Konusunu Oylayın.: İslam'ı anarşizme yakınlaştırmaya çalışanlara nasıl tepki vermemiz lazım ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslam'ı anarşizme yakınlaştırmaya çalışanlara nasıl tepki vermemiz lazım ?
  1. 08.Nisan.2012, 19:29
    1
    Misafir

    İslam'ı anarşizme yakınlaştırmaya çalışanlara nasıl tepki vermemiz lazım ?






    İslam'ı anarşizme yakınlaştırmaya çalışanlara nasıl tepki vermemiz lazım ? Mumsema İslam'ı anarşizme yakınlaştırmaya çalışanlara nasıl tepki vermemiz lazım ?


  2. 30.Mayıs.2012, 16:35
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: İslam'ı anarşizme yakınlaştırmaya çalışanlara nasıl tepki vermemiz lazım ?




    Kur'an Anarşizm'i Lanetler


    İnsanlık, tüm dünyada yaşanan anarşiden, kanlı terör eylemlerinden kurtulmanın özlemi içindedir. Dünyanın birçok yerinde, terör eylemlerine karşı alınan önlemler güçlü ülkelerde dahi etkili olmamaktadır.

    Anarşizm devletsiz, kanunsuz ve her insanın kendi başına buyruk yaşayacağı bir düzensizlik isteyenlerin görüşüdür. Terörizmle desteklendiğinde de, barışın, dostluğun, kardeşliğin, uzlaşma ve hoşgörünün karşısındaki karanlık görüş ve ideolojilerin bir uygulaması anlamına gelir. Kur’an ahlakının temelini ise söz ettiğimiz bu güzel ahlak özellikleri oluşturur. Çok açıktır ki, anarşizm de terör gibi İslam diniyle tamamen çelişir.

    Evrendeki kusursuz dengenin ve canlılığın Yüce Allah’ın yaratmasıyla değil, rastlantılarla var olduğu yalanını ortaya atan Darwinizm, materyalizmin de omurgasıdır. Bu sapkın inanışa göre insanlar ruhu olan varlıklar değil, gelişmiş bir hayvan türüdür(!) Darwinist ideoloji evrende sürekli, çatışma olduğunu iddia eder ve insanlar arasında acımasız, bencil, kavga ve çatışmaya dayalı bir ilişkiyi öngörür.

    Kur’an ahlakına uygun olmayan görüşlerin, felsefi akımların ortak dayanağı olan bu ideolojinin özellikle 20. yüzyılda yaygınlaşması nedeniyle, tüm dünya telafisi zor zarara uğramıştır. İnsanlara amaçsız var oldukları ve kimseye karşı sorumluluk taşımadıkları telkinleri aşılayarak tetikleyici işlevi görmüş, masum insanlarının kanlarının dökülmesine neden olmuştur. İdeolojinin etkisi, bugün de halen devam etmekte, ülkemizde ve dünyada yer yer süren terör ve şiddet eylemleri, bu sapkın teori ile beslenmektedir.

    Anarşizm, bozgunculuktur ve şiddet kullanarak mevcut düzeni yıkmaya, yerine kendi ideolojisi doğrultusunda yeni bir yönetim kurmayı hedefler. Şiddet, çatışma ve savaş, anarşistlerin adeta kutsal kavramları gibidir.

    Din ahlakından uzak yetiştirilmiş, hiç kimseye karşı sorumluluk hissetmeyen saldırgan insanları zaptetmek çok zordur. Günümüzde birçok ülkede yaşanan bu saldırganlık ve zulüm, din ahlakının aşılanmasıyla mümkün olacaktır.

    Kuran ahlakına göre, inanan insanlar kendilerine yapılan kötülüğe dahi iyilikle karşılık vermekle sorumludurlar:

    "İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir." (Fussilet Suresi, 34)

    Dolayısıyla iman eden bir insanın anarşist yöntemlere ve bu kanlı ideolojiye en ufak bir sempati duyması söz konusu değildir.

    Anarşizm, hedefine ulaşabilmek için masum insanları hiç düşünmeden yok edebilir. Hedeflerine giden her yolu meşru gördükleri için, anarşistler kolayca terör eylemleri gerçekleştirebilirler.

    Oysa Kur’an'a göre, haksız yere saldırı ve masum insanları öldürmek çok büyük bir suçtur. Yüce Allah bir ayetinde şöyle buyurur: "... Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur..." (Maide Suresi, 32)

    Tek bir insanı suçsuz yere öldürmenin tüm insanların öldürülmesi gibi olduğu hükmü varken, saldırıların, katliamların ve intihar saldırılarının ne denli büyük bir suç olduğu ortadadır.

    Anarşist grupların başlattığı kavga, çatışma ve duygusal şiddet, Allah’ın buyruklarına tamamen aykırıdır. Kuran'daki tarifine göre müminler öfkelerini yenen, dengeli, akılcı ve ılımlı özelliklere sahip insanlardır:

    "Onlar, ...öfkelerini yenenler ve insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever." (Al-i İmran Suresi, 134)

    Anarşistler sebepsiz yere insanlara saldırıp katledebilir, dükkanları yağmalayabilir hatta intihar saldırısıyla kendi yaşamlarına son verebilirler.

    Yüce Allah insanların arasını düzeltmeyi ve iyiliği emreder. Kur’an’da, “…Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi kesip-koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir. (Rad Suresi, 25) ayetiyle anarşi, terör, şiddet içeren her türlü bozgunculuk yasaklanır. Rabbimiz tüm bozguncuları lanetler ve onları bekleyen sonsuz azabı haber verir.

    İslam’ın kelime anlamı barıştır; İslam barışı ve uzlaşmayı tavsiye eder. Kur’an’da yasaklanan bozgunculuk ise, anarşizmin ana özelliğidir. İslam bir nurdur. Din adına terör yaptıklarını söyleyenler Kur’an’ın nurundan yararlanamayan ve kendi karanlık gözlüklerinden bakanlardır. Cinayet işleyeni bile affetmemizin bizim için daha hayırlı olacağını bildiren İslam’ı anarşi ve terörle ilişkilendirmek büyük yanılgıdır, iftiradır.

    Terörist Kuran'ı kullanmaya çalışır. Dinimizde şiddet yoktur. Suçsuz insanları havaya uçurup eylem yapan ve “Allah için yaptım” diyen kişinin içinde Allah korkusu taşımadığı açıktır ve o kişinin dinle ilgisi yoktur.

    Tüm dinler tarafından lanetlenen ‘zulüm’, anarşizmin özüdür ve bu zulüm terörist gruplarca sistemli olarak övülür, meşru gösterilmeye çalışılır. Vicdan sahibi her insanın şiddetle lanetlediği bu belalar - Allah'ın dilemesiyle- İslam’ın kazandırdığı güzel ahlakın, barış, uzlaşı ve hoşgörünün yerleşmesiyle tarihin derinliklerinde yok olacaktır…

    Yazar: elifalaca


  3. 30.Mayıs.2012, 16:35
    2
    Moderatör



    Kur'an Anarşizm'i Lanetler


    İnsanlık, tüm dünyada yaşanan anarşiden, kanlı terör eylemlerinden kurtulmanın özlemi içindedir. Dünyanın birçok yerinde, terör eylemlerine karşı alınan önlemler güçlü ülkelerde dahi etkili olmamaktadır.

    Anarşizm devletsiz, kanunsuz ve her insanın kendi başına buyruk yaşayacağı bir düzensizlik isteyenlerin görüşüdür. Terörizmle desteklendiğinde de, barışın, dostluğun, kardeşliğin, uzlaşma ve hoşgörünün karşısındaki karanlık görüş ve ideolojilerin bir uygulaması anlamına gelir. Kur’an ahlakının temelini ise söz ettiğimiz bu güzel ahlak özellikleri oluşturur. Çok açıktır ki, anarşizm de terör gibi İslam diniyle tamamen çelişir.

    Evrendeki kusursuz dengenin ve canlılığın Yüce Allah’ın yaratmasıyla değil, rastlantılarla var olduğu yalanını ortaya atan Darwinizm, materyalizmin de omurgasıdır. Bu sapkın inanışa göre insanlar ruhu olan varlıklar değil, gelişmiş bir hayvan türüdür(!) Darwinist ideoloji evrende sürekli, çatışma olduğunu iddia eder ve insanlar arasında acımasız, bencil, kavga ve çatışmaya dayalı bir ilişkiyi öngörür.

    Kur’an ahlakına uygun olmayan görüşlerin, felsefi akımların ortak dayanağı olan bu ideolojinin özellikle 20. yüzyılda yaygınlaşması nedeniyle, tüm dünya telafisi zor zarara uğramıştır. İnsanlara amaçsız var oldukları ve kimseye karşı sorumluluk taşımadıkları telkinleri aşılayarak tetikleyici işlevi görmüş, masum insanlarının kanlarının dökülmesine neden olmuştur. İdeolojinin etkisi, bugün de halen devam etmekte, ülkemizde ve dünyada yer yer süren terör ve şiddet eylemleri, bu sapkın teori ile beslenmektedir.

    Anarşizm, bozgunculuktur ve şiddet kullanarak mevcut düzeni yıkmaya, yerine kendi ideolojisi doğrultusunda yeni bir yönetim kurmayı hedefler. Şiddet, çatışma ve savaş, anarşistlerin adeta kutsal kavramları gibidir.

    Din ahlakından uzak yetiştirilmiş, hiç kimseye karşı sorumluluk hissetmeyen saldırgan insanları zaptetmek çok zordur. Günümüzde birçok ülkede yaşanan bu saldırganlık ve zulüm, din ahlakının aşılanmasıyla mümkün olacaktır.

    Kuran ahlakına göre, inanan insanlar kendilerine yapılan kötülüğe dahi iyilikle karşılık vermekle sorumludurlar:

    "İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir." (Fussilet Suresi, 34)

    Dolayısıyla iman eden bir insanın anarşist yöntemlere ve bu kanlı ideolojiye en ufak bir sempati duyması söz konusu değildir.

    Anarşizm, hedefine ulaşabilmek için masum insanları hiç düşünmeden yok edebilir. Hedeflerine giden her yolu meşru gördükleri için, anarşistler kolayca terör eylemleri gerçekleştirebilirler.

    Oysa Kur’an'a göre, haksız yere saldırı ve masum insanları öldürmek çok büyük bir suçtur. Yüce Allah bir ayetinde şöyle buyurur: "... Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur..." (Maide Suresi, 32)

    Tek bir insanı suçsuz yere öldürmenin tüm insanların öldürülmesi gibi olduğu hükmü varken, saldırıların, katliamların ve intihar saldırılarının ne denli büyük bir suç olduğu ortadadır.

    Anarşist grupların başlattığı kavga, çatışma ve duygusal şiddet, Allah’ın buyruklarına tamamen aykırıdır. Kuran'daki tarifine göre müminler öfkelerini yenen, dengeli, akılcı ve ılımlı özelliklere sahip insanlardır:

    "Onlar, ...öfkelerini yenenler ve insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever." (Al-i İmran Suresi, 134)

    Anarşistler sebepsiz yere insanlara saldırıp katledebilir, dükkanları yağmalayabilir hatta intihar saldırısıyla kendi yaşamlarına son verebilirler.

    Yüce Allah insanların arasını düzeltmeyi ve iyiliği emreder. Kur’an’da, “…Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi kesip-koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir. (Rad Suresi, 25) ayetiyle anarşi, terör, şiddet içeren her türlü bozgunculuk yasaklanır. Rabbimiz tüm bozguncuları lanetler ve onları bekleyen sonsuz azabı haber verir.

    İslam’ın kelime anlamı barıştır; İslam barışı ve uzlaşmayı tavsiye eder. Kur’an’da yasaklanan bozgunculuk ise, anarşizmin ana özelliğidir. İslam bir nurdur. Din adına terör yaptıklarını söyleyenler Kur’an’ın nurundan yararlanamayan ve kendi karanlık gözlüklerinden bakanlardır. Cinayet işleyeni bile affetmemizin bizim için daha hayırlı olacağını bildiren İslam’ı anarşi ve terörle ilişkilendirmek büyük yanılgıdır, iftiradır.

    Terörist Kuran'ı kullanmaya çalışır. Dinimizde şiddet yoktur. Suçsuz insanları havaya uçurup eylem yapan ve “Allah için yaptım” diyen kişinin içinde Allah korkusu taşımadığı açıktır ve o kişinin dinle ilgisi yoktur.

    Tüm dinler tarafından lanetlenen ‘zulüm’, anarşizmin özüdür ve bu zulüm terörist gruplarca sistemli olarak övülür, meşru gösterilmeye çalışılır. Vicdan sahibi her insanın şiddetle lanetlediği bu belalar - Allah'ın dilemesiyle- İslam’ın kazandırdığı güzel ahlakın, barış, uzlaşı ve hoşgörünün yerleşmesiyle tarihin derinliklerinde yok olacaktır…

    Yazar: elifalaca





+ Yorum Gönder