Konusunu Oylayın.: Faşizm ne demektir ? Irkçılık şirk midir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Faşizm ne demektir ? Irkçılık şirk midir ?
  1. 07.Nisan.2012, 01:06
    1
    Misafir

    Faşizm ne demektir ? Irkçılık şirk midir ?

  2. 07.Nisan.2012, 13:08
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Faşizm ne demektir ? Irkçılık şirk midir ?




    Irkçılık, körü körüne bir ırkı ve kavmi veya bir soyu üstün sayarak diğer ırkları aşağı görmektir. Kendi adetlerine dayanmayan esasları kötüleyen, saldırgan, istilâcı ve zulümkâr bir zihniyettir. Irkçılık, dinî bağları gevşeten, anarşi ve vahşete yaygınlık kazandıran ve toplum yapısında tahribe yol açan bir mikroptur. O, bilhassa hayata nizam veren dinî ve ahlâkî
    esaslar yerine, ırkî ve kavmî bağları esas aldığı için tahripkârdır.
    Cemiyetlerin bünyelerinde fitnenin en korkunç olanı, soy-sop iddiasıdır. Bu sebeple bu hastalık, birliğimizi parçalamaya müsait unsurların başında gelir. Zira ırkçılığın özünde ihtilâf ve ayrılık yatar.

    Irkçılığın Zararları şöylece özetlenebilir:

    1 — Soy-sop üstünlüğü toplum hayatının temel esaslarından biri olan adaleti ciddî biçimde zedeler. İnsanlığa hediyesi zulüm, baskı ve terördür. Zira, ırkdaşlarını kayırmak, ırkçılığın ayrılmaz bir vasfıdır. Bu bakımdan, bir ırkçının âdil olması ve insafla hareket etmesi mümkün değildir.

    2 — Irkçılık toplumdaki bağları zayıflatır. İnsan saadetinin ve mutluluğunun temel taşı olan meziyetleri kökünden yıkar, kardeşliği sarsar, muhabbeti gölgeler, samimiyeti yok eder. Kin, haset, düşmanlık gibi manevî mikropların kaynağı olduğundan, birlik ve beraberliği zedeler.

    3 — Soy-sop dâvası gütmek, insanı korkunç bir vahşet ve kin iklimine doğru sürükler. İnsanın mahiyetindeki şefkat, merhamet, yardımlaşmak gibi yüksek huyları tamamen yok eder. Bunun en açık ve günümüzdeki en yakın misali, doğu'daki ırkçı ve bölücü anarşistlerin masum insanlara yaptıkları fecî katliamlardır.

    4 —Irkçılığın tabiatı, başkalarını yutmakla beslenmektir. Irkçılığın felsefesi, gurur ve enaniyet, üstünlük iddiası ve asalet davası gibi çirkin esaslara bina edildiğinden toplum hayatında daima fitne ve fesadı körükler, huzursuzluk ve keşmekeşliğe sebep olur. Meziyet ve faziletleri yalnız kendinde bilmek, kendi kusur ve noksanlıklarını da kendinde görmeyip hep başkalarında görmek ırkçılığın sonucudur.

    5 — Irkçılık, insanlık âlemini mahveden bir zakkum ağacıdır. İnsanlık, onun zehirli meyvelerinin sancısını, asırlarca çekmiş ve halen de çekmektedir. Birinci ve İkinci Dünya Harpleri bunun en son şahitleridir.

    6 —Irkçılık, yıkıcı bir fırtına gibidir. Tarihin Şahitliğiyle nice devletleri zaafa düşürmüş, nicelerini tarih sahnesinden silmiş, zorlama ve baskı ile nice üzücü olaylara sebep olmuştur.

    Dünya tarihi, Irkçılığın acı tablolarıyla doludur. Birkaç misâl vermek gerekirse; Hitler Almanyası'nın "üstün ırk teorisi" saçmalığı, İkinci Dünya Savaşı'nın patlamasını netice vermiş ve milyonlarca insan vahşice öldürülmüştür. İtalya'da Mussolini'nin faşist rejimi orada korkunç bir terör estirmiş, binlerce insanı imha etmiştir. Sömürgeci Avrupa'lıların Güney Afrika'daki yüz binlerce insanı top yekûn imha hareketleri Batı Medeniyetinin utanç verici kara tablolarından bir yenisidir. Bu cahiliye zihniyeti, bugün yine siyah-beyaz ayırımı halinde devam etmektedir. Amerika'da beyazların zencilere baskısı asırlarca devam etmiş, halen de etmektedir.

    7 —Irkçılık insandaki yüksek hamiyet hislerini, sadece kendi ırkına hususileştirmekle hamiyet çerçevesini daraltır. Yüksek, ebedî, manevî ve uhrevî ideallerin gelişmesini engeller. İnsandaki fıtrî seciyelerin yerlerini değiştirir. Meselâ: Tevazuya bedel gurur, muhabbete bedel kin, yardımlaşmaya bedel çarpışma psikolojisini aşılar, Hakka bedel kuvveti esas alır.

    8 —Irkçılık hastalığına kapılanlar bütün Müslümanları adaletle, insafla, şefkatle kucaklayamaz. Kendilerini dine adapte etmek yerine, dini ırkçılık fikrine âlet etmeye bile kalkışırlar. Neticede, hamiyet duyguları daralır, körelir, söner gider. Nihayet, kendilerini ve taraftarlarını tatmin etmek için hayali efsane ve hikayelerden medet ummaya başlarlar.

    Mehmet Kırkıncı


    ---------------------------


    FAŞİZM VE IRKÇILIK



    1919 Yılındanda Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi (National Socialist German Workers Party) kuruldu. Bu parti Birinci Dunya savasindan yenilmiş ve onuru kırılmış milliyetçi Almanlar tarafından kurulmuştu. Adolf Hitler 'in bu partiye katılımı ise 1921'de oldu.
    Partinin ideolojisi oldukca açıktı: Komünizme, Kapitalizme ve Yahudilere karsi, ırkçı, milliyetçi, emperyalist ve otoriter bir düzen yanlısıydı. 1933 yılında halkın geniş desteğini alan Nazi Partisi, iktidarı ele geçirdi ve Hitler Almanya'nın Başbakanlığına getirildi. Hitler demokrasiye son vererek diktatörlüğünü ilan ettiNaziler şunları söylüyordu:”Almanya için utanç verici olan Versay Antlaşması yırtılıp atılacak, onu imzalayan hainlerden hesap sorulacak, Almanya bu Antlaşma sonucu kaybettiği toprakları ve aşağılanmasının intikamını alacaktı.
    Ancak Naziler'in söylediği başka şeylerde vardı: Beyaz ırkın bütün ırklardan üstün olduğunu, Almanların Beyaz ırkın en saf kesimini teşkil ettiğini ve Avrupa'yı ancak Almanların kurtarabileceğini söylüyorlardı.
    Alman Faşizminde olan bu aşırı vurgular İtalyan Faşizminde yoktur. İtalyan faşizmi dar kapsamlı bir milliyetçi söylemle sınırlı kalmış ve Devrimci adımlar atmaktansa reformist bir yol izlemeyi tercih etmiştir.
    alıntı



  3. 07.Nisan.2012, 13:08
    2
    Silent and lonely rains



    Irkçılık, körü körüne bir ırkı ve kavmi veya bir soyu üstün sayarak diğer ırkları aşağı görmektir. Kendi adetlerine dayanmayan esasları kötüleyen, saldırgan, istilâcı ve zulümkâr bir zihniyettir. Irkçılık, dinî bağları gevşeten, anarşi ve vahşete yaygınlık kazandıran ve toplum yapısında tahribe yol açan bir mikroptur. O, bilhassa hayata nizam veren dinî ve ahlâkî
    esaslar yerine, ırkî ve kavmî bağları esas aldığı için tahripkârdır.
    Cemiyetlerin bünyelerinde fitnenin en korkunç olanı, soy-sop iddiasıdır. Bu sebeple bu hastalık, birliğimizi parçalamaya müsait unsurların başında gelir. Zira ırkçılığın özünde ihtilâf ve ayrılık yatar.

    Irkçılığın Zararları şöylece özetlenebilir:

    1 — Soy-sop üstünlüğü toplum hayatının temel esaslarından biri olan adaleti ciddî biçimde zedeler. İnsanlığa hediyesi zulüm, baskı ve terördür. Zira, ırkdaşlarını kayırmak, ırkçılığın ayrılmaz bir vasfıdır. Bu bakımdan, bir ırkçının âdil olması ve insafla hareket etmesi mümkün değildir.

    2 — Irkçılık toplumdaki bağları zayıflatır. İnsan saadetinin ve mutluluğunun temel taşı olan meziyetleri kökünden yıkar, kardeşliği sarsar, muhabbeti gölgeler, samimiyeti yok eder. Kin, haset, düşmanlık gibi manevî mikropların kaynağı olduğundan, birlik ve beraberliği zedeler.

    3 — Soy-sop dâvası gütmek, insanı korkunç bir vahşet ve kin iklimine doğru sürükler. İnsanın mahiyetindeki şefkat, merhamet, yardımlaşmak gibi yüksek huyları tamamen yok eder. Bunun en açık ve günümüzdeki en yakın misali, doğu'daki ırkçı ve bölücü anarşistlerin masum insanlara yaptıkları fecî katliamlardır.

    4 —Irkçılığın tabiatı, başkalarını yutmakla beslenmektir. Irkçılığın felsefesi, gurur ve enaniyet, üstünlük iddiası ve asalet davası gibi çirkin esaslara bina edildiğinden toplum hayatında daima fitne ve fesadı körükler, huzursuzluk ve keşmekeşliğe sebep olur. Meziyet ve faziletleri yalnız kendinde bilmek, kendi kusur ve noksanlıklarını da kendinde görmeyip hep başkalarında görmek ırkçılığın sonucudur.

    5 — Irkçılık, insanlık âlemini mahveden bir zakkum ağacıdır. İnsanlık, onun zehirli meyvelerinin sancısını, asırlarca çekmiş ve halen de çekmektedir. Birinci ve İkinci Dünya Harpleri bunun en son şahitleridir.

    6 —Irkçılık, yıkıcı bir fırtına gibidir. Tarihin Şahitliğiyle nice devletleri zaafa düşürmüş, nicelerini tarih sahnesinden silmiş, zorlama ve baskı ile nice üzücü olaylara sebep olmuştur.

    Dünya tarihi, Irkçılığın acı tablolarıyla doludur. Birkaç misâl vermek gerekirse; Hitler Almanyası'nın "üstün ırk teorisi" saçmalığı, İkinci Dünya Savaşı'nın patlamasını netice vermiş ve milyonlarca insan vahşice öldürülmüştür. İtalya'da Mussolini'nin faşist rejimi orada korkunç bir terör estirmiş, binlerce insanı imha etmiştir. Sömürgeci Avrupa'lıların Güney Afrika'daki yüz binlerce insanı top yekûn imha hareketleri Batı Medeniyetinin utanç verici kara tablolarından bir yenisidir. Bu cahiliye zihniyeti, bugün yine siyah-beyaz ayırımı halinde devam etmektedir. Amerika'da beyazların zencilere baskısı asırlarca devam etmiş, halen de etmektedir.

    7 —Irkçılık insandaki yüksek hamiyet hislerini, sadece kendi ırkına hususileştirmekle hamiyet çerçevesini daraltır. Yüksek, ebedî, manevî ve uhrevî ideallerin gelişmesini engeller. İnsandaki fıtrî seciyelerin yerlerini değiştirir. Meselâ: Tevazuya bedel gurur, muhabbete bedel kin, yardımlaşmaya bedel çarpışma psikolojisini aşılar, Hakka bedel kuvveti esas alır.

    8 —Irkçılık hastalığına kapılanlar bütün Müslümanları adaletle, insafla, şefkatle kucaklayamaz. Kendilerini dine adapte etmek yerine, dini ırkçılık fikrine âlet etmeye bile kalkışırlar. Neticede, hamiyet duyguları daralır, körelir, söner gider. Nihayet, kendilerini ve taraftarlarını tatmin etmek için hayali efsane ve hikayelerden medet ummaya başlarlar.

    Mehmet Kırkıncı


    ---------------------------


    FAŞİZM VE IRKÇILIK



    1919 Yılındanda Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi (National Socialist German Workers Party) kuruldu. Bu parti Birinci Dunya savasindan yenilmiş ve onuru kırılmış milliyetçi Almanlar tarafından kurulmuştu. Adolf Hitler 'in bu partiye katılımı ise 1921'de oldu.
    Partinin ideolojisi oldukca açıktı: Komünizme, Kapitalizme ve Yahudilere karsi, ırkçı, milliyetçi, emperyalist ve otoriter bir düzen yanlısıydı. 1933 yılında halkın geniş desteğini alan Nazi Partisi, iktidarı ele geçirdi ve Hitler Almanya'nın Başbakanlığına getirildi. Hitler demokrasiye son vererek diktatörlüğünü ilan ettiNaziler şunları söylüyordu:”Almanya için utanç verici olan Versay Antlaşması yırtılıp atılacak, onu imzalayan hainlerden hesap sorulacak, Almanya bu Antlaşma sonucu kaybettiği toprakları ve aşağılanmasının intikamını alacaktı.
    Ancak Naziler'in söylediği başka şeylerde vardı: Beyaz ırkın bütün ırklardan üstün olduğunu, Almanların Beyaz ırkın en saf kesimini teşkil ettiğini ve Avrupa'yı ancak Almanların kurtarabileceğini söylüyorlardı.
    Alman Faşizminde olan bu aşırı vurgular İtalyan Faşizminde yoktur. İtalyan faşizmi dar kapsamlı bir milliyetçi söylemle sınırlı kalmış ve Devrimci adımlar atmaktansa reformist bir yol izlemeyi tercih etmiştir.
    alıntı






+ Yorum Gönder