Konusunu Oylayın.: Komşuluk tabiri nedir,komşularımıza karşı görevlerimiz ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Komşuluk tabiri nedir,komşularımıza karşı görevlerimiz ?
  1. 21.Mart.2012, 17:45
    1
    Misafir

    Komşuluk tabiri nedir,komşularımıza karşı görevlerimiz ?






    Komşuluk tabiri nedir,komşularımıza karşı görevlerimiz ? Mumsema komşuluk tabiri nedir,komşularımıza karşı görevlerimiz ?


  2. 21.Mart.2012, 17:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 21.Mart.2012, 18:34
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: komşuluk tabiri nedir,komşularımıza karşı görevlerimiz ?




    Komşu tabiri birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır. Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra bunların sağlandığı bir ilişkiler düzeni bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.

    Komşu ev işyeri arazi köy şehir ve ülke bakımından yakın olanların aldıkları addır. Ailemizden sonra en yakın sosyal çevremizi komşularımız meydana getirir. İyi veya kötü günlerimizde en yakın çevre ile temas halinde bulunmayı gerektirir. Darlık zamanda yardımlaşma normal zamanlarda ziyaretleşme sır sayılabilen halleri gizleme birbirinin halinden etkilenme hatta komşunun mülkünü satın almada öncelik hakkına sahip olma komşulukla ilgili bir dizi hak ve sorumlulukların kaynağını teşkil etmiştir. Kur'an-ı Kerim'de komşu ilişkisinden şöyle söz edilir:
    "Anaya babaya akrabaya yetimlere yoksullara yakın komşuya uzak komşuyayanınızdaki arkadaşa yolcuya ve maliki bulunduğunuz kimselere iyilik edin." (Nisa Suresi 36)


    Komşuluk ilişkileri özellikle köy ve kasaba gibi kü-çük yerleşim bölgelerinde sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da önemlidir. İyi komşuluk ilişki-leri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içinde destek olur. Dolayısıyla sosyal bünyeyi güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri de sürekli rahatsızlıkgüvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan “Ev alma komşu al” özdeyişi komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” “Komşuda pişer bize de düşer” gibi özdeyişler ve sık gelip gitmeleri anlatmak üzere “komşu kapısına çevirmek” ve benzeri deyimler komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.

    Sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından insana ai-leden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular
    teşkil ettiği içindir ki gerek Kur’an ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkilerine titizlikle değinilmiştir.
    Bir âyette ana baba ve yakın akrabalardan sonra yakın ve uzak komşuya iyilik etmek iyi davranmak tavsiye edil-mektedir (en-Nisâ 4/36).
    Peygamberimiz komşuluk hakları konusunda kendisine yapılan sıkı tavsiyeleri anlatmak ve komşuluk hukukuna dikkat çekmek maksadıyla “Cebrâil bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki bu gidiş-le her halde komşu komşuya vâris kılınır diye düşündüm” (Buhârî “Edeb” 123) demiştir.
    Peygamberimiz’in “Komşu-su elinden dilinden emin olmayan kişi mümin sayılmaz” (Buhârî “Edeb” 29)
    sözü komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.
    Yine Resûlullah’ın “Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse komşusuna ikramda bulunsun” (Buhârî “Edeb” 31)gibi sözleri de bu bağlamda değerlendirilebilir.

    Resûl-i Ekrem komşuluk ilişkilerinde nasıl davranmak gerektiğine ilişkin olarak şu hususlara dikkat çekmiştir:

    1. Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek.
    2. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak.
    3. Borç istediğinde vermek.
    4. Darda kaldığında yardımına koşmak.
    5. Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek.
    6. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek.
    7. Evi onun rüzgârını (güneşini manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmamak.
    8. Ne pişirdiğini ona belli etmemek belli ederse pişirdiğinden ona da vermek (Mecma‘u’z-zevâ’id VIII 168-170).

    Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çiz-mekle birlikte komşunun komşu üzerindeki bütün hakları-nı saymayı değil belki önemli olanlarına örnek kabilin-den işaret etmeyi amaçlar. Bu itibarla bir müslümanın din ve dindarlık farkı kültür ve bölge farkı gözetmek-sizin bütün komşularıyla iyi ilişki içinde olması İs-lâm’ın yardımlaşma dayanışma zarar vermeme küs durma-ma ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi bu konudaki örf ve âdeti ihmal etmemesi gerekir.

    Günümüzde hızlı şehirleşmenin şehir yapılaşmasının ve değişen iş hayatının komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşadık-ları halde yardımlaşma dayanışma bir tarafa tanışmayankonuşmayan insanlar bulunmaktadır. Apartman hayatına değişen iş hayatına uygun ilişki biçimlerinin oluşması buna fizikî anlamda imkân sağlayacak çözümlerin araştı-rılması beklenmektedir. Komşuluk ilişkilerinin müsbet yönleri hakkıyla gerçekleştirilemese de hiç değilse olumsuz yönlerinden kaçınmak mümkündür. Bunun için kom-şuları rahatsız edecek davranışlardanevin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan televizyon teyp gibi cihazların sesini yükseltmekten ve ne türlü olursa olsun gürültü yapmaktan kaçınmak gerekir. Allah katında da kul katında da hakkında komşularının iyi şahitlik yaptığı bir kişi olmaya çalışmak yeterlidir.

    Kur'an-ı Kerim'de komşu ilişkisinden şöyle söz edilir:
    "Anaya babaya akrabaya yetimlere yoksullara yakın komşuya uzak komşuyayanınızdaki arkadaşa
    yolcuya ve maliki bulunduğunuz kimselere iyilik edin." (Nisa Suresi 36)

    Komşu deyiminin kapsamı ile ilgili olarak Hz.Ali (r.a.) çevrede "sesi işitilenlerin" komşu olduğu görüşündedir.
    Hz.aişe (r.a.) da her taraftan kırk evin komşu olduğunu ve bunların komşuluk hakkına sahip bulunduklarını bildirmiştir.

    Hz.Peygamber (s.a.s.) buyuruyor :

    * "Cebrail (a.s.) durmadan bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye ederdi. Bu sıkı tavsiyeden komşuyu komşuya mirasçı kılacağını zannettim"
    * Müslüman diğer müslümanların elinden ve dilinden emin oldukları kişidir.
    * Şerrinden komşusunun güveninde olmadığı kimse gerçek mümin olmaz.
    * Allah'a ve ahiret gününe iman eden komşusuna iyilik etsin.
    * Ev komşusu eve başkalarından daha fazla hakka sahiptir.

    Komşusunun kendisinde ne gibi hakları bulunduğunu soran bir sahabeye:

    * Hastalanırsa ziyaretine gidersin vefat ederse cenazesini kaldırırsın. Senden borç isterse borç verirsin. Darda kalırsa yardım edersin. Başına bir felaket gelirse teselli edersin. Evinin damını onunkinden yüksek tutmaki onun rüzgarını kesmeyesin. Ya senin ne pişirdiğini bilmesin ya da pişirdiğinden ona da ver.
    alıntı.


  4. 21.Mart.2012, 18:34
    2
    Silent and lonely rains



    Komşu tabiri birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır. Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra bunların sağlandığı bir ilişkiler düzeni bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.

    Komşu ev işyeri arazi köy şehir ve ülke bakımından yakın olanların aldıkları addır. Ailemizden sonra en yakın sosyal çevremizi komşularımız meydana getirir. İyi veya kötü günlerimizde en yakın çevre ile temas halinde bulunmayı gerektirir. Darlık zamanda yardımlaşma normal zamanlarda ziyaretleşme sır sayılabilen halleri gizleme birbirinin halinden etkilenme hatta komşunun mülkünü satın almada öncelik hakkına sahip olma komşulukla ilgili bir dizi hak ve sorumlulukların kaynağını teşkil etmiştir. Kur'an-ı Kerim'de komşu ilişkisinden şöyle söz edilir:
    "Anaya babaya akrabaya yetimlere yoksullara yakın komşuya uzak komşuyayanınızdaki arkadaşa yolcuya ve maliki bulunduğunuz kimselere iyilik edin." (Nisa Suresi 36)


    Komşuluk ilişkileri özellikle köy ve kasaba gibi kü-çük yerleşim bölgelerinde sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da önemlidir. İyi komşuluk ilişki-leri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içinde destek olur. Dolayısıyla sosyal bünyeyi güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri de sürekli rahatsızlıkgüvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan “Ev alma komşu al” özdeyişi komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” “Komşuda pişer bize de düşer” gibi özdeyişler ve sık gelip gitmeleri anlatmak üzere “komşu kapısına çevirmek” ve benzeri deyimler komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.

    Sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından insana ai-leden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular
    teşkil ettiği içindir ki gerek Kur’an ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkilerine titizlikle değinilmiştir.
    Bir âyette ana baba ve yakın akrabalardan sonra yakın ve uzak komşuya iyilik etmek iyi davranmak tavsiye edil-mektedir (en-Nisâ 4/36).
    Peygamberimiz komşuluk hakları konusunda kendisine yapılan sıkı tavsiyeleri anlatmak ve komşuluk hukukuna dikkat çekmek maksadıyla “Cebrâil bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki bu gidiş-le her halde komşu komşuya vâris kılınır diye düşündüm” (Buhârî “Edeb” 123) demiştir.
    Peygamberimiz’in “Komşu-su elinden dilinden emin olmayan kişi mümin sayılmaz” (Buhârî “Edeb” 29)
    sözü komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.
    Yine Resûlullah’ın “Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse komşusuna ikramda bulunsun” (Buhârî “Edeb” 31)gibi sözleri de bu bağlamda değerlendirilebilir.

    Resûl-i Ekrem komşuluk ilişkilerinde nasıl davranmak gerektiğine ilişkin olarak şu hususlara dikkat çekmiştir:

    1. Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek.
    2. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak.
    3. Borç istediğinde vermek.
    4. Darda kaldığında yardımına koşmak.
    5. Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek.
    6. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek.
    7. Evi onun rüzgârını (güneşini manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmamak.
    8. Ne pişirdiğini ona belli etmemek belli ederse pişirdiğinden ona da vermek (Mecma‘u’z-zevâ’id VIII 168-170).

    Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çiz-mekle birlikte komşunun komşu üzerindeki bütün hakları-nı saymayı değil belki önemli olanlarına örnek kabilin-den işaret etmeyi amaçlar. Bu itibarla bir müslümanın din ve dindarlık farkı kültür ve bölge farkı gözetmek-sizin bütün komşularıyla iyi ilişki içinde olması İs-lâm’ın yardımlaşma dayanışma zarar vermeme küs durma-ma ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi bu konudaki örf ve âdeti ihmal etmemesi gerekir.

    Günümüzde hızlı şehirleşmenin şehir yapılaşmasının ve değişen iş hayatının komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşadık-ları halde yardımlaşma dayanışma bir tarafa tanışmayankonuşmayan insanlar bulunmaktadır. Apartman hayatına değişen iş hayatına uygun ilişki biçimlerinin oluşması buna fizikî anlamda imkân sağlayacak çözümlerin araştı-rılması beklenmektedir. Komşuluk ilişkilerinin müsbet yönleri hakkıyla gerçekleştirilemese de hiç değilse olumsuz yönlerinden kaçınmak mümkündür. Bunun için kom-şuları rahatsız edecek davranışlardanevin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan televizyon teyp gibi cihazların sesini yükseltmekten ve ne türlü olursa olsun gürültü yapmaktan kaçınmak gerekir. Allah katında da kul katında da hakkında komşularının iyi şahitlik yaptığı bir kişi olmaya çalışmak yeterlidir.

    Kur'an-ı Kerim'de komşu ilişkisinden şöyle söz edilir:
    "Anaya babaya akrabaya yetimlere yoksullara yakın komşuya uzak komşuyayanınızdaki arkadaşa
    yolcuya ve maliki bulunduğunuz kimselere iyilik edin." (Nisa Suresi 36)

    Komşu deyiminin kapsamı ile ilgili olarak Hz.Ali (r.a.) çevrede "sesi işitilenlerin" komşu olduğu görüşündedir.
    Hz.aişe (r.a.) da her taraftan kırk evin komşu olduğunu ve bunların komşuluk hakkına sahip bulunduklarını bildirmiştir.

    Hz.Peygamber (s.a.s.) buyuruyor :

    * "Cebrail (a.s.) durmadan bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye ederdi. Bu sıkı tavsiyeden komşuyu komşuya mirasçı kılacağını zannettim"
    * Müslüman diğer müslümanların elinden ve dilinden emin oldukları kişidir.
    * Şerrinden komşusunun güveninde olmadığı kimse gerçek mümin olmaz.
    * Allah'a ve ahiret gününe iman eden komşusuna iyilik etsin.
    * Ev komşusu eve başkalarından daha fazla hakka sahiptir.

    Komşusunun kendisinde ne gibi hakları bulunduğunu soran bir sahabeye:

    * Hastalanırsa ziyaretine gidersin vefat ederse cenazesini kaldırırsın. Senden borç isterse borç verirsin. Darda kalırsa yardım edersin. Başına bir felaket gelirse teselli edersin. Evinin damını onunkinden yüksek tutmaki onun rüzgarını kesmeyesin. Ya senin ne pişirdiğini bilmesin ya da pişirdiğinden ona da ver.
    alıntı.


  5. 08.Aralık.2016, 19:20
    3
    Misafir

    Yorum: Komşuluk tabiri nedir,komşularımıza karşı görevlerimiz ?

    komşu demek birbirlerine yardım etmek sevgi davranmak iyilik yapmak demektir


    böyle bir soru yazanlar için şu cevabı okursa nasıl olduğunu anlar


  6. 08.Aralık.2016, 19:20
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    komşu demek birbirlerine yardım etmek sevgi davranmak iyilik yapmak demektir


    böyle bir soru yazanlar için şu cevabı okursa nasıl olduğunu anlar





+ Yorum Gönder