Konusunu Oylayın.: Kötülük kavramına şeytan gibi bir simge yaratmak şart mıydı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kötülük kavramına şeytan gibi bir simge yaratmak şart mıydı?
  1. 15.Nisan.2012, 13:42
    1
    Misafir

    Kötülük kavramına şeytan gibi bir simge yaratmak şart mıydı?






    Kötülük kavramına şeytan gibi bir simge yaratmak şart mıydı? Mumsema Kötülük kavramına şeytan gibi bir simge yaratmak şart mıydı?




  2. 15.Nisan.2012, 14:45
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kötülük kavramına şeytan gibi bir simge yaratmak şart mıydı?




    Şunu unutmayalım ki, bu koca kâinatın, yaratıcısı olan Allah’ın sonsuz ilim, kudret ve hikmetine şahadet ettiği halde, onun hikmetini tenkit eder gibi, “Kötülük kavramına bir simge yaratmak şart mıydı?” gibi ifadeyi kullanmak, iman şuuru çerçevesinde bakıldığı zaman çok talisiz bir ifade olduğu anlaşılır. Kokuşmuş bir spermden bizleri var eden rabbimizin ilmini, hikmetini sorgulamak insan oğluna yakışmaz. Belki de bu işin hikmetini öğrenmek istiyoruz.. Ancak üslup çok önemlidir.. Sorudaki üslup, kölenin efendisini sorguya çeker gibi bir hali vardır.

    Önce şunu bilmeliyiz ki, Allah mülkün yegâne sahibidir.. Evrenin yegâne malikidir... Kâinatın yegâne hâkimidir. Mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. İtaatkâr melekleri yarattığı gibi, isyankâr şeytanları da yaratır. Ancak melekleri kendi lütfuyla itaatkâr kılar, şeytanları ise, adaletiyle isyankâr kılar. Nitekim, şeytanın ilk defa şeytan olması kendi özgür iradesiyle olmuştur. Allah’ın Adem’e secde etme emrini özgür iradesiyle geri çevirmiş ve adalet tokadını yiyip huzurdan kovulmuştur. (bk. Bakara, 34; Sâd, 74)

    Diğer yandan, Allah, insanların kendi özgür iradeleriyle iyiliği veya kötülüğü seçme hakkına sahip olacakları âdil bir imtihan açmıştır. Bu imtihanın fırsat eşitliğini sağlayacak menfi-müspet/olumsuz-olumlu/negatif-pozitif değer yargılarını içeren bir yapıya sahip kılmıştır.. Bir yandan insî ve cinnî şeytanların varlığı, diğer yandan peygamberlerin ve vahiylerin varlığı, bu imtihanın olmazsa olmaz unsurları olarak ortaya konmuştur. Ancak, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayıran bir akıl ve vicdan unsuru imtihan için birer ölçü birimi olarak insana vermiştir.

    Keza, kalbin bir tarafında iyiyi-doğruyu telkin edip ilham eden bir meleği, diğer tarafında ise kötülüğü iyi, çirkinliği güzel olarak tasvir edip vesvese veren bir şeytanı görevlendirmiştir. Akıl ile nefsanî duyguların çarpışması kaçınılmaz olan bu imtihanda kişi aklını ön planda tutup Allah’ın vahyini dinlerse kurtuluşa erer. Yok eğer nefsanî duygularının peşine takılıp şeytanın telkinlerine kapılırsa akıbetini tehlikeye atmış olur.

    Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şeytanın varlığı sadece kötülüğü ona fatura etmek için değil, zıt kutuplu eksi-artısı olan bir imtihanın adil bir şekilde cereyan etmesi için söz konusudur.

    Ayrıca bütün olumsuz sebeplerin varlığı, aklın nazarında çirkin görünen işleri Allah’a isnat edip edepsizlik etmemesi içindir. Çünkü, insanların küçücük aklı Allah’ın kapsamlı olan geniş takdir dairesinde hakikatlerin mahiyetini kavramaktan uzaktır.

    Yağmurda ıslansa, binler güzel yönleri olan yağmurun o anda yağmasını çirkin bulur, şikayet eder.

    Kendi hatasının sonucu elini ateşe dokundurup yaksa, ateşin binlerce güzel neticelerini unutup onu çirkinlikle itham eder.

    Müminler için kesin bir saadet kapısı olan ölümün bu terhis tezkeresi ve cenneti kapısı olması gibi güzel taraflarını görmeyip geçici bir ayrılıktan ötürü ölümü çok gaddar bir olgu olarak görürü.

    Keza, kısa bir zaman zarfında az bir sıkıntıyla sahibine bir velayet veya şahadet mertebesini kazındıran hastalıkların geçici, muvakkat acısını nazara alarak o büyük nimet cihetini göz ardı eder.

    İşte bu gayet haksız olan insafsız şikayetlerini doğrudan cenab-ı hakkın adil kaderine yöneltmemeleri için insanlar ile kader arasında belli sebepler yaratılmıştır. Taki insanoğlu cahilliğinden ötürü sonsuz merhamet sahibi rabbine karşı nankörlük edip de cezayı haketmesin..
    S.İslamiyet



  3. 15.Nisan.2012, 14:45
    2
    Silent and lonely rains



    Şunu unutmayalım ki, bu koca kâinatın, yaratıcısı olan Allah’ın sonsuz ilim, kudret ve hikmetine şahadet ettiği halde, onun hikmetini tenkit eder gibi, “Kötülük kavramına bir simge yaratmak şart mıydı?” gibi ifadeyi kullanmak, iman şuuru çerçevesinde bakıldığı zaman çok talisiz bir ifade olduğu anlaşılır. Kokuşmuş bir spermden bizleri var eden rabbimizin ilmini, hikmetini sorgulamak insan oğluna yakışmaz. Belki de bu işin hikmetini öğrenmek istiyoruz.. Ancak üslup çok önemlidir.. Sorudaki üslup, kölenin efendisini sorguya çeker gibi bir hali vardır.

    Önce şunu bilmeliyiz ki, Allah mülkün yegâne sahibidir.. Evrenin yegâne malikidir... Kâinatın yegâne hâkimidir. Mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. İtaatkâr melekleri yarattığı gibi, isyankâr şeytanları da yaratır. Ancak melekleri kendi lütfuyla itaatkâr kılar, şeytanları ise, adaletiyle isyankâr kılar. Nitekim, şeytanın ilk defa şeytan olması kendi özgür iradesiyle olmuştur. Allah’ın Adem’e secde etme emrini özgür iradesiyle geri çevirmiş ve adalet tokadını yiyip huzurdan kovulmuştur. (bk. Bakara, 34; Sâd, 74)

    Diğer yandan, Allah, insanların kendi özgür iradeleriyle iyiliği veya kötülüğü seçme hakkına sahip olacakları âdil bir imtihan açmıştır. Bu imtihanın fırsat eşitliğini sağlayacak menfi-müspet/olumsuz-olumlu/negatif-pozitif değer yargılarını içeren bir yapıya sahip kılmıştır.. Bir yandan insî ve cinnî şeytanların varlığı, diğer yandan peygamberlerin ve vahiylerin varlığı, bu imtihanın olmazsa olmaz unsurları olarak ortaya konmuştur. Ancak, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayıran bir akıl ve vicdan unsuru imtihan için birer ölçü birimi olarak insana vermiştir.

    Keza, kalbin bir tarafında iyiyi-doğruyu telkin edip ilham eden bir meleği, diğer tarafında ise kötülüğü iyi, çirkinliği güzel olarak tasvir edip vesvese veren bir şeytanı görevlendirmiştir. Akıl ile nefsanî duyguların çarpışması kaçınılmaz olan bu imtihanda kişi aklını ön planda tutup Allah’ın vahyini dinlerse kurtuluşa erer. Yok eğer nefsanî duygularının peşine takılıp şeytanın telkinlerine kapılırsa akıbetini tehlikeye atmış olur.

    Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şeytanın varlığı sadece kötülüğü ona fatura etmek için değil, zıt kutuplu eksi-artısı olan bir imtihanın adil bir şekilde cereyan etmesi için söz konusudur.

    Ayrıca bütün olumsuz sebeplerin varlığı, aklın nazarında çirkin görünen işleri Allah’a isnat edip edepsizlik etmemesi içindir. Çünkü, insanların küçücük aklı Allah’ın kapsamlı olan geniş takdir dairesinde hakikatlerin mahiyetini kavramaktan uzaktır.

    Yağmurda ıslansa, binler güzel yönleri olan yağmurun o anda yağmasını çirkin bulur, şikayet eder.

    Kendi hatasının sonucu elini ateşe dokundurup yaksa, ateşin binlerce güzel neticelerini unutup onu çirkinlikle itham eder.

    Müminler için kesin bir saadet kapısı olan ölümün bu terhis tezkeresi ve cenneti kapısı olması gibi güzel taraflarını görmeyip geçici bir ayrılıktan ötürü ölümü çok gaddar bir olgu olarak görürü.

    Keza, kısa bir zaman zarfında az bir sıkıntıyla sahibine bir velayet veya şahadet mertebesini kazındıran hastalıkların geçici, muvakkat acısını nazara alarak o büyük nimet cihetini göz ardı eder.

    İşte bu gayet haksız olan insafsız şikayetlerini doğrudan cenab-ı hakkın adil kaderine yöneltmemeleri için insanlar ile kader arasında belli sebepler yaratılmıştır. Taki insanoğlu cahilliğinden ötürü sonsuz merhamet sahibi rabbine karşı nankörlük edip de cezayı haketmesin..
    S.İslamiyet



  4. 15.Nisan.2012, 18:18
    3
    tekturk
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ekim.2009
    Üye No: 61589
    Mesaj Sayısı: 779
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Tilburg/Hollanda

    Cevap: Kötülük kavramına şeytan gibi bir simge yaratmak şart mıydı?

    Daha Hz.Adem yaratilmadan bizim bildigimiz ve bilmediklerimiz var idi !!


  5. 15.Nisan.2012, 18:18
    3
    Devamlı Üye
    Daha Hz.Adem yaratilmadan bizim bildigimiz ve bilmediklerimiz var idi !!





+ Yorum Gönder