Konusunu Oylayın.: Siz otururken yanınıza birisi gelirse ayağa kalkmayın, anlamında bir hadis var mıdır? Babama, misafire, büyüklere kalmak günahtır mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Siz otururken yanınıza birisi gelirse ayağa kalkmayın, anlamında bir hadis var mıdır? Babama, misafire, büyüklere kalmak günahtır mıdır?
  1. 01.Mayıs.2012, 16:06
    1
    Misafir

    Siz otururken yanınıza birisi gelirse ayağa kalkmayın, anlamında bir hadis var mıdır? Babama, misafire, büyüklere kalmak günahtır mıdır?






    Siz otururken yanınıza birisi gelirse ayağa kalkmayın, anlamında bir hadis var mıdır? Babama, misafire, büyüklere kalmak günahtır mıdır? Mumsema Siz otururken yanınıza birisi gelirse ayağa kalkmayın, anlamında bir hadis var mıdır? Babama, misafire, büyüklere kalmak günahtır mıdır?

    ilgili ayet ve hadisler


  2. 01.Mayıs.2012, 16:06
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Mayıs.2012, 12:45
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Siz otururken yanınıza birisi gelirse ayağa kalkmayın, anlamında bir hadis var mıdır? Babama, misafire, büyüklere kalmak günahtır mıdır?




    Ebu Ümame anlatıyor: Hz. peygamber elinde bastonu olduğu halde yanımıza geldi. Biz de onu karşılamak üzere ayağa kalktık. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Acemlerin/arap olmayanların birbirine karşı -saygı göstermek için- kalktıkları gibi kalkmayın.” (Ebu Davud, Edeb,165)

    - İbn Hacer, Taberi’den naklen bu hadisin zayıf olduğunu belirtmiştir. (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 11/49-50)
    Bu konuda başka hadis rivayetleri de vardır:

    "Kim bir zengine eğilir, onu yücelttiği ve elindekilere göz diktiği için kendini küçültürse, şahsiyetinin üçte ikisi ve dinin yarısı gider." (Beyhakî, es-Sünenü’l Kübrâ; Alâuddin Abidin, el-Hediyye'l-Alâiyye, 249; Benzer bir hadis ve açıklaması için bk. Fetâvay-i Ibn Salah,18)

    "Kim insanların kendisi için hazırola geçmesinden (el-pençe divan durmasından) hoşlanırsa ateşten yerine hazırlansın" buyurdular. (el-Beyan vet-ta'rif, 2/205)

    Ayrıca birisinin önünde ayağa kalkmanın caiz olduğunu gösteren hadisler de vardır:

    a. Ebu Said el-Hudrî anlatıyor: Beni Kureyza yahudileri Hz. Sad b. Muaz’ın hükmünü kabul ettikleri zaman, kendisi(hasta haliyle) bir merkebin sırtında geldi. Peygamberimiz onu görünce oradakilere “Efendinizin/reisinizin önünde kalkın” buyurdu. (Buharî, Atk,17; İstizan, 26)

    b. Hz. Aişe anlatıyor: "Hz.peygamber, kızı Fatıma’nın geldiğini gördüğü zaman, “hoş geldin” der ve hemen yerinden kalkar, onu öper ve kendi yerine oturturdu.” (İbn Hacer, 11/50)

    c. Hz. Kab’ın tövbesinin kabul edilmesi üzerine ilk defa camiye geldiğinde, Hz. Talha önünden kalkmış ve onu ayakta karşılamıştır. Hz. Peygamber ise bu davranışına bir şey dememiştir. (İbn Hacer, 11/52)

    İmam Nevevî ve Hattabî gibi bazı alimlerin de ifade ettikleri gibi, önünden kalktığımız kişi gerçekten faziletiyle buna layık ise, bu kalkmak bir saygının ifadesi olduğu için müstehaptır. (İbn Haceri, 11/51). Çünkü “büyüklerimize saygı, küçüklerimize şefkat göstermeyen bizden değildir” (Câmiu's-sağîr, 5/388) hadisi de bunu emretmektedir.

    Şayet bu kalkma işi, bir saygıdan çok, gelen adama aşırı bir büyüklük atfetmekten kaynaklanıyorsa bu caiz değildir. Kalkmayı uygun görmeyen hadisleri bu manaya yorumlamak daha uygun görülmektedir.

    Bazı fıkıh kitaplarında; "Mescidde oturanın ve Kur'ân okuya¬nın da yanlarına giren için -eğer kalkılmağa layık birisi ise- saygı için kalkmaları mekruh olmaz." denir. (en-Nemenkanî, el-Fethur'-Rahmani, 2/256)

    Tahavî, "Ayağa kalkmanın kendisi (liaynihi) mekruh değildir. Mekruh (haram) olan ayağa kalkılmasından hoşlanmak ve kalkılmayacak kimse için kalkmaktır." derken, İbn Vehbân: "Bana göre günümüzde ayağa kalkılması güzel (müstehap) olmalıdır. Çünkü kalkılmaması kin, nefret ve düşmanlığa -özellikle de kalkma adeti olan yerlerde- sebep olabilmektedir." der. (en-Nemenkanî, a.g.e., 2/257)

    Ezraî ise; "Hatta günümüzde, İbn Abdisselam'ın da işaret ettiği gibi, düşmanlığı ve ilişkilerin kesilmesini önlemek için kalkmak vacip bile olmuştur, mefsedetleri önleme cümlesine dahil olmuştur." görüşünü bildirir. (bk., İbn Hacer el-Mekkî, ez-Zevacîr, 2/171) Ama onun bu görüşünü el-Mekkî, büyük günahları saydığı kitabında "üç yüz doksan yedinci büyük günah, halkın kendisine saygı ve hürmetle kalkmasını insanın sevmesidir" başlığı altında verir. Sonra şu açıklamayı yapar: "Demek ki, ilim, şeref, ahlâk, evlat-baba ilişkisi, arkadaşlık vb. duygularla kalkmanın sakıncası yoktur. Hatta Nevevî'nin bunu kabul etmeyenlere cevap olarak yazdığı bir risalesi vardır." der. (el-Mekkî, a.y.)

    Asr-ı saadette müminlerin Hz. Peygamberi (asm) gördüklerinde ayağa kalkma adetleri yoktu. Hatta Enes b. Malik der ki:
    "İnsanların Hz. Peygamber’den (asm) daha çok sevdikleri bir kimse yoktu. Buna rağmen onu gördüklerinde ayağa kalkmazlardı. Çünkü onun bundan hoşlanmadığını bilirlerdi. Fakat uzaktan gelen birisini karşılamak üzere ayağa kalkarlardı." (Fetavây-ı Hindiyye, 5/325, 369; Bezzâziye, 6/354; Nevevî, el-Fetâva, 79)

    Sonuç olarak:

    1. İnsanların kendileri için ayağa kalkılmasını ve el pençe divan durulmasını sevmeleri ve istemeleri haramdır.

    2. İlim ehli, edepli, ahlâklı kimseler, baba, dede gibi yakınlar, yolculuktan gelenler için bir gönül alma ve ikram için kalkmak güzeldir, (müstehaptır).

    3. İnsanlara zenginliklerinden ötürü ayağa kalkmak haramdır.

    4. Kalkılmadığı takdirde, bu hareketin saygısızlık sayılacağı, kine, nefrete ve düşmanlığa ya da kalkmayanın başka bir zarar görmesine sebep olacağı yerlerde ayağa kalkmak, kalkan için günah değildir, ama kalkılan için haramdır. (krş İbn Hacer,11/51-52; Aynî, Umdetü'l-kârî, 20/252; Faruk Beşer, Fetvalarla Çağdaş Hayat, Nun Yayıncılık, İstanbul 1997, s.476-479)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 02.Mayıs.2012, 12:45
    2
    Moderatör



    Ebu Ümame anlatıyor: Hz. peygamber elinde bastonu olduğu halde yanımıza geldi. Biz de onu karşılamak üzere ayağa kalktık. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Acemlerin/arap olmayanların birbirine karşı -saygı göstermek için- kalktıkları gibi kalkmayın.” (Ebu Davud, Edeb,165)

    - İbn Hacer, Taberi’den naklen bu hadisin zayıf olduğunu belirtmiştir. (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 11/49-50)
    Bu konuda başka hadis rivayetleri de vardır:

    "Kim bir zengine eğilir, onu yücelttiği ve elindekilere göz diktiği için kendini küçültürse, şahsiyetinin üçte ikisi ve dinin yarısı gider." (Beyhakî, es-Sünenü’l Kübrâ; Alâuddin Abidin, el-Hediyye'l-Alâiyye, 249; Benzer bir hadis ve açıklaması için bk. Fetâvay-i Ibn Salah,18)

    "Kim insanların kendisi için hazırola geçmesinden (el-pençe divan durmasından) hoşlanırsa ateşten yerine hazırlansın" buyurdular. (el-Beyan vet-ta'rif, 2/205)

    Ayrıca birisinin önünde ayağa kalkmanın caiz olduğunu gösteren hadisler de vardır:

    a. Ebu Said el-Hudrî anlatıyor: Beni Kureyza yahudileri Hz. Sad b. Muaz’ın hükmünü kabul ettikleri zaman, kendisi(hasta haliyle) bir merkebin sırtında geldi. Peygamberimiz onu görünce oradakilere “Efendinizin/reisinizin önünde kalkın” buyurdu. (Buharî, Atk,17; İstizan, 26)

    b. Hz. Aişe anlatıyor: "Hz.peygamber, kızı Fatıma’nın geldiğini gördüğü zaman, “hoş geldin” der ve hemen yerinden kalkar, onu öper ve kendi yerine oturturdu.” (İbn Hacer, 11/50)

    c. Hz. Kab’ın tövbesinin kabul edilmesi üzerine ilk defa camiye geldiğinde, Hz. Talha önünden kalkmış ve onu ayakta karşılamıştır. Hz. Peygamber ise bu davranışına bir şey dememiştir. (İbn Hacer, 11/52)

    İmam Nevevî ve Hattabî gibi bazı alimlerin de ifade ettikleri gibi, önünden kalktığımız kişi gerçekten faziletiyle buna layık ise, bu kalkmak bir saygının ifadesi olduğu için müstehaptır. (İbn Haceri, 11/51). Çünkü “büyüklerimize saygı, küçüklerimize şefkat göstermeyen bizden değildir” (Câmiu's-sağîr, 5/388) hadisi de bunu emretmektedir.

    Şayet bu kalkma işi, bir saygıdan çok, gelen adama aşırı bir büyüklük atfetmekten kaynaklanıyorsa bu caiz değildir. Kalkmayı uygun görmeyen hadisleri bu manaya yorumlamak daha uygun görülmektedir.

    Bazı fıkıh kitaplarında; "Mescidde oturanın ve Kur'ân okuya¬nın da yanlarına giren için -eğer kalkılmağa layık birisi ise- saygı için kalkmaları mekruh olmaz." denir. (en-Nemenkanî, el-Fethur'-Rahmani, 2/256)

    Tahavî, "Ayağa kalkmanın kendisi (liaynihi) mekruh değildir. Mekruh (haram) olan ayağa kalkılmasından hoşlanmak ve kalkılmayacak kimse için kalkmaktır." derken, İbn Vehbân: "Bana göre günümüzde ayağa kalkılması güzel (müstehap) olmalıdır. Çünkü kalkılmaması kin, nefret ve düşmanlığa -özellikle de kalkma adeti olan yerlerde- sebep olabilmektedir." der. (en-Nemenkanî, a.g.e., 2/257)

    Ezraî ise; "Hatta günümüzde, İbn Abdisselam'ın da işaret ettiği gibi, düşmanlığı ve ilişkilerin kesilmesini önlemek için kalkmak vacip bile olmuştur, mefsedetleri önleme cümlesine dahil olmuştur." görüşünü bildirir. (bk., İbn Hacer el-Mekkî, ez-Zevacîr, 2/171) Ama onun bu görüşünü el-Mekkî, büyük günahları saydığı kitabında "üç yüz doksan yedinci büyük günah, halkın kendisine saygı ve hürmetle kalkmasını insanın sevmesidir" başlığı altında verir. Sonra şu açıklamayı yapar: "Demek ki, ilim, şeref, ahlâk, evlat-baba ilişkisi, arkadaşlık vb. duygularla kalkmanın sakıncası yoktur. Hatta Nevevî'nin bunu kabul etmeyenlere cevap olarak yazdığı bir risalesi vardır." der. (el-Mekkî, a.y.)

    Asr-ı saadette müminlerin Hz. Peygamberi (asm) gördüklerinde ayağa kalkma adetleri yoktu. Hatta Enes b. Malik der ki:
    "İnsanların Hz. Peygamber’den (asm) daha çok sevdikleri bir kimse yoktu. Buna rağmen onu gördüklerinde ayağa kalkmazlardı. Çünkü onun bundan hoşlanmadığını bilirlerdi. Fakat uzaktan gelen birisini karşılamak üzere ayağa kalkarlardı." (Fetavây-ı Hindiyye, 5/325, 369; Bezzâziye, 6/354; Nevevî, el-Fetâva, 79)

    Sonuç olarak:

    1. İnsanların kendileri için ayağa kalkılmasını ve el pençe divan durulmasını sevmeleri ve istemeleri haramdır.

    2. İlim ehli, edepli, ahlâklı kimseler, baba, dede gibi yakınlar, yolculuktan gelenler için bir gönül alma ve ikram için kalkmak güzeldir, (müstehaptır).

    3. İnsanlara zenginliklerinden ötürü ayağa kalkmak haramdır.

    4. Kalkılmadığı takdirde, bu hareketin saygısızlık sayılacağı, kine, nefrete ve düşmanlığa ya da kalkmayanın başka bir zarar görmesine sebep olacağı yerlerde ayağa kalkmak, kalkan için günah değildir, ama kalkılan için haramdır. (krş İbn Hacer,11/51-52; Aynî, Umdetü'l-kârî, 20/252; Faruk Beşer, Fetvalarla Çağdaş Hayat, Nun Yayıncılık, İstanbul 1997, s.476-479)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder