Konusunu Oylayın.: Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 'in cariyeleri kimlerdir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 'in cariyeleri kimlerdir ?
  1. 27.Mart.2012, 15:42
    1
    Misafir

    Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 'in cariyeleri kimlerdir ?

  2. 27.Mart.2012, 18:50
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 'in cariyeleri kimlerdir ?




    Reyhâne ve Mâriya Validelerimiz Resulullah Efendimiz’in (s.a.v.) Reyhâne ve Mâriye adlarında iki de cariyesi vardı. Reyhâne validemiz, Yahudi Kabilesinden Kureyza ile yapılan bir savaşta ganimet olarak ele geçirilmişti. Hz. Peygamber (s.a.v.) onu azat etti ve kendisiyle evlenme veya cariye olarak kalma arasında serbest bıraktı. Reyhâne, cariye olarak kalmayı tercih etti. Reyhâne, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) veda haccı dönüşünde vefat etti. Cenazesini bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz kıldırdı ve Baki mezarlığına defnetti. Mariye validemizin ise, babası Şemûn adında Mısır’lı bir Kıpti ve annesi ise Rum asıllı bir Hıristiyandı. Kıpti kavminin reisi olan Mukavkes’ın sarayına cariye olarak gelmişti. Hz. Peygamber (s.a.v), Mukavkıs’ı İslâm’a davet etti. O Müslümanlığı kabul etmedi, ancak saltanatının yıkılacağından korktuğu için Peygamber Efendimize Mariya ile kendi kardeşi Şirin’i bir çok hediye ile beraber cariye olarak göndermişti. Bu cariyelerin ikisi de Medine’ye varmadan yolda Müslüman oldular. Hz. Peygamber (s.a.v), Şirin’i Hasan bin Sabit’e hediye etmiş, kendisi de Hz. Mariya ile evlenmiş ve ona bir cariye gibi değil, nikâhlı bir eş olarak muamele edip kendisine son derece değer vermiştir. Hz. Mariye validemizden İbrahim dünyaya gelmiş ve bu bakımdan kendisi Ümmü’l Veled ünvanını kazanmıştır. Mariya validemiz Hicretin 16. yılında vefat etmiş, cenaze namazı Hz. Ömer (r.a) tarafından kıldırılmış ve Cennet’ül Bâki’ kabristanına defnedilmiştir. Peygamber Efendimizin Hz. Hatice validemizden dünyaya gelen çocuklardan, Hz. Fatma validemizin dışındakilerin hepsi vefat etmiş ve diğer hanımlarından da çocuğu olmamıştı. Allah Resûlü (s.a.v), bir evlat sahibi olma arzusuyla Hz. Maria validemiz ile izdivac etmişti. Nitekim Hz. İbrahim bu evliliğin meyvesidir. Ancak o da küçük yaşta vefat etmiştir. Hz. İsmail’in validesi olan Hacer validemiz “Gıpti” kabilesine mensuptu. Maria validemiz de o kabileden idi. Amr bin As Mısır fethine gidince Mukavkıs’e Peygamber Efendimiz’in şu vasiyetini söyledi. “Mısır’ı fethederseniz ahalisine iyilikle mukabele edin. Zira onların bizim yanımızda rahim ve hısımlılıkları vardır.

    [3] Tecrid-i Sarih, cilt,4

    Mehmet Kırkıncı


  3. 27.Mart.2012, 18:50
    2
    Silent and lonely rains



    Reyhâne ve Mâriya Validelerimiz Resulullah Efendimiz’in (s.a.v.) Reyhâne ve Mâriye adlarında iki de cariyesi vardı. Reyhâne validemiz, Yahudi Kabilesinden Kureyza ile yapılan bir savaşta ganimet olarak ele geçirilmişti. Hz. Peygamber (s.a.v.) onu azat etti ve kendisiyle evlenme veya cariye olarak kalma arasında serbest bıraktı. Reyhâne, cariye olarak kalmayı tercih etti. Reyhâne, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) veda haccı dönüşünde vefat etti. Cenazesini bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz kıldırdı ve Baki mezarlığına defnetti. Mariye validemizin ise, babası Şemûn adında Mısır’lı bir Kıpti ve annesi ise Rum asıllı bir Hıristiyandı. Kıpti kavminin reisi olan Mukavkes’ın sarayına cariye olarak gelmişti. Hz. Peygamber (s.a.v), Mukavkıs’ı İslâm’a davet etti. O Müslümanlığı kabul etmedi, ancak saltanatının yıkılacağından korktuğu için Peygamber Efendimize Mariya ile kendi kardeşi Şirin’i bir çok hediye ile beraber cariye olarak göndermişti. Bu cariyelerin ikisi de Medine’ye varmadan yolda Müslüman oldular. Hz. Peygamber (s.a.v), Şirin’i Hasan bin Sabit’e hediye etmiş, kendisi de Hz. Mariya ile evlenmiş ve ona bir cariye gibi değil, nikâhlı bir eş olarak muamele edip kendisine son derece değer vermiştir. Hz. Mariye validemizden İbrahim dünyaya gelmiş ve bu bakımdan kendisi Ümmü’l Veled ünvanını kazanmıştır. Mariya validemiz Hicretin 16. yılında vefat etmiş, cenaze namazı Hz. Ömer (r.a) tarafından kıldırılmış ve Cennet’ül Bâki’ kabristanına defnedilmiştir. Peygamber Efendimizin Hz. Hatice validemizden dünyaya gelen çocuklardan, Hz. Fatma validemizin dışındakilerin hepsi vefat etmiş ve diğer hanımlarından da çocuğu olmamıştı. Allah Resûlü (s.a.v), bir evlat sahibi olma arzusuyla Hz. Maria validemiz ile izdivac etmişti. Nitekim Hz. İbrahim bu evliliğin meyvesidir. Ancak o da küçük yaşta vefat etmiştir. Hz. İsmail’in validesi olan Hacer validemiz “Gıpti” kabilesine mensuptu. Maria validemiz de o kabileden idi. Amr bin As Mısır fethine gidince Mukavkıs’e Peygamber Efendimiz’in şu vasiyetini söyledi. “Mısır’ı fethederseniz ahalisine iyilikle mukabele edin. Zira onların bizim yanımızda rahim ve hısımlılıkları vardır.

    [3] Tecrid-i Sarih, cilt,4

    Mehmet Kırkıncı





+ Yorum Gönder