Konusunu Oylayın.: Evlilikte tehlikeli 4 dönemeç

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Evlilikte tehlikeli 4 dönemeç
  1. 21.Mart.2012, 01:59
    1
    Misafir

    Evlilikte tehlikeli 4 dönemeç






    Evlilikte tehlikeli 4 dönemeç Mumsema Evlilikte tehlikeli
    4 dönemeç


  2. 21.Mart.2012, 01:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 21.Mart.2012, 12:13
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,602
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Evlilikte tehlikeli 4 dönemeç




    Evlilikte en zor 4 dönemeçUzmanlar, karı kocayı mutluluğa götüren yolun üzerinde tam dört tehlikeli dönemeç noktası bulunduğunu belirterek, "Bunlardan birincisi, hemen balayının sonundadır. İkincisi, sallantı ve istikrarsızlıkla geçen üç yılın sonundadır. Üçüncüsü ise olaysız ve yeknesak geçen yedi yılın bitiminde, sonuncusu ise evliliğin oldukça ilerlemiş bir döneminde, on beşinci yılda karşınıza çıkar" uyarıda bulunuyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin, bu duraklardan herhangi birine takıldığına eşlerinden ayrıldığına dikkat çekiyor. Rüyanın sonuUzmanlara göre, boşanmaların yüzde otuzu, birinci yılsonunda meydana geliyor. Birinci yıl sırasında ve sonunda meydana gelen boşanmaları 'rüyanın sonu' diye nitelendiren uzmanlar, şunları kaydediyor: "Çünkü evlilikteki samimiyet, sözlülük ve nişanlılıkta görülmeyen büyük foyaları meydana vurur. Gerek kadın, gerekse erkek, hayatına yabancı birinin artık her şeyiyle girmiş olduğunu fark eder. Bu durumdan ekseriyetle kadınlar şikâyetçi olur. Bir zamanlar kendisine çiçek, şeker, çeşitli şeyler hediye eden sevimli gencin yerini şimdi, sabahları evin tek banyosunu tekeline alan ve diş macunu tüplerinin ortasından sıkmak gibi kötü huyları olan bir adam almıştır."Boşanmayı geciktirenlerBoşanmaların yüzde yirmisinin üçüncü yıla rastladığını ifade eden uzmanlar, yolları bu dönemeçte ayrılanları, boşanmalarını geciktirmiş çiftlerin oluşturduğunu bildiriyor. "Esasında bunların, evliliklerinin birinci yılında ayrılmaları gerekirdi" diyen uzmanlar, "Bekleyeyim belki zamanla düzelir" düşüncesinin, ekseriya bu gecikmeye sebep olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, üçüncü yılın sonunda hakim karşısına çıkmış eşlerin çoğunun, boşanma hususunda anlaştıklarını hatırlatıyor.Büyük hayal kırıklığıUzmanlar, yedinci yılın sonunda boşanma oranının yüzde 15 civarında olduğunu vurgulayarak, "Bu yedi yıl, büyük hayal kırıklıkları devresidir. Kadın eski, ufak tefek dertlerine gülebilmektedir. Çünkü şu anda karşılaştığı dertler onlardan çok büyük, gerçek dertlerdir. Şimdi, kocasının ilk zamanlar diş macununu ortasından sıkması onu daha az ilgilendirmektedir. Kadınlar için yedinci yıl boşanmalarının genel sebebi sosyal ve ekonomik meselelerdir. Erkekler için de, yedinci yıl boşanmalarının sebepleri daha fazla bencilliktendir" diyor.Son tehlikeUzmanlara göre, bu kadar zaman doğru-dürüst geçindikten sonra 15. yılda birden beliren bu son tehlike, en korkulması lazım geleni. Çünkü bu seferki sebep, sebeplerin en müthişi olan ihtirastır. Kendi yaşlarında veya kendilerinden daha yaşlı kadınlarla evlenmiş erkekler, işe gidip gelirken tanıyıverdikleri herhangi bir genç kadına kapılıp her şeyi unutabilirler. Aynı tehlike, yaşlı erkeklerle evlenmiş kadınlar için de geçerlidir. Bu dördüncü dönemecin tehlikesini atlatan çiftler için evlilik hayatı artık başka bir tehlike göstermez. Tabii ki çok müstesna haller hariç.


  4. 21.Mart.2012, 12:13
    2
    Aciz Kul



    Evlilikte en zor 4 dönemeçUzmanlar, karı kocayı mutluluğa götüren yolun üzerinde tam dört tehlikeli dönemeç noktası bulunduğunu belirterek, "Bunlardan birincisi, hemen balayının sonundadır. İkincisi, sallantı ve istikrarsızlıkla geçen üç yılın sonundadır. Üçüncüsü ise olaysız ve yeknesak geçen yedi yılın bitiminde, sonuncusu ise evliliğin oldukça ilerlemiş bir döneminde, on beşinci yılda karşınıza çıkar" uyarıda bulunuyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin, bu duraklardan herhangi birine takıldığına eşlerinden ayrıldığına dikkat çekiyor. Rüyanın sonuUzmanlara göre, boşanmaların yüzde otuzu, birinci yılsonunda meydana geliyor. Birinci yıl sırasında ve sonunda meydana gelen boşanmaları 'rüyanın sonu' diye nitelendiren uzmanlar, şunları kaydediyor: "Çünkü evlilikteki samimiyet, sözlülük ve nişanlılıkta görülmeyen büyük foyaları meydana vurur. Gerek kadın, gerekse erkek, hayatına yabancı birinin artık her şeyiyle girmiş olduğunu fark eder. Bu durumdan ekseriyetle kadınlar şikâyetçi olur. Bir zamanlar kendisine çiçek, şeker, çeşitli şeyler hediye eden sevimli gencin yerini şimdi, sabahları evin tek banyosunu tekeline alan ve diş macunu tüplerinin ortasından sıkmak gibi kötü huyları olan bir adam almıştır."Boşanmayı geciktirenlerBoşanmaların yüzde yirmisinin üçüncü yıla rastladığını ifade eden uzmanlar, yolları bu dönemeçte ayrılanları, boşanmalarını geciktirmiş çiftlerin oluşturduğunu bildiriyor. "Esasında bunların, evliliklerinin birinci yılında ayrılmaları gerekirdi" diyen uzmanlar, "Bekleyeyim belki zamanla düzelir" düşüncesinin, ekseriya bu gecikmeye sebep olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, üçüncü yılın sonunda hakim karşısına çıkmış eşlerin çoğunun, boşanma hususunda anlaştıklarını hatırlatıyor.Büyük hayal kırıklığıUzmanlar, yedinci yılın sonunda boşanma oranının yüzde 15 civarında olduğunu vurgulayarak, "Bu yedi yıl, büyük hayal kırıklıkları devresidir. Kadın eski, ufak tefek dertlerine gülebilmektedir. Çünkü şu anda karşılaştığı dertler onlardan çok büyük, gerçek dertlerdir. Şimdi, kocasının ilk zamanlar diş macununu ortasından sıkması onu daha az ilgilendirmektedir. Kadınlar için yedinci yıl boşanmalarının genel sebebi sosyal ve ekonomik meselelerdir. Erkekler için de, yedinci yıl boşanmalarının sebepleri daha fazla bencilliktendir" diyor.Son tehlikeUzmanlara göre, bu kadar zaman doğru-dürüst geçindikten sonra 15. yılda birden beliren bu son tehlike, en korkulması lazım geleni. Çünkü bu seferki sebep, sebeplerin en müthişi olan ihtirastır. Kendi yaşlarında veya kendilerinden daha yaşlı kadınlarla evlenmiş erkekler, işe gidip gelirken tanıyıverdikleri herhangi bir genç kadına kapılıp her şeyi unutabilirler. Aynı tehlike, yaşlı erkeklerle evlenmiş kadınlar için de geçerlidir. Bu dördüncü dönemecin tehlikesini atlatan çiftler için evlilik hayatı artık başka bir tehlike göstermez. Tabii ki çok müstesna haller hariç.





+ Yorum Gönder