sadece hikayedir.

    Alıntı
    Anter adlı pehlivanı çağırıp mezardan çıkması



    Kırkaltıncı Menâkıb:

    Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin zemân-ı şerîflerinden önce, Arabistâna bir pehlivân gelmişdi. Anter adlı bir dilâver, gürbüz pehlivân idi. Fahr-i âlemin “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” zemân-ı şerîflerine gelinceye kadar böyle bir pehlivân gelmemişdi. İbrâhîm aleyhisselâmın dîni üzerine idi. Bedi’üzzemân, Kâsım, âlemşâh gibi oğulları vardı. Bu kıssayı hazret-i Hamza “radıyallahü anh” hazretlerine isnâd ederler. Ya’nî bunlar hazret-i Hamzanın oğullarıdır, derler.



    Nihâyet Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurmuşdur ki, (Medh edecekseniz, benim amcam Hamzayı medh ediniz!). Kıssa kitâblarını te’lîf edenler, bu hadîs-i şerîfi sened olarak alıp, Antere, hazret-i Hamzadır “radıyallahü teâlâ anh”, dediler. Gâyet kuvvetli, behâdır pehlivân idi. Zemân-ı şerîflerinde, hazret-i Hamzanın karşısına çıkacak bir pehlivân yok idi. Allahü Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bir al at vermişdi. Adına Eşkâr derlerdi. O asrda ondan güzel at yok idi. O, zemânın sâhib kırânı idi. Hazret-i Hamza hazret-i İbrâhîm aleyhisselâmın dîni üzerine idi. Hazret-i Fahr-i âlem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” efendimizin amcası idi. Gâyet riâyet edip, severdi. Resûl-i ekrem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri de hazret-i Hamzayı severdi. Vahy nâzil oldukda, dîn-i islâm ile müşerref oldular. Dâimâ Eşkâr adındaki atına binerdi. Mubârek arkasını [sırtını] kimse yere getirememiş idi. Hattâ ilk önce Muhammed Mustaf⠓sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin emr-i şerîfi ile kan döken hazret-i Hamza olmuşdur. Uhud gazâsında şehîd olmuşdur. Server-i kâinât aleyhi ekmelüttehiyyât, Ona (Reîs-üş şühedâ) diye zikr etmişdir. Menkıbelerinin nihâyeti yokdur.

    Sözümüze dönelim: Bir gün Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin huzûrlarında Anterin erliğini ve dilâverliğini, boyunu-posunu ve yapdığı gazâları anlatdılar. Emîr-ül mü’minîn hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” orada hâzır idi. Anterin evsâfını, kulağı ile işitince, Antere âşık oldu. Kalbinden geçirdi ki, ne olaydı Anteri, silâhı ve atı ile görüp, konuşaydım. Sultân-ı kevneyn ve Resûl-i sakaleyn “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri, nübüvvet nûru ile, kalbinden geçeni bilip, buyurdular ki, (Yâ Alî! Anteri görmek istersen, falan dereye var. Yâ Anter, bana gel diye, çağır!) Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” o dereye varıp, seslendi, yâ Anter, beri gel. O dereden ve etrâfında olan dağlardan ve düzlüklerden, birçok, hesâbsız sesler geldi ki, lebbeyk, lebbeyk [buyur] yâ Alî, hangimizi istersin, diyorlardı. Şaşırdı. Ne yapacağını bilemedi. Gaybdan bir ses geldi ki, yâ Alî! Birçok Anter dünyâya gelip, toprak içinde yatarlar. Onu anası ve babası ismi ile çağır. Tekrâr hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” filan oğlu Anter deyip, çağırdıkda, Anter bütün silâhlarını kuşanmış olarak, Allahü teâlâ hazretlerinin emri ile, hazret-i Alînin huzûr-ı şerîflerine gelip, selâm verdi. Hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” esedullah iken, erlikde ve behâdırlakda eşi ve benzeri yok iken, Anterin boy, pos, heybet ve selâbetini müşâhede etdikde, kalb-i şerîflerine bir korku geldi. Kâdir-i mutlak olan Allahü teâlâyı tenzîh ve takdîs, tekbîr ve tesbîh etdi.

    Etiketler: 4 BÜYÜK HALİFE, 4 BÜYÜK HALİFENİN MENKIBELERİ, Hz. Ali (R.A.)



  4. 19.Nisan.2016, 17:41
    2
    Devamlı Üye



    hz hamzanın gücü, ebu anter, hz alinin gücü konusundaki bu rivayet sadece hikayedir.

    Alıntı
    Anter adlı pehlivanı çağırıp mezardan çıkması



    Kırkaltıncı Menâkıb:

    Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin zemân-ı şerîflerinden önce, Arabistâna bir pehlivân gelmişdi. Anter adlı bir dilâver, gürbüz pehlivân idi. Fahr-i âlemin “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” zemân-ı şerîflerine gelinceye kadar böyle bir pehlivân gelmemişdi. İbrâhîm aleyhisselâmın dîni üzerine idi. Bedi’üzzemân, Kâsım, âlemşâh gibi oğulları vardı. Bu kıssayı hazret-i Hamza “radıyallahü anh” hazretlerine isnâd ederler. Ya’nî bunlar hazret-i Hamzanın oğullarıdır, derler.



    Nihâyet Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurmuşdur ki, (Medh edecekseniz, benim amcam Hamzayı medh ediniz!). Kıssa kitâblarını te’lîf edenler, bu hadîs-i şerîfi sened olarak alıp, Antere, hazret-i Hamzadır “radıyallahü teâlâ anh”, dediler. Gâyet kuvvetli, behâdır pehlivân idi. Zemân-ı şerîflerinde, hazret-i Hamzanın karşısına çıkacak bir pehlivân yok idi. Allahü Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bir al at vermişdi. Adına Eşkâr derlerdi. O asrda ondan güzel at yok idi. O, zemânın sâhib kırânı idi. Hazret-i Hamza hazret-i İbrâhîm aleyhisselâmın dîni üzerine idi. Hazret-i Fahr-i âlem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” efendimizin amcası idi. Gâyet riâyet edip, severdi. Resûl-i ekrem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri de hazret-i Hamzayı severdi. Vahy nâzil oldukda, dîn-i islâm ile müşerref oldular. Dâimâ Eşkâr adındaki atına binerdi. Mubârek arkasını [sırtını] kimse yere getirememiş idi. Hattâ ilk önce Muhammed Mustaf⠓sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin emr-i şerîfi ile kan döken hazret-i Hamza olmuşdur. Uhud gazâsında şehîd olmuşdur. Server-i kâinât aleyhi ekmelüttehiyyât, Ona (Reîs-üş şühedâ) diye zikr etmişdir. Menkıbelerinin nihâyeti yokdur.

    Sözümüze dönelim: Bir gün Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin huzûrlarında Anterin erliğini ve dilâverliğini, boyunu-posunu ve yapdığı gazâları anlatdılar. Emîr-ül mü’minîn hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” orada hâzır idi. Anterin evsâfını, kulağı ile işitince, Antere âşık oldu. Kalbinden geçirdi ki, ne olaydı Anteri, silâhı ve atı ile görüp, konuşaydım. Sultân-ı kevneyn ve Resûl-i sakaleyn “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri, nübüvvet nûru ile, kalbinden geçeni bilip, buyurdular ki, (Yâ Alî! Anteri görmek istersen, falan dereye var. Yâ Anter, bana gel diye, çağır!) Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” o dereye varıp, seslendi, yâ Anter, beri gel. O dereden ve etrâfında olan dağlardan ve düzlüklerden, birçok, hesâbsız sesler geldi ki, lebbeyk, lebbeyk [buyur] yâ Alî, hangimizi istersin, diyorlardı. Şaşırdı. Ne yapacağını bilemedi. Gaybdan bir ses geldi ki, yâ Alî! Birçok Anter dünyâya gelip, toprak içinde yatarlar. Onu anası ve babası ismi ile çağır. Tekrâr hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” filan oğlu Anter deyip, çağırdıkda, Anter bütün silâhlarını kuşanmış olarak, Allahü teâlâ hazretlerinin emri ile, hazret-i Alînin huzûr-ı şerîflerine gelip, selâm verdi. Hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” esedullah iken, erlikde ve behâdırlakda eşi ve benzeri yok iken, Anterin boy, pos, heybet ve selâbetini müşâhede etdikde, kalb-i şerîflerine bir korku geldi. Kâdir-i mutlak olan Allahü teâlâyı tenzîh ve takdîs, tekbîr ve tesbîh etdi.

    Etiketler: 4 BÜYÜK HALİFE, 4 BÜYÜK HALİFENİN MENKIBELERİ, Hz. Ali (R.A.)






+ Yorum Gönder