Konusunu Oylayın.: Veda hutbesinden öğütler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Veda hutbesinden öğütler
  1. 15.Nisan.2012, 16:43
    1
    Misafir

    Veda hutbesinden öğütler

  2. 16.Nisan.2012, 17:47
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Veda hutbesinden öğütler




    Ey insanlar!
    "Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.
    "Insanlar!
    "Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil
    mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden
    korunmustur.
    "Ashabim!
    "Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski
    sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,
    bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis
    olur.
    "Ashabim!
    "Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah
    böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin
    anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.
    "Ashabim!"
    "Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen
    kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin
    Rabia'nin kan davasidir.
    "Ey insanlar!
    "Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun
    disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da
    sakininiz.
    "Ey insanlar!
    "Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in
    emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde
    hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic
    kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger
    gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz
    burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki
    haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.
    "Ey mü'minler!
    "Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi
    Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.
    "Mü'minler!
    "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar
    kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse
    o baskadir.
    "Ey insanlar!
    "Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet
    etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.
    Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in,
    meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet
    ve sehadetlerini kabul eder.
    "Ey insanlar!
    "Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap
    olmayana, Arap olmayanin da Araap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin
    da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda
    en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir.
    "Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu
    dinleyiniz ve itaat ediniz.
    "Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine
    suclanamaz.
    "Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:
    Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz.
    Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.
    Zina etmeyeceksiniz.
    Hirsizlik yapmayacaksiniiz..
    "Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri
    zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.
    "Insanlar!
    "Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"
    Saheb-i Kiram birden söyle dediler:
    "Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye
    sehadet ederiz!"
    Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:
    "Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"



  3. 16.Nisan.2012, 17:47
    2
    Editör



    Ey insanlar!
    "Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.
    "Insanlar!
    "Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil
    mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden
    korunmustur.
    "Ashabim!
    "Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski
    sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,
    bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis
    olur.
    "Ashabim!
    "Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah
    böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin
    anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.
    "Ashabim!"
    "Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen
    kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin
    Rabia'nin kan davasidir.
    "Ey insanlar!
    "Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun
    disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da
    sakininiz.
    "Ey insanlar!
    "Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in
    emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde
    hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic
    kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger
    gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz
    burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki
    haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.
    "Ey mü'minler!
    "Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi
    Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.
    "Mü'minler!
    "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar
    kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse
    o baskadir.
    "Ey insanlar!
    "Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet
    etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.
    Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in,
    meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet
    ve sehadetlerini kabul eder.
    "Ey insanlar!
    "Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap
    olmayana, Arap olmayanin da Araap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin
    da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda
    en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir.
    "Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu
    dinleyiniz ve itaat ediniz.
    "Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine
    suclanamaz.
    "Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:
    Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz.
    Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.
    Zina etmeyeceksiniz.
    Hirsizlik yapmayacaksiniiz..
    "Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri
    zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.
    "Insanlar!
    "Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"
    Saheb-i Kiram birden söyle dediler:
    "Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye
    sehadet ederiz!"
    Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:
    "Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"



  4. 23.Mayıs.2012, 01:36
    3
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Veda hutbesinden öğütler

    VEDA HUTBESİNDEN DERSLER: İNSAN HAKLARİ BAĞLAMINDA VEDA HUTBESİ


    İnsan toplum içinde sosyal bir ortamda yaşayabilen varlıktır Toplum içerisinde yaşarken insan can, mal, namus ve din güvenliğinin emniyette olmasını ister Böyle bir toplum modelinin oluşabilmesi için Hz Peygamber (sav) efendimiz bundan asırlar önce veda haccında 124 bin sahabeye hitaben tüm insanlığa seslenmiş ve “Ey insanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mukaddes bir şehir ise canlarınız, mallarınız, namuslarınızda öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur”(1) buyurarak temel insan haklarını on dört asır önce ilan etmiş, bütün insanlığa huzur barış ve hoşgörü içerisinde yaşamanın yolunu göstermiştir


    İnsanları hakka, doğruluğa, kardeşliğe çağıran Hz Peygamber efendimiz (sav) “Ey insanlar! Rabbiniz birdir Babanız da birdir Hepiniz Adem’in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır”(2) buyurarak insanların birbirleriyle kardeş olduklarını belirtmiş, “Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur Üstünlük ancak takvada, ALLAH’ tan sakınmaktadır” (3) buyurmuş güçlü ile güçsüzü, fakir ile zengini köle ile efendiyi işçi ile patronu memur ile amiri aynı safta ALLAH ‘ın huzurunda omuz omuza boyun eğme olgunluğuna eriştirmiş üstünlüğün ise ancak takva olduğunu ifade etmiştir


    Alemlere rahmet olarak gönderilmiş Hz Peygamberimiz (sav) günümüz dünyasında insan hakları olarak bilinen fakat herkesin şahsi çıkarlarını ön planda tutup yaşayamadığı din ve vicdan özgürlüğü, eşit haklar, hoşgörü, toplum huzuru gibi kavramların önemine dikkat çekerek “Ey Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz Müslüman Müslümanın kardeşidir, böylece bütün Rabbinize kavuşacaksınız O da sizi yaptıklarınızdan dolayı hesaba çekecektir Sakın benden sonra eski yanlışlıklara dönmeyiniz”(4) ikazında bulunmuş tüm canlıların dünyada eşit yaşam hakkı bulunduğunu herkesin huzur, barış ve sevgiyle, kardeşçe birlik ve beraberlik içerisinde bir hayat sürdürmemizi istemiştir


    Dinimiz İslam, insanlık için bir rahmettir Geliniz İslam’ın çağrısına kulak verelim Haklara riayet edelim Kendimize ve toplumumuza karşı sorumluluklarımızın bilincinde olalım İnsanlarla barışık, kendimiz ve Rabbimiz ile tanışık olan bir kul olmaya çalışalım İnsanları kardeşimiz olduğunu düşünerek şefkat ve merhametle kucaklayalım Hutbemi başta okumuş olduğum ayet-i kerimenin mealiyle bitirmek istiyorum: “Peygamber size neyi verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin Allah’a karşı gelmekten sakının, şüphesiz Allah’ın azabı çetindir”(5)
    HAZIRLAYAN: Cengiz MORKOÇ


  5. 23.Mayıs.2012, 01:36
    3
    Moderatör
    VEDA HUTBESİNDEN DERSLER: İNSAN HAKLARİ BAĞLAMINDA VEDA HUTBESİ


    İnsan toplum içinde sosyal bir ortamda yaşayabilen varlıktır Toplum içerisinde yaşarken insan can, mal, namus ve din güvenliğinin emniyette olmasını ister Böyle bir toplum modelinin oluşabilmesi için Hz Peygamber (sav) efendimiz bundan asırlar önce veda haccında 124 bin sahabeye hitaben tüm insanlığa seslenmiş ve “Ey insanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mukaddes bir şehir ise canlarınız, mallarınız, namuslarınızda öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur”(1) buyurarak temel insan haklarını on dört asır önce ilan etmiş, bütün insanlığa huzur barış ve hoşgörü içerisinde yaşamanın yolunu göstermiştir


    İnsanları hakka, doğruluğa, kardeşliğe çağıran Hz Peygamber efendimiz (sav) “Ey insanlar! Rabbiniz birdir Babanız da birdir Hepiniz Adem’in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır”(2) buyurarak insanların birbirleriyle kardeş olduklarını belirtmiş, “Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur Üstünlük ancak takvada, ALLAH’ tan sakınmaktadır” (3) buyurmuş güçlü ile güçsüzü, fakir ile zengini köle ile efendiyi işçi ile patronu memur ile amiri aynı safta ALLAH ‘ın huzurunda omuz omuza boyun eğme olgunluğuna eriştirmiş üstünlüğün ise ancak takva olduğunu ifade etmiştir


    Alemlere rahmet olarak gönderilmiş Hz Peygamberimiz (sav) günümüz dünyasında insan hakları olarak bilinen fakat herkesin şahsi çıkarlarını ön planda tutup yaşayamadığı din ve vicdan özgürlüğü, eşit haklar, hoşgörü, toplum huzuru gibi kavramların önemine dikkat çekerek “Ey Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz Müslüman Müslümanın kardeşidir, böylece bütün Rabbinize kavuşacaksınız O da sizi yaptıklarınızdan dolayı hesaba çekecektir Sakın benden sonra eski yanlışlıklara dönmeyiniz”(4) ikazında bulunmuş tüm canlıların dünyada eşit yaşam hakkı bulunduğunu herkesin huzur, barış ve sevgiyle, kardeşçe birlik ve beraberlik içerisinde bir hayat sürdürmemizi istemiştir


    Dinimiz İslam, insanlık için bir rahmettir Geliniz İslam’ın çağrısına kulak verelim Haklara riayet edelim Kendimize ve toplumumuza karşı sorumluluklarımızın bilincinde olalım İnsanlarla barışık, kendimiz ve Rabbimiz ile tanışık olan bir kul olmaya çalışalım İnsanları kardeşimiz olduğunu düşünerek şefkat ve merhametle kucaklayalım Hutbemi başta okumuş olduğum ayet-i kerimenin mealiyle bitirmek istiyorum: “Peygamber size neyi verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin Allah’a karşı gelmekten sakının, şüphesiz Allah’ın azabı çetindir”(5)
    HAZIRLAYAN: Cengiz MORKOÇ





+ Yorum Gönder