Konusunu Oylayın.: Yaratıcı neden yalnız değil? Yaratıcı kimseye muhtaç olmadığı halde, çevresinde neden melekler, şeytanlar insanlar var?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yaratıcı neden yalnız değil? Yaratıcı kimseye muhtaç olmadığı halde, çevresinde neden melekler, şeytanlar insanlar var?
  1. 18.Nisan.2012, 02:06
    1
    Misafir

    Yaratıcı neden yalnız değil? Yaratıcı kimseye muhtaç olmadığı halde, çevresinde neden melekler, şeytanlar insanlar var?






    Yaratıcı neden yalnız değil? Yaratıcı kimseye muhtaç olmadığı halde, çevresinde neden melekler, şeytanlar insanlar var? Mumsema Yaratıcı neden yalnız değil? Yaratıcı kimseye muhtaç olmadığı halde, çevresinde neden melekler, şeytanlar insanlar var?




  2. 18.Nisan.2012, 12:44
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Yaratıcı neden yalnız değil? Yaratıcı kimseye muhtaç olmadığı halde, çevresinde neden melekler, şeytanlar insanlar var?




    - Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur: “Allah(ezelde) vardı, onunla birlikte hiç bir şey yoktu” (Kenzu’l-ummal, h. No: 29850). Bu hadisten anlaşılacağı üzere, yer ve göklerin de içinde bulunduğu yaratılmış varlıktan hiç bir eser yokken Allah vardı ve yalnızdı.

    Ehl-i sünnetin bu konudaki inancı şudur: “Allah vardı, onunla birlikte hiçbir şey yoktu”. Ne gök vardı, ne de yer vardı. Allah, gökler ve yer yokken neredeyse yine oradadır. Orada ne zaman ve ne de mekân vardır. Demek ki, Allah zaman ve mekândan münezzehtir. Zaman ve mekânların dışında olmasıyla Allah yalnızdır, eşi benzeri yoktur.

    - Bununla beraber, şunu unutmamak gerekir ki, İslam’da “Allah yalnızdır” ifadesi yerine “Allah birdir, tektir” ifadesi benimsenmiştir.

    - “Allah tektir” demekten maksat, “Yaratıcı yalnız Allah’tır; ibadet edilen Mabud yalnız Odur; Rızık veren yalnız Odur, öldüren, dirilten yalnız Odur..” demektir. Yoksa, Allah’tan başka var olan bir mahluk yok demek değildir. Çünkü, Allah’ın isim ve sıfatları varlıkların yaratılmasını ister. Örneğin, Allah, yaratan manasındaki Halık-Fatır-Bâri gibi isimleriyle kâinatı var etmekle maharetini göstermek ister. Keza, varlıkları var etmekle, ilim, hikmet ve kudretinin sonsuzluğunu göstermek ister.

    - İnsanın yaratılışındaki hikmetlerden birinin, belki en önemlisinin, Allah'ın kemal sıfatlarına ayna vazifesini görmek olduğunu ifade eden Bediüzzaman, bunu desteklemek için "Ben gizli bir hazine idim, kâinatı beni tanımaları için yarattım" (Aclunî, 2/132) meâlindeki kudsî hadisi açıklarken, İbn Arabî'nin "Mahlûkatı, bana bir âyine olsun ve o âyinede cemâlimi göreyim diye yarattım." şeklindeki ifadelerini delil olarak göstermiştir. (İşaratu’l-İ’caz, s.17)

    - Melekler dahil hiç varlık Allah’ın yanında, çevresinde değildir. Allah ezelîdir, başka bütün varlıklar sonradan var olmuş hadistirler. Sonradan var olanların ezeliyetle hiç bir yakınlıkları olamaz. Allah’ın meleklere emir vermesi, onların Allah’ın yanında olduğunu veya onu görmekte olduğu anlamına da gelmez. Zira Allah’ın kibriya ve azameti, büyüklük ve yüceliği bütün varlıklardan perdelenmeyi, gerektirir.

    - Halk arasında yaygın olarak kullanılan “Yalnızlık Allah’a mahsustur” ifadesi bütün varlıkların birbirine muhtaç olduğu, biri birisiz yaşamaları adeta mümkün olmadığı, hiç bir şeye muhtaç olmayanın sadece Allah olduğu anlamına gelir.
    S.İslmyt



  3. 18.Nisan.2012, 12:44
    2
    Silent and lonely rains



    - Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur: “Allah(ezelde) vardı, onunla birlikte hiç bir şey yoktu” (Kenzu’l-ummal, h. No: 29850). Bu hadisten anlaşılacağı üzere, yer ve göklerin de içinde bulunduğu yaratılmış varlıktan hiç bir eser yokken Allah vardı ve yalnızdı.

    Ehl-i sünnetin bu konudaki inancı şudur: “Allah vardı, onunla birlikte hiçbir şey yoktu”. Ne gök vardı, ne de yer vardı. Allah, gökler ve yer yokken neredeyse yine oradadır. Orada ne zaman ve ne de mekân vardır. Demek ki, Allah zaman ve mekândan münezzehtir. Zaman ve mekânların dışında olmasıyla Allah yalnızdır, eşi benzeri yoktur.

    - Bununla beraber, şunu unutmamak gerekir ki, İslam’da “Allah yalnızdır” ifadesi yerine “Allah birdir, tektir” ifadesi benimsenmiştir.

    - “Allah tektir” demekten maksat, “Yaratıcı yalnız Allah’tır; ibadet edilen Mabud yalnız Odur; Rızık veren yalnız Odur, öldüren, dirilten yalnız Odur..” demektir. Yoksa, Allah’tan başka var olan bir mahluk yok demek değildir. Çünkü, Allah’ın isim ve sıfatları varlıkların yaratılmasını ister. Örneğin, Allah, yaratan manasındaki Halık-Fatır-Bâri gibi isimleriyle kâinatı var etmekle maharetini göstermek ister. Keza, varlıkları var etmekle, ilim, hikmet ve kudretinin sonsuzluğunu göstermek ister.

    - İnsanın yaratılışındaki hikmetlerden birinin, belki en önemlisinin, Allah'ın kemal sıfatlarına ayna vazifesini görmek olduğunu ifade eden Bediüzzaman, bunu desteklemek için "Ben gizli bir hazine idim, kâinatı beni tanımaları için yarattım" (Aclunî, 2/132) meâlindeki kudsî hadisi açıklarken, İbn Arabî'nin "Mahlûkatı, bana bir âyine olsun ve o âyinede cemâlimi göreyim diye yarattım." şeklindeki ifadelerini delil olarak göstermiştir. (İşaratu’l-İ’caz, s.17)

    - Melekler dahil hiç varlık Allah’ın yanında, çevresinde değildir. Allah ezelîdir, başka bütün varlıklar sonradan var olmuş hadistirler. Sonradan var olanların ezeliyetle hiç bir yakınlıkları olamaz. Allah’ın meleklere emir vermesi, onların Allah’ın yanında olduğunu veya onu görmekte olduğu anlamına da gelmez. Zira Allah’ın kibriya ve azameti, büyüklük ve yüceliği bütün varlıklardan perdelenmeyi, gerektirir.

    - Halk arasında yaygın olarak kullanılan “Yalnızlık Allah’a mahsustur” ifadesi bütün varlıkların birbirine muhtaç olduğu, biri birisiz yaşamaları adeta mümkün olmadığı, hiç bir şeye muhtaç olmayanın sadece Allah olduğu anlamına gelir.
    S.İslmyt






+ Yorum Gönder