Konusunu Oylayın.: İmam Şafi kendi kitaplarında, İmam Azam Ebu Hanife için uğursuz demiş midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İmam Şafi kendi kitaplarında, İmam Azam Ebu Hanife için uğursuz demiş midir?
  1. 16.Mart.2012, 09:59
    1
    Misafir

    İmam Şafi kendi kitaplarında, İmam Azam Ebu Hanife için uğursuz demiş midir?

  2. 22.Mart.2012, 00:42
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: İmam Şafi kendi kitaplarında, İmam Azam Ebu Hanife için uğursuz demiş midir?




    Değerli kardeşimiz;

    Soruda geçen bilgileri bulamadık. Aksine İmam Şafi, İmam Azam Ebu Hanife ve onun telebedi İmam Muhammed hakkında şöyle demiştir:

    "İnsanlar Irak alimlerinin, Irak alimleri Kufe alimlerinin, Kufe alimleri de İmam-ı A’zam Ebu Hanife’nin çocuklarıdır." (bk. Tehânevî, Kavaid, 191; İbnTeynıiyye, Minhâcü's-Sûnne, 2/619; Nişancızade Muhammed bin Ahmed, Mir’ât-ı Kâinât, 2/51)

    "Allahü teâlâ ilimde bana iki kişi ile yardımda bulundu. Hadiste İbni Uyeyne, fıkıhda İmam-ı Muhammed. Yine İlimde ve dünyalıkta İmam-ı Muhammed kadar bende hakkı olan kimse yoktur. Ondan öğrendiklerimle bir deve yükü yazı yazdım. O olmasaydı, ilimden bana bir şey ulaşmazdı." (Nişancızade, a.y.)

    Ayrıca İmam Şafi, Bağdad’a girdiği gün, ilk işi Ebu Hanife’nin kabrini ziyaret etmek olmuştu. Sabah namazında o makamda bulunmuş, namazda Kunutları okumamıştı. Halbuki kendisi sabah anamzında kunut duasının okunmasını söylerdi. Neden sabah namazında kunut duası okumadığı sorulduğunda, "Ben İmam Ebu Hanife’nin söylemediği şeyi yapmaktan utandım. Bu sebeple böyle davrandım.” demiştir. (İmam-ı Şarani, el-Uhudü’l-Kübra, Bedir Yayınevi, s. 764-765)

    Evet, Beyhakî'nin bildirdiğine göre, İmam Şafi, Irak ehlinin hadislerine ihtiyatla yaklaştığı haber verilmektedir. Ancak yine Beyhaki ondan şu bilgileri de nakleder:

    "Irak ehlinden ve beldemiz ehlinden doğruluk ve hıfzıyla maruf olan kimsenin hadisini kabul eder, onlardan ve bizim beldemizden hata etmekle bilinen kimsenin hadisini kabul etmeyiz. Bu konuda kimseye müsama­ha etmeyeceğimiz gibi, kimseye de haksızlık yapmayız". (Beyhaki, Marifetü's-Sünen, 1/64; Ddâilü'n-Nühüvve, 1/46)

    İnsaflı her ilim adamının görüşü olması gereken İmam Şafi'nin bu ifadesi, ne yazık ki başkaları tarafından ona isnad edildiği muhtemel bazı rivayetlerle gölgelenmek istenmiştir. Zira bu imamlar, birbirleri ile bir talebe-hoca münasebetinden başka, olgun bir ilim adamı hüviyetiyle ilmî alışveriş ve ciddî münazaralarda bulunmuşlardır. İmam Mu­hammed, İmam Malik'in Muvattaını rivayet etmiş, İmam Şafiî de İmam Muhammed'in kitaplarından istifade etmiştir. (Kevserî, Te'nîbu'l-Hatîb, Kahire 1942, s. 138)

    Yine İmam Muhammed, Medine ehline bir nevi reddiye şeklinde kaleme aldığı Kitabü'l-Hucce'sinde İmam Malik'e karşı; İmam Şafiî de Kitabü'l-Ümm'ünde, İmam Muhammed'e karşı hep ilmî ve müdellel itirazlar yöneltmişler, ama asla hakaret etmemişlerdir. Üstelik İmam Şafiî daha önce de belirttiğimiz gibi, fıkıh konusunda herkesi Ebu Hanife'nin ço­cuğu saymış; İmam Azam'ın talebesi, kendisinin de hocası olan İmam Muhammed hakkında da takdirkâr ifadeler kullanmıştır.

    İmam Şafi'nin kendi Divanında yer alan, Ebu Hanife için söylediği şu şiir son de­rece anlamlıdır:

    "Müslümanların imamı Ebu Hanife, hükümleri, rivayetleri ve fıkhıyla beldeleri ve üzerinde yaşayanları, Zebur ayetlerinin kitap sayfa­larını süslediği gibi zinetlendirdi. Ne doğulular ne batılılar arasında ne de Kûfe'de onun benzeri yoktur. Rabbimizin rahmeti o sahife okunduğu sürece ebedi olarak onun üzerine olsun". (Divanül-İmam eş-Şafi, Dârü'l-Kütübi'l-Ilmiyye, Beyrut 1986, 77; Detaylı bilgi için bk. Dr. İsmail Hakkı Ünal, İmam Ebu Hanife'nin Hadis Anlayışı Ve Hanefi Mezhebinin Hadis Metodu, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 22.Mart.2012, 00:42
    2
    Editör



    Değerli kardeşimiz;

    Soruda geçen bilgileri bulamadık. Aksine İmam Şafi, İmam Azam Ebu Hanife ve onun telebedi İmam Muhammed hakkında şöyle demiştir:

    "İnsanlar Irak alimlerinin, Irak alimleri Kufe alimlerinin, Kufe alimleri de İmam-ı A’zam Ebu Hanife’nin çocuklarıdır." (bk. Tehânevî, Kavaid, 191; İbnTeynıiyye, Minhâcü's-Sûnne, 2/619; Nişancızade Muhammed bin Ahmed, Mir’ât-ı Kâinât, 2/51)

    "Allahü teâlâ ilimde bana iki kişi ile yardımda bulundu. Hadiste İbni Uyeyne, fıkıhda İmam-ı Muhammed. Yine İlimde ve dünyalıkta İmam-ı Muhammed kadar bende hakkı olan kimse yoktur. Ondan öğrendiklerimle bir deve yükü yazı yazdım. O olmasaydı, ilimden bana bir şey ulaşmazdı." (Nişancızade, a.y.)

    Ayrıca İmam Şafi, Bağdad’a girdiği gün, ilk işi Ebu Hanife’nin kabrini ziyaret etmek olmuştu. Sabah namazında o makamda bulunmuş, namazda Kunutları okumamıştı. Halbuki kendisi sabah anamzında kunut duasının okunmasını söylerdi. Neden sabah namazında kunut duası okumadığı sorulduğunda, "Ben İmam Ebu Hanife’nin söylemediği şeyi yapmaktan utandım. Bu sebeple böyle davrandım.” demiştir. (İmam-ı Şarani, el-Uhudü’l-Kübra, Bedir Yayınevi, s. 764-765)

    Evet, Beyhakî'nin bildirdiğine göre, İmam Şafi, Irak ehlinin hadislerine ihtiyatla yaklaştığı haber verilmektedir. Ancak yine Beyhaki ondan şu bilgileri de nakleder:

    "Irak ehlinden ve beldemiz ehlinden doğruluk ve hıfzıyla maruf olan kimsenin hadisini kabul eder, onlardan ve bizim beldemizden hata etmekle bilinen kimsenin hadisini kabul etmeyiz. Bu konuda kimseye müsama­ha etmeyeceğimiz gibi, kimseye de haksızlık yapmayız". (Beyhaki, Marifetü's-Sünen, 1/64; Ddâilü'n-Nühüvve, 1/46)

    İnsaflı her ilim adamının görüşü olması gereken İmam Şafi'nin bu ifadesi, ne yazık ki başkaları tarafından ona isnad edildiği muhtemel bazı rivayetlerle gölgelenmek istenmiştir. Zira bu imamlar, birbirleri ile bir talebe-hoca münasebetinden başka, olgun bir ilim adamı hüviyetiyle ilmî alışveriş ve ciddî münazaralarda bulunmuşlardır. İmam Mu­hammed, İmam Malik'in Muvattaını rivayet etmiş, İmam Şafiî de İmam Muhammed'in kitaplarından istifade etmiştir. (Kevserî, Te'nîbu'l-Hatîb, Kahire 1942, s. 138)

    Yine İmam Muhammed, Medine ehline bir nevi reddiye şeklinde kaleme aldığı Kitabü'l-Hucce'sinde İmam Malik'e karşı; İmam Şafiî de Kitabü'l-Ümm'ünde, İmam Muhammed'e karşı hep ilmî ve müdellel itirazlar yöneltmişler, ama asla hakaret etmemişlerdir. Üstelik İmam Şafiî daha önce de belirttiğimiz gibi, fıkıh konusunda herkesi Ebu Hanife'nin ço­cuğu saymış; İmam Azam'ın talebesi, kendisinin de hocası olan İmam Muhammed hakkında da takdirkâr ifadeler kullanmıştır.

    İmam Şafi'nin kendi Divanında yer alan, Ebu Hanife için söylediği şu şiir son de­rece anlamlıdır:

    "Müslümanların imamı Ebu Hanife, hükümleri, rivayetleri ve fıkhıyla beldeleri ve üzerinde yaşayanları, Zebur ayetlerinin kitap sayfa­larını süslediği gibi zinetlendirdi. Ne doğulular ne batılılar arasında ne de Kûfe'de onun benzeri yoktur. Rabbimizin rahmeti o sahife okunduğu sürece ebedi olarak onun üzerine olsun". (Divanül-İmam eş-Şafi, Dârü'l-Kütübi'l-Ilmiyye, Beyrut 1986, 77; Detaylı bilgi için bk. Dr. İsmail Hakkı Ünal, İmam Ebu Hanife'nin Hadis Anlayışı Ve Hanefi Mezhebinin Hadis Metodu, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder