Konusunu Oylayın.: Alkışlı cenaze ve mezarlık nakilleri hakkında

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Alkışlı cenaze ve mezarlık nakilleri hakkında
  1. 25.Mart.2012, 13:48
    1
    Misafir

    Alkışlı cenaze ve mezarlık nakilleri hakkında






    Alkışlı cenaze ve mezarlık nakilleri hakkında Mumsema Yazarlar Ahmed Şahin Alkışlı cenaze ve mezarlık nakilleri hakkında


  2. 25.Mart.2012, 13:48
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 25.Mart.2012, 13:56
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Alkışlı cenaze ve mezarlık nakilleri hakkında




    Alkışlı cenaze ve mezarlık nakilleri hakkında

    Mezar ve defin işleriyle ilgili biriken soruları sırasıyla cevaplamaya çalışacağım bugün.

    Böylece okuyucularım sorularının cevaplarını almış, şüphe ve tereddütlerden de inşallah kurtulmuş olacaklar.
    Soru: Mezarlığımızı arsa yapmak için cesetleri başka yere nakletmek istiyorlar. Sadece arsa değerinde kullanmak için mezarlığı iptal edip ölüleri başka mezarlıklara nakletmek caiz olabilir mi?
    Cevap: İslami örf ve anlayışta dirilerin meskenlerine nasıl dokunulmazsa, dokunulunca meskene tecavüz sayılırsa ölülerin meskenleri olan kabirler de aynıdır. Onların da meskenleri kabirleridir. Bulundukları meskenlerinden çıkarılıp da başka yerlere (ciddi gerekçe bulunmadan) götürülmezler. Bundan dolayı tarihi mezarlıklar şehirlerin içinde varlıklarını koruya gelmişlerdir. Kimse cesaret edip de bunları şehir dışına nakledip mezarlığı başka maksatla kullanma teşebbüsünde bulunamamıştır.
    Ancak mezarlığın su altında kalması halinde ya da mezarlığın başka birinin arsası üzerine kurulduğunun tespiti durumunda mezardaki cesetler birer torbaya doldurularak başka bir mezarlığa nakil yapılabilir. Böylece su basmasından yahut da başkasının arsasını haksız yere işgalden mevtalar kurtarılmış olunur.
    Soru: İçinde önceden gömülmüş mevta bulunan bir mezara sonradan bir başka cenaze daha gömülebilir mi?
    Cevap: Böyle bir defnin caiz olması için önceki ölünün çürümüş olması gerekir.
    Bu çürümenin kesin bir müddeti olmaz. Çünkü toprağın ve cesedin durumuna göre çürüme müddeti uzayıp kısalabilir. Bununla beraber kemiklerin çürümediği mezar açıldıktan sonra anlaşılırsa mevcut kalıntılar elle mezarın ötesine itilir, araya toprak yığılarak bir sınır konur. Bunun yanına da yeni ölü konabilir. Böylece birbirine karışmaları da bir ölçüde önlenmiş olunur.
    Soru: Ölünün mezarlığa getirilmesi sırasında cemaat mezarların üzerine basarak gidiyor. Hatta defin sırasında da mezarların üzerine oturuyorlar. Bunun mahzuru yok mu?
    Cevap: Olmaz olur mu? Diri insan yatağında iken birinin üzerine oturması yahut da basıp geçmesi ne kadar rahatsız ederse, mezarı çiğnenen, üzerine oturulan mevta da öyle mezarı içinde rahatsızlık duyar, şikayetçi olur. Bu yüzden mezarlığa girenler mümkün oldukça mezarların aralarındaki boşluklara basarak yürümeli, üzerine basarak içindeki ölüyü çiğnemek gibi bir saygısızlıkta bulunmamalılar.
    Soru: Cenazeyle mezarın başına gelen cemaat, cenaze yere indirilmeden oturmaz, yere indirildikten sonra da ayakta durmaz, deniyor. Bu konuda bir dikkatsizlik söz konusu mudur bugünkü cenaze cemaatinde?
    Cevap: Evet, bu konuda bir dikkatsizlik, hatta bilgisizlik görülmektedir. Tabut, mezarın başına indirilinceye kadar cemaat ayakta bekler, kabrin başına konduktan sonra da cemaatin hemen oturması gerekir. Ayakta dikili beklemesi mekruh olur.
    Soru: Bazı cenazeleri takip edenler düğün eğlencelerindeki gibi alkış tutuyorlar, bunun İslami anlayışta yeri var mıdır? Yoksa gayrimüslimlerden gelme bir bidat mıdır?
    Cevap: İslami örf ve tavsiyelerde cenazeyi takip edenler, kendi sonlarının da böyle olacağını düşünerek sessizce cenazeyi takip ederler. Hatta bu nefis muhasebesi sırasında fikri derinleşmeyi önleyecek sesli tekbir getirmeleri dahi uygun bulmaz fıkıh kitapları... Nerede kaldı ki eğlence alkışlarına İslam izin versin, makul ve meşru görsün.
    Cenaze peşinde alkış tutacak bilgisiz ve kimliksiz cemaat yerine, İslam'ı bilen ve kimliğini kaybetmeyen dost ve cemaat kazanmalı hayatta iken. Yoksa davul zurna ile cenaze götüren kimliğini kaybetmiş ekiplerin eline düşmek uzak ihtimal olmayacak bu gidişle...

    Ahmet Şahin




  4. 25.Mart.2012, 13:56
    2
    Silent and lonely rains



    Alkışlı cenaze ve mezarlık nakilleri hakkında

    Mezar ve defin işleriyle ilgili biriken soruları sırasıyla cevaplamaya çalışacağım bugün.

    Böylece okuyucularım sorularının cevaplarını almış, şüphe ve tereddütlerden de inşallah kurtulmuş olacaklar.
    Soru: Mezarlığımızı arsa yapmak için cesetleri başka yere nakletmek istiyorlar. Sadece arsa değerinde kullanmak için mezarlığı iptal edip ölüleri başka mezarlıklara nakletmek caiz olabilir mi?
    Cevap: İslami örf ve anlayışta dirilerin meskenlerine nasıl dokunulmazsa, dokunulunca meskene tecavüz sayılırsa ölülerin meskenleri olan kabirler de aynıdır. Onların da meskenleri kabirleridir. Bulundukları meskenlerinden çıkarılıp da başka yerlere (ciddi gerekçe bulunmadan) götürülmezler. Bundan dolayı tarihi mezarlıklar şehirlerin içinde varlıklarını koruya gelmişlerdir. Kimse cesaret edip de bunları şehir dışına nakledip mezarlığı başka maksatla kullanma teşebbüsünde bulunamamıştır.
    Ancak mezarlığın su altında kalması halinde ya da mezarlığın başka birinin arsası üzerine kurulduğunun tespiti durumunda mezardaki cesetler birer torbaya doldurularak başka bir mezarlığa nakil yapılabilir. Böylece su basmasından yahut da başkasının arsasını haksız yere işgalden mevtalar kurtarılmış olunur.
    Soru: İçinde önceden gömülmüş mevta bulunan bir mezara sonradan bir başka cenaze daha gömülebilir mi?
    Cevap: Böyle bir defnin caiz olması için önceki ölünün çürümüş olması gerekir.
    Bu çürümenin kesin bir müddeti olmaz. Çünkü toprağın ve cesedin durumuna göre çürüme müddeti uzayıp kısalabilir. Bununla beraber kemiklerin çürümediği mezar açıldıktan sonra anlaşılırsa mevcut kalıntılar elle mezarın ötesine itilir, araya toprak yığılarak bir sınır konur. Bunun yanına da yeni ölü konabilir. Böylece birbirine karışmaları da bir ölçüde önlenmiş olunur.
    Soru: Ölünün mezarlığa getirilmesi sırasında cemaat mezarların üzerine basarak gidiyor. Hatta defin sırasında da mezarların üzerine oturuyorlar. Bunun mahzuru yok mu?
    Cevap: Olmaz olur mu? Diri insan yatağında iken birinin üzerine oturması yahut da basıp geçmesi ne kadar rahatsız ederse, mezarı çiğnenen, üzerine oturulan mevta da öyle mezarı içinde rahatsızlık duyar, şikayetçi olur. Bu yüzden mezarlığa girenler mümkün oldukça mezarların aralarındaki boşluklara basarak yürümeli, üzerine basarak içindeki ölüyü çiğnemek gibi bir saygısızlıkta bulunmamalılar.
    Soru: Cenazeyle mezarın başına gelen cemaat, cenaze yere indirilmeden oturmaz, yere indirildikten sonra da ayakta durmaz, deniyor. Bu konuda bir dikkatsizlik söz konusu mudur bugünkü cenaze cemaatinde?
    Cevap: Evet, bu konuda bir dikkatsizlik, hatta bilgisizlik görülmektedir. Tabut, mezarın başına indirilinceye kadar cemaat ayakta bekler, kabrin başına konduktan sonra da cemaatin hemen oturması gerekir. Ayakta dikili beklemesi mekruh olur.
    Soru: Bazı cenazeleri takip edenler düğün eğlencelerindeki gibi alkış tutuyorlar, bunun İslami anlayışta yeri var mıdır? Yoksa gayrimüslimlerden gelme bir bidat mıdır?
    Cevap: İslami örf ve tavsiyelerde cenazeyi takip edenler, kendi sonlarının da böyle olacağını düşünerek sessizce cenazeyi takip ederler. Hatta bu nefis muhasebesi sırasında fikri derinleşmeyi önleyecek sesli tekbir getirmeleri dahi uygun bulmaz fıkıh kitapları... Nerede kaldı ki eğlence alkışlarına İslam izin versin, makul ve meşru görsün.
    Cenaze peşinde alkış tutacak bilgisiz ve kimliksiz cemaat yerine, İslam'ı bilen ve kimliğini kaybetmeyen dost ve cemaat kazanmalı hayatta iken. Yoksa davul zurna ile cenaze götüren kimliğini kaybetmiş ekiplerin eline düşmek uzak ihtimal olmayacak bu gidişle...

    Ahmet Şahin







+ Yorum Gönder