Konusunu Oylayın.: Allah'u Teala,yı gören peygamber var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah'u Teala,yı gören peygamber var mıdır?
  1. 16.Nisan.2012, 13:44
    1
    Misafir

    Allah'u Teala,yı gören peygamber var mıdır?

  2. 16.Nisan.2012, 15:43
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Allah'u Teala,yı gören peygamber var mıdır?




    Allah’a (cc) en fazla yakınlaşan zat Miraç mucizesinin sahibi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’dir (asm). Peygamber Efendimiz “dünya gözü ile ahirette” Cenab-ı Hakk’ı görmüştür.

    İbn-i Abbas (ra) rivayetinde:

    “(Ateşte yanmayan) hulle ile Hz İbrahim’in, kelam (Allah’la konuşma) ile Hz Musa’nın, rüyet (Allah’ı görmek) ile de Hz Muhammed’in (asm) mümtaz kılınmasına hayret mi ediyorsunuz? Allah-u Teâla; İbrahim’i hulle ile, Musa’yı kelamla, Muhammed’i (asm) de rüyetle seçkin kıldı.” buyurmuştur. (Kütüb-ü Sitte)

    Başka bir rivayette ise;
    “İbn-i Ömer (ra) İbn-i Abbas’a adam gönderip:
    ‘Muhammed (asm) Rabb’ini gördü mü?’ diye sordurdu.
    İbn-i Abbas: “Evet” diye cevap verdi.” denilmektedir. (Kütüb-ü Sitte)

    İbn Abbas’ı tasdik ederek “Rüyet hadisesinin gerçekleştiği” yönünde fikir beyan eden Ehl-i Sünnet Âlimlerinin görüşleri şöyledir:

    İmam-ı Rabbanî:

    “O Server (asm), Mirac gecesinde Rabb’ini dünyada değil, ahirette gördü. Çünkü o Server (asm), o gece, zaman ve mekan çevresinden dışarı çıktı. Ezelî ve ebedî bir an buldu. Başlangıcı ve sonu bir nokta olarak gördü. Cennete gideceklerin, binlerce yıl sonra, cennete gidişlerini ve cennette oluşlarını, o gece gördü. İşte o makamdaki görmek, dünyada görmek değildir. “Ahiret görmesi ile görmektir.” Bu görmeyi dünyada gördü demek de mecaz olarak söylenmiştir. Dünyadan gidip gördüğü ve yine dünyaya geldiği için dünyada gördü denilmiştir.” (Mektubat, 283)

    S. Abdülkadir-i Geylanî:

    “Miraç gecesi Resulullah (asm), Allah-u Teâlâ’yı gördü. Çünkü Cabir bin Abdullah, Peygamber Efendimiz’in (asm) Necm suresinde; ‘Elbette Onu gördü’ ayet-i kerimesi üzerine; ‘Elbette Rabbimi gördüm.’ buyurduğunu ve aynı surenin ‘Sidret-ül-münteha yanında’ ayet-i kerimesi üzerine; ‘Ben sidret-ül-müntehada Rabbimi gördüm. Öyle ki, ilahî vechinin nuru, benim için zahir oldu.’ buyurduğunu bildirmiştir.” (Gunyetü’t Talibîn)

    Mevlana Halid-i Bağdadî;

    “Resulullah (asm), Allah’ı Miraç’ta gördü. Bu görmesi dünyadaki görmek gibi değil idi.” (İtikadname)

    Eş'arî

    Eş’arî ve ona tâbi olanlardan bir grup da, Hz. Peygamber’in (asm) Allah'ı (cc) basarı ile yani “baş gözüyle” gördüğü kanaatindedirler.

    Nevevî;

    Nevevî “Fetâva’da” görmenin vuku bulduğunu kabul ederek, kritikçi âlimlerden de nakillerde bulunmaktadır.

    Bediüzzaman Said Nursî:

    “ … o Abd’i (asm) … kab-ı kavseyn makamına çıkarmış, ehadiyyet ile kelamına ve rüyetine mazhar kılmıştır.” (Risale-i Nur Külliyatı – Sözler Mecmuası)

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nur’da bir çok yerde Rüyetullah hadisesinin gerçekleştiğini kesin olarak bildirmiştir.

    Hiç kimse “dünyada” Allah’ı göremez. Hz. Muhammed (asm) dünya gözü ile “ahirette” Allah’ı görmüştür:

    Rüyet hadisesinde ihtilafa sebep olan Mesrûk’un (rh) rivayet ettiği hadis şöyledir;


    “Hz. Aişe’ye (ra) dedim ki: ‘Ey anneciğim Muhammed (asm) Rabb’ini gördü mü?’
    Bu soru üzerine:

    ‘Söylediğin sözden tüylerim ürperdi senin üç hatalı sözden haberin yok mu?

    Kim onları sana sölerse yalan söylemiş olur şöyle ki;

    Kim sana “Muhammed (asm) Rabb’ini gördü” derse yalan söylemiş olur.

    Kim sana derse ki Muhammed (asm) yarın olacak şeyi bilir. Yalan söylemiştir.

    Kim sana Muhammed’in (asm) vahiyden bir şey gizlediğini söylerse o da yalan söylemiştir.’ dedi.
    Sözüne delil olrak da şu ayetleri okudu:


    O’nu gözler idrak edemez. O ise gözleri idrak eder.’ (En’am 103)
    Hiçbir nefis yarın ne kesbedeceğini bilemez.’ (Lokman 34)

    Ey peygamber sana Rabbinden her indirileni tebliğ et şayet bunu yapmazsan Allah’ın risaletini tebliğ etmiş olmazsın.’
    (Maide 67)” (Kütüb-ü Sitte)


    İmam-ı Rabbani “Allah’ın dünyada görülemeyeceği konusunda” Hz Aişe’yi tasdik eder. Fakat bu meselede yorumu şöyledir:

    “Allahü Teâlâ, dünyada görülmez. Görülür diyen yalancıdır. Bu dünyada bu nimet nasip olsaydı, herkesten önce Hz. Musa (as) görürdü. Peygamberimiz Miraç’da bu devletle şereflendi ise de, bu dünyada değildi. Cennete girip oradan gördü. Yani ahirette görmüş oldu.” (C.3, Mektubat,17)

    Bazı Âlimler ise bu meselede Hz Aişe’nin nefyi (reddi) ile İbn-i Abbas’ın ispatını şöyle yorumlarlar:

    “Hz. Aişe’nin Nefyi(reddi) gözle görmekle ilgilidir. İbn-i Abbas’ın isbatı ise kalple görmekle ilgilidir. Kalple rüyetten maksat; kalbin hakiki görmesidir. Peygamber’e (asm) hasıl olan rüyet kalpte yaratılmış olan rüyettir. Tıpkı diğer insanlara gözde yaratılan rüyet gibi… Allah görme hadisesini çoğunlukla gözde yaratır. Fakat, isterse göze hatta hiç bir şeye bağlı olmadan da yaratabilir.” (Kütüb-i Sitte)

    Bu görüş de Peygamber Efendimiz’in Allah’ı gördüğü yönündedir. Fakat burada rüyetin “kalp gözü ile” gerçekleştiği söylenmiştir
    Belirtmek gerekir ki; rüyetin “dünya gözü ile fakat ahirette” gerçekleştiği görüşü daha fazla alimin üzerinde ittifak ettiği, daha kuvvetli bir görüştür.
    alıntı.



  3. 16.Nisan.2012, 15:43
    2
    Silent and lonely rains



    Allah’a (cc) en fazla yakınlaşan zat Miraç mucizesinin sahibi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’dir (asm). Peygamber Efendimiz “dünya gözü ile ahirette” Cenab-ı Hakk’ı görmüştür.

    İbn-i Abbas (ra) rivayetinde:

    “(Ateşte yanmayan) hulle ile Hz İbrahim’in, kelam (Allah’la konuşma) ile Hz Musa’nın, rüyet (Allah’ı görmek) ile de Hz Muhammed’in (asm) mümtaz kılınmasına hayret mi ediyorsunuz? Allah-u Teâla; İbrahim’i hulle ile, Musa’yı kelamla, Muhammed’i (asm) de rüyetle seçkin kıldı.” buyurmuştur. (Kütüb-ü Sitte)

    Başka bir rivayette ise;
    “İbn-i Ömer (ra) İbn-i Abbas’a adam gönderip:
    ‘Muhammed (asm) Rabb’ini gördü mü?’ diye sordurdu.
    İbn-i Abbas: “Evet” diye cevap verdi.” denilmektedir. (Kütüb-ü Sitte)

    İbn Abbas’ı tasdik ederek “Rüyet hadisesinin gerçekleştiği” yönünde fikir beyan eden Ehl-i Sünnet Âlimlerinin görüşleri şöyledir:

    İmam-ı Rabbanî:

    “O Server (asm), Mirac gecesinde Rabb’ini dünyada değil, ahirette gördü. Çünkü o Server (asm), o gece, zaman ve mekan çevresinden dışarı çıktı. Ezelî ve ebedî bir an buldu. Başlangıcı ve sonu bir nokta olarak gördü. Cennete gideceklerin, binlerce yıl sonra, cennete gidişlerini ve cennette oluşlarını, o gece gördü. İşte o makamdaki görmek, dünyada görmek değildir. “Ahiret görmesi ile görmektir.” Bu görmeyi dünyada gördü demek de mecaz olarak söylenmiştir. Dünyadan gidip gördüğü ve yine dünyaya geldiği için dünyada gördü denilmiştir.” (Mektubat, 283)

    S. Abdülkadir-i Geylanî:

    “Miraç gecesi Resulullah (asm), Allah-u Teâlâ’yı gördü. Çünkü Cabir bin Abdullah, Peygamber Efendimiz’in (asm) Necm suresinde; ‘Elbette Onu gördü’ ayet-i kerimesi üzerine; ‘Elbette Rabbimi gördüm.’ buyurduğunu ve aynı surenin ‘Sidret-ül-münteha yanında’ ayet-i kerimesi üzerine; ‘Ben sidret-ül-müntehada Rabbimi gördüm. Öyle ki, ilahî vechinin nuru, benim için zahir oldu.’ buyurduğunu bildirmiştir.” (Gunyetü’t Talibîn)

    Mevlana Halid-i Bağdadî;

    “Resulullah (asm), Allah’ı Miraç’ta gördü. Bu görmesi dünyadaki görmek gibi değil idi.” (İtikadname)

    Eş'arî

    Eş’arî ve ona tâbi olanlardan bir grup da, Hz. Peygamber’in (asm) Allah'ı (cc) basarı ile yani “baş gözüyle” gördüğü kanaatindedirler.

    Nevevî;

    Nevevî “Fetâva’da” görmenin vuku bulduğunu kabul ederek, kritikçi âlimlerden de nakillerde bulunmaktadır.

    Bediüzzaman Said Nursî:

    “ … o Abd’i (asm) … kab-ı kavseyn makamına çıkarmış, ehadiyyet ile kelamına ve rüyetine mazhar kılmıştır.” (Risale-i Nur Külliyatı – Sözler Mecmuası)

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nur’da bir çok yerde Rüyetullah hadisesinin gerçekleştiğini kesin olarak bildirmiştir.

    Hiç kimse “dünyada” Allah’ı göremez. Hz. Muhammed (asm) dünya gözü ile “ahirette” Allah’ı görmüştür:

    Rüyet hadisesinde ihtilafa sebep olan Mesrûk’un (rh) rivayet ettiği hadis şöyledir;


    “Hz. Aişe’ye (ra) dedim ki: ‘Ey anneciğim Muhammed (asm) Rabb’ini gördü mü?’
    Bu soru üzerine:

    ‘Söylediğin sözden tüylerim ürperdi senin üç hatalı sözden haberin yok mu?

    Kim onları sana sölerse yalan söylemiş olur şöyle ki;

    Kim sana “Muhammed (asm) Rabb’ini gördü” derse yalan söylemiş olur.

    Kim sana derse ki Muhammed (asm) yarın olacak şeyi bilir. Yalan söylemiştir.

    Kim sana Muhammed’in (asm) vahiyden bir şey gizlediğini söylerse o da yalan söylemiştir.’ dedi.
    Sözüne delil olrak da şu ayetleri okudu:


    O’nu gözler idrak edemez. O ise gözleri idrak eder.’ (En’am 103)
    Hiçbir nefis yarın ne kesbedeceğini bilemez.’ (Lokman 34)

    Ey peygamber sana Rabbinden her indirileni tebliğ et şayet bunu yapmazsan Allah’ın risaletini tebliğ etmiş olmazsın.’
    (Maide 67)” (Kütüb-ü Sitte)


    İmam-ı Rabbani “Allah’ın dünyada görülemeyeceği konusunda” Hz Aişe’yi tasdik eder. Fakat bu meselede yorumu şöyledir:

    “Allahü Teâlâ, dünyada görülmez. Görülür diyen yalancıdır. Bu dünyada bu nimet nasip olsaydı, herkesten önce Hz. Musa (as) görürdü. Peygamberimiz Miraç’da bu devletle şereflendi ise de, bu dünyada değildi. Cennete girip oradan gördü. Yani ahirette görmüş oldu.” (C.3, Mektubat,17)

    Bazı Âlimler ise bu meselede Hz Aişe’nin nefyi (reddi) ile İbn-i Abbas’ın ispatını şöyle yorumlarlar:

    “Hz. Aişe’nin Nefyi(reddi) gözle görmekle ilgilidir. İbn-i Abbas’ın isbatı ise kalple görmekle ilgilidir. Kalple rüyetten maksat; kalbin hakiki görmesidir. Peygamber’e (asm) hasıl olan rüyet kalpte yaratılmış olan rüyettir. Tıpkı diğer insanlara gözde yaratılan rüyet gibi… Allah görme hadisesini çoğunlukla gözde yaratır. Fakat, isterse göze hatta hiç bir şeye bağlı olmadan da yaratabilir.” (Kütüb-i Sitte)

    Bu görüş de Peygamber Efendimiz’in Allah’ı gördüğü yönündedir. Fakat burada rüyetin “kalp gözü ile” gerçekleştiği söylenmiştir
    Belirtmek gerekir ki; rüyetin “dünya gözü ile fakat ahirette” gerçekleştiği görüşü daha fazla alimin üzerinde ittifak ettiği, daha kuvvetli bir görüştür.
    alıntı.






+ Yorum Gönder