Konusunu Oylayın.: Cennete en son giren adamın kıssası

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cennete en son giren adamın kıssası
  1. 27.Mart.2012, 21:31
    1
    Misafir

    Cennete en son giren adamın kıssası






    Cennete en son giren adamın kıssası Mumsema Cennete en son giren adamın kıssası


  2. 30.Mart.2012, 02:41
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Cennete en son giren adamın kıssası




    Kardeşler nekadar araştırdıysamda kaynağını tam olarak bulamadım eğer kaynağını bulan olursa çok sevinneceğim.



    Ebû Hüreyre (R.A.) 'den rivayet edilmiştir:
    Ashabı Kiramdan bazıları, ya Resûlallah, kıyamet gününde biz Allah Tealâ Hazretlerini görebilir miyiz? diye sormaları üzerine Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:
    «Dolunay gecesi bulutların ardında olmayan ayı görmekte güç
    lük çeker misiniz?» Ashab, hayır çekmeyiz, dediler. Resûlüllah sordu:
    «Ya bulutların ardında olmayan güneşi görmekte güçlük çeker misiniz?» Ashab: Hayır, hiç güçlük çekmeyiz, dediler. Hazreti Peygamber şöyle devam etti:
    «Allah Tealâ Hazretlerini de işte böyle göreceksiniz. Kıyamet gününde insanlar mahşere kalkacaklar. Allah Tealâ, herkes, kime ibadet ediyordu ise, ona uysun, buyuracak. O insanlardan kimi güneşe, kimi aya, kimi de birtakım zorbalara uyacaklar. Sonra münafıklarla birlikte bu ümmet kalacaktır. Allah Tealâ Hazretleri, (içlerinde münafıklar bulunduğundan onlara, onların tanımadığı bir sıfatta) tecelli edip, Rabbiniz benim, buyuracaktır. Onlar da, Rabbimiz gelinceye tanıdığimiz sıfatta bize tecelli edinceye) dek yerimizde kalacağız. Rabbimiz gelince biz O'nu tanırız, diyecekler. Allah Tealâ Hazretleri, (münafıkların ayrılmalarından sonra onlarla) tecelli edip: Rabbiniz benim, buyuracak. Onlar da, Rabbimiz sensin, diyecekler (ve secdeye kapanacaklar).
    Cenabı Hak, onları (cennetine) davet edecektir. Sonra Cehennemin üstünde SIRAT köprüsü kurulacak ve Peygamberlerden, ümmetiyle birlikte ilk geçen ben olacağım. O gün peygamberlerden baska hiçbir ferd konuşamayacaktır. Peygamberlerin o günkü sözleri de, Allahım, selâmete çıkar, selâmet ver, demekten ibarettir. Cehennemde Sa'dan dikenine benzer çengeller vardır. Sa'dan dikenini gördünüz mü? İşte ona benzer biçimdedir. Ancak bu çengellerin ne derece büyük olduğunu ancak Cenabı Hak bilir. O çengeller, amellerine göre insanları kaparlar. İnsanların kimi ameli yüzünden helak olur. Kimi de hardal tanesine döner ve sonra kurtulur. Allah Tealâ Hazretleri, Cehennem halkından dilediğine rahmet etmek istediğinde meleklere, dünyada Allah'a, (ortak koşmayıp) ibadet edenleri çıkarınız, diye emreder. Melekler de onları, alınlarındaki secde izlerinden tanır ve çıkarırlar. Cenabı Hak, cehennem ateşine, secde izlerini yemeyi haram kılmıştır. Cehennemden çıkarlar. Cehennem, insanoğlunun secde izinden başka her yerini yer (yakarak çürütür).
    Cehennemden yanık olarak çıkarlar. Sonra üzerlerine hayat suyu dökülür. Onlar da sel çamurunda biten kır otu gibi biterler.
    Cenabı Hak, kullarını muhakeme ettikten sonra bir adam, ki cehennem halkından en son cennete giren kişidir, cennetle cehen¬nem arasında, Cehennem tarafına dönük olarak kalır. Bu adam, ey Rabbim, yüzümü cehennem yönünden çevir; çünkü kokusu beni zehirlemekte ve parlaması yakmaktadır, diyerek yalvarır.
    Cenabı Hak: Şayet bu isteğin yerine getirilirse, başka bir isteğin olabilir mi? diye buyurur. O kul da, İzet ve Celâlin için, hayır, der ve Cenabı Hakk'a dilediğince ant ve söz verir. Bunun üzerine Allah Tealâ, onun yüzünü cehennemden çevirir. Cennete yönelince de onun eşsiz güzelliğini görür. Allah'ın dilediği (dayanabildiği) kadar sesini çıkarmaz. Sonra ey Rabbim, cennetin kapısına kadar bana ilerleme imkânı ver, diyerek yalvarmaya başlar.
    Cenabı Hak buyurur:
    — Evvelce istediğinden başka hiçbir şey istemeyeceğine dair sözler veren ye yeminler eden sen değil misin? Der ki:
    — Ey Rabbim. Yarattıklarının en bedbahtı olmayayım. Cenabı Hak buyurur:
    — Eğer bu arzuna kavuşursan başka istekte bulunmayacak
    mısın? Adam:
    — İzzet ve Celâlin hakkı için, hayır, bundan başkasını istemiyeceğim, der ve dilediğince Rabbisine ant ve söz verir. Cenabı Hak, o kimseyi cennet kapısına iletir. O kimse, cennetin kapısına varınca da onun, gözleri kamaştıran güzelliğini, ondaki parlaklık ve ferahlığı görür. Allahın dilediği (dayanabildiği) kadar sesini çıkarmaz. Fakat sonra,:
    — Ey Rabbim! Beni cennete koy, diyerek yalvarır. Cenabı Hak buyurur ki:
    — Zavallı insanoğlu! Ne vefasızmışsm! Sana verilenden başka¬sını istemeyeceğine dair söz veren, yemin eden sen değil misin? Adam da:
    — Ey Rabbim, der, beni yaratıklarının en bedbahtı kılma! Cenabı Hak, onun bu sözünden hoşlanıp cennete girmesine izin verir ve dile, der. Kul da dileklerde bulunur. Kulun dilekleri kesilince de, Rabbisi kendisine hatırlatarak, şundan ve şundan da iste, buyurur. Kulun istekleri son bulunca:
    — Bunlar ve bunlarla beraber bir misli fazlası senin olsun, buyurur,»


    Züpdetül Buhari 264



  3. 30.Mart.2012, 02:41
    2
    Özel Üye



    Kardeşler nekadar araştırdıysamda kaynağını tam olarak bulamadım eğer kaynağını bulan olursa çok sevinneceğim.



    Ebû Hüreyre (R.A.) 'den rivayet edilmiştir:
    Ashabı Kiramdan bazıları, ya Resûlallah, kıyamet gününde biz Allah Tealâ Hazretlerini görebilir miyiz? diye sormaları üzerine Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:
    «Dolunay gecesi bulutların ardında olmayan ayı görmekte güç
    lük çeker misiniz?» Ashab, hayır çekmeyiz, dediler. Resûlüllah sordu:
    «Ya bulutların ardında olmayan güneşi görmekte güçlük çeker misiniz?» Ashab: Hayır, hiç güçlük çekmeyiz, dediler. Hazreti Peygamber şöyle devam etti:
    «Allah Tealâ Hazretlerini de işte böyle göreceksiniz. Kıyamet gününde insanlar mahşere kalkacaklar. Allah Tealâ, herkes, kime ibadet ediyordu ise, ona uysun, buyuracak. O insanlardan kimi güneşe, kimi aya, kimi de birtakım zorbalara uyacaklar. Sonra münafıklarla birlikte bu ümmet kalacaktır. Allah Tealâ Hazretleri, (içlerinde münafıklar bulunduğundan onlara, onların tanımadığı bir sıfatta) tecelli edip, Rabbiniz benim, buyuracaktır. Onlar da, Rabbimiz gelinceye tanıdığimiz sıfatta bize tecelli edinceye) dek yerimizde kalacağız. Rabbimiz gelince biz O'nu tanırız, diyecekler. Allah Tealâ Hazretleri, (münafıkların ayrılmalarından sonra onlarla) tecelli edip: Rabbiniz benim, buyuracak. Onlar da, Rabbimiz sensin, diyecekler (ve secdeye kapanacaklar).
    Cenabı Hak, onları (cennetine) davet edecektir. Sonra Cehennemin üstünde SIRAT köprüsü kurulacak ve Peygamberlerden, ümmetiyle birlikte ilk geçen ben olacağım. O gün peygamberlerden baska hiçbir ferd konuşamayacaktır. Peygamberlerin o günkü sözleri de, Allahım, selâmete çıkar, selâmet ver, demekten ibarettir. Cehennemde Sa'dan dikenine benzer çengeller vardır. Sa'dan dikenini gördünüz mü? İşte ona benzer biçimdedir. Ancak bu çengellerin ne derece büyük olduğunu ancak Cenabı Hak bilir. O çengeller, amellerine göre insanları kaparlar. İnsanların kimi ameli yüzünden helak olur. Kimi de hardal tanesine döner ve sonra kurtulur. Allah Tealâ Hazretleri, Cehennem halkından dilediğine rahmet etmek istediğinde meleklere, dünyada Allah'a, (ortak koşmayıp) ibadet edenleri çıkarınız, diye emreder. Melekler de onları, alınlarındaki secde izlerinden tanır ve çıkarırlar. Cenabı Hak, cehennem ateşine, secde izlerini yemeyi haram kılmıştır. Cehennemden çıkarlar. Cehennem, insanoğlunun secde izinden başka her yerini yer (yakarak çürütür).
    Cehennemden yanık olarak çıkarlar. Sonra üzerlerine hayat suyu dökülür. Onlar da sel çamurunda biten kır otu gibi biterler.
    Cenabı Hak, kullarını muhakeme ettikten sonra bir adam, ki cehennem halkından en son cennete giren kişidir, cennetle cehen¬nem arasında, Cehennem tarafına dönük olarak kalır. Bu adam, ey Rabbim, yüzümü cehennem yönünden çevir; çünkü kokusu beni zehirlemekte ve parlaması yakmaktadır, diyerek yalvarır.
    Cenabı Hak: Şayet bu isteğin yerine getirilirse, başka bir isteğin olabilir mi? diye buyurur. O kul da, İzet ve Celâlin için, hayır, der ve Cenabı Hakk'a dilediğince ant ve söz verir. Bunun üzerine Allah Tealâ, onun yüzünü cehennemden çevirir. Cennete yönelince de onun eşsiz güzelliğini görür. Allah'ın dilediği (dayanabildiği) kadar sesini çıkarmaz. Sonra ey Rabbim, cennetin kapısına kadar bana ilerleme imkânı ver, diyerek yalvarmaya başlar.
    Cenabı Hak buyurur:
    — Evvelce istediğinden başka hiçbir şey istemeyeceğine dair sözler veren ye yeminler eden sen değil misin? Der ki:
    — Ey Rabbim. Yarattıklarının en bedbahtı olmayayım. Cenabı Hak buyurur:
    — Eğer bu arzuna kavuşursan başka istekte bulunmayacak
    mısın? Adam:
    — İzzet ve Celâlin hakkı için, hayır, bundan başkasını istemiyeceğim, der ve dilediğince Rabbisine ant ve söz verir. Cenabı Hak, o kimseyi cennet kapısına iletir. O kimse, cennetin kapısına varınca da onun, gözleri kamaştıran güzelliğini, ondaki parlaklık ve ferahlığı görür. Allahın dilediği (dayanabildiği) kadar sesini çıkarmaz. Fakat sonra,:
    — Ey Rabbim! Beni cennete koy, diyerek yalvarır. Cenabı Hak buyurur ki:
    — Zavallı insanoğlu! Ne vefasızmışsm! Sana verilenden başka¬sını istemeyeceğine dair söz veren, yemin eden sen değil misin? Adam da:
    — Ey Rabbim, der, beni yaratıklarının en bedbahtı kılma! Cenabı Hak, onun bu sözünden hoşlanıp cennete girmesine izin verir ve dile, der. Kul da dileklerde bulunur. Kulun dilekleri kesilince de, Rabbisi kendisine hatırlatarak, şundan ve şundan da iste, buyurur. Kulun istekleri son bulunca:
    — Bunlar ve bunlarla beraber bir misli fazlası senin olsun, buyurur,»


    Züpdetül Buhari 264






+ Yorum Gönder