Konusunu Oylayın.: İslamda evlat edinmenin sakıncaları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslamda evlat edinmenin sakıncaları
  1. 15.Mart.2012, 19:34
    1
    Misafir

    İslamda evlat edinmenin sakıncaları






    İslamda evlat edinmenin sakıncaları Mumsema islamda evlat edinmenin sakıncaları varmıdır


  2. 15.Mart.2012, 19:34
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 15.Mart.2012, 22:11
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: islamda evlat edinmenin sakıncaları




    Evlat edinmenin hükmü

    İslam’dan önce Arap toplumu akıl, zeka ve cesareti hoşuna giden çocuğu evlat edinip, yanına alır, toplumda onu kendisine nispet ederdi. Böylece yabancı bir çocuğun mirasçı olması sağlanır, gerçek mirasçı ise ya mahrum edilir, ya da miras payı eksiltilirdi. Hatta Allah’ın Rasulü de Zeyd b. Harise’yi evlat edinmişti. Toplum Zeyd’i "Muhammed’in oğlu Zeyd" diye adlandırmıştı. Ancak evlatlık müessesesi şu ayetle kaldırıldı:

    "Onları kendi babalarına nispetle çağrın. Bu, Allah nezdinde daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar, sizin din kardeşiniz ve dostlarınızdır." (Ahzab/5)

    Cahiliye döneminde evlatlık; neseb, evlenme, boşanma, miras ve sıhri hısımlık gibi konularda öz çocuk gibi kabul edilirdi. Bu yüzden evlatlığın dul kalan eşi ile evlat edinen erkek evlenemezdi. İşte Hz. Peygamber’in evlatlığı Zeyd b. Harise de Zeyneb b. Cahş ile evlenmiş, ancak mutlu olamamışlardı. Hz. Peygamber’in Zeyd’e sabır tavsiye etmesine rağmen sonunda Zeyd, Zeyneb’i boşadı. Bundan sonra evlatlık lağvedildiği için bunu belirleyecek bir uygulama örneği olarak Hz. Peygamberle Zeyneb evlendiler. Allahu Teala bu evliliği şöyle bildirir:

    "Madem ki Zeyd eşiyle ilgisini kesti, biz onu seninle evlendirdik ki evlatlıkları eşleriyle ilgisini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü’minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin." (Ahzab/38)

    Hangi gayeyle olursa olsun bir çocuğun gerçek anne babası dışında bir yabancı erkek veya kadın üzerinde tescil edilmesi bir takım haksızlıklara yol açar. Bu yüzden başkasına neseb iddiası aleyhinde şiddet ifade eden hadisler varid olmuştur. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Bir kadın kendilerinden olmayan kimseyi bir aileye sokarsa, Allah’tan bir şey bulamaz. Allah onu cennetine sokmaz. Bir erkek de çocuğa bakar olduğu halde onun nesebini inkar ederse, Allah onunla kendi arasına perde koyar ve onu kıyamete kadar öncekilerin ve sonrakilerin önünde rezil ve rüsvay eder. Bilerek babasından başkasına neseb iddiasında bulunan kimseye cennet haramdır.” (Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Aile ilmihali, 544)

    İslam hukukunda kimsesiz çocukların bakım ve gözetilmesi tavsiye edilmiştir. Onlara iş imkanı sağlamak, ev edindirmek, evlendirmek, dünyevi ihtiyaçlarını gidermek, ahiret için de İslami prensipleri öğretmek, Kur’an ve sünnete göre bir hayat tarzı sağlamak müslümanların yapması gereken güzel hasletlerdendir. Burada yasaklanan miras konusudur. Zira mirasla ilgili Allah (c.c.) Kur’an Kerim’de kişilerin yakınlıklarına göre önce taksimatı yapmış, sonunda da uymayanların ahiretteki azabının şiddetini belirtmiş, hatta cehennemi de adres olarak göstermiştir. Bir mü’min için acı bir gerçektir. İşe erkekle kızı fark ettirerek veya evlatlar arasında sevdiğim veya sevmediğim diyerek ilahi adalete uymayanların ahiretteki durumunu Allah (c.c.) şöyle beyan ediyor:

    "Kim Allah’a ve Peygamberine karşı isyan eder ve sınırlarını aşarsa, Allah onu devamlı kalacağı bir ateşe sokar ve onun için alçaltıcı bir azap vardır." (Nisa/14)

    Neticede evlatlar mal sahibi olur, amma bu yanlışı yapan anne ve babalar ve benzerleri azabı hak eder. Allah’ım, bizi ilahi adaletten ayırma! Amin.

    Başkalarının dünyası için evlatları dahi olsa, kendi ahiretini yıkan kişilerin vay haline.


    KAYNAK : İLK ADIM DERGİSİ



  4. 15.Mart.2012, 22:11
    2
    Editör



    Evlat edinmenin hükmü

    İslam’dan önce Arap toplumu akıl, zeka ve cesareti hoşuna giden çocuğu evlat edinip, yanına alır, toplumda onu kendisine nispet ederdi. Böylece yabancı bir çocuğun mirasçı olması sağlanır, gerçek mirasçı ise ya mahrum edilir, ya da miras payı eksiltilirdi. Hatta Allah’ın Rasulü de Zeyd b. Harise’yi evlat edinmişti. Toplum Zeyd’i "Muhammed’in oğlu Zeyd" diye adlandırmıştı. Ancak evlatlık müessesesi şu ayetle kaldırıldı:

    "Onları kendi babalarına nispetle çağrın. Bu, Allah nezdinde daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar, sizin din kardeşiniz ve dostlarınızdır." (Ahzab/5)

    Cahiliye döneminde evlatlık; neseb, evlenme, boşanma, miras ve sıhri hısımlık gibi konularda öz çocuk gibi kabul edilirdi. Bu yüzden evlatlığın dul kalan eşi ile evlat edinen erkek evlenemezdi. İşte Hz. Peygamber’in evlatlığı Zeyd b. Harise de Zeyneb b. Cahş ile evlenmiş, ancak mutlu olamamışlardı. Hz. Peygamber’in Zeyd’e sabır tavsiye etmesine rağmen sonunda Zeyd, Zeyneb’i boşadı. Bundan sonra evlatlık lağvedildiği için bunu belirleyecek bir uygulama örneği olarak Hz. Peygamberle Zeyneb evlendiler. Allahu Teala bu evliliği şöyle bildirir:

    "Madem ki Zeyd eşiyle ilgisini kesti, biz onu seninle evlendirdik ki evlatlıkları eşleriyle ilgisini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü’minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin." (Ahzab/38)

    Hangi gayeyle olursa olsun bir çocuğun gerçek anne babası dışında bir yabancı erkek veya kadın üzerinde tescil edilmesi bir takım haksızlıklara yol açar. Bu yüzden başkasına neseb iddiası aleyhinde şiddet ifade eden hadisler varid olmuştur. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Bir kadın kendilerinden olmayan kimseyi bir aileye sokarsa, Allah’tan bir şey bulamaz. Allah onu cennetine sokmaz. Bir erkek de çocuğa bakar olduğu halde onun nesebini inkar ederse, Allah onunla kendi arasına perde koyar ve onu kıyamete kadar öncekilerin ve sonrakilerin önünde rezil ve rüsvay eder. Bilerek babasından başkasına neseb iddiasında bulunan kimseye cennet haramdır.” (Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Aile ilmihali, 544)

    İslam hukukunda kimsesiz çocukların bakım ve gözetilmesi tavsiye edilmiştir. Onlara iş imkanı sağlamak, ev edindirmek, evlendirmek, dünyevi ihtiyaçlarını gidermek, ahiret için de İslami prensipleri öğretmek, Kur’an ve sünnete göre bir hayat tarzı sağlamak müslümanların yapması gereken güzel hasletlerdendir. Burada yasaklanan miras konusudur. Zira mirasla ilgili Allah (c.c.) Kur’an Kerim’de kişilerin yakınlıklarına göre önce taksimatı yapmış, sonunda da uymayanların ahiretteki azabının şiddetini belirtmiş, hatta cehennemi de adres olarak göstermiştir. Bir mü’min için acı bir gerçektir. İşe erkekle kızı fark ettirerek veya evlatlar arasında sevdiğim veya sevmediğim diyerek ilahi adalete uymayanların ahiretteki durumunu Allah (c.c.) şöyle beyan ediyor:

    "Kim Allah’a ve Peygamberine karşı isyan eder ve sınırlarını aşarsa, Allah onu devamlı kalacağı bir ateşe sokar ve onun için alçaltıcı bir azap vardır." (Nisa/14)

    Neticede evlatlar mal sahibi olur, amma bu yanlışı yapan anne ve babalar ve benzerleri azabı hak eder. Allah’ım, bizi ilahi adaletten ayırma! Amin.

    Başkalarının dünyası için evlatları dahi olsa, kendi ahiretini yıkan kişilerin vay haline.


    KAYNAK : İLK ADIM DERGİSİ






+ Yorum Gönder