Konusunu Oylayın.: Psikolojisi bozuk veya bilinçli bir şekilde küfür ederse isyan ederse ve hemen tövbe etmeyip bi kaç sene sonra tövbe ederse Allah onu affeder mi?

5 üzerinden 4.25 | Toplam : 8 kişi
Psikolojisi bozuk veya bilinçli bir şekilde küfür ederse isyan ederse ve hemen tövbe etmeyip bi kaç sene sonra tövbe ederse Allah onu affeder mi?
  1. 27.Nisan.2012, 18:37
    1
    Misafir

    Psikolojisi bozuk veya bilinçli bir şekilde küfür ederse isyan ederse ve hemen tövbe etmeyip bi kaç sene sonra tövbe ederse Allah onu affeder mi?






    Psikolojisi bozuk veya bilinçli bir şekilde küfür ederse isyan ederse ve hemen tövbe etmeyip bi kaç sene sonra tövbe ederse Allah onu affeder mi? Mumsema Allaha isyan edenlerin tövbesi kabul olurmu Allaha isyan edenlerin tövbesi kabul olurmu Allaha küfür edenlerin tövbesi kabul olurmu Dinden çıkarmı


  2. 27.Nisan.2012, 18:37
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Nisan.2012, 22:06
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: psikolojisi bozuk veya bilinçli bir şekilde küfür ederse isyan ederse ve hemen tövbe etmeyip bi kaç sene sonra tövbe ederse Allah onu affeder mi?




    TÖVBENİN KABUL ŞARTLARI

    Tövbenin kabul olması için yerine getirilmesi gereken dört şartı vardır:

    1 - Günah işlememeğe kesin karar vermek: Kul günahından tövbe etmeğe kalkıştığı zaman bir daha asla günah işlemeyeceğine kalbiyle Allah'a karşı kesin söz vermelidir. Bir daha da aynı günahı işlemeye yanaşmamalıdır. Eğer, günahı terk ettiği halde içinde bazen işlemek arzusu kımıldanıyorsa, o kimse tövbe etmiş sayılmaz; O günaha karşı içinden geçen bütün en ufak arzu kırıntılarını bile söküp atmaya çalışmalı ve bunun kesin kararını vermeğe bakmalıdır.

    2 - İşlenmiş olan bir günahtan tövbe etmek: Kul daha önce işlemiş bulunduğu bir günah için tövbe etmeli, pişmanlık duymalıdır. Daha önce işlemediği bir günah için tövbe etmemelidir. Çünkü o günahsızdır. Neye tövbe edecek? Meselâ sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hakkında
    - O küfürden uzaktı. diyebiliriz fakat:
    - O, küfürden tövbe etti. diyemeyiz. Dense bile çok yersiz ve mânasız bir söz olur. Çünkü Peygamberimiz hiç bir zaman küfür üzere olmamıştır.
    - Hz. Ömer küfürden döndü, tövbe etti, diyebiliriz. Böyle bir söz gerçeği söylemekten başka bir şey değildir. Çünkü Halife Ömer önce kâfir idi. İslâmiyete sonradan girdi.

    3 - Daha önce işlenilen günah, bundan sonra işlenmemeye kesin karar verilen günah şiddet ve derecesinde olmalıdır: Kul günahından tövbe ederken işlemiş olduğu günahının, bir daha işlememek üzere karar verdiği günahın dengi olması gerekir. Ancak tövbesi o vakit kabul görür. Meselâ yaşlı bir kimse güçlü kuvvetli olduğu gençlik yıllarının heyecanı ile zina suçu işleyerek namusa göz dikmiş olabilir veya yine kanının kaynadığı yıllarda yol keserek adam soyabilir. İhtiyarlayınca bir gün bu işlediği ağır suçlarından ötürü tövbe ve istiğfar getirebilir.
    Bu ağır suçlardan ötürü tövbe eden ihtiyar adama tövbe kapıları açıktır. Gerçekten tövbe etmişse kabul de görür. Yalnız şu farkla ki, bir daha zina suçu işlememeğe veya yol kesip insan soymamağa karar vermek şeklinde değildir. Çünkü artık zaten bunları işleyecek güç ve takattan düşmüştür; istese de yapacak durumu yoktur. Fakat bununla birlikte yalan söyleyebilir, bir başkasını çirkin iftiralarına kurban edebilir, veya onu bunu çekiştirerek Müslümanları birbirine düşürebilir. Bunlar ve bunlara benzer aynı derece ve şiddetle suç ve günahlar işleyebilir. Ki bunlar da zina ve yol kesicilik derecesinde ağır ve çirkin birer günahtır, işte bu yönden zinadan veya yol kesicilikten tövbe eden bir ihtiyarın tövbesi câizdir ve Allah katında da kabul görür.
    Günahlar derece derecedir. Fakat aslında tüm günahlar bir nokta etrafında toplanıyor. Derece bakımından bid'atın altında kalanlar veya küfre sokanlar... Bid'atlar ise küfrün bir derece daha altında kalan günah çeşididir.

    4 - Tövbe sırf Allah için yapılmalıdır. Tövbenin kabul edilmesi için dördüncü şart da onu sadece Allah'a yapmaktır. Tövbe eden kimse, tövbe ederken daima Allah'ı düşünmeli, O'nun gazabını, acı azabını gözleri önüne getirmelidir. Yoksa dünyalık bir çıkar sağlamak niyetinde, şehvet hırsiyle, makam ve mevki düşüncesiyle yapılan tövbeler Allah katında kabul görmeyecektir. Yoksulluktan kurtularak mal ve servete kavuşmak için tövbe etmek, yahut işlemeğe gücü yetmediği bir fiilden ve yahut da etrafındaki insanlardan korktuğundan dolayı tövbe etmek kabul değildir. Böylesine bir harekete girişen kimse tövbe etmiş sayılmaz.
    İşte buraya kadar verdiğimiz izahlar tövbenin kabul olmasını temin eden başlıca şartlardır. Bu şartları eksiksiz olarak yerine getiren mümin tam mânasıyla bir
    tövbe etmiş ve gerçekten Allah'a yönelmiş demektir.


  4. 27.Nisan.2012, 22:06
    2
    Silent and lonely rains



    TÖVBENİN KABUL ŞARTLARI

    Tövbenin kabul olması için yerine getirilmesi gereken dört şartı vardır:

    1 - Günah işlememeğe kesin karar vermek: Kul günahından tövbe etmeğe kalkıştığı zaman bir daha asla günah işlemeyeceğine kalbiyle Allah'a karşı kesin söz vermelidir. Bir daha da aynı günahı işlemeye yanaşmamalıdır. Eğer, günahı terk ettiği halde içinde bazen işlemek arzusu kımıldanıyorsa, o kimse tövbe etmiş sayılmaz; O günaha karşı içinden geçen bütün en ufak arzu kırıntılarını bile söküp atmaya çalışmalı ve bunun kesin kararını vermeğe bakmalıdır.

    2 - İşlenmiş olan bir günahtan tövbe etmek: Kul daha önce işlemiş bulunduğu bir günah için tövbe etmeli, pişmanlık duymalıdır. Daha önce işlemediği bir günah için tövbe etmemelidir. Çünkü o günahsızdır. Neye tövbe edecek? Meselâ sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hakkında
    - O küfürden uzaktı. diyebiliriz fakat:
    - O, küfürden tövbe etti. diyemeyiz. Dense bile çok yersiz ve mânasız bir söz olur. Çünkü Peygamberimiz hiç bir zaman küfür üzere olmamıştır.
    - Hz. Ömer küfürden döndü, tövbe etti, diyebiliriz. Böyle bir söz gerçeği söylemekten başka bir şey değildir. Çünkü Halife Ömer önce kâfir idi. İslâmiyete sonradan girdi.

    3 - Daha önce işlenilen günah, bundan sonra işlenmemeye kesin karar verilen günah şiddet ve derecesinde olmalıdır: Kul günahından tövbe ederken işlemiş olduğu günahının, bir daha işlememek üzere karar verdiği günahın dengi olması gerekir. Ancak tövbesi o vakit kabul görür. Meselâ yaşlı bir kimse güçlü kuvvetli olduğu gençlik yıllarının heyecanı ile zina suçu işleyerek namusa göz dikmiş olabilir veya yine kanının kaynadığı yıllarda yol keserek adam soyabilir. İhtiyarlayınca bir gün bu işlediği ağır suçlarından ötürü tövbe ve istiğfar getirebilir.
    Bu ağır suçlardan ötürü tövbe eden ihtiyar adama tövbe kapıları açıktır. Gerçekten tövbe etmişse kabul de görür. Yalnız şu farkla ki, bir daha zina suçu işlememeğe veya yol kesip insan soymamağa karar vermek şeklinde değildir. Çünkü artık zaten bunları işleyecek güç ve takattan düşmüştür; istese de yapacak durumu yoktur. Fakat bununla birlikte yalan söyleyebilir, bir başkasını çirkin iftiralarına kurban edebilir, veya onu bunu çekiştirerek Müslümanları birbirine düşürebilir. Bunlar ve bunlara benzer aynı derece ve şiddetle suç ve günahlar işleyebilir. Ki bunlar da zina ve yol kesicilik derecesinde ağır ve çirkin birer günahtır, işte bu yönden zinadan veya yol kesicilikten tövbe eden bir ihtiyarın tövbesi câizdir ve Allah katında da kabul görür.
    Günahlar derece derecedir. Fakat aslında tüm günahlar bir nokta etrafında toplanıyor. Derece bakımından bid'atın altında kalanlar veya küfre sokanlar... Bid'atlar ise küfrün bir derece daha altında kalan günah çeşididir.

    4 - Tövbe sırf Allah için yapılmalıdır. Tövbenin kabul edilmesi için dördüncü şart da onu sadece Allah'a yapmaktır. Tövbe eden kimse, tövbe ederken daima Allah'ı düşünmeli, O'nun gazabını, acı azabını gözleri önüne getirmelidir. Yoksa dünyalık bir çıkar sağlamak niyetinde, şehvet hırsiyle, makam ve mevki düşüncesiyle yapılan tövbeler Allah katında kabul görmeyecektir. Yoksulluktan kurtularak mal ve servete kavuşmak için tövbe etmek, yahut işlemeğe gücü yetmediği bir fiilden ve yahut da etrafındaki insanlardan korktuğundan dolayı tövbe etmek kabul değildir. Böylesine bir harekete girişen kimse tövbe etmiş sayılmaz.
    İşte buraya kadar verdiğimiz izahlar tövbenin kabul olmasını temin eden başlıca şartlardır. Bu şartları eksiksiz olarak yerine getiren mümin tam mânasıyla bir
    tövbe etmiş ve gerçekten Allah'a yönelmiş demektir.





+ Yorum Gönder