Konusunu Oylayın.: Dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri

5 üzerinden 4.53 | Toplam : 32 kişi
Dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri
  1. 20.Nisan.2012, 11:56
    1
    Misafir

    Dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri






    Dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri Mumsema Arkadaşlar bana 4 halifenin lakapları hakkında bilgi lazım. Dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri nelerdir yazar mısınız ?


  2. 20.Nisan.2012, 11:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Arkadaşlar bana 4 halifenin lakapları hakkında bilgi lazım. Dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri nelerdir yazar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Dört halifenin kişilik özellikleri

    - 4 dört halifenin kişiliklerindeki özellikler nelerdir?

    - Dört Raşid Halifenin Kısaca Biyografisi

    - Dört Büyük Halifenin Salatü Selam Duası:

    - Dört halifenin lakapları

  3. 20.Nisan.2012, 14:22
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri




    1-Hz. Ebu Bekir’in Lakabı


    Hz. Ebu Bekir’in pek çok lakabı bulunmaktadır. Bunların en meşhuru, hiç
    şüphesiz “es-sıddîk” lakabıdır. “Çok samimi, çok sâdık, sözünü işiyle doğrulayan”
    anlamlarına gelen bu lakap, ona Rasulullah tarafından verilmiş ve bununla şöhret
    kazanmıştır. Hatta bu lakabı, onun künyesiyle birlikte özdeşleşmiş ve beraberce
    “Ebu Bekir es-sıddîk” şeklinde söylenir ve yazılır hale gelmiştir. Ebu Bekir, Hz.
    Peygamber’i ilk tasdik edenlerden biridir. Mi’râc olayını da müşriklerin inkarına
    rağmen, hiç tereddüt etmeden tasdik ettiği için kendisine Hz. Peygamber tarafından
    bu lakap verilmiştir44. Onun bir başka lakabı da “atîk”tir45
    “Cömert, güzel, azad edilmiş” gibi anlamlara gelen bu lakabın, ona annesi tarafından verildiği gibi,
    çok hayır yaptığı, yüzü ve ahlakı güzel olduğu için verildiği de söylenmektedir46


    Bunların yanında, Hz. Peygamber’in, onun Cehennemden âzâd olunduğunu

    müjdelemesi dolayısıyla ve kelimenin “âzâd edilmiş” manasına da uygun olarak,
    Cehennemden azad edildiği için bu lakapla anıldığı rivayet edilmektedir-47
    Ayrıca servetini Allah yolunda harcadığı ve eski elbiseler giydiği için “zü’l-hilâl”, çok
    merhametli olduğu için “evvâh”48ve ilk hac emirliğini gerçekleştirdiği için de “emîrü’l-hac”
    49 lakaplarıyla da anılmıştır.



    2-Hz. Ömer’in Lakabı

    Hz. Ömer'in de, pek çok lakabı bulunmaktadır. Bunların başında ise,

    "emîrü’l-mü’minîn" lakabı gelmektedir. Ömer, böyle bir lakap ile isimlendirilen ilk
    kimse olma özelliğini taşımaktadır 50. Onun bu şekilde isimlendirilmesi konusunda
    bir takım farklı yorumlar yapılmaktadır: Bunlardan birincisi, belirtildiğine göre,
    Ömer, hilafete geçtiğinde kendisine "halîfetü halîfeti Rasulullah" diye hitap edildi.
    Ömer, "bunun doğru bir isimlendirme olmadığını, çünkü kendisinden sonra iktidara
    geçenin de "Halîfetü halîfeti halîfeti Rasulullah" diye isimlendirilmesi gerekeceğini
    belirtti. Doğrusu siz mü'minlersiniz, ben de sizin emîrinizim" dedi. Bunun üzerine
    bu lakapla lakaplandırıldığı belirtilmektedir. İkincisi ise, Hz. Ömer yazışmalarında
    kendisinden "Halîfetü halîfeti Rasulullah" diye zikrediyordu. Bir defasında Irak
    valisine böyle bir mektup yazdı. Validen orada bulunan Adiyy b. Hatem ve Lebid b.
    Rebîa'yı kendisine göndermesini istedi. Bu iki sahâbî, Medine'ye geldiler. Mescidde
    bulunan Amr b. el-As'dan, Emîrü'l-Mü'minîn ile görüşmeleri için referans olmasını
    istediler. Amr, onların bu hitap şeklinden hoşlandı ve Hz. Ömer'in huzuruna
    girdiğinde "Selâmün Aleyküm! Ey Mü'minlerin Emîri! " dedi. Ömer, o günden
    itibaren bu lakap ile meşhur oldu 51 Hz. Ömer’in, bundan başka bizzat Hz.
    Peygamber’in lakaplandırdığı bir lakabı daha vardır ki o da, “ğalagü’l-fitne” (fitne
    kilidi) dir. Peygamberimiz onun için “Bu, fitnenin kilididir. Ömer aranızda yaşadığı
    sürece, fitne kapısı kapalı olacaktır” buyurdu52.

    Hz. Ömer’in en meşhur lakabı ise, “fâruk”tur. İslam tarihinde "fâruk"

    lakabıyla tanınan tek sahâbî, Hz. Ömer'dir. Ancak kendisine bu lakabın kimin
    tarafından niçin verildiği hususunda kaynaklarda farklı rivayetler bulunmaktadır.

    Hz. Peygamber, Allah Teâlâ hak ile batılı Ömer ile ayırdığı için onun "fâruk"

    olduğunu söylemiş, Hz. Aişe de, bir soru üzerine Ömer'e "fâruk" lakabını
    Peygamber'in verdiğini ifade etmiştir-53 Bazı kaynaklar da, bu lakabın veriliş
    sebebini şuna bağlamaktadırlar: Ömer müslüman olduktan sonra Rasulullah'a
    başvurarak "Eğer davamızda haklıysak dinimizi böyle gizli yaşamamıza gerek
    yoktur" demiş ve Ka'be'ye gidilmesini istemiş. Bunun üzerine müslümanlar, Hz.
    Peygamber'i aralarına alarak birinin başında Hz. Hamza, diğerinin başında Hz.
    Ömer'in bulunduğu iki saf halinde Ka'be'ye gitmişlerdi. Bu durum, Kureyş'e çok
    dokunmuştu. Rasulullah, Ömer'i hak ile batılı birbirinden ayırdığı için "fâruk" diye isimlendirmiştir54.


    3-Hz. Osman’ın Lakabı
    Osman b. Affân’ın lakabı, “zi’n-nûreyn”’dir. Onun bu şekilde
    lakaplandırılmasının nedeni, Peygamber’in kızlarından önce Rukiyye ile sonra da
    Ümmü Külsüm ile evlenmesidir. Ümmü Külsüm’ün ölümünden sonra Peygamber,
    Osman için “Eğer üçüncü bir kızım olsaydı, onunla evlendirirdim” buyurdu55
    Bundan dolayı da, Hz. Osman “iki nur sahibi” anlamında bu lakapla meşhur oldu.

    4-Hz. Ali'nin Lakabı

    Hz. Ali’nin de diğer halifeler gibi pek çok lakabı bulunmaktadır.
    Bunlar arasında, Ebu Turâb 56
    , Haydar 57 esedullah veya esedü Rasulillah, Allah’ın aslanı,
    şîr-i yezdân, şîr-i hudâ58 seyyidü’l-arab59 el-fâruku’l-ekber, el-murtazâ
    60 el-fetâve kâsîmü’n-nâr 61'ı sayabiliriz.


  4. 20.Nisan.2012, 14:22
    2
    Silent and lonely rains



    1-Hz. Ebu Bekir’in Lakabı


    Hz. Ebu Bekir’in pek çok lakabı bulunmaktadır. Bunların en meşhuru, hiç
    şüphesiz “es-sıddîk” lakabıdır. “Çok samimi, çok sâdık, sözünü işiyle doğrulayan”
    anlamlarına gelen bu lakap, ona Rasulullah tarafından verilmiş ve bununla şöhret
    kazanmıştır. Hatta bu lakabı, onun künyesiyle birlikte özdeşleşmiş ve beraberce
    “Ebu Bekir es-sıddîk” şeklinde söylenir ve yazılır hale gelmiştir. Ebu Bekir, Hz.
    Peygamber’i ilk tasdik edenlerden biridir. Mi’râc olayını da müşriklerin inkarına
    rağmen, hiç tereddüt etmeden tasdik ettiği için kendisine Hz. Peygamber tarafından
    bu lakap verilmiştir44. Onun bir başka lakabı da “atîk”tir45
    “Cömert, güzel, azad edilmiş” gibi anlamlara gelen bu lakabın, ona annesi tarafından verildiği gibi,
    çok hayır yaptığı, yüzü ve ahlakı güzel olduğu için verildiği de söylenmektedir46


    Bunların yanında, Hz. Peygamber’in, onun Cehennemden âzâd olunduğunu

    müjdelemesi dolayısıyla ve kelimenin “âzâd edilmiş” manasına da uygun olarak,
    Cehennemden azad edildiği için bu lakapla anıldığı rivayet edilmektedir-47
    Ayrıca servetini Allah yolunda harcadığı ve eski elbiseler giydiği için “zü’l-hilâl”, çok
    merhametli olduğu için “evvâh”48ve ilk hac emirliğini gerçekleştirdiği için de “emîrü’l-hac”
    49 lakaplarıyla da anılmıştır.



    2-Hz. Ömer’in Lakabı

    Hz. Ömer'in de, pek çok lakabı bulunmaktadır. Bunların başında ise,

    "emîrü’l-mü’minîn" lakabı gelmektedir. Ömer, böyle bir lakap ile isimlendirilen ilk
    kimse olma özelliğini taşımaktadır 50. Onun bu şekilde isimlendirilmesi konusunda
    bir takım farklı yorumlar yapılmaktadır: Bunlardan birincisi, belirtildiğine göre,
    Ömer, hilafete geçtiğinde kendisine "halîfetü halîfeti Rasulullah" diye hitap edildi.
    Ömer, "bunun doğru bir isimlendirme olmadığını, çünkü kendisinden sonra iktidara
    geçenin de "Halîfetü halîfeti halîfeti Rasulullah" diye isimlendirilmesi gerekeceğini
    belirtti. Doğrusu siz mü'minlersiniz, ben de sizin emîrinizim" dedi. Bunun üzerine
    bu lakapla lakaplandırıldığı belirtilmektedir. İkincisi ise, Hz. Ömer yazışmalarında
    kendisinden "Halîfetü halîfeti Rasulullah" diye zikrediyordu. Bir defasında Irak
    valisine böyle bir mektup yazdı. Validen orada bulunan Adiyy b. Hatem ve Lebid b.
    Rebîa'yı kendisine göndermesini istedi. Bu iki sahâbî, Medine'ye geldiler. Mescidde
    bulunan Amr b. el-As'dan, Emîrü'l-Mü'minîn ile görüşmeleri için referans olmasını
    istediler. Amr, onların bu hitap şeklinden hoşlandı ve Hz. Ömer'in huzuruna
    girdiğinde "Selâmün Aleyküm! Ey Mü'minlerin Emîri! " dedi. Ömer, o günden
    itibaren bu lakap ile meşhur oldu 51 Hz. Ömer’in, bundan başka bizzat Hz.
    Peygamber’in lakaplandırdığı bir lakabı daha vardır ki o da, “ğalagü’l-fitne” (fitne
    kilidi) dir. Peygamberimiz onun için “Bu, fitnenin kilididir. Ömer aranızda yaşadığı
    sürece, fitne kapısı kapalı olacaktır” buyurdu52.

    Hz. Ömer’in en meşhur lakabı ise, “fâruk”tur. İslam tarihinde "fâruk"

    lakabıyla tanınan tek sahâbî, Hz. Ömer'dir. Ancak kendisine bu lakabın kimin
    tarafından niçin verildiği hususunda kaynaklarda farklı rivayetler bulunmaktadır.

    Hz. Peygamber, Allah Teâlâ hak ile batılı Ömer ile ayırdığı için onun "fâruk"

    olduğunu söylemiş, Hz. Aişe de, bir soru üzerine Ömer'e "fâruk" lakabını
    Peygamber'in verdiğini ifade etmiştir-53 Bazı kaynaklar da, bu lakabın veriliş
    sebebini şuna bağlamaktadırlar: Ömer müslüman olduktan sonra Rasulullah'a
    başvurarak "Eğer davamızda haklıysak dinimizi böyle gizli yaşamamıza gerek
    yoktur" demiş ve Ka'be'ye gidilmesini istemiş. Bunun üzerine müslümanlar, Hz.
    Peygamber'i aralarına alarak birinin başında Hz. Hamza, diğerinin başında Hz.
    Ömer'in bulunduğu iki saf halinde Ka'be'ye gitmişlerdi. Bu durum, Kureyş'e çok
    dokunmuştu. Rasulullah, Ömer'i hak ile batılı birbirinden ayırdığı için "fâruk" diye isimlendirmiştir54.


    3-Hz. Osman’ın Lakabı
    Osman b. Affân’ın lakabı, “zi’n-nûreyn”’dir. Onun bu şekilde
    lakaplandırılmasının nedeni, Peygamber’in kızlarından önce Rukiyye ile sonra da
    Ümmü Külsüm ile evlenmesidir. Ümmü Külsüm’ün ölümünden sonra Peygamber,
    Osman için “Eğer üçüncü bir kızım olsaydı, onunla evlendirirdim” buyurdu55
    Bundan dolayı da, Hz. Osman “iki nur sahibi” anlamında bu lakapla meşhur oldu.

    4-Hz. Ali'nin Lakabı

    Hz. Ali’nin de diğer halifeler gibi pek çok lakabı bulunmaktadır.
    Bunlar arasında, Ebu Turâb 56
    , Haydar 57 esedullah veya esedü Rasulillah, Allah’ın aslanı,
    şîr-i yezdân, şîr-i hudâ58 seyyidü’l-arab59 el-fâruku’l-ekber, el-murtazâ
    60 el-fetâve kâsîmü’n-nâr 61'ı sayabiliriz.


  5. 12.Şubat.2013, 21:58
    3
    Misafir

    Cevap: dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri

    tamda işime yarayan üç bilgide burada buldum.


  6. 12.Şubat.2013, 21:58
    3
    pelin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    pelin
    Misafir
    tamda işime yarayan üç bilgide burada buldum.


  7. 19.Mayıs.2017, 08:16
    4
    Misafir

    Yorum: Dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri

    Arkadaşlar HZ Ömerin haydar-i tayyar diye bir lakabı varmış.Bu lakab ne anlama geliyor. Neden verilmiş bilen varsa lütfen acıklasın merak ediyorum.


  8. 19.Mayıs.2017, 08:16
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Arkadaşlar HZ Ömerin haydar-i tayyar diye bir lakabı varmış.Bu lakab ne anlama geliyor. Neden verilmiş bilen varsa lütfen acıklasın merak ediyorum.


  9. 20.Mayıs.2017, 01:42
    5
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 23,316
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: Dört halifenin lakapları ve veriliş sebepleri

    Hz. Ömer'in bildiğimiz en meşhur lakabı Ömeri Faruk'tur. Yani hak ile batılı birbirinden ayırt etmek anlamında gelir. Haydar-i Tayyar diye bir lakabının olduğunu bilmiyoruz.


  10. 20.Mayıs.2017, 01:42
    5
    Yönetici
    Hz. Ömer'in bildiğimiz en meşhur lakabı Ömeri Faruk'tur. Yani hak ile batılı birbirinden ayırt etmek anlamında gelir. Haydar-i Tayyar diye bir lakabının olduğunu bilmiyoruz.





+ Yorum Gönder