Konusunu Oylayın.: 15. yüzyıl divan edebiyatı genel özellikleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
15. yüzyıl divan edebiyatı genel özellikleri
  1. 05.Nisan.2012, 21:22
    1
    Misafir

    15. yüzyıl divan edebiyatı genel özellikleri






    15. yüzyıl divan edebiyatı genel özellikleri Mumsema dönemin en önemli sanatçıları genel özellikleri


  2. 05.Nisan.2012, 21:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 06.Nisan.2012, 06:03
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: 15. yüzyıl divan edebiyatı genel özellikleri




    15. yüzyıl, Tük edebiyatının çeşitli alanlarda çok önemli gelişmeler gösterdiği bir dönemdir. Divan edebiyatı, bu dönemde Şeyhi, Ahmet Paşa, Necati gibi büyük şairlerle Anadolu’da kuruluşu-nu tamamlamıştır. Orta Asya’da gelişen Klâsik Çağatay edebiyatı ise eşsiz şair Ali Şir Nevâî ile en yüksek aşamasına varmıştır. Bir başka gelişme ise, bu yüzyılın ortalarında “Dede Korkut Hikâyeleri”nin yazıya geçirilmesidir. 13. ve 14. yüzyıllarda başlayan İran edebiyatının ünlü şairlerinin ( Nizâmi, Selman, Sadi, Hafız, F. Attar, Senâi… ) Türk şairleri üzerindeki etkisi bu yüzyılda da devam etmiştir.ŞEYHİ (1375-1431):
    15.yılın ünlü şairlerindendir. Kütahya’da yetişmiştir. İran’da tahsil gördüğü bilinir. İran şiirin-den pek fazla etkilenmiştir. Bir divanı vardır. “Harname” adlı 126 beyitlik satirik-mizahi mesnevisi meşhurdur. Büyükçe bir fabldır. Şair, bir taraftan bütün yaratılmışlar özellikle insanlar arsındaki eşitsizlikleri ve haksızlık gibi görünen sosyal farklılıkları tenkit eder. Öbür taraftan da yeteneğinin sınırlarını unutarak aşırı isteklerle ortaya atılıp nizamı bozan, haklı isteklerini başkalarına haksızlık haline getiren tiplerin durumunu hicveder.Hüsrev ü Şîrin : İran şairi Nizami’nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisini Türkçeye çevirmiştir. Bu çeviri Türkçedeki en iyi Hüsrev ü Şirin hikayesi olarak bilinir.AHMET PAŞA (15. yüzyıl): Divan şiirinin kuruluş döneminin en büyük şairi sayılır. 16. yüzyıl şairlerini etkilemiştir. Ünü İran’a, Türkistan’a kadar yayılmıştır. Önemli eseri “Divan”ıdır.NECAİ BEY (15. yüzyıl): Kuruluş döneminin Ahmet Paşa kadar ünlü şairidir. Divan şiirine milli zevkleri ve yerli söyleyişleri katmıştır. Önemli eseri “Divan”ıdır.ALİ ŞİR NEVÂÎ (15. yüzyıl): Anadolu dışında, Çağatay sahasında eser vermiş din dışı Divan şairidir. Platonik ve romantik bir aşk anlayışı vardır. Lirik ve canlı bir anlatıma sahiptir. Şiirlerinde dini-tasavvufi temaları da olgun bir samimiyetle kullanır.Muhakemetü’l-Lügateyn’in yazarı Ali Şir Nevai, aynı zamanda Türkçenin en büyük şairlerinden kabul edilir. Orta Asya’da (Herat’ta) yetişmiş olmasına rağmen Osmanlı topraklarında ve bütün Türk yurtlarında da tanınmış ve sevilmiştir. Çağatay Türkçesiyle yazdığı şiirlerini dört divanda toplamıştır. Hamse (beş mesnevi) Hayretü’l- Ebrâr, Leylâ vü Mecnûn, Sedd-i İskenderî, Ferhad ü Şîrin, Seb’â-yı Seyyâre.
    Mecalisü’n-Nefais Türk Edebiyatı’nda ilk şuara tezkiresi olarak önemlidir.Mizanü’l-Evza Aruz ölçüsü ile ilgili inceleme eseri olan bu eser, yüzyıllarca medreselerde okunmuştur. Muhakemetü’l-Lügateyn Türkçenin Farsçadan üstün bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmış bir eserdirSÜLEYMAN ÇELEBİ (?-1422) Aslında bir din adamıdır. 1409’da Bursa’da yazdığı Vesiletü’n-Necat adlı mesnevisi ile tanınmıştır. Vesiletü’n-Necat : Halk arasında “Mevlid” olarak tanınan bu eser, Hz. Muhammed’in hayatını destanımsı biçimde anlatarak Hz. Muhammed’in diğer peygamberlerden üstün olduğunu kanıtlamak amacıyla yazılmıştır. Süleyman Çelebi’nin bilinen başka eseri yoktur.HACI BAYRAM VELİ (1352-1430) Ankara’da tarikat kurmuş bir bilgin ve şairdir. İlahi ve şathiye tarzı birkaç şiiri günümüze kadar ulaşmıştır. Sade ve coşkun bir dili vardır. Hece ölçüsü yanında aruzu da kullanmıştır.EŞREFOĞLU (1353-1469)
    Bursa, Ankara, Suriye gibi yerleri dolaştıktan sonra İznik’te bir tekke ve tarikat kurmuş, Hacı Bayram Veli’nin etkisinde bir tasavvufçudur. Bir divan oluşturan şiirlerinden bir bölümü aruzla bir bölümü ise sade halk diliyle ve dörtlükler halinde yazılmıştır. Müzekki’n-Nüfus adlı düzyazılı, tasavvufla ilgili bir eseri vardır.KAYGUSUZ ABDAL (15. Yüzyıl )
    Asıl adı Alaaddin Gaybi’dir. “ Sarayi” adını da kullanmıştır. Efsaneye göre Alanya Beyi’nin oğlu iken tasavvufu tercih etmiştir. Şiirlerinde Yunus Emre etkisi sezilir. Hece ölçüsüyle ve sade bir dille ilahiler, nefesler ve şathiyeler ilginçtir. Aruzla da yazdığı şiirleri vardır. Manzum ve mensur eserleri vardır. Manzum olanlar:
    Gülistan
    Minbernâme
    Gevhernâme
    Mensur Olanlar:
    Budalanâme,
    Kitâb-ı Miglate,
    Vücûdnâme


    PADİŞAH ŞAİRLER

    FATİH SULTAN MEHMED ( AVNÎ )

    II. BAYEZID ( ADLÎ )

    II.MURAD ( MURADÎ )

    CEM SULTAN ( KENDİ ADIYLA )

    SİNAN PAŞA ( 15. Yüzyıl )
    Edebiyatımızda süslü nesrin ilk temsilcisidir. Dini, ahlaki ve felsefi konuları ele almıştır. Tazarrunâme : Süslü nesrin ilk örneği olarak bilinir. Ayrıca Maarifnâme ve Tezkiretü’l-Evliya adlı eserleri de vardır.
    AŞIKPAŞAZADE ( 15. Yüzyıl )
    Şair Ahmed Paşa’nın torunudur. Tarih türünde eser vermiştir. Sade bir dili vardır. Tevârih-i Âl-i Osmânî ( Osmanlı Tarihi ): Sade nesrin bir örneğidir. Âşıkpaşazade Tarihi adıyla da bilinir.MERCİMEK AHMED ( 15. Yüzyıl )
    Kâbusnâme Tercümesi : Sade nesrin bir örneğidir. Farsçadan çevrilmiştir.


  4. 06.Nisan.2012, 06:03
    2
    Editör



    15. yüzyıl, Tük edebiyatının çeşitli alanlarda çok önemli gelişmeler gösterdiği bir dönemdir. Divan edebiyatı, bu dönemde Şeyhi, Ahmet Paşa, Necati gibi büyük şairlerle Anadolu’da kuruluşu-nu tamamlamıştır. Orta Asya’da gelişen Klâsik Çağatay edebiyatı ise eşsiz şair Ali Şir Nevâî ile en yüksek aşamasına varmıştır. Bir başka gelişme ise, bu yüzyılın ortalarında “Dede Korkut Hikâyeleri”nin yazıya geçirilmesidir. 13. ve 14. yüzyıllarda başlayan İran edebiyatının ünlü şairlerinin ( Nizâmi, Selman, Sadi, Hafız, F. Attar, Senâi… ) Türk şairleri üzerindeki etkisi bu yüzyılda da devam etmiştir.ŞEYHİ (1375-1431):
    15.yılın ünlü şairlerindendir. Kütahya’da yetişmiştir. İran’da tahsil gördüğü bilinir. İran şiirin-den pek fazla etkilenmiştir. Bir divanı vardır. “Harname” adlı 126 beyitlik satirik-mizahi mesnevisi meşhurdur. Büyükçe bir fabldır. Şair, bir taraftan bütün yaratılmışlar özellikle insanlar arsındaki eşitsizlikleri ve haksızlık gibi görünen sosyal farklılıkları tenkit eder. Öbür taraftan da yeteneğinin sınırlarını unutarak aşırı isteklerle ortaya atılıp nizamı bozan, haklı isteklerini başkalarına haksızlık haline getiren tiplerin durumunu hicveder.Hüsrev ü Şîrin : İran şairi Nizami’nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisini Türkçeye çevirmiştir. Bu çeviri Türkçedeki en iyi Hüsrev ü Şirin hikayesi olarak bilinir.AHMET PAŞA (15. yüzyıl): Divan şiirinin kuruluş döneminin en büyük şairi sayılır. 16. yüzyıl şairlerini etkilemiştir. Ünü İran’a, Türkistan’a kadar yayılmıştır. Önemli eseri “Divan”ıdır.NECAİ BEY (15. yüzyıl): Kuruluş döneminin Ahmet Paşa kadar ünlü şairidir. Divan şiirine milli zevkleri ve yerli söyleyişleri katmıştır. Önemli eseri “Divan”ıdır.ALİ ŞİR NEVÂÎ (15. yüzyıl): Anadolu dışında, Çağatay sahasında eser vermiş din dışı Divan şairidir. Platonik ve romantik bir aşk anlayışı vardır. Lirik ve canlı bir anlatıma sahiptir. Şiirlerinde dini-tasavvufi temaları da olgun bir samimiyetle kullanır.Muhakemetü’l-Lügateyn’in yazarı Ali Şir Nevai, aynı zamanda Türkçenin en büyük şairlerinden kabul edilir. Orta Asya’da (Herat’ta) yetişmiş olmasına rağmen Osmanlı topraklarında ve bütün Türk yurtlarında da tanınmış ve sevilmiştir. Çağatay Türkçesiyle yazdığı şiirlerini dört divanda toplamıştır. Hamse (beş mesnevi) Hayretü’l- Ebrâr, Leylâ vü Mecnûn, Sedd-i İskenderî, Ferhad ü Şîrin, Seb’â-yı Seyyâre.
    Mecalisü’n-Nefais Türk Edebiyatı’nda ilk şuara tezkiresi olarak önemlidir.Mizanü’l-Evza Aruz ölçüsü ile ilgili inceleme eseri olan bu eser, yüzyıllarca medreselerde okunmuştur. Muhakemetü’l-Lügateyn Türkçenin Farsçadan üstün bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmış bir eserdirSÜLEYMAN ÇELEBİ (?-1422) Aslında bir din adamıdır. 1409’da Bursa’da yazdığı Vesiletü’n-Necat adlı mesnevisi ile tanınmıştır. Vesiletü’n-Necat : Halk arasında “Mevlid” olarak tanınan bu eser, Hz. Muhammed’in hayatını destanımsı biçimde anlatarak Hz. Muhammed’in diğer peygamberlerden üstün olduğunu kanıtlamak amacıyla yazılmıştır. Süleyman Çelebi’nin bilinen başka eseri yoktur.HACI BAYRAM VELİ (1352-1430) Ankara’da tarikat kurmuş bir bilgin ve şairdir. İlahi ve şathiye tarzı birkaç şiiri günümüze kadar ulaşmıştır. Sade ve coşkun bir dili vardır. Hece ölçüsü yanında aruzu da kullanmıştır.EŞREFOĞLU (1353-1469)
    Bursa, Ankara, Suriye gibi yerleri dolaştıktan sonra İznik’te bir tekke ve tarikat kurmuş, Hacı Bayram Veli’nin etkisinde bir tasavvufçudur. Bir divan oluşturan şiirlerinden bir bölümü aruzla bir bölümü ise sade halk diliyle ve dörtlükler halinde yazılmıştır. Müzekki’n-Nüfus adlı düzyazılı, tasavvufla ilgili bir eseri vardır.KAYGUSUZ ABDAL (15. Yüzyıl )
    Asıl adı Alaaddin Gaybi’dir. “ Sarayi” adını da kullanmıştır. Efsaneye göre Alanya Beyi’nin oğlu iken tasavvufu tercih etmiştir. Şiirlerinde Yunus Emre etkisi sezilir. Hece ölçüsüyle ve sade bir dille ilahiler, nefesler ve şathiyeler ilginçtir. Aruzla da yazdığı şiirleri vardır. Manzum ve mensur eserleri vardır. Manzum olanlar:
    Gülistan
    Minbernâme
    Gevhernâme
    Mensur Olanlar:
    Budalanâme,
    Kitâb-ı Miglate,
    Vücûdnâme


    PADİŞAH ŞAİRLER

    FATİH SULTAN MEHMED ( AVNÎ )

    II. BAYEZID ( ADLÎ )

    II.MURAD ( MURADÎ )

    CEM SULTAN ( KENDİ ADIYLA )

    SİNAN PAŞA ( 15. Yüzyıl )
    Edebiyatımızda süslü nesrin ilk temsilcisidir. Dini, ahlaki ve felsefi konuları ele almıştır. Tazarrunâme : Süslü nesrin ilk örneği olarak bilinir. Ayrıca Maarifnâme ve Tezkiretü’l-Evliya adlı eserleri de vardır.
    AŞIKPAŞAZADE ( 15. Yüzyıl )
    Şair Ahmed Paşa’nın torunudur. Tarih türünde eser vermiştir. Sade bir dili vardır. Tevârih-i Âl-i Osmânî ( Osmanlı Tarihi ): Sade nesrin bir örneğidir. Âşıkpaşazade Tarihi adıyla da bilinir.MERCİMEK AHMED ( 15. Yüzyıl )
    Kâbusnâme Tercümesi : Sade nesrin bir örneğidir. Farsçadan çevrilmiştir.





+ Yorum Gönder