Konusunu Oylayın.: Bir erkek veya kadın ihramdan özürlü yada özürsüz çıkmak zorunda kalsa, cezası var mıdır? İhramdan çıkma nasıl olmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir erkek veya kadın ihramdan özürlü yada özürsüz çıkmak zorunda kalsa, cezası var mıdır? İhramdan çıkma nasıl olmalıdır?
  1. 13.Nisan.2012, 18:41
    1
    Misafir

    Bir erkek veya kadın ihramdan özürlü yada özürsüz çıkmak zorunda kalsa, cezası var mıdır? İhramdan çıkma nasıl olmalıdır?






    Bir erkek veya kadın ihramdan özürlü yada özürsüz çıkmak zorunda kalsa, cezası var mıdır? İhramdan çıkma nasıl olmalıdır? Mumsema Bir erkek veya kadın ihramdan özürlü yada özürsüz çıkmak zorunda kalsa, cezası var mıdır? İhramdan çıkma nasıl olmalıdır?


  2. 13.Nisan.2012, 18:41
    1
    ewo19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ewo19
    Misafir



  3. 13.Nisan.2012, 21:51
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Bir erkek veya kadın ihramdan özürlü yada özürsüz çıkmak zorunda kalsa, cezası var mıdır? İhramdan çıkma nasıl olmalıdır?




    Önce kısaca bilgi verdikten sonra açıklama yapmayı uygun göryoruz.

    Hac veya umre için ihrama giren kişinin, öncelikle elbisesini çıkartıp ihram bezlerine bürünmesi ve hacda birinci tahallül gerçekleşinceye kadar, umrede ise tavaf ve sa’yi yapıp tıraş oluncaya kadar ihramlılık halini sürdürmesi gerekir. Ancak kişi bu süre zarfında ihramlı iken ihram yasaklarını işlerse ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmesi) gerekir. (İbn Âbidin, Reddu’l-muhtâr, II, 162, 163).

    Şâfiî mezhebine göre ise, muhayyerlik haklarından yararlanıp; ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesme), üç gün oruç tutma veya altı fitre miktarı sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir (Nevevî, el-Mecmû, VII, 371; İbn Kudâme, Muğnî, III, 493).

    Şu kadar var ki Hanefilere göre bir özür sebebiyle ihram yasaklarını işlerse yukarıdaki muhayyerlik haklarından yararlanabilir.

    İhram yasaklarının ihlâli fıkıh literatüründe "cinayet" diye adlandırılmış, müeyyide olarak bedenî ve malî bazı mükellefiyetler öngörülmüştür. İhram yasaklarının ihlâli, yasağın ve ihlâlin ağırlık derecesine göre hac veya umrenin fâsid olması ve kazasının gerekmesi, büyük baş hayvan (bedene) yahut koyun veya keçi (dem) kesme, fıtır sadakası (fidye) kadar bağışta bulunma, bedelini ödeme, sadaka verme, oruç tutma gibi farklı sonuçlar doğurur.İhlâllerin müeyyidesi olarak ibadet cinsinden fiillerin seçilmesi ferdi ıslah etme ve ihlâl dolayısıyla uğraması muhtemel mahcubiyeti giderme, ayrıca bu vesileyle toplumsal dayanışmayı güçlendirme gibi amaçlar taşımakta olup bu yaklaşım, İslâm'ın kefaretler ve cezalandırma konusunda takip ettiği genel tavra da uyum gösterir.

    Hac için ihrama girdikten sonra ve Arafat vakfesinden önce cinsel ilişkinin haccı fâsid kılacağında fakihler görüş birliği içindedir. Ancak hac tamamlanmadan ihramdan çıkılamayacağı için bozulan bu haccın yarım bırakılmayıp tamamlanması ve ertesi yıl kaza edilmesi, bu ihlâl sebebiyle de koyun veya keçi kurban edilmesi gerekir.

    Vakfeden sonra, fakat tıraş olup ihramdan tam çıkmadan önceki ilişki de Hanefî mezhebinin dışındaki diğer üç mezhebe göre haccı yine fâsid kılar. Hanefî mezhebine göre bu durumda hac fâsid olmamakla beraber ceza kurbanı olarak bir bedene kesmek gerekir. Hanefîler'in bu görüşü, Hz. Peygamberin "Hac Arafat'tır” (Ebû Dâvûd, Menâsik, 68) hadisinden hareketle şartlarına uygun olarak Arafat vakfesini eda eden bir kimsenin haccının esasen tamam olduğu gerekçesine, bedene cezası için İbn Abbas'tan gelen bir rivayete dayandırılmaktadır. (Muvatta, Hac, 50)

    Umre için ihrama giren kimsenin umrenin rüknü olan tavafın ilk dört şavtını tamamlamadan önce cinsel ilişkide bulunması halinde Hanefî mezhebine göre umresi fâsid olur. Bozulan umre yarım bırakılmayıp tamamlanır, ihramdan çıkıldıktan sonra umrenin kaza edilmesi, ihlâl sebebiyle de bir koyun veya keçi kurban edilmesi gerekir. Mâliki mezhebine göre sa'y tamamlanmadan, Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre ise tahallülden önce vuku bulan cinsel iliki umreyi ifsat eder.

    Süslenme, koku sürünme, giyinme, tıraş olma türündeki yasakların ihlâli durumunda ihlâl ciddi boyutta ise koyun veya keçi kurban edilmesi, değilse fidye ödenmesi, küçük çaptaki ihlâllerde ise sadaka verilmesi gerekir.
    Hangi tür ihlâlin hangi ağırlıkta sayılacağı mezhepler arasında ayrıntılara inen geniş bir tartışma konusudur. Meselâ saç veya sakalın tamamını tıraş etmek, bir organın tamamına güzel koku sürünmek, erkeklerin bir tam gün başını örtmesi ciddi ihlâl sayılıp dem gerektirirken saçın veya sakalın dörtte birinden azını tıraş fidye, bir tırnağın kesimi sadakayı gerektirir.

    Cinsel ilişki dışındaki cinsî yasakların ihlaliyle ilk tahallül sonrası ve ziyaret tavafından önceki cinsel ilişki de dem gerektirir.

    Avlanma veya Harem bölgesinin tabii ağaç ve bitki örtüsüne zarar verme halinde kural olarak bunların bedeli tasadduk edilir. Bazı durumlarda her fidye miktarı karşılığında bir gün oruç tutulabilir.

    İhram yasaklarının bilgisizlik, yanılma, unutma gibi mazeretlerden dolayı çiğnenmesi uhrevî sorumluluğu kaldırabilirse de bu cezaları düşürmez. Ancak hastalık gibi haklı mazeretlerin bulunması veya ihlâlin başkasının fiilinden kaynaklanması gibi gayri iradî olması halinde ilgili şahsa kurban kesme, fidye ödeme veya oruç tutma arasında seçim hakkı tanınır.

    İhram yasaklarının kalkması (tahallül veya hil) umrede sa'yin tamamlanmasından sonra saçları tıraş etmek veya kısaltmak suretiyle, hacda ise iki kademede gerçekleşir. İfrad haccı yapanlar bayramın birinci günü Akabe cemresine taş attıktan sonra, temettü' ve kıran haccı yapanlar ise kurbanın kesilmesinden sonra saç tıraşı olup ihramdan çıkarlar.

    Haccedenler bu safhada kendi saçlarını kesebilecekleri gibi birbirlerini de tıraş edebilirler. Kadınların saçlarının ucundan biraz kesmesi yeterli olur.

    Fıkıh literatüründe ilk veya küçük tahallül denilen bu safhadan sonra cinsel ilişki ve Mâlikîler'e göre ayrıca avlanma dışındaki ihram yasakları kalkar.

    Haccın rükünlerinden olan ziyaret tavafından, Hanefîler'in dışındaki diğer üç mezhebe göre sa'yin de yapılmasından sonra tıraş olmakla ikinci tahallül gerçekleşir ve bütün ihram yasakları kalkmış olur. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi İhram md.)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 13.Nisan.2012, 21:51
    2
    Moderatör



    Önce kısaca bilgi verdikten sonra açıklama yapmayı uygun göryoruz.

    Hac veya umre için ihrama giren kişinin, öncelikle elbisesini çıkartıp ihram bezlerine bürünmesi ve hacda birinci tahallül gerçekleşinceye kadar, umrede ise tavaf ve sa’yi yapıp tıraş oluncaya kadar ihramlılık halini sürdürmesi gerekir. Ancak kişi bu süre zarfında ihramlı iken ihram yasaklarını işlerse ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmesi) gerekir. (İbn Âbidin, Reddu’l-muhtâr, II, 162, 163).

    Şâfiî mezhebine göre ise, muhayyerlik haklarından yararlanıp; ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesme), üç gün oruç tutma veya altı fitre miktarı sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir (Nevevî, el-Mecmû, VII, 371; İbn Kudâme, Muğnî, III, 493).

    Şu kadar var ki Hanefilere göre bir özür sebebiyle ihram yasaklarını işlerse yukarıdaki muhayyerlik haklarından yararlanabilir.

    İhram yasaklarının ihlâli fıkıh literatüründe "cinayet" diye adlandırılmış, müeyyide olarak bedenî ve malî bazı mükellefiyetler öngörülmüştür. İhram yasaklarının ihlâli, yasağın ve ihlâlin ağırlık derecesine göre hac veya umrenin fâsid olması ve kazasının gerekmesi, büyük baş hayvan (bedene) yahut koyun veya keçi (dem) kesme, fıtır sadakası (fidye) kadar bağışta bulunma, bedelini ödeme, sadaka verme, oruç tutma gibi farklı sonuçlar doğurur.İhlâllerin müeyyidesi olarak ibadet cinsinden fiillerin seçilmesi ferdi ıslah etme ve ihlâl dolayısıyla uğraması muhtemel mahcubiyeti giderme, ayrıca bu vesileyle toplumsal dayanışmayı güçlendirme gibi amaçlar taşımakta olup bu yaklaşım, İslâm'ın kefaretler ve cezalandırma konusunda takip ettiği genel tavra da uyum gösterir.

    Hac için ihrama girdikten sonra ve Arafat vakfesinden önce cinsel ilişkinin haccı fâsid kılacağında fakihler görüş birliği içindedir. Ancak hac tamamlanmadan ihramdan çıkılamayacağı için bozulan bu haccın yarım bırakılmayıp tamamlanması ve ertesi yıl kaza edilmesi, bu ihlâl sebebiyle de koyun veya keçi kurban edilmesi gerekir.

    Vakfeden sonra, fakat tıraş olup ihramdan tam çıkmadan önceki ilişki de Hanefî mezhebinin dışındaki diğer üç mezhebe göre haccı yine fâsid kılar. Hanefî mezhebine göre bu durumda hac fâsid olmamakla beraber ceza kurbanı olarak bir bedene kesmek gerekir. Hanefîler'in bu görüşü, Hz. Peygamberin "Hac Arafat'tır” (Ebû Dâvûd, Menâsik, 68) hadisinden hareketle şartlarına uygun olarak Arafat vakfesini eda eden bir kimsenin haccının esasen tamam olduğu gerekçesine, bedene cezası için İbn Abbas'tan gelen bir rivayete dayandırılmaktadır. (Muvatta, Hac, 50)

    Umre için ihrama giren kimsenin umrenin rüknü olan tavafın ilk dört şavtını tamamlamadan önce cinsel ilişkide bulunması halinde Hanefî mezhebine göre umresi fâsid olur. Bozulan umre yarım bırakılmayıp tamamlanır, ihramdan çıkıldıktan sonra umrenin kaza edilmesi, ihlâl sebebiyle de bir koyun veya keçi kurban edilmesi gerekir. Mâliki mezhebine göre sa'y tamamlanmadan, Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre ise tahallülden önce vuku bulan cinsel iliki umreyi ifsat eder.

    Süslenme, koku sürünme, giyinme, tıraş olma türündeki yasakların ihlâli durumunda ihlâl ciddi boyutta ise koyun veya keçi kurban edilmesi, değilse fidye ödenmesi, küçük çaptaki ihlâllerde ise sadaka verilmesi gerekir.
    Hangi tür ihlâlin hangi ağırlıkta sayılacağı mezhepler arasında ayrıntılara inen geniş bir tartışma konusudur. Meselâ saç veya sakalın tamamını tıraş etmek, bir organın tamamına güzel koku sürünmek, erkeklerin bir tam gün başını örtmesi ciddi ihlâl sayılıp dem gerektirirken saçın veya sakalın dörtte birinden azını tıraş fidye, bir tırnağın kesimi sadakayı gerektirir.

    Cinsel ilişki dışındaki cinsî yasakların ihlaliyle ilk tahallül sonrası ve ziyaret tavafından önceki cinsel ilişki de dem gerektirir.

    Avlanma veya Harem bölgesinin tabii ağaç ve bitki örtüsüne zarar verme halinde kural olarak bunların bedeli tasadduk edilir. Bazı durumlarda her fidye miktarı karşılığında bir gün oruç tutulabilir.

    İhram yasaklarının bilgisizlik, yanılma, unutma gibi mazeretlerden dolayı çiğnenmesi uhrevî sorumluluğu kaldırabilirse de bu cezaları düşürmez. Ancak hastalık gibi haklı mazeretlerin bulunması veya ihlâlin başkasının fiilinden kaynaklanması gibi gayri iradî olması halinde ilgili şahsa kurban kesme, fidye ödeme veya oruç tutma arasında seçim hakkı tanınır.

    İhram yasaklarının kalkması (tahallül veya hil) umrede sa'yin tamamlanmasından sonra saçları tıraş etmek veya kısaltmak suretiyle, hacda ise iki kademede gerçekleşir. İfrad haccı yapanlar bayramın birinci günü Akabe cemresine taş attıktan sonra, temettü' ve kıran haccı yapanlar ise kurbanın kesilmesinden sonra saç tıraşı olup ihramdan çıkarlar.

    Haccedenler bu safhada kendi saçlarını kesebilecekleri gibi birbirlerini de tıraş edebilirler. Kadınların saçlarının ucundan biraz kesmesi yeterli olur.

    Fıkıh literatüründe ilk veya küçük tahallül denilen bu safhadan sonra cinsel ilişki ve Mâlikîler'e göre ayrıca avlanma dışındaki ihram yasakları kalkar.

    Haccın rükünlerinden olan ziyaret tavafından, Hanefîler'in dışındaki diğer üç mezhebe göre sa'yin de yapılmasından sonra tıraş olmakla ikinci tahallül gerçekleşir ve bütün ihram yasakları kalkmış olur. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi İhram md.)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder