Konusunu Oylayın.: Ayet hadis gibi bilgilerin olduğu kitap dergi,takvim yaprağı vs gibi şeyleri çöpe atmak yerine yakmak caiz midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ayet hadis gibi bilgilerin olduğu kitap dergi,takvim yaprağı vs gibi şeyleri çöpe atmak yerine yakmak caiz midir?
  1. 25.Mart.2012, 02:57
    1
    Misafir

    Ayet hadis gibi bilgilerin olduğu kitap dergi,takvim yaprağı vs gibi şeyleri çöpe atmak yerine yakmak caiz midir?






    Ayet hadis gibi bilgilerin olduğu kitap dergi,takvim yaprağı vs gibi şeyleri çöpe atmak yerine yakmak caiz midir? Mumsema Ayet hadis gibi bilgilerin olduğu kitap dergi,takvim yaprağı vs. Gibi şeyleri çöpe atılıp ayak altı olacağ düşüncesiyle sobada yakmak caiz mı?


  2. 25.Mart.2012, 02:57
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 25.Mart.2012, 03:40
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ayet hadis gibi bilgilerin olduğu kitap dergi,takvim yaprağı vs gibi şeyleri çöpe atmak yerine yakmak caiz midir?




    Üzerinde ayet ve hadis meali bulunan takvim yapraklarını çöpe atmak mekruhtur. Ancak takvim yaprakları küçük parçalar şeklinde yırtarak çöpe atılabilr.

    Okunamayacak derecede yıpranmış Kur’ân-ı Kerîmlerle, âyet yazılı sayfaları hürmetli şekilde temiz şeylere sarıp ayak altına gelmeyen boş toprağa gömmelidir. Kur’ân sayfalarını ateşe atıp yakmayı fukaha pek münasip görmemektedir.

    Kur’ân dışındaki dinî kitapları, tefsir, hadîs gibi eserleri ise yakmakta mahzur yoktur. Hürmetsizliğe mâruz kalmamaları için boş bir yere gömmekte zorluk varsa ateşte yakmakta beis görülmemiştir.

    Kur’ân yazılı kâğıtlar, yahut tefsir, hadîs, fıkıh gibi dinî mânâların işlendiği yazıları kese kâğıdı yapmak, hürmetsizliğe mâruz şekilde kullanmak mekruhtur. Bunlar hürmete uygun yerlerde istimal edilmeli, aksi halde yakılıp hürmetsizlikten kurtarılmalıdır.

    Kur’ân-ı Kerîm’i okunamayacak derecede küçük yazılarla yazmak mekruhtur. Zira Kur’ân’dan kasıt okunmaktır. Okunmayan Kur’an, sadece levha olarak asılır, mânevî değeri bakımından muhafaza edilmiş olunur. Yâni Kur’ân’ın asıl hedefi okunup amel edilmek iken, sadece cüz’i bir cihetiyle iktifa edilmiş olunur. Kur’ân’ı böyle külliyetten cüz’iyete indirmek ise mekruh sayılır.

    Kütüphanelerde Kur’ân’ın yeri en üst kattır. Altında hadîs, onun altında ya da yanında fıkıh kitapları bulunurlar. Bunlar göğüs hizasından aşağı yerlere terkedilmezler. Zira aşağılara koymakta hürmetsizlik vardır.

    Kur’ân-ı Kerîm’i yedi bohça içine sarıp sarmalayarak saklamak da mekruhtur. Zira Kur’ân’ın hedefi, okunmak, mânâsıyla amel edilmektir. Böylesine okunması zorlaştırılan Kur’ân, bulunduğu evde gariptir. Onu garib bırakan da, sarıp sarmalayarak okunmaz hale terkedendir.
    Ahmet Şahin



  4. 25.Mart.2012, 03:40
    2
    Silent and lonely rains



    Üzerinde ayet ve hadis meali bulunan takvim yapraklarını çöpe atmak mekruhtur. Ancak takvim yaprakları küçük parçalar şeklinde yırtarak çöpe atılabilr.

    Okunamayacak derecede yıpranmış Kur’ân-ı Kerîmlerle, âyet yazılı sayfaları hürmetli şekilde temiz şeylere sarıp ayak altına gelmeyen boş toprağa gömmelidir. Kur’ân sayfalarını ateşe atıp yakmayı fukaha pek münasip görmemektedir.

    Kur’ân dışındaki dinî kitapları, tefsir, hadîs gibi eserleri ise yakmakta mahzur yoktur. Hürmetsizliğe mâruz kalmamaları için boş bir yere gömmekte zorluk varsa ateşte yakmakta beis görülmemiştir.

    Kur’ân yazılı kâğıtlar, yahut tefsir, hadîs, fıkıh gibi dinî mânâların işlendiği yazıları kese kâğıdı yapmak, hürmetsizliğe mâruz şekilde kullanmak mekruhtur. Bunlar hürmete uygun yerlerde istimal edilmeli, aksi halde yakılıp hürmetsizlikten kurtarılmalıdır.

    Kur’ân-ı Kerîm’i okunamayacak derecede küçük yazılarla yazmak mekruhtur. Zira Kur’ân’dan kasıt okunmaktır. Okunmayan Kur’an, sadece levha olarak asılır, mânevî değeri bakımından muhafaza edilmiş olunur. Yâni Kur’ân’ın asıl hedefi okunup amel edilmek iken, sadece cüz’i bir cihetiyle iktifa edilmiş olunur. Kur’ân’ı böyle külliyetten cüz’iyete indirmek ise mekruh sayılır.

    Kütüphanelerde Kur’ân’ın yeri en üst kattır. Altında hadîs, onun altında ya da yanında fıkıh kitapları bulunurlar. Bunlar göğüs hizasından aşağı yerlere terkedilmezler. Zira aşağılara koymakta hürmetsizlik vardır.

    Kur’ân-ı Kerîm’i yedi bohça içine sarıp sarmalayarak saklamak da mekruhtur. Zira Kur’ân’ın hedefi, okunmak, mânâsıyla amel edilmektir. Böylesine okunması zorlaştırılan Kur’ân, bulunduğu evde gariptir. Onu garib bırakan da, sarıp sarmalayarak okunmaz hale terkedendir.
    Ahmet Şahin






+ Yorum Gönder