Konusunu Oylayın.: Boşanma aşamasında olan iki kişi arasında dini nikah yapılabilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Boşanma aşamasında olan iki kişi arasında dini nikah yapılabilir mi?
  1. 06.Nisan.2012, 20:27
    1
    Misafir

    Boşanma aşamasında olan iki kişi arasında dini nikah yapılabilir mi?






    Boşanma aşamasında olan iki kişi arasında dini nikah yapılabilir mi? Mumsema Kadın ve erkek eşleri ile boşanma aşamasındalar, boşanma mahkemeleri sürmekte, erkek olan kişi eşini dinen boşamış durumda, kadının ise eşi ile dini nikahı hiç yapılmamış.

    Bu iki kişi birbirleriyle dini nikah yaptırabilirler mi?


  2. 06.Nisan.2012, 20:27
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Kadın ve erkek eşleri ile boşanma aşamasındalar, boşanma mahkemeleri sürmekte, erkek olan kişi eşini dinen boşamış durumda, kadının ise eşi ile dini nikahı hiç yapılmamış.

    Bu iki kişi birbirleriyle dini nikah yaptırabilirler mi?


    Benzer Konular

    - Resmi nikah bitince dini nikah da düşermi ? Aynı evde yaşamaya devam eden çiftler yeniden dini nikah

    - Dini Nikâh ve Boşanma Yemini

    - Aileden gizli dini nikah yapılabilir mi yani kabul olur mu

    - Resmi boşanma olmadan dini nikah bitmez diyor doğru mu?

    - Nişanlılıkta harama girmemek için dini nikah yapılabilir mi? 6-7 ay gibi bir süre nişanlı kalacağız

  3. 07.Nisan.2012, 21:05
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Boşanma aşamasında olan iki kişi arasında dini nikah yapılabilir mi?




    boşanmış olan kadın iddet süresini beklemek zorundadır.

    İDDET
    Sözlükte "saymak, miktar, adet" anlamlarına gelen iddet, bir fıkıh kavramı olarak, herhangi bir sebeple evliliğin sona ermesi halinde, kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemek zorunda olduğu süreyi ifade eder. İddetin, kadının hamile olup olmadığının anlaşılarak nesebin karışmasını önleme, taraflara düşünme ve tekrar bir araya gelme fırsatı verme, kadın için yeni hayata ruhen hazırlanma, evlilik bağını yok etmemek gibi hikmetleri bulunmaktadır. Sahih evlilikte zifaf veya sahih halvet gerçekleşmiş ise, fâsit evlilikte ise zifaf meydana gelmiş ise ayrılmaları halinde kadının iddet beklemesi gerekir. Ancak evlilikten sonra erkeğin ölmesi halinde, zifaf veya halvet şartı aranmaksızın kadın iddet bekler. Kur'ân-ı Kerim'de, evliliğin sona eriş şekline ve kadının hamile olup olmamasına göre iddet süreleri farklı olarak belirlenmiştir. Evlilik boşanma veya fesih yoluyla sona ermiş ve kadın da hamile değil ise, âdet gören kadın üç hayız süresi iddet bekler (Bakara, 2/228); herhangi bir sebeple âdet görmeyenler ise, üç ay süreyle iddet beklerler (Talâk, 65/4). Evlilik erkeğin ölümü ile sona ermiş ve kadın da hamile değilse, iddet süresi dört ay on gündür (Bakara, 2/234). Evlilik ne şekilde sona ererse ersin, hamile olan kadının iddeti, doğum yapıncaya kadardır; doğum yapmasıyla iddeti sona erer (Talâk, 65/4). İddet bekleyen kadınların nafakaları belirli şartlarla ayrıldığı kocaları üzerinedir. Hanefîlere göre boşanma sebebiyle evliliğin sona ermesi halinde, iddet süresince kadının yiyecek, giyecek, barınma gibi ihtiyaçları, boşayan koca tarafından karşılanır. Ölüm sebebiyle evliliğin sona ermesi halinde, vefat eden kocanın vücup ehliyeti sona erdiğinden nafaka borcuna muhatap olması söz konusu değildir. Ancak, kocanın bir yıl süreyle evden çıkarılmamasını vasiyet etmesi, Kur'ân-ı Kerim'de tavsiye edilmiştir: "Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler, zevcelerinin, evlerinden çıkarılmadan, bir yıla kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları hususunda (sağlıklarında) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar, (kendiliklerinden) çıkıp giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları meşru şeylerden size bir günah yoktur. Allah azîzdir, hakîmdir." (Bakara, 2/240). İddet esas itibariyle kadının beklemek zorunda olduğu süre olmakla birlikte, bazı durumlarda erkeğin de beklemesi gerekir. Erkeğin boşandığı eşinin kız kardeşi, halası, teyzesi veya yeğenleriyle evlenmek istemesi halinde, boşadığı eşinin iddetini tamamlamasını bekler. Aynı şekilde, dört kadınla evli iken bunlardan birisini boşaması halinde, tekrar bir kadınla evlenebilmesi için, boşadığı kadının iddetini tamamlamasını bekler


  4. 07.Nisan.2012, 21:05
    2
    Administrator



    boşanmış olan kadın iddet süresini beklemek zorundadır.

    İDDET
    Sözlükte "saymak, miktar, adet" anlamlarına gelen iddet, bir fıkıh kavramı olarak, herhangi bir sebeple evliliğin sona ermesi halinde, kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemek zorunda olduğu süreyi ifade eder. İddetin, kadının hamile olup olmadığının anlaşılarak nesebin karışmasını önleme, taraflara düşünme ve tekrar bir araya gelme fırsatı verme, kadın için yeni hayata ruhen hazırlanma, evlilik bağını yok etmemek gibi hikmetleri bulunmaktadır. Sahih evlilikte zifaf veya sahih halvet gerçekleşmiş ise, fâsit evlilikte ise zifaf meydana gelmiş ise ayrılmaları halinde kadının iddet beklemesi gerekir. Ancak evlilikten sonra erkeğin ölmesi halinde, zifaf veya halvet şartı aranmaksızın kadın iddet bekler. Kur'ân-ı Kerim'de, evliliğin sona eriş şekline ve kadının hamile olup olmamasına göre iddet süreleri farklı olarak belirlenmiştir. Evlilik boşanma veya fesih yoluyla sona ermiş ve kadın da hamile değil ise, âdet gören kadın üç hayız süresi iddet bekler (Bakara, 2/228); herhangi bir sebeple âdet görmeyenler ise, üç ay süreyle iddet beklerler (Talâk, 65/4). Evlilik erkeğin ölümü ile sona ermiş ve kadın da hamile değilse, iddet süresi dört ay on gündür (Bakara, 2/234). Evlilik ne şekilde sona ererse ersin, hamile olan kadının iddeti, doğum yapıncaya kadardır; doğum yapmasıyla iddeti sona erer (Talâk, 65/4). İddet bekleyen kadınların nafakaları belirli şartlarla ayrıldığı kocaları üzerinedir. Hanefîlere göre boşanma sebebiyle evliliğin sona ermesi halinde, iddet süresince kadının yiyecek, giyecek, barınma gibi ihtiyaçları, boşayan koca tarafından karşılanır. Ölüm sebebiyle evliliğin sona ermesi halinde, vefat eden kocanın vücup ehliyeti sona erdiğinden nafaka borcuna muhatap olması söz konusu değildir. Ancak, kocanın bir yıl süreyle evden çıkarılmamasını vasiyet etmesi, Kur'ân-ı Kerim'de tavsiye edilmiştir: "Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler, zevcelerinin, evlerinden çıkarılmadan, bir yıla kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları hususunda (sağlıklarında) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar, (kendiliklerinden) çıkıp giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları meşru şeylerden size bir günah yoktur. Allah azîzdir, hakîmdir." (Bakara, 2/240). İddet esas itibariyle kadının beklemek zorunda olduğu süre olmakla birlikte, bazı durumlarda erkeğin de beklemesi gerekir. Erkeğin boşandığı eşinin kız kardeşi, halası, teyzesi veya yeğenleriyle evlenmek istemesi halinde, boşadığı eşinin iddetini tamamlamasını bekler. Aynı şekilde, dört kadınla evli iken bunlardan birisini boşaması halinde, tekrar bir kadınla evlenebilmesi için, boşadığı kadının iddetini tamamlamasını bekler





+ Yorum Gönder