Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin ashabı ve dereceleri nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimizin ashabı ve dereceleri nedir?
  1. 18.Nisan.2012, 12:08
    1
    Misafir

    Peygamberimizin ashabı ve dereceleri nedir?






    Peygamberimizin ashabı ve dereceleri nedir? Mumsema Peygamberimiz (s.a.v)in ashabı ve dereceleri nedir?


  2. 18.Nisan.2012, 12:08
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 18.Nisan.2012, 12:39
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Peygamberimiz (s.a.v)in ashabı ve dereceleri nedir?




    Ashab kelimesini açıklamada çeşitli fikirler ortaya konulmuştu. Çoğunluğun kanaatine göre, Rasûl-i Ekrem Efendimizin yüzünü gören, sohbetinde bulunan erkek müslümana: "Sahâbî", kadın müslümana: "Sahâbîye" bunların çoğunluğuna da: "Ashab" denilmektedir.
    "Vedâ Haccı'nda Peygamberimizle birlikte "Kâ'be"yi tavaf eden, "Arafat'ta Rasûl-i Ekremin "Vedâ Hutbesi"ni dinleyen ashabın sayısı Yüzyirmi-dörtbin idi. Halbuki, Hazreti İsâ -aleyhisselâm- a inanan "havariler"i yalnız; oniki balıkçıydı. Bunlardan "Yuda-Şem'un", sonradan, Peygamberlerine ihanet etmiş, Hazreti İsâyı ele vermek için, yerini, yahudilere rüşvet alarak haber vermişti (669).

    Peygamberimizin ashabı, toplu olarak üçe ayrılmaktadır: Muhâcirler-Ensâr-Muhâcirlerle Ensâr dışında kalan ashab

    1) Muhacirler:
    Rasûl-i Ekremin emir ve müsadesiyle, Mekke fethinden önce oeıırıı zamanda: Mekkeden-Medineye göç etmiş bulunan Mekkeli müslümanlara "muhacir" denir.
    İlk hicret eden "Ebû Seleme" idi. Son muhacir olan da Resûlullahm amcası Hazreti Abbâs oldu.
    2) Ensâr:
    Medine'de, Mekkeli muhacirlere yardım etmiş olan Medineli müslümanlara da: "Ensâr" adı verilmiştir.
    3) Muhacirlerle Ensâr dışında kalan ashab:

    Ebûsüfyan ile oğulları gibi, Mekke fethinden sonra, Medine'de yerleşenler, bu üçüncü sınıf ashâbdandı. Bunlar, Muhacirlerden sayılmaz: (670), yalnız "Müellefei kulûb" adını almıştır: (Ganimetlerin Taksimi maddesine bakınız!)
    Muhacirler: mutlak olarak Ensârdan efdaldir (en faziletlidir.) Fakat, ilk Ensâr da, son Muhacirlerden daha faziletlidir.
    Muhacirlerin yüksek faziletlerini Kur'anı Kerim bildirmektedir: (671).
    Kur'anı Kerim, Muhacirlerle birlikte Ensârı da medh ü sena ettiği halde, Medine'de müslümanların münafıklarla da karşılaştıklarını göstermektedir: (672)

    İbni Teymiyye der ki:

    İmam Arımed ibni Hanbel ile diğer ulemâ, Muhacirler arasında bir münafık bulunmadığını, ancak, İslâmiyetin Medine'de zuhurundan sonra, Ensârın bazı kabilelerinde nifak görüldüğünü söylediler: (673).
    "Tabakat-Terâcimi Ahval" kitapları yazan İslâm tarihçileri, Peygamberimizin ashabını onüç tabakaya ayırırlar; (674).
    Birinci Tabaka:
    Hazreti Hadîceden Hazreti Ömer'e kadar, İslâm dinini kabul eden Mekkeli müslümanlardı. Bunlar: Hadîce-Zeyd-Ali-Ebûbekr gibi, ilk İslâm olmak şerefini kazanmışlardı. Bu ilk müslümanların otuzdokuzuncusu Hazreti Hamza, kırkıncısı Hz. Ömerdi. Bunlar: Safâ'da "Hazreti Erkam"ın evinde toplanırlar, Rasûl-i Ekremle gizli buluşurlar, görüşürlerdi. Hazreti Ömer de bu evde îmâna gelmişti. İlk müslümanların sayısını kırka çıkarmıştı.
    Ashabın bu ilk tabakasından on tanesi: "Hazreti Ebûbekr, Ömer, Osman, Ali, Talha, Zübeyr, Sa'd, Abdurrahman, Ebû Ubeyde" sağlıklarında, cennetlik oldukları Rasûl-i Ekrem tarafından müjdelendiği için, "Aşerei Mübeşşere" olarak şöhret bulmuşlardı.
    Bunların ilk dördüne: Çehar Yâri Güzîn (Seçilmiş dört .dost) denilmişti. İki evvelkine (Ebûbekr ile Ömere) de "Şeyhayn" adı verilmektedir. Ancak, Hulefâi Râşidîn beştir: (Hazreti Ebûbekr, Ömer, Osman, Ali ve Hasan).
    İkinci Tabaka:
    Hazreti Ömerin müslüman oluşundan sonra İslâm dinini kabul etmiş bulunan ashabdı.
    Üçüncü Tabaka:
    Rasûl-i Ekremin müsaadesiyle Mekkeden kalkarak Habeşistana göç etmiş bulunan ashâbdı: (675). Bunlar iki takımdı: Birinci Habeş hicretine katılanlar: Dördü kadın olmak üzere onaltı, ikinci Habeş muhaceretine iştirak edenler de: Onüçü kadın olarak, doksan kişilik ashabdı.
    Dördüncü Tabaka:
    Mekke'nin kuzeyinde "Akabe" tepesinde, Rasûl-i Ekremle ilk olarak görüşerek İslâm dinini kabul etmiş bulunan altı kişilik ilk Medineli müslümanlardı.
    Beşinci Tabaka:
    Birinci mülakattan bir yıl sonra, Akabede, Rasûl-i Ekremle ikinci defa bu-luşarak, ilk olarak Hazreti Peygambere bey'at eden Medineli oniki müslümandı. Başkanları: Zerâre oğlu Es'ad idi. Bunlar, Medineli Evs ve Hazrec kabilelerini temsil ediyordu.
    Altıncı Tabaka:
    İkinci mülakattan bir yıl sonra, yine Akabede, Rasûl-i Ekremle üçüncü defa görüşerek, ikinci olarak Peygamberimize bey'at eyleyen Medineli yet-mişbeş müslümandı. İçlerinde iki tane kadın vardı.
    Yedinci Tabaka:
    Büyük Medine hicreti sırasında, Rasûl-i Ekrem Efendimiz "Kubâ"da iken, Mekke'den-Medine'ye göç eden Mekkeli Muhacirler.
    Mekkeli Muhacirlerden ve Medineli Ensârdan "Bedr" gazvesine katılmış olan Bedr Ashabı (Ashabı Bedr): Üçyüzonüç idi. Bunların sekiz tanesi mazeretine binaen izinliydi. Bedr ashabından altmış dört tanesi Muhacir, diğerleri Ensârdandı.
    Dokuzuncu Tabaka:
    Bedr gazvesiyle, Hudeybiye Muahedesi arasında Mekkeden-Medine'ye göç etmiş bulunan Mekkeli Muhacirler.
    Onuncu Tabaka:
    Hudeybiye Muahedesi esnasında, "Şecere-i Ridvân" denilen bir ağaç altında, Rasûl-i Ekreme Ridvân Bey'ati" veya "Hudeybiye Bey'ati" adı verilen bey'ati yapan ashab idi. Hudeybiye ashabı: Bindörtyüz veya binbeşyüz veyahut binaltıyüz kişilik müslüman kafilesiydi.
    Onbirinci Tabaka:
    Hudeybiye Muahedesi ile Mekke fethi arasında Medineye hicret eden Mekkeli Muhacirler.
    Onikinci Tabaka:
    Mekke'nin fethi günü İslâm'a giren Mekkeli Müslümanlar.
    Onüçüncü Tabaka:
    Sağlığında Rasûl-i "Ekrem, Efendimizi görmüş olan müslüman çocukları.
    Peygamberimizin ashabı, şeref, fazilet ve meziyet bakımından da dereçelere ayrılmış bulunmaktadır: Bütün ashabın en faziletlisi: Sünnîlere göre, Şeyhayn (Ebûbekr ile Ömer), Şîîlerce (Ali), sonra Hulefâi Râşidînin geri kalanları, daha sonra, Aşere-i Mübeşşereden geri kalanlar, daha sonra, Ashabı Bedr'in bakıyyesi, daha sonra Ashabı Uhud'un bakiyyesi, daha sonra, Bey'ati Ridvân ashabının bakıyyesi, daha sonra, Mekke fethinden önce müslüman olanlar, en sonunda, Mekke fethinde Müslüman olan ashab (676)
    Bunlardan başka, Medine Mescidinin bir köşesine bitişik sofasında yatan "Sofa-Suffe Ashabı" davardı. Bunlara: "Ashabı Suffe" denirdi. Ebû Hü-reyrenin rivayetine göre, Ashabı Suffe, yetmişten fazlaydı. Bunlar: ashabın fakirleri, Rasûl-i Ekremin yatılı talebesiydi. Medine dışına, Rasûl-i Ekrem, bir muallim veya vaiz göndermek istediği zaman, "Ashabı Suffe" içinden seçer, gönderirdi: (Medine devri: Kronolojisinin açıklanması maddesine bakınız!).
    alıntı.



  4. 18.Nisan.2012, 12:39
    2
    Silent and lonely rains



    Ashab kelimesini açıklamada çeşitli fikirler ortaya konulmuştu. Çoğunluğun kanaatine göre, Rasûl-i Ekrem Efendimizin yüzünü gören, sohbetinde bulunan erkek müslümana: "Sahâbî", kadın müslümana: "Sahâbîye" bunların çoğunluğuna da: "Ashab" denilmektedir.
    "Vedâ Haccı'nda Peygamberimizle birlikte "Kâ'be"yi tavaf eden, "Arafat'ta Rasûl-i Ekremin "Vedâ Hutbesi"ni dinleyen ashabın sayısı Yüzyirmi-dörtbin idi. Halbuki, Hazreti İsâ -aleyhisselâm- a inanan "havariler"i yalnız; oniki balıkçıydı. Bunlardan "Yuda-Şem'un", sonradan, Peygamberlerine ihanet etmiş, Hazreti İsâyı ele vermek için, yerini, yahudilere rüşvet alarak haber vermişti (669).

    Peygamberimizin ashabı, toplu olarak üçe ayrılmaktadır: Muhâcirler-Ensâr-Muhâcirlerle Ensâr dışında kalan ashab

    1) Muhacirler:
    Rasûl-i Ekremin emir ve müsadesiyle, Mekke fethinden önce oeıırıı zamanda: Mekkeden-Medineye göç etmiş bulunan Mekkeli müslümanlara "muhacir" denir.
    İlk hicret eden "Ebû Seleme" idi. Son muhacir olan da Resûlullahm amcası Hazreti Abbâs oldu.
    2) Ensâr:
    Medine'de, Mekkeli muhacirlere yardım etmiş olan Medineli müslümanlara da: "Ensâr" adı verilmiştir.
    3) Muhacirlerle Ensâr dışında kalan ashab:

    Ebûsüfyan ile oğulları gibi, Mekke fethinden sonra, Medine'de yerleşenler, bu üçüncü sınıf ashâbdandı. Bunlar, Muhacirlerden sayılmaz: (670), yalnız "Müellefei kulûb" adını almıştır: (Ganimetlerin Taksimi maddesine bakınız!)
    Muhacirler: mutlak olarak Ensârdan efdaldir (en faziletlidir.) Fakat, ilk Ensâr da, son Muhacirlerden daha faziletlidir.
    Muhacirlerin yüksek faziletlerini Kur'anı Kerim bildirmektedir: (671).
    Kur'anı Kerim, Muhacirlerle birlikte Ensârı da medh ü sena ettiği halde, Medine'de müslümanların münafıklarla da karşılaştıklarını göstermektedir: (672)

    İbni Teymiyye der ki:

    İmam Arımed ibni Hanbel ile diğer ulemâ, Muhacirler arasında bir münafık bulunmadığını, ancak, İslâmiyetin Medine'de zuhurundan sonra, Ensârın bazı kabilelerinde nifak görüldüğünü söylediler: (673).
    "Tabakat-Terâcimi Ahval" kitapları yazan İslâm tarihçileri, Peygamberimizin ashabını onüç tabakaya ayırırlar; (674).
    Birinci Tabaka:
    Hazreti Hadîceden Hazreti Ömer'e kadar, İslâm dinini kabul eden Mekkeli müslümanlardı. Bunlar: Hadîce-Zeyd-Ali-Ebûbekr gibi, ilk İslâm olmak şerefini kazanmışlardı. Bu ilk müslümanların otuzdokuzuncusu Hazreti Hamza, kırkıncısı Hz. Ömerdi. Bunlar: Safâ'da "Hazreti Erkam"ın evinde toplanırlar, Rasûl-i Ekremle gizli buluşurlar, görüşürlerdi. Hazreti Ömer de bu evde îmâna gelmişti. İlk müslümanların sayısını kırka çıkarmıştı.
    Ashabın bu ilk tabakasından on tanesi: "Hazreti Ebûbekr, Ömer, Osman, Ali, Talha, Zübeyr, Sa'd, Abdurrahman, Ebû Ubeyde" sağlıklarında, cennetlik oldukları Rasûl-i Ekrem tarafından müjdelendiği için, "Aşerei Mübeşşere" olarak şöhret bulmuşlardı.
    Bunların ilk dördüne: Çehar Yâri Güzîn (Seçilmiş dört .dost) denilmişti. İki evvelkine (Ebûbekr ile Ömere) de "Şeyhayn" adı verilmektedir. Ancak, Hulefâi Râşidîn beştir: (Hazreti Ebûbekr, Ömer, Osman, Ali ve Hasan).
    İkinci Tabaka:
    Hazreti Ömerin müslüman oluşundan sonra İslâm dinini kabul etmiş bulunan ashabdı.
    Üçüncü Tabaka:
    Rasûl-i Ekremin müsaadesiyle Mekkeden kalkarak Habeşistana göç etmiş bulunan ashâbdı: (675). Bunlar iki takımdı: Birinci Habeş hicretine katılanlar: Dördü kadın olmak üzere onaltı, ikinci Habeş muhaceretine iştirak edenler de: Onüçü kadın olarak, doksan kişilik ashabdı.
    Dördüncü Tabaka:
    Mekke'nin kuzeyinde "Akabe" tepesinde, Rasûl-i Ekremle ilk olarak görüşerek İslâm dinini kabul etmiş bulunan altı kişilik ilk Medineli müslümanlardı.
    Beşinci Tabaka:
    Birinci mülakattan bir yıl sonra, Akabede, Rasûl-i Ekremle ikinci defa bu-luşarak, ilk olarak Hazreti Peygambere bey'at eden Medineli oniki müslümandı. Başkanları: Zerâre oğlu Es'ad idi. Bunlar, Medineli Evs ve Hazrec kabilelerini temsil ediyordu.
    Altıncı Tabaka:
    İkinci mülakattan bir yıl sonra, yine Akabede, Rasûl-i Ekremle üçüncü defa görüşerek, ikinci olarak Peygamberimize bey'at eyleyen Medineli yet-mişbeş müslümandı. İçlerinde iki tane kadın vardı.
    Yedinci Tabaka:
    Büyük Medine hicreti sırasında, Rasûl-i Ekrem Efendimiz "Kubâ"da iken, Mekke'den-Medine'ye göç eden Mekkeli Muhacirler.
    Mekkeli Muhacirlerden ve Medineli Ensârdan "Bedr" gazvesine katılmış olan Bedr Ashabı (Ashabı Bedr): Üçyüzonüç idi. Bunların sekiz tanesi mazeretine binaen izinliydi. Bedr ashabından altmış dört tanesi Muhacir, diğerleri Ensârdandı.
    Dokuzuncu Tabaka:
    Bedr gazvesiyle, Hudeybiye Muahedesi arasında Mekkeden-Medine'ye göç etmiş bulunan Mekkeli Muhacirler.
    Onuncu Tabaka:
    Hudeybiye Muahedesi esnasında, "Şecere-i Ridvân" denilen bir ağaç altında, Rasûl-i Ekreme Ridvân Bey'ati" veya "Hudeybiye Bey'ati" adı verilen bey'ati yapan ashab idi. Hudeybiye ashabı: Bindörtyüz veya binbeşyüz veyahut binaltıyüz kişilik müslüman kafilesiydi.
    Onbirinci Tabaka:
    Hudeybiye Muahedesi ile Mekke fethi arasında Medineye hicret eden Mekkeli Muhacirler.
    Onikinci Tabaka:
    Mekke'nin fethi günü İslâm'a giren Mekkeli Müslümanlar.
    Onüçüncü Tabaka:
    Sağlığında Rasûl-i "Ekrem, Efendimizi görmüş olan müslüman çocukları.
    Peygamberimizin ashabı, şeref, fazilet ve meziyet bakımından da dereçelere ayrılmış bulunmaktadır: Bütün ashabın en faziletlisi: Sünnîlere göre, Şeyhayn (Ebûbekr ile Ömer), Şîîlerce (Ali), sonra Hulefâi Râşidînin geri kalanları, daha sonra, Aşere-i Mübeşşereden geri kalanlar, daha sonra, Ashabı Bedr'in bakıyyesi, daha sonra Ashabı Uhud'un bakiyyesi, daha sonra, Bey'ati Ridvân ashabının bakıyyesi, daha sonra, Mekke fethinden önce müslüman olanlar, en sonunda, Mekke fethinde Müslüman olan ashab (676)
    Bunlardan başka, Medine Mescidinin bir köşesine bitişik sofasında yatan "Sofa-Suffe Ashabı" davardı. Bunlara: "Ashabı Suffe" denirdi. Ebû Hü-reyrenin rivayetine göre, Ashabı Suffe, yetmişten fazlaydı. Bunlar: ashabın fakirleri, Rasûl-i Ekremin yatılı talebesiydi. Medine dışına, Rasûl-i Ekrem, bir muallim veya vaiz göndermek istediği zaman, "Ashabı Suffe" içinden seçer, gönderirdi: (Medine devri: Kronolojisinin açıklanması maddesine bakınız!).
    alıntı.






+ Yorum Gönder