Konusunu Oylayın.: Bugün kendilerini Selefi olarak adlandırmış kişilerin durumu nedir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bugün kendilerini Selefi olarak adlandırmış kişilerin durumu nedir ?
  1. 24.Nisan.2012, 13:03
    1
    Misafir

    Bugün kendilerini Selefi olarak adlandırmış kişilerin durumu nedir ?

  2. 25.Nisan.2012, 11:14
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Bugün kendilerini Selefi olarak adlandırmış kişilerin durumu nedir ?




    Selef, kelime itibariyle önceden yaşayan, kavram olarak da islamın ilk
    dönemlerinde yaşayan, kendilerine göre metotları ve görüşleri olan ilim adamlarıdır.
    Daha sonra yaşadığı halde aynı metotları benimseyen ve aynı görüşleri paylaşan
    âlimlere de selefiyye denmektedir. İlk dönem selef âlimlerini diğerlerinden ayırmak
    için onlara mütekaddimun selef (ilk dönem selef), diğerlerine de müteahhirun selef
    denmektedir.
    Selef, nasların metafizik âlemle ilgili olanlarının yorumlanmasını doğru
    bulmamaktadır. Akılla bu konularda hüküm koymanın gerçeği karşılamayacağını
    savunmaktadır. Ancak dini konuların anlaşılmasında kendi akıllarıyla ilkeler koymaya
    devam etmektedirler. Dolayısıyla selef, dini alanda akılla ilk ilke koyucu ve bu ilkelere
    uymayanları kınayan olmuşlardır.

    I. SELEFİN KELİME ANLAMI
    Selef kelimesi, arapça kökenli olup, ﺳﻠﻔﺎ ﻳﺴﻠﻒ ﺳﻠﻒ den mastardır. Türkçe
    anlamı ise önce gelenler, yaşça büyük veya makamca ileri gelenler, yapılan hayır
    işleri, faizsiz borç verme ve görüşleri kendinden sonra taklit edilen kimse, gibi
    anlamlara gelir.
    1
    II. SELEFİN ISTILAH ANLAMI
    Selef kelimesi kapsamının genişliğinden dolayı birkaç manada kullanılmıştır.
    Bu kullanıma imkan sağlayan temel unsurlar ise; kelimenin sözlük anlamının verdiği
    zaman unsuru ve belli görüşe sahip alimlere alem olarak kullanılmasıdır. Bu iki
    unsurdan birini veya her ikisini dikkate alarak yapılacak tanımlama kavramın
    içeriğinin oluşmasında belirleyici bir etken olacaktır. Zaten selefin tanımındaki
    farklılığın kaynağı da bu iki unsurdur. Şimdi bu unsurları gözden geçirelim ve
    yolaçtığı farklılıkları tespite çalışalım

    konu uzun olduğundan dolayı
    ayrıntılı bilgi için PDF dosyasına bkz>>>

    http://eskidergi.cumhuriyet.edu.tr/makale/939.pdf


  3. 25.Nisan.2012, 11:14
    2
    Silent and lonely rains



    Selef, kelime itibariyle önceden yaşayan, kavram olarak da islamın ilk
    dönemlerinde yaşayan, kendilerine göre metotları ve görüşleri olan ilim adamlarıdır.
    Daha sonra yaşadığı halde aynı metotları benimseyen ve aynı görüşleri paylaşan
    âlimlere de selefiyye denmektedir. İlk dönem selef âlimlerini diğerlerinden ayırmak
    için onlara mütekaddimun selef (ilk dönem selef), diğerlerine de müteahhirun selef
    denmektedir.
    Selef, nasların metafizik âlemle ilgili olanlarının yorumlanmasını doğru
    bulmamaktadır. Akılla bu konularda hüküm koymanın gerçeği karşılamayacağını
    savunmaktadır. Ancak dini konuların anlaşılmasında kendi akıllarıyla ilkeler koymaya
    devam etmektedirler. Dolayısıyla selef, dini alanda akılla ilk ilke koyucu ve bu ilkelere
    uymayanları kınayan olmuşlardır.

    I. SELEFİN KELİME ANLAMI
    Selef kelimesi, arapça kökenli olup, ﺳﻠﻔﺎ ﻳﺴﻠﻒ ﺳﻠﻒ den mastardır. Türkçe
    anlamı ise önce gelenler, yaşça büyük veya makamca ileri gelenler, yapılan hayır
    işleri, faizsiz borç verme ve görüşleri kendinden sonra taklit edilen kimse, gibi
    anlamlara gelir.
    1
    II. SELEFİN ISTILAH ANLAMI
    Selef kelimesi kapsamının genişliğinden dolayı birkaç manada kullanılmıştır.
    Bu kullanıma imkan sağlayan temel unsurlar ise; kelimenin sözlük anlamının verdiği
    zaman unsuru ve belli görüşe sahip alimlere alem olarak kullanılmasıdır. Bu iki
    unsurdan birini veya her ikisini dikkate alarak yapılacak tanımlama kavramın
    içeriğinin oluşmasında belirleyici bir etken olacaktır. Zaten selefin tanımındaki
    farklılığın kaynağı da bu iki unsurdur. Şimdi bu unsurları gözden geçirelim ve
    yolaçtığı farklılıkları tespite çalışalım

    konu uzun olduğundan dolayı
    ayrıntılı bilgi için PDF dosyasına bkz>>>

    http://eskidergi.cumhuriyet.edu.tr/makale/939.pdf


  4. 25.Nisan.2012, 11:32
    3
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Bugün kendilerini Selefi olarak adlandırmış kişilerin durumu nedir ?

    Sözlük anlamı itibariyle, önceden yaşayan, daha önce gelen anlamında olan Selef kelimesi, İslam literatüründe, kavram olarak İslam’ın ilk dönemlerinde yaşayan, kendilerine göre metotları ve görüşleri olan ilim adamlarıdır. Daha sonra yaşadığı halde aynı metotları benimseyen ve aynı görüşleri paylaşan âlimlere de Selefiyye denmektedir. İlk dönem Selef âlimlerini diğerlerinden ayırmak için onlara mütekaddimun selef (ilk dönem selef), diğerlerine de müteahhirun selef denmektedir.

    Ehl-i Sünnet olarak bilinen gurupta yer alan alimler de, Selef ve halef olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İtikatta Eş’arî mezhebinin kurulmasından önceki alimlere Selef, daha sonra gelenlere ise Halef adı verilmiştir.

    Aralarındaki en belirgin fark şudur: Selef alimleri, metafizik âlemle ilgili nasların/Kur’an ve hadis metinlerinin yorumlanmasını doğru bulmamaktadır. Onları olduğu gibi kabul edip hakikatini Allah’a havale ederler. Akılla bu konularda hüküm koymanın gerçeği karşılamayacağını savunurlar.

    Halef alimlerinin ise, Ebu’l-Hasan el-Eşarî’den itibaren başladığını söyleyebiliriz. Bu zat kelamcı olduğu için, halef âlimlerinin teşkil ettiği ilk gruplar daha çok kelamcı olanlardı. Bunlara göre, eski zaman insanlarında var olan saf ve temiz duygular ve de teslimiyet duyguları yıprandığı için, özellikle filozof ve batıl gruplardaki kimselerin ortaya attıkları yanlış düşüncelerine cevap vermek için onların silahını kullanmak, akla karşı aklı çıkarmak ve müteşabih olan nasları akla yaklaştırmak için, yorumlama metodunu kullanmanın gerekli olduğunu savunurlar.

    Ancak günümüzde var olan ve Vehhabilik denilen bir akım da Selefilik iddiasındadır. İki yüz yıllık bir maziye sahip olan bu akımın kurucusu Abdulvahhab isminde bir zat olduğu için bunlara Vehhabi adı verilmiştir. Bunlar da Müslümandır. Ancak, zaman ve zemini nazara almadıkları için bir çok yanlışlara giriyor ve onlardan bazıları -bizzat Seleften olan- İmam-ı Azam, İmam Malik ve İmam Şafinin mezheplerini de doğru bulmuyorlar. Rastgele Müslümanları şirkle itham ediyorlar. İmam Ahmed’in ve İbn Teymiye’nin bazı görüşlerini kendilerine uygun buldukları için, bunları kendilerine imam olarak kabul ediyor ve Hanbeli mezhebine bağlı olduklarını iddia ederken, diğer yandan herhangi bir mezhebe bağlı olmanın doğru olmadığını ileri sürmektedirler.

    Biz, Müslüman olan bu insanları asla tekfir etmeyiz. Fakat gördüğümüz yanlışlarını ilmi olarak düzeltmeye çalışacağız. Çünkü biz, muhabbet fedaileriyiz husumete vaktimiz yoktur.

    Sorularla İslamiyet


  5. 25.Nisan.2012, 11:32
    3
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Sözlük anlamı itibariyle, önceden yaşayan, daha önce gelen anlamında olan Selef kelimesi, İslam literatüründe, kavram olarak İslam’ın ilk dönemlerinde yaşayan, kendilerine göre metotları ve görüşleri olan ilim adamlarıdır. Daha sonra yaşadığı halde aynı metotları benimseyen ve aynı görüşleri paylaşan âlimlere de Selefiyye denmektedir. İlk dönem Selef âlimlerini diğerlerinden ayırmak için onlara mütekaddimun selef (ilk dönem selef), diğerlerine de müteahhirun selef denmektedir.

    Ehl-i Sünnet olarak bilinen gurupta yer alan alimler de, Selef ve halef olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İtikatta Eş’arî mezhebinin kurulmasından önceki alimlere Selef, daha sonra gelenlere ise Halef adı verilmiştir.

    Aralarındaki en belirgin fark şudur: Selef alimleri, metafizik âlemle ilgili nasların/Kur’an ve hadis metinlerinin yorumlanmasını doğru bulmamaktadır. Onları olduğu gibi kabul edip hakikatini Allah’a havale ederler. Akılla bu konularda hüküm koymanın gerçeği karşılamayacağını savunurlar.

    Halef alimlerinin ise, Ebu’l-Hasan el-Eşarî’den itibaren başladığını söyleyebiliriz. Bu zat kelamcı olduğu için, halef âlimlerinin teşkil ettiği ilk gruplar daha çok kelamcı olanlardı. Bunlara göre, eski zaman insanlarında var olan saf ve temiz duygular ve de teslimiyet duyguları yıprandığı için, özellikle filozof ve batıl gruplardaki kimselerin ortaya attıkları yanlış düşüncelerine cevap vermek için onların silahını kullanmak, akla karşı aklı çıkarmak ve müteşabih olan nasları akla yaklaştırmak için, yorumlama metodunu kullanmanın gerekli olduğunu savunurlar.

    Ancak günümüzde var olan ve Vehhabilik denilen bir akım da Selefilik iddiasındadır. İki yüz yıllık bir maziye sahip olan bu akımın kurucusu Abdulvahhab isminde bir zat olduğu için bunlara Vehhabi adı verilmiştir. Bunlar da Müslümandır. Ancak, zaman ve zemini nazara almadıkları için bir çok yanlışlara giriyor ve onlardan bazıları -bizzat Seleften olan- İmam-ı Azam, İmam Malik ve İmam Şafinin mezheplerini de doğru bulmuyorlar. Rastgele Müslümanları şirkle itham ediyorlar. İmam Ahmed’in ve İbn Teymiye’nin bazı görüşlerini kendilerine uygun buldukları için, bunları kendilerine imam olarak kabul ediyor ve Hanbeli mezhebine bağlı olduklarını iddia ederken, diğer yandan herhangi bir mezhebe bağlı olmanın doğru olmadığını ileri sürmektedirler.

    Biz, Müslüman olan bu insanları asla tekfir etmeyiz. Fakat gördüğümüz yanlışlarını ilmi olarak düzeltmeye çalışacağız. Çünkü biz, muhabbet fedaileriyiz husumete vaktimiz yoktur.

    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder